Rahman Suresi

WikiShia sitesinden
Şuraya atla: kullan, ara
Rahman Suresi
Rahman Suresi.png
Anlamı Rahman, Allah'ın isimlerinden biri
Başka İsimleri "Arûsü'l-Kur'an" (Kur’an’ın gelini)
Sınıfı Medeni
Nüzul Sırası 99
Sure Numarası 55
Cüz 27
Sayısal Bilgiler
Ayet Sayısı 78
Kelime Sayısı 352
Harf Sayısı 1648

Rahman suresi (Arapça: سورة الرحمن) adını ilk ayetinde geçen "Rahman" kelimesinden almıştır. Rahman, Allah'ın isimlerinden biridir. Besmele-i Şerif'te yer alır. Acıyan, merhamet eden, müşfik gibi anlamlara gelmektedir. Sure, "Arûsü'l-Kur'an" (Kur’an’ın gelini) diye de anılır. 78 ayetten oluşan Rahman suresi, Medine'de inmiştir. Mushaf’taki sıralamada 55, iniş sırasına göre ise 99. suredir.

Rahman Suresi

Bu sureye Esmaü’l-Hüsna’dan olan kutsal ‘‘Rahman’’ kelimesi ile başlandığından dolayı “Rahman” suresi denmiştir. Surenin bir diğer adı da “Alaa”dır (nimetler anlamına gelen ‘‘Ala’’ kelimesinin çoğuludur) zira Allah bu surede insanlara olan nimetinden bahsetmiş ve ala kelimesi de 31 kez tekrar edilmiştir. [1] Surenin lakabı Arusü’l Kur’an’dır. Bu lakaba, Peygamber Efendimiz (s.a.a) ve Masum İmamlardan (a.s) nakledilen rivayetler esasınca sahip olmuştur. [2]

Rahman suresinin, Mekki ve Medeni olma noktasında ihtilaf vardır; Bazıları Rahman suresini Mekki [3] ve bazıları da Medeni olarak bilmişlerdir. [4] Kur’an ilimleri dalında meşhur araştırmacı yazar Muhammed Hadi Marifet’e göre, Rahman suresinin Mekki olması çok zayıf bir ihtimaldir zira Ayetullah Marifet, Rahman suresinin Medeni olduğuna inanmaktadır. [5]

Ayetullah Marifetin görüşüne göre, Rahman suresi Peygamber Efendimiz’e (s.a.a) nazil olan doksan yedinci suredir. [6] Küfe ve Şam karilerine göre ayet sayısı 78 ve başka karilere göre ise 77’dir, ancak birinci görüş daha doğru ve daha meşhurdur. Sure 352 kelime ve 1648 harften oluşmaktadır. Mushaf’taki sırasına göre elli beşinci, iniş sırasına göre ise doksan dokuzuncu suredir. Sure, Medine’de nazil olmuştur. Hacim ve boyut olarak Mufassal surelerden ve tıval kategorisindendir. Yaklaşık yarım hizip kadardır. [7]

Bu surenin özelliklerinden birisi de Medeni bir sure olmasına ve Medeni surelerin tipik özelliklerinden biri olan uzun sureler gibi olmasına rağmen, bu surenin ayetleri oldukça kısadır. Kur’an’ın en küçük ayeti (bir veya iki harften oluşan mukatta harfler dışında) bu surenin 64. Ayetidir ki yalnızca bir kelimeden (mudhemmetan= Her ikisi koyu yeşildirler) oluşmaktadır. [8] Bu surenin edebi özelliklerinden birisi de bir ayetinin (Şu halde Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz?) tam 31 kere tekrarlanmasıdır.

