Uhuvvet Ayeti

WikiShia sitesinden
Şuraya atla: kullan, ara

Uhuvvet ayeti (Arapça: آیة الاخوة), Hucurat Suresinin onuncu ayeti olup İslam’ın en temel düsturlarından birini; yani Müslümanlar arasındaki kardeşlik konusunu işlemektedir. Uhuvvet (kardeşlik) ayetinin nüzulünden sonra Allah Resulü (s.a.a) sahabe arasında kardeşlik akdi okudu ve Ali b. Ebu Talib’i de kendi kardeşi olarak seçti. Uhuvvet ayeti esasınca bütün Müslümanlar kardeştir ve onlar arasında meydana gelebilecek bir niza ve tartışmada diğer Müslümanlar, taraflar arasındaki niza ve tartışmayı engelleyerek taraflar arasında barış ve uzlaşı sağlamakla sorumludurlar.

Ayetin Metni

إِنَّمَا الْمُؤْمِنُونَ إِخْوَةٌ فَأَصْلِحُوا بَيْنَ أَخَوَيْكُمْ ۚ وَاتَّقُوا اللَّهَ لَعَلَّكُمْ تُرْحَمُونَ

Tercüme: “Müminler ancak kardeştirler. Öyleyse kardeşlerinizin arasını düzeltin ve Allah'tan korkun ki esirgenesiniz.”

Ayetin Tefsiri

Uhuvvet (kardeşlik) ayeti, Müslümanların en önemli toplumsal vazifelerinden birine işaret etmekte, müminleri birbirine tanıtmakta ve onlar arasında meydana gelen niza ve tartışmayı kardeşler arasında meydana gelen niza ve tartışma olarak adlandırmaktadır. Bundan dolayı Müslümanlara iki kardeşleri arasında barış ve anlaşma sağlamalarını emretmektedir (Öyleyse kardeşlerinizin arasını düzeltin ve Allah'tan korkun ki esirgenesiniz.). İki öz kardeş arasında çıkan niza ve tartışmaları barışla sonuçlandırmak için çalışıp çabaladığınız gibi, birbiriyle husumet içerisinde olan müminler arasında da barış ve anlaşmayı sağlamak için ciddi ve kesin bir şekilde işe girişmelisiniz. Müslümanların kardeş olmaları sadece lafız ve slogandan ibaret değil; karşılıklı anlaşma ve uygulamalarda da birbirleriyle bacı-kardeştirler.[1] İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmaktadır: “Mümin müminin kardeşidir, onun gözü ve kılavuzudur. Asla ona ihanet etmez, kesinlikle ona zulüm etmez, onu kandırıp ikiyüzlülük etmez ve ona verdiği hiçbir vaatten kesinlikle dönmez.”[2]

Ruhu’l Meani tefsirinin sahibi Alusi müminler arasındaki kardeşlik nispetini mecazi, istiare ve teşbih olarak bilmekte ve şöyle yazmaktadır: İki kişinin iman noktasındaki ortaklığı, onların doğumdaki ortaklıkları gibidir; zira bu dünyaya gelmenin kaynağı doğum ise cennette baki kalmanın sebebi de imandır. [3] Allame Tabatabai müminler arasındaki kardeşliğin hakiki ve itibari nispetler cinsinden olduğunu belirterek şöyle yazmaktadır: Uhuvvet ayetindeki kardeşlikten kasıt din kardeşliği ve sadece toplumsal etkileri olan; evlilik ve mirasta bir etkisi bulunmayan itibari nispetlerdendir.[4] Bu tür meselelerde çoğu zaman ilişkilerin kaidelerin yerini almasından dolayı tekrar uyarıda bulunarak ayetin devamında şöyle buyrulmaktadır: “Allah'tan korkun ki esirgenesiniz.”[5]

Peygamberimiz Tarafından Kardeşlik Akdinin Okunması

İbn Abbas şöyle söylemektedir: Uhuvvet (kardeşlik) ayeti nazil olduktan sonra Peygamber Efendimiz (s.a.a) Müslümanlar arasında kardeşlik bağı kurdu; Birinci halife ile İkinci halifeyi, üçüncü halife ile Abdurrahman'ı ve diğer sahabeler arasında herkesin kendi dengi olan kişilerle kardeşlik akdi okudu. Daha sonra Ali b. Ebu Talip’i kendine kardeş olarak seçen Reulü Kibriya İmam Ali’yi muhatap alarak şöyle buyurdu: “Ey Ali sen benim kardeşim ve ben de senin kardeşinim”.[6][7]

Ayrıca bakınız

Kaynakça

  1. Mekarim Şirazi, Tefsiri Numune, c. 22, s. 172.
  2. Kuleyni, Usul-u Kafi, c. 4, Hadis. 3, s. 491.
  3. Alusi, Ruhu’l Meani, c. 13, s. 303.
  4. Tabatabai, Tefsiru’l Mizan, c. 18, s. 472.
  5. Mekarim Şirazi, Tefsiri Numune, c. 22, s. 169.
  6. Bahrani, el-Burhan fi Tefsiri’l Kur’an, c. 5, s. 108.
  7. Hakim Nişaburi, el-Müstedrek Ale’s Sahiheyn, c. 3, s. 14.

Bibliyografi

  • Kur’an-ı Kerim.
  • Alusi, Seyyid Mahmud, Ruhu’l Meani fi Tefsiri’l Kur’ani’l Azim, Daru’l Kutubu’l İlmiyye, Beyrut (Lübnan), birinci baskı, 1415.
  • Bahrani, Haşim b. Süleyman, el-Burhan fi Tefsiri’l Kur’an, Bonyadı Bi’set, Tahran, 1416.
  • el-Hakim el-Nişaburi, el-İmam el-Hafız Ebu Abdullah, el-Müstedrek Ale’s Sahiheyn, Daru’l Marife, Beyrut (Lübnan).
  • Tabatabai, Seyyid Muhammed Hüseyin, mütercim: Musevi Hamedani, Seyyid Muhammed Bakır, Tefsiru’l Mizan (tercümesi), Defteri Neşri İslami, beşinci baskı, 1374.
  • Kuleyni, Muhammed b. Yakup; mütercim: Kemerei, Seyyid Muhammed Bakır, Usul-u Kafi, Usve, üçüncü baskı, 1375.
  • Mekarim Şirazi, Nasır, Tefsiri Numune, Daru’l Kutubu’l İslamiye, Tahran, 1374.