Şura Suresi

WikiShia sitesinden
(Şura suresi sayfasından yönlendirildi)
Şuraya atla: kullan, ara
Şura Suresi
Şura Suresi.png
Anlamı Konsey, meclis, kurul, encümen, danışma kurulu, divan
Başka İsimleri ha-mim-ayn-sin-kaf
Sınıfı Mekki
Nüzul Sırası 62
Sure Numarası 42
Cüz 25
Sayısal Bilgiler
Ayet Sayısı 53
Kelime Sayısı 860
Harf Sayısı 3521

Şura suresi (Arapça: سورة الشوری) adını, 38. ayette geçen "Şura" kelimesinden almıştır. Şura kelimesi, müşavere etmek ve danışmak anlamlarına gelir. 53 ayetten oluşan sure, Mekke'de, Fussilet suresinden sonra inmiştir. Mushaf’taki resmi sırası itibarıyla 42, iniş tarihi bakımından ise 62. suredir.

Surenin Tanıtımı

Sureye “Şura” suresi denilmesinin nedeni, 38. Ayette şura kelimesinin geçmesinden ve aynı zamanda Müslüman ve Müminlerin işlerini istişare ve danışarak yapmaları tavsiye edildiğinden dolayıdır.[1]

Yine onlar, Rablerinin davetine icabet ederler ve namazı kılarlar. Onların işleri, aralarında danışma iledir. Kendilerine verdiğimiz rızıktan da harcarlar.(38)”
Surenin bir diğer adı “ha-mim-ayn-sin-kaf”tır, [2]zira bu mukatta harflerle başlamıştır (1 ve 2. Ayetler). Mukatta harflerle başlayan yirmi üçüncü suredir. Havamim surelerinin ise üçüncüsüdür.

Ayet sayısı Kufe karilerine göre 53, bir grup başka kariye göre 50 ve başka bir grup kariye göre ise 56’dır, ancak birinci görüş daha meşhurdur. Mushaf’taki resmi sıralamaya göre kırk ikinci, nüzul sırasına göre ise altmış ikinci suredir. Mekke’de inen surelerdendir. Sure Mekke’de nazil olmuştur. Şura suresinin iniş tarihi, Miraç’tan sonra ve Peygamber Efendimiz’in (s.a.a) Medine’ye Hicretinden kısa bir süre öncedir. [3]Sure Mekkidir, ancak surenin 23-26 ve yine aynı şekilde 38,39 ve 40. Ayet-i kerimeleri Medenidir. [4] Sure, 860 kelime ve 3521 harften oluşmaktadır. [5]Hacim olarak mesani surelerden ve bir hizipten biraz büyüktür.[6]

İçeriği

Allah Resulüne (s.a.a) vahyin nazil olması ve insanları Allah’a davet etme konusunda istikamet tavsiye edilmesi, semavi dinlerin vahdeti, Allah dininde anlaşmazlık ve ikilikten uzak durulması, başkalarının sürçmeleri durumunda af ve bağışta bulunulması, öfke ve sinirlere hâkim olunması, tevhit, mead, tövbe konuları, Allah’ın tövbeleri kabul edeceği ve Allah’ın salih kullar ve müminlere karşı lütuf ve rahmeti gibi ahlaki konular [7] surenin belli başlı konularındandır.[8]

Meşhur Ayetler

Bu surede meşhur ayetler bulunmaktadır, onlardan bazıları şu ayet-i kerimelerdir:

Meveddet Ayeti

ذَلِكَ الَّذِي يُبَشِّرُ اللَّهُ عِبَادَهُ الَّذِينَ آمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ قُل لَّا أَسْأَلُكُمْ عَلَيْهِ أَجْرًا إِلَّا الْمَوَدَّةَ فِي الْقُرْبَى وَمَن يَقْتَرِفْ حَسَنَةً نَّزِدْ لَهُ فِيهَا حُسْنًا إِنَّ اللَّهَ غَفُورٌ شَكُورٌ

İşte. De ki: Sizden, tebliğime karşılık bir ücret istemiyorum, istediğim, ancak yakınlarıma sevgidir ve kim güzel ve iyi bir iş yaparsa onun güzelim mükâfâtını arttırırız; şüphe yok ki Allah, suçları örter, iyiliğe, mükâfatla karşılık verir. (Şura Suresi / 23)

Bu ayet-i kerimede Yüce Allah, Peygamber Efendimiz’e (s.a.a) şöyle buyurmaktadır: De ki: Sizden, tebliğime karşılık bir ücret istemiyorum, istediğim, ancak yakınlarıma sevgidir.