Konuları

Bu sure de Allah Teâlâ’nın yarattığı envaiçeşit nimetlerini saymakta ve insanlardan adaletli olmaları, insaflı olmaları, insanların haklarına ihanet etmemeleri, terazide haksızlık yapmamaları ve ayrıca mead, yeniden diriliş ve yeniden dirilişin niteliği ele alınmıştır.[9]

Rahman suresi, Yüce Allah’ın dünya ve ahretteki nimetler mecmuasını saymaktadır. Başka bir deyişle Rahman suresi, Yüce Allah’ın rahmaniyet sıfatını beyan etmektedir. [10]

Rahman suresinde işlenilen konuların içeriğini, üç ana başlık altında ele alabiliriz:

  • 1-Dünyevi nimetler: Bazı nimetlere işaret edilmesi örneğin; Kur’an-ı Kerim-in öğretilmesi, insan ve cinlerin yaratılması, ağaç ve bitkilerin yaratılması, gökyüzünün yaratılması, kanunların hâkim olması, yerkürenin sahip olmuş olduğu özellikler ile yaratılması, meyvelerin yaratılması, güzel kokulu gül ve çiçeklerin yaratılması, tuzlu ve tatlı denizlerin çakışması ve denizde varolan nimetler (1-30. ayetler).
  • 2-Kıyametin kopması: Dünya nizam ve düzenlerinin dağılması, parçalanması ve kıyametin kurulması, kıyametin özellikleri, nasıl hesaba çekileceği, ceza ve cezalandırmalar (30 ve 31. Ayetler)
  • 3-Uhrevi nimetler: Cehennemliklerin çekeceği azaplara kısaca değinmenin ardından, iyi işler görenlerin nimetleri sayılıyor. Cennet nimetlerinden en önemlileri: Bağlar, pınarlar, meyveler, güzel ve vefalı eşler (31-78.ayetler). [11]

İniş Sebebi

Birçok müfessir bu surenin iniş sebebini, Kureyş müşriklerinin Allah’ın Rahman adının farkında olmadıklarından nazil olduğuna inanmaktadır. Kureyş müşrikleri, Furkan suresi 60. Ayet-i kerime (Onlara, secde edin rahmâna dendi mi, rahmân da nedir ki derler, bize emrettiğine mi secde edeceğiz?) nazil olduğunda, Rahman da kim? dediler. Allah Teâlâ, Kureyş müşriklerinin bu sözü karşısında, Rahman suresini nazil etti. [13]

Bazıları da İmam Sadık’tan (a.s) nakledilen bir rivayet esasınca, Rahman suresinin Ehlibeyt (a.s) hakkında nazil olduğuna inanmaktadır. [14]

İki Deniz ve El-Lü'lüü ve’l-Mercan’dan Maksat Nedir

İmam Sadık’tan (a.s) şöyle bir rivayet nakledilmiştir: Ayet-i kerimede bahsedilen iki denizden maksat «مَرَ‌جَ الْبَحْرَ‌يْنِ يَلْتَقِيَانِ بَيْنَهُمَا بَرْ‌زَخٌ لَّا يَبْغِيَانِ: yani; Allah Teâlâ, iki denizi birbirleriyle çarpışması için akıcı kıldı. Aralarında bir engel olduğundan dolayı birbirine karışmayan iki denizden maksat; İmam Ali (a.s) ve Hz. Fatıma (a.s) dır. [15] «يَخْرُ‌جُ مِنْهُمَا اللُّؤْلُؤُ وَالْمَرْ‌جَانُ: ayet-i kerimesinde ki her iki denizden çıkan inci ve mercandan [16] maksat ise; İmam Hasan (a.s) ve İmam Hüseyin (a.s) dir. [17] Bu tefsir, Mecmau’l-Beyan gibi Şii müfessirlerin yazmış olduğu tefsir kitaplarında beyan edildiği gibi, aynı şekilde Suyuti gibi Sünni müfessirlerin yazmış olduğu Ed Dürrül Mensur gibi tefsir kitaplarında da beyan edilmiştir. [18]

Meşhur Ayetler

هَلْ جَزَاء الْإِحْسَانِ إِلَّا الْإِحْسَانُ

İyiliğin karşılığı, iyilikten başka bir şey olabilir mi? (Rahman Suresi / 60)

Önceki ayetlerde şu şekilde beyan edilmiştir: Allah Teâlâ, Rablerinin makamından korkan ve çekinenler için, içinde nimetleri bol olan iki cennet verecektir.

