Öncelik: b, kalite: c
linksiz
kategorisiz
infobox'siz
navbox'siz
yönlendirmesiz
kaynaksız

Zariyat Suresi

WikiShia sitesinden
Şuraya atla: kullan, ara
Zariyat Suresi
Zariyat Suresi.png
Anlamı Toprağı ve tozu etrafa savuran "Rüzgârlar"
Başka İsimleri "Ve'z-Zâriyât"
Sınıfı Mekki
Nüzul Sırası 67
Sure Numarası 51
Cüz 26, 27
Sayısal Bilgiler
Ayet Sayısı 60
Kelime Sayısı 360
Harf Sayısı 1546

Zâriyat suresi (Arapça: سورة الذاریات) adını ilk ayette geçen "zâriyat" kelimesinden almıştır. Zâriyat kelimesi " tozu toprağı etrafa savuran rüzgârlar" anlamına gelmektedir. Bazı meşhur tefsir ve hadis kaynaklarında "Ve'z-Zâriyât suresi" diye de anılır. 60 ayetten oluşan sure, 360 kelime ve 1546 harfe sahiptir. [1] Sure Mekke'de inmiştir. Mushaf’taki sıralamada 51, iniş sırasına göre 67. suredir.

Tanıtım

Sure, zariyat (Ve'z-Zâriyâti Zerva) kelimesi, yeminle tozu toprağa katan rüzgârlar ve mucizevî yaratılış görüngüsü (duyularla anlaşılabilen her şey) ile başlamaktadır. Zariyat, ‘‘Zariye’’ kelimesinin çoğuludur ve rüzgârlar anlamına gelmektedir. [2] Bu kelime Kur’an’da yalnızca bu surede geçmiştir.

Yeminle başlayan yedinci suredir. Mushaf’taki sıralama itibarıyla elli birinci, [3] iniş sırasına göre ise altmış yedinci suredir. Hacim ve uzunluk olarak tıval-ı mufassal surelerden ve yarım hizip kadardır. [4]

İçeriği

  • Surenin başında yüce Allah, ilahi vadenin doğru ve hakiki olduğuna dair arka arkaya ant içerek, uhrevi cezanın kesin ve kati olduğunu vurgulamaktadır.
  • Salih insanların bazı vasıfları zikredilerek, bazı özelliklerine değinilmektedir.
  • Tevhidin bazı nişaneleri.
  • Hz. Musa’nın (a.s) Firavunla olan mücadelesi.
  • Ad, Semud kavimleri ile Salih ve Hud (a.s) peygamberlerin kavimlerinin hikayelerine yer verilmiştir.[5].El Mizan tefsirine göre surenin en önemli konu başlıkları 'kıyamet' ve 'inkar'dır ve sure bunlarla başlayıp bunlarla son bulur. [6]
  • İnatçı ve mutaassıp kavimlerin, geçmiş peygamberler ile mücadelesi, Peygamber Efendimiz’e (s.a.a) teselli verilmesi, muhaliflerin karşısında Allah Resulü’nün (s.a.a) istikamete davet edilmesi. [7]


Meşhur Ayetler

İnsanın yaratılış hedefi

وَمَا خَلَقْتُ الْجِنَّ وَالْإِنسَ إِلَّا لِيَعْبُدُونِ

Ve ben, cinleri ve insanları, ancak bana kulluk etsinler diye yarattım. Zariyat Suresi / 56)

Bu ayet-i kerime, insanın yaratılış gayesinden bahsettiği için birçok kez müfessirlerin dikkatini üzerine çekmiştir. Mecmau’l-Beyan Tefsiri’nde nakledildiğine göre ‘‘Abdullah bin Abbas’’ ayet-i kerimenin ne demek isteğini şu şekilde açıklamıştır; Cinler ve insanlar isteseler de istemeseler de, Allah’a kulluk etmeyi ikrar etmek için yaratıldılar. [9]

Bazıları da şöyle söylemişlerdir: Ayet-i kerimeden maksat şudur; Ben insanları ve cinleri bana tapmaları ve onlara emir ve nehiyde bulunmam için yarattım. [10]

Tabersi, ayet-i kerimenin Allah’ın insanı yaratma gayesini, Allah’a ibadet olarak yorumluyor. Elbette bir grup insan, Allah’a ibadet etmiyor diye yaratılış hedefi batıl oldu anlamına gelmez. Zira hedef ve gaye, insan ve cinin ibadet ve mükâfat’a maruz kalmasıdır. [11]

Allame Tabatabai’de ayet-i kerimede beyan edildiği üzere, insanın yaratılış gayesinin sadece ibadet olduğuna inanmaktadır. [12]

Allame Tabatabai’ye göre bu ayeti kerimenin, diğer ayet-i kerimelerde beyan edildiği üzere, insanın yaratılış gayesinin Allah’ın rahmeti olduğunu açıklamasıyla herhangi bir çelişkisi bulunmamaktadır. Zira hem ibadet ve hem de Allah’ın rahmeti, insanı yaratılışın asıl hedefi olan saadete ulaştırmaktadır. [13]

Tefsir-i Numune’de insanın yaratılış gayesi hakkında; ilim ve farkındalık, insanların sınanması ve Allah’ın rahmeti gibi şıklar zikredilmekte ve sonuç olarak da bu farklı hedeflerin birbirleriyle hiçbir şekilde uyuşmazlık içermediği belirtilmektedir.