Kur’an-ı Kerim’de birçok yerde Peygamber Efendimiz (s.a.a) tebliğine karşılık, hiçbir ücret talep etmemiştir, ancak risalet ve tebliğ ücreti olarak davetini kabul etmelerini vurgulamıştır. [10]

Ancak bu surede Allah Teâlâ, Peygamber Efendimiz’in (s.a.a) risalet ve tebliğine karşılık, ücret tayin etmiştir. Diğer ayetleri de dikkate alacak olursak, bu ayet-i kerimenin de diğer ayetler gibi daveti kabul ve risalet doğrultusunda olduğunu anlayabiliriz. Başka bir deyimle istisna, istisnâ-i muttasıl değil, aksine istisnâ-i munkatı'dır. [11]

Bazıları, Allah Resulü’nün (s.a.a) peygamberliği döneminde, Mekke ahalisinin şöyle söylediğine inanmaktadır: Muhammed, sanki peygamberliğine karşı ücret istemektedir. Bu sözlerin ardından, Allah Teâlâ bu ayet-i kerimeyi nazil etti. [12]

İmam Seccad (a.s) hakkında şöyle bir rivayet nakledilmektedir: Kerbela vakıasından sonra, İmam Zeynelabidin’i (a.s) Şama’a götürdüklerinde, Şamlı bir adam İmam Seccad’a (a.s) şöyle söyledi: Allah’a şükürler olsun ki Rabbim sizi biçare etti. İmam Seccad (a.s) Şamlı adama, Şura suresi 23. Ayet-i kerimeyi okuyarak, şu şekilde cevap verdi: el-Kurba (القربی) ‘‘yakınlar’’ biziz. [13]

Meşveret Ayeti

Şura Suresi 38. Ayet-i Kerimesi Irak Parlamentosunda İstifade Edilmektedir

وَالَّذِينَ اسْتَجَابُوا لِرَبِّهِمْ وَأَقَامُوا الصَّلَاةَ وَأَمْرُهُمْ شُورَى بَيْنَهُمْ وَمِمَّا رَزَقْنَاهُمْ يُنفِقُونَ

Ve Rablerinin dâvetine icâbet edenlere ve namaz kılanlara ve işlerini, aralarında danışarak yapanlara ve onları rızıklandırdığımız şeylerin bir kısmını ayırıp yoksulları doyuranlara, hayra harcayanlara. (Şura Suresi / 38)

Bu ayet-i kerime, müminlerin bazı sıfatlarına işaret etmektedir: Namaz ikame etmek, işlerinde meşveret etmek (danışmak) ve rızıklarından infak etmek. Ayet-i kerimede ki «و أمرهم شوری بینهم» cümlesi, yapacakları işlerde danışmayı, müminlerin sıfatlarından sayan meşhur ibarettir.

Bu ibaret İran’da seçimlerde özellikle milletvekili ve muhtarlık seçimlerinde en çok kullanılan slogan haline dönüşmüştür. Zira halkın görüşüne başvurmak, müminlerin danışmaları mısdaklarındandır.

Fazilet ve Özellikleri

  • Melekler istiğfar eder: Şura suresini okumanın fazileti hakkında Allah Resulü’nden (s.a.a) şöyle bir hadis-i şerif nakledilmiştir: Her kim Şura suresini okursa, melekler ona selam gönderir, onun için istiğfar eder ve onun için rahmet dilerler. [14]
  • Cennete girer: İmam Sadık’tan (a.s) şöyle bir rivayet nakledilmektedir: Şura suresini okuyan şahıs, kıyamet gününde yüzü ak ve güneş gibi nur saçacak bir şekilde haşrolarak Allah’ın huzuruna çıkacak ve Allah Teâlâ şöyle buyuracaktır: Ey benim kulum! Ayn-Sin-Kaf ve Ha-Mim surelerini okuma sevabının ve mükâfatının ne olduğunu bilmediğin halde, bu sureleri okumayı devam ettirdin; Ama bu sureleri okumanın sevabının ve mükâfatının ne olduğunu bilseydin, hiçbir zaman bu sureleri okumaktan yorulmazdın; Ama ben bugün seni mükâfatlandıracağım ve hak ettiğin mükâfatı sana vereceğim; daha sonra Yüce Allah onu Cennetin özel nimetlerinde gark olması için Cennete götürmeleri emrini verir. [15]
  • Güvende olur: İmam Sadık’tan (a.s) bu surenin özellikleri hakkında şöyle bir rivayet nakledilmiştir: Her kim bu sureyi bir kâğıda yazar ve üzerinde taşırsa, insanların şerrinden âmânda olur ve eğer o kâğıda yazılı sureyi bir bardak suya koyar ve suyunu içerse, yolculuk esnasında güvende olur. [16]