Bu ayet-i kerime şunu beyan etmektedir: Yani Allah’ın ihsanı şundan dolayıdır; Onlar, Allah’tan korktukları için ihsan’da bulundular ve doğal olarak, ihsanın da karşılığı, ihsandan başka bir şey değildir. [19]

İmam Sadık’tan (a.s) nakledilen bir rivayete göre; bu ayet-i kerime, iyi ve kötü olan kâfir ve mümin hakkında uygulanacaktır ve bir başkasına iyilik yapan birisi, o şahıs yapılan iyiliği telafi etmelidir ve telafi etmenin yolu da sadece edilen iyilik karşısında aynı miktarda iyilik etmek değildir, aksine edilen iyilikten daha fazlasını etmelidir.

Bu işin nedeni şudur; eğer ikinci şahıs, birinci şahsın yapmış olduğu iyilik miktarında iyilik yaparsa, birinci şahıs ikinci şahıstan daha üstün olmuş olacaktır zira iyiliği ilk yapan daha üstün olur, işte bundan dolayı birbirleriyle üstünlük bakımından eşit olabilmeleri için ikinci şahıs birinci şahıstan daha fazla iyilik yapmalıdır. [20]

Halk Arasında Rahman Suresi Okuma Kültürü

Rahman suresi, İslami toplumların genel kültüründe teveccüh edilen surelerden biridir. Bu sure, bazı İslami ülkelerde yaşayan Müslümanların yanında, özellikle İran ve Pakistan’da toplu olarak okunmaktadır.

Terhim Meclislerinde Rahman Suresi'nin Okunması

İran’da terhim meclislerinde genellikle konuşmadan önce Kur’an karileri Rahman suresini tilavet ederler. Bazı mevlitlerde Kur’an karisi «فَبأَیِّ آلاءِ رَبِّکُما تُکَذِّبانِ» ayet-i kerimesini tilavet ettikten sonra katılımcılar «لَا بِشَیْ‏ءٍ مِنْ آلَائِکَ رَبِّ أُکَذِّبُ» cümlesini toplu olarak okurlar.

Düğünlerde Rahman Suresi’nin Okunması

Rahman Suresi’nin okuma yerleri, İran ve Pakistan’da farklıdır. Pakistanlı Müslümanlar, Rahman suresini düğün törenlerinde okurlar. Pakistan’da düğün törenlerinde ilk olarak Rahman suresini okurlar. Rahman suresi okunmadan düğün töreni başlamaz. [21]

Sanat Eserlerinde Rahman Suresi

Tebrizli sanatçı Hüccetullah Hüdayari, Hicri Şemsi 1375 yılında, halı üzerine Rahman Suresi’ni işlemiştir. Rahman suresi, sanatçıların teveccühüne mazhar olan surelerden biridir. Rahman suresi, halı üzerine işlenen sanat eserlerinden biridir. Halı üzerine yazılan her bir kitabe’de, Rahman suresi ayetlerinin her biri «فَبأَیِّ آلاءِ رَبِّکُما تُکَذِّبان» ayet-i kerimesi ile birlikte tasarlanmıştır. Kur’an ayetleri Sülüs hattı, Nestâlik ve dekoratif hatlardan oluşmuştur. Her kitabenin içerisinde konuyla ilgili tasvirler de göze çarpmaktadır. Halıyı dokuyan sanat ustası Tebrizli ‘‘Hüccetullah Hüdayari’’ eserini Hicri Şemsi 1375 yılında tamamlamıştır. Bir sanat harikası olan halı, hâlihazırda İran’ın Meşhet şehrinde İmam Rıza’nın (a.s) Türbesinde bulunan müzede sergilenmektedir. Astan-i Kuds-i Razavi Müzesi İnternet Sitesine Eklenen Kur’an Konularının İşlenmiş Olduğu Halı.