Tefsir-i Numune’ye göre Kurân’da insanın yaratılış hedefi için zikredilen hedeflerden bazılarının; orta amaç, bazıların nihai hedef, bazılarınınsa nihai hedefin neticesi olduğu konu edilmiştir.

Tefsir-i Numune’de ilim ve sınama orta amaç, ibadet etmek nihai hedef, Allah’ın rahmetiyse nihai hedefin neticesi olarak beyan edilmiştir. [14]

Meleklerin Hz. İbrahim’in (a.s) Evinde Misafir Olmaları

Zariyat suresi 24-37. Ayet-i kerimeler, meleklerin Hz. İbrahim’e (a.s) misafir olduklarından, Hz. İbrahim’i (a.s) evlat sahibi olmakla müjdelediklerinden ve kendilerinin Lut kavmini azap etmekle görevlendirdiklerini beyan eden bir öyküden bahsetmektedir.

Tefsir-i Numune, bu olayı geniş bir şekilde ele alarak açıklamıştır. [15]

Bu ayetlerde bahsedildiği üzere, Hz. İbrahim (a.s) ilk başta melekleri tanımıyor ve meleklere akşam yemeğinde Halil İbrahim Sofrası’nı açıyor. Hz. İbrahim (a.s) misafirlerin yemek yemediklerini fark edince, içini bir korku sarıyor ve neden yemek yemediklerini soruyor. Melekler, kendilerini tanıtıyor ve Hz. İbrahim’e (a.s) bir erkek evlat sahibi olacağını müjde veriyor. [16]

Tefsircilerin yazdığına göre Hz. İbrahim’in (a.s) eşi ‘‘Sara’’ meleklerin Hz. İbrahim’i (a.s) bir erkek çocuğu olacağına dair müjdelediğini duyuyor. Kısır ve 90 yaşında olduğundan ötürü şaşırıyor ve eli yüzünde kalıyor. [17]

Daha sonra Hz. İbrahim (a.s) meleklere ne için görevlendirildiklerini soruyor. Melekler, Hz. İbrahim’e (a.s) Lut kavmini helak etmek için görevlendirildiklerini söylüyor. [18]

Melekler, Hz. İbrahim’e (a.s) Lut kavmi içerisinde Hz. Lut’un (a.s) ailesinden başka hiç kimsenin inanmadığını ve mümin olmadığını haber veriyor. [19]

Tefsir-i Numune’de şu şekilde yazılmaktadır: Bu hikaye, Hz. İbrahim’in (a.s) yaşlı ve eşi Sara’nın da kısır olması hasebiyle, Yüce Allah’ın güç ve kudretini gözler önüne sermektedir.

Tefsir-i Numune, bu hikayeyi iman ehline bir müjde ve suçlular için de bir uyarı olarak bilmektedir. [20]

Allame Tabatabai şu şekilde söylemiştir: Meleklerin Hz. İbrahim’e (a.s) misafir olmaları, Allah’ın Rububi Vahdaniyetini göstermektedir. [21]

Fazilet ve Özellikleri

Mecmau’l-Beyan Tefsiri’nde, Zariyat suresini okumanın fazileti hakkında Allah Resulü’nden (s.a.a) şöyle bir hadis-i şerif nakledilmiştir: Her kim Zariyat suresini okursa, esen her rüzgârın karşılığında ona 10 mükâfat verilecektir. [22]

Şeyh Saduk (r.a) kendi kitabında İmam Sadık’tan (a.s) nakledilen şöyle bir rivayet yazmıştır: Her kim Zariyat suresini gündüzleri ve geceleri okursa, Allah Teâlâ yaşantısını ıslah eder ve düzeltir, onun rızkını bollaştırır, kabrini kıyamet gününe kadar aydınlatacak bir lamba ile aydınlatır. [23]