Ahkam Ayetleri

Ayet Numarası Ayet Bab Konu
40-41 Bir kötülüğün karşılığı, onun gibi bir kötülüktür (ona denk bir cezadır). Kim zulme uğradıktan sonra hakkını alırsa, artık onlara yapılacak bir şey yoktur. Kısas Misillemede bulunmaya cevaz verilmesi ve kısas yapmanın meşru oluşu
43 Kim sabreder ve affederse şüphesiz bu hareketi, yapılmaya değer işlerdendir. Kısas Affetme ve bağışlama konusunda tercih hakkına sahip olma


Önceki Sure
Fussilet Suresi
Şura Suresi Sonraki Sure
Zuhruf Suresi

Dış Bağlantılar

Kaynakça

  1. Bergozide-i Tefsir-i Numune, Mekarim Şirazi, Nasır, h.ş 1382, c 4, s 325.
  2. Hürremşahi, Bahauddin, Daneşname-i Kur’an ve Kur’an Pejuhi, h.ş 1377, c 2, s 1249.
  3. Ruh Bahş, Ali, Daneşname-i Surehayi Kur’ani, h.ş 1389, s 269.
  4. Tabatabai, Seyyid Muhammed Hüseyin, Tefsir-i el-Mizan, h.ş 1370, c 18, s 6.
  5. Ravzu’l-Cinan ve Ruhu’l-Cinan, Ebu’l-Futuh Razi, h.ş 1378, c 17, s 96.
  6. Hürremşahi, Bahauddin, Daneşname-i Kur’an ve Kur’an Pejuhi, h.ş 1377, c 2, s 1249.
  7. Bergozide-i Tefsir-i Numune, Mekarim Şirazi, Nasır, h.ş 1382, c 4, s 325.
  8. Daneşname-i Kur’an ve Kur’an Pejuhi, c. 2, s. 1249.
  9. Hameger, Muhammed, Kur’an sureleri, Nuru’s-Sakaleyn Kur’an ve İtret Kültür merkezi, birinci baskı, Kum, Neşri Nuşera, ş. 1392.
  10. Sebe Suresi / 48, En’am Suresi / 90, Yusuf Suresi / 104.
  11. Tabatabai, Seyyid Muhammed Hüseyin, Tefsir-i el-Mizan, h.ş 1370, c 18, s 66 ve 67.
  12. Ravzu’l-Cinan ve Ruhu’l-Cinan Ebu’l-Futuh Razi, h.ş 1378, c 17, s 121.
  13. Ed-Dürrü'l-Mensur, Suyuti, Celaleddin, h.k 1404, c 6, s 7.
  14. Ravzu’l-Cinan ve Ruhu’l-Cinan, Ebu’l-Futuh Razi, h.ş 1378, c 17, s 96.
  15. Bergozide-i Tefsir-i Numune, Mekarim Şirazi, Nasır, h.ş 1382, c 4, s 325.
  16. Behrani, Haşim bin Süleyman, el-Burhan fi Tefsiri’l-Kur’an, h.ş 1389, c 4, s 801.

Bibliyografi

  • Kur’an-ı Kerim, tercüme: Muhammed Mehdi Fuladvend, Tahran, Dâru'l- Kur'âni'l-Kerîm, h.k. 1418/ m. 1376.
  • Daneşname-i Kur’an ve Kur’an Pejuhi, c. 2, Bahaddin Hürremşahi’nin katkılarıyla, Tahran, Dustan, Nahid, h.ş. 1377.
  • Ebu’l-Futuh Razi, Hüseyin bin Ali, Ravzu’l-Cinan ve Ruhu’l-Cinan, Meşhet, Astan-i Kuds-i Razavi, h.ş 1378.
  • Behrani, Haşim bin Süleyman, el-Burhan fi Tefsiri’l-Kur’an, Kum, Müessese-i el-Bise, Kısmu’d-Dirasati’l-İslamiye, h.ş 1389.
  • Ruh Bahş, Ali, Daneşname-i Surehayi Kur’ani, Kum, İntişarat-i Vera, h.ş 1389.
  • Suyuti, Abdurrahman bin Ebu Bekir, Ed Dürrül Mensur Fi’t-Tefsiri bi’l-Mesur, Kum, Kitaphane-i Umumiyi Ayetullah Maraşi Necefi (r.a), h.k 1404.
  • Tabatabai, Seyyid Muhammed Hüseyin, Tercüme-i Tefsir-i el-Mizan, Tercüme: Muhammed Bakır Musavi, Tahran, Bonyad-i İlmi ve Fikri-i Allame Tabatabai, h.ş 1370.
  • Mekarim Şirazi, Nasır ve Ahmet Ali Babayi, Bergozide-i Tefsir-i Numune, Tahran, Daru’l-Kutubi’l-İslamiye, h.ş 1382.
  • Mevlana, Celaleddin Belhi, Mesnevi Manevi, Sefir-i Erdehal, Tahran, h.ş 1392.