Fazilet ve Özellikleri

Bazı rivayetler esasınca, eğer bir kimse Rahman suresini okursa, Allah onun zayıflığına ve güçsüzlüğüne merhamet eder ve o kimse, İlahi nimetler karşısında şükür etme başarısını elde eder. [22] Yine ayni şekilde şöyle bir rivayet nakledilmiştir: Her kim «فبای الاء ربکما تکذبان» ayet-i kerimesini okuduktan sonra «لابشیء من الائک رب اکذب» ibaretini de okursa eğer o gündüz veya gece dünyadan göçerse, şehit sayılır. [23] İmam Rıza’yı (a.s) ziyaret ettikten sonra, namazın ikinci rekâtında, Fatiha suresinden sonra, Rahman suresini okumak tavsiye edilmiştir. [24] Rahman suresinin sahip olduğu bazı özellikler şu şekilde sıralanmıştır: zor işlerin kolaylaşması, göz ağrısına derman olması, insanı muhafaza etmesi. [25]

Rahman Suresi Arapça ve Türkçe Meali


Önceki Sure
Kamer Suresi
Rahman Suresi Sonraki Sure
Vakıa Suresi

Dış Bağlantılar

Kaynakça

  1. Daneşname-i Kur’an ve Kur’an Pejuhi, h.ş 1377, vc 2, s 1253.
  2. Suyuti, Ed Dürrül Mensur Fit Tefsir Bil Mesur, h.k 1404, c 6, s 140; Tabersi, Mecmau’l-Beyan fi Tefsiri’l-Kur’an, Astan-i Kuds-i Razevi, c 24, s 54.
  3. Yakubi, Tarih, m 1960, c 2, s 33; İbn-i Nedim, el-Fihrist, Daru’l-Marife, s 38; Suyuti, el-İtkan fi Ulum-i’l-Kur’an, h.ş 1380, c 1, s 49.
  4. Tabersi, Mecmau’l-Beyan fi Tefsiri’l-Kur’an, Astan-i Kuds-i Razavi, c 24, s 53.
  5. Marifet, Amuzeş-i Ulum-i Kur’an, h.ş 1371, c 1, s 179.
  6. Marifet, Amuzeş-i Ulum-i Kur’an, h.ş 1371, c 1, s 166.
  7. Daneşname-i Kur’an ve Kur’an Pejuhi, h.ş 1377, c 2, s 1253.
  8. Tabatabai, el-Mizan, h.ş 1370, c 19, s 222; Mekarim Şirazi, Tefsir-i Numune, h.ş 1374, c 23, s 176.
  9. Daneşname-i Kur’an ve Kur’an Pejuhi, c. 2, s. 1253.
  10. Mekarim Şirazi, Tefsir-i Numune, h.ş 1374, c 23, s 96.
  11. Mekarim Şirazi, Tefsir-i Numune, h.ş 1374, c 23, s 91.
  12. Hameger, Muhammed, Kur’an sureleri, Nuru’s-Sakaleyn Kur’an ve İtret Kültür merkezi, birinci baskı, Kum, Neşri Nuşera, ş. 1392.
  13. Behrani, el-Burhan fi Tefsiri’l-Kur’an, h.k 1416, c 3, s 280.
  14. Behrani, el-Burhan fi Tefsiri’l-Kur’an, h.k 1416, c 5, s 230.
  15. Ayet: 19 ve 20.
  16. Ayet: 22.
  17. Kummi, Tefsir-i Kummi, h.ş 1367, c 2, s 344.
  18. Tabersi, Mecmau’l-Beyan fi Tefsiri’l-Kur’an, Astan-i Kuds-i Razavi, c 24, s 78; Suyuti, Ed Dürrül Mensur Fit Tefsir Bil Mesur, h.k 1404, c 6, s 142 ve 143.
  19. Tabatabai, el-Mizan, h.ş 1370, c 19, s 185.
  20. Tabersi, Mecmau’l-Beyan, c 24, s 112.
  21. Lahor’da ki ‘‘Rahman Suresi’’ tilavetinden İran’da ki ‘‘Rahman kokusu yükseldi’’ atasözüne igna Haber Ajansı.
  22. Tabersi, Mecmau’l-Beyan fi Tefsiri’l-Kur’an, Astan-i Kuds-i Razavi, c 24, s 54.
  23. Saduk, Sevabu’l-Amal ve İkabu’l-Amal, h.ş 1382, s 116.
  24. Mefatihu’l-Cinan, s 815.
  25. Behrani, el-Burhan fi Tefsisri’l-Kur’an, h.k 1416, c 5, s 238; Tabersi, Mecmau’l-Beyan fi Tefsiri’l-Kur’an, Astan-i Kuds-i Razavi, c 24, s 55.