Tarihi Rivayetler ve Öyküler

  • Meleklerin Hz. İbrahim’in (a.s) evine misafir olmalarının öyküsü: Meleklerin Hz. İbrahim’e (a.s) tanınmadan gelmeleri, Hz. İbrahim’in (a.s) meleklere kuzu çevirme getirmesi, meleklerin kızarmış kuzudan yememeleri, Hz. İbrahim’in (a.s) onlardan korkması, meleklerin Hz. İbrahim’e (a.s) evlat sahibi olacağını müjdelemesi, Hz. İbrahim’in (a.s) eşinin meleklerin vermiş olduğu müjde karşısında şaşırması, Hz. İbrahim’in (a.s) meleklere görevlerini sorması, meleklerin cevaben Lut kavmini helak etmeye ve müminleri kurtarmaya geldiklerini söylemesi. 24-36. Ayet-i kerimeler.
  • Hz. Musa’nın (a.s) Firavun’a doğru gönderilmesi, Firavun ve taraftarlarının yüz çevirmesi ve Hz. Musa’yı (a.s) delilik ve büyücülükle suçlaması, Firavun ve taraftarlarının denizde boğulması. 38-40. Ayet-i kerimeler.
  • Ad kavminin azaba duçar olması. 41 ve 42. Ayet-i kerimeler.
  • Semud kavmini iman etmeye davet, Semud kavmine mühlet verilmesi ve onların Allah’ın emrine boyun eğmemeleri, azabın onlara nazil olması. 43-45. Ayet-i kerimeler.
  • Geçmiş peygamberlerin delilik ve büyücülükle suçlanması. 52. Ayet-i kerime.

Zariyat Suresi Arapça ve Türkçe Meali


Önceki Sure
Kaf Suresi
Zariyat Suresi Sonraki Sure
Tur Suresi

Dış Bağlantılar

Kaynakça

  1. Hürremşahi, Daneşname-i Kur’an, h.ş 1377, s 1252.
  2. Mekarim Şirazi, Tefsir-i Numune, h.ş 1374, c 22, s 306.
  3. Marifet, Amuzeş-i Ulum-i Kur’an, h.ş 1371, c 2, s 166.
  4. Daneşname-i Kur’an ve Kur’an Pejuhi, h.ş 1377, s 1252.
  5. Daneşname-i Kur’an ve Kur’an Pejuhi, c. 2, s. 1252.
  6. Allame Tabatabai, el-Mizan, h.k 1417, c 18, s 364.
  7. Mekarim Şirazi, Tefsir-i Numune, h.ş 1374, c 22, 303.
  8. Hameger, Muhammed, Kur’an sureleri, Nuru’s-Sakaleyn Kur’an ve İtret Kültür merkezi, birinci baskı, Kum, Neşri Nuşera, ş. 1392.
  9. Tabersi, Mecmau’l-Beyan, h.ş 1372, c 9, s 244.
  10. Tabersi, Mecmau’l-Beyan, h.ş 1372, c 9, s 244.
  11. Tabersi, Mecmau’l-Beyan, h.ş 1372, c 9, s 244.
  12. Allame Tabatabai, el-Mizan, h.k 1417, c 18, s 386.
  13. Allame Tabatabai, el-Mizan, h.k 1417, c 11, s 64 ve c 18, s 386.
  14. Mekarim Şirazi, Tefsir-i Numune, c 22, s 386 ve 387.
  15. Mekarim Şirazi, Tefsir-i Numune, h.ş 1374, c 22, s 331-361.
  16. Mekarim Şirazi, Tefsir-i Numune, h.ş 1374, c 22, s 344-347.
  17. Mekarim Şirazi, Tefsir-i Numune, h.ş 1374, c 22, 347 ve 348.
  18. Mekarim Şirazi, Tefsir-i Numune, h.ş 1374, c 22, s 354 ve 355.
  19. Mekarim Şirazi, Tefsir-i Numune, h.ş 1374, c 22, s 357.
  20. Mekarim Şirazi, Tefsir-i Numune, h.ş 1374, c 22, s 343 ve 344.
  21. Allame Tabatabai, el-Mizan, h.k 1417, c 22, s 377.
  22. Tabersi, Mecmau’l-Beyan, h.ş 1372, c 9, s 228.
  23. Şeyh Saduk, Sevabu’l-Amal, h.k 1406, s 115.

Bibliyografi

  • Kur’an-ı Kerim, tercüme: Muhammed Mehdi Fuladvend, Tahran, Dâru'l- Kur'âni'l-Kerîm, h.k. 1418/ m. 1376.
  • Daneşname-i Kur’an ve Kur’an Pejuhi, c. 2, Bahaddin Hürremşahi’nin katkılarıyla, Tahran, Dustan, Nahid, h.ş. 1377.
  • Şeyh Saduk, Muhammed bin Ali, Sevabu’l-Amal ve İkabu’l-Amal, Kum, Daru’ş-Şerif Razi, h.k 1406.
  • Tabatabai, Seyyid Muhammed Hüseyin, el-Mizan fi Tefsiri’l-Kur’an, Kum, İntişarat-i İslami, h.k 1417.
  • Tabersi, Fadıl bin Hasan, Mecmau’l-Beyan fi Tefsiri’l-Kur’an, Tahran, Nasır Hüsrev, h.ş 1372.
  • Marifet, Muhammed Hadi, Amuzeş-i Ulum-i Kur’an, Merkez-i Çap ve Neşr-i Sazman-i Tebligat-i İslami, Birinci baskı, h.ş 1371.
  • Mekarim Şirazi, Nasır, Tefsir-i Numune, c 1, Tahran, Daru’l-Kutubi’l-İslamiye, h.ş 1374.