Bibliyografi

  • Kur’an-ı Kerim, tercüme: Muhammed Mehdi Fuladvend, Tahran, Dâru'l- Kur'âni'l-Kerîm, h.k. 1418/ m. 1376.
  • Daneşname-i Kur’an ve Kur’an Pejuhi, c. 2, Bahaddin Hürremşahi’nin katkılarıyla, Tahran, Dustan, Nahid, h.ş. 1377.
  • İbn-i Nedim, el-Fihrist, Beyrut, Daru’l-Marife, Bita.
  • Behrani, Seyyid Haşim, el-Burhan fi Tefsiri’l-Kur’an, Bonyad-i Biset, h.k 1416.
  • Hürremşahi, Istılahat-i Kur’an-i der Muhavare-i Farsi, Mecelle-i Beyyinat, Kum, Müessese-i Maarifi İslamiyi İmam Rıza (a.s), Sayı 1, h.ş 1373.
  • Suyuti, Celaleddin Abdurrrahman, el-İtkan fi Ulumi’l-Kur’an, Tercüme, Hairi Kazvini, Tahran, Emir Kebir, h.ş 1380.
  • Suyuti, Celaleddin Abdurrrahman, Ed Dürrül Mensur Fit Tefsir Bil Mesur, Kitaphane-i Ayetullah Maraşi Necefi, h.k 1404.
  • Saduk, Muhammed bin Ali, Sevabu’l-Amal ve İkabu’l-Amal, Araştırmacı: Sadık Hasanzade, Tahran, Ermağan Tuba, h.ş 1382.
  • Tabatabai, Seyyid Muhammed Hüseyin, el-Mizan fi Tefsiri’l-Kur’an, Tercüme: Muhammed Bakır Musavi, Kum, Defter-i Neşr-i İslami, Beşinci baskı, h.ş 1374.
  • Tabersi, Fadıl bin Hasan, Mecmau’l-Beyan fi Tefsisri’l-Kur’an, Tercüme: Bistuni, Meşhet, Astan-i Kuds-i Razavi, h.ş 1390.
  • Kummi, Ali bin İbrahim, Tefsir-i Kummi, Kum, Daru’l-Kitap, h.ş 1367.
  • Marifet, Muhammed Hadi, Amuzaeş-i Ulum-i Kur’an, Tercüme: Ebu Muhammed Vekili, Tahran, Merkez-i Çap ve Neşr-i Sazman-i Tebligat-i İslami, Birinci baskı, h.ş 1371.
  • Mefatihu’l-Cinan, Tercüme: Musavi Demağani, İntişarat-i Astan-i Kuds, On birinci baskı.
  • Mekarim Şirazi, Nasır, Tefsir-i Numune, Daru’l-Kutubi’l-İslamiye, h.ş 1374.
  • Yakubi, Tarih-i Yakubi, Dar Sader Beyrut, m 1960, c 2, s 33.
  • Lahor’da ki ‘‘Rahman Suresi’’ tilavetinden İran’da ki ‘‘Rahman kokusu yükseldi’’ atasözüne igna Haber Ajansı.