Hud Suresi

WikiShia sitesinden
Şuraya atla: kullan, ara
Hud Suresi
Hud Suresi.png
Anlamı Hz. Hud (Peygamber)
Başka İsmi -
Sınıfı Mekki
Nüzul Sırası 52
Sure Numarası 11
Cüz 11, 12
Sayısal Bilgiler
Ayet Sayısı 123
Kelime Sayısı 1948
Harf Sayısı 7820

Hud suresi (Arapça: سورة الهود), içinde Hz. Hud Peygamberden ve kavminden bahsedildiği için sure bu adı almıştır. Aynı zamanda Semûd kavminin peygamberi Hz. Salih ile Medyen halkının peygamberi Hz. Şuayb'den de söz etmektedir.

123 ayetten oluşan sure, Mushaf’taki resmi sırası itibarıyla 11, İniş sırasına göre ise 52. suredir. Sure mukatta harflerle başlamaktadır ve miun surelerdendir. Kur’an-ı Kerim’in orta uzunluktaki surelerinden ve aynı zamanda bir cüzün üçte biri kadardır.

Hud Suresi

Bu surede Ad kavminin peygamberi olan Hz. Hud’un (aleyhi selam) kıssası geniş bir şekilde zikredilmiştir (50. Ayetten 60. Ayete kadar). Bu sebeple sureye Hud adı verilmiştir. [1] Sure Mekki surelerdendir. Mushaf’taki resmi sırasına göre on birinci, nüzul sırasına göre ise elli ikinci suredir. [2] Mukatta harfleri ile başlayan beşinci suredir.

Miun surelerinden ve aynı zamanda uzunluk açısından orta surelerden sayılmaktadır. Kufe sayısına göre 123, Medeni sayıya göre 122 ve Basra sayısına göre ise 121 ayettir, birinci görüş sahihtir. 1948 kelime ve 7820 harften oluşmaktadır.[3]

Konuları

Bu surenin asıl önemli konuları ve ana temaları aşağıda gelmiştir:

  • Fesat ve delaletle mücadele, hak yolda hareket, bu yolda istikamet ve istikrarlı olmak.
  • Kur’an ve vahiy hakikatinin ispatı, Kur’an’ın azamet, görkem ve mucize oluşu.
  • Allah’ın tüm şeylere ilminin olması, tekâmül yolundaki insanın bela ve imtihanlara tabi tutulması ve en güzelin seçilmesi gibi konular, surenin önemli içeriklerini oluşturmaktadır.[4]

Hud suresi, içermiş olduğu derin mana, mefhum, içerik ve ağır düsturlara sahip olmasından dolayı Allah Resulü (s.a.a) Hud suresi hakkında şöyle buyurmuştur: Hud suresi, beni yaşlandırdı.[5]

Ayetül Ahkâm

Ayet Numarası Ayet Bab Konu
113 ولا ترکنوا الی الذین ظلموا فتمسکم النار
115 واقم الصلاة طرفی النهار و زلفا من اللیل

Tarihi Rivayetler ve Öyküler

  • Hz. Nuh’un öyküsü: Risalet, kavmiyle konuşması, gemi inşası, Nuh tufanı, Hz. Nuh’un (a.s) oğlunun boğulması, Tufanın sona ermesi ve geminin Cudi dağına oturması 25-48. Ayet-i kerimeler.
  • Ad kavminin öyküsü: Hz. Hud’un (a.s) risaleti, kavmiyle konuşması, Ad kavminin azabı 50-60. Ayet-i kerimeler.
  • Semud kavminin öyküsü: Hz. Salih’in (a.s) öyküsü, kavmiyle konuşması, deve mucizesi, devenin ayaklarının kesilerek öldürülmesi, Semud kavminin azabı 61-68. Ayet-i kerimeler.
  • Lut kavminin öyküsü: Meleklerin Hz. İbrahim’e (a.s) nüzulü, Hz. İbrahim’in (a.s) korkması ve Hz. İshak’ın (a.s) müjdelenmesi, Hz. İbrahim’in (a.s) meleklerle Lut kavmi hakkında konuşması, Meleklerin Hz. Lut’a (a.s) nüzulü, Hz. Lut (a.s) kavminin melekler hakkında isteği ve Hz. Lut’un (a.s) cevabı, kavmini terk etmesi, Hz. Lut’un (a.s) eşinin kavmi arasında kalması, Lut kavminin taş yağmuru ile azap edilmesi 69-83. Ayet-i kerimeler.
  • Hz. Şuayb’ın (a.s) öyküsü: Risalet, Hz. Şuayb’ın (a.s) kavmiyle konuşması, Medyen’e azabın nazil olması 84-95. Ayet-i kerimeler.
  • Hz. Musa’nın (a.s) öyküsü: Firavun’u Allah’a davet, 96-99. Ayet-i kerimeler.

Meşhur Ayetler

وَمَا مِن دَآبَّةٍ فِي الأَرْضِ إِلاَّ عَلَى اللّهِ رِزْقُهَا وَيَعْلَمُ مُسْتَقَرَّهَا وَمُسْتَوْدَعَهَا كُلٌّ فِي كِتَابٍ مُّبِينٍ

Yeryüzünde hiçbir mahlûk yoktur ki rızkını vermek, Allah'a âit olmasın ve karâr ettikleri ata bellerini de bilir, tevdî edildikleri ana rahîmlerini de. Ve her şey, apaçık kitapta tespît edilmiştir. (Hud Suresi / 6)

Bu ayet-i kerime, Yüce Allah’ın her hareket eden canlı varlık için belli bir rızık tayin ettiğini söylemektedir. Bu hareket eden canlı varlık, isterse anne rahminde ki cenin olsun, isterse yerin derinliklerinde ki yâda ağaçlar arasında ki veyahut da dağlarda ve derelerde yaşayan böcekler olsun fark etmez. Hepsinin rızkını Allah verir.

بَقِيَّةُ اللّهِ خَيْرٌ لَّكُمْ إِن كُنتُم مُّؤْمِنِينَ

İnanmışsanız Allah'ın bıraktığı kâr, daha hayırlıdır size (Hud Suresi / 86)

Bu ayet-i kerime de, Hz. Şuayb (a.s) kendi kavmini Allah’a tapmaya davet ettikten ve tartıda noksan satıştan menettikten sonra Allah’tan onlar için kalacak olanın daha iyi ve hayırlı olduğunun farkına varmalarını sağlamaya çalışmaktadır. Şii hadis kitaplarında bu ayet-i kerime de geçen Bakiyetullah’dan maksat Masum İmamlar (a.s) olarak yorumlanmıştır.

Allame Meclisi (r.a) İbn Şehraşub’un Menakib adlı eserinden naklettiğine göre; Bakiyetullah ayeti, Masum İmamlar (a.s) hakkında nazil olmuştur. [7] Biharu’l-Envar kitabında şöyle bir rivayet nakledilmektedir: İmam Bakır (a.s) şehrin giriş kapılarını yüzüne kapayan halka, kendisini ‘‘Bakiyetullah’’ olarak tanıtmıştır. [8]

Bakiyetullah kelimesinin ikinci manası; Şiilerin son imamı İmam Mehdi (a.f) olarak yorumlanmaktadır. [9] İmam Ali ‘den (a.s) naklettiği rivayete göre, Bakiyetullah’dan maksat; zuhur edecek olan İmam Mehdi (a.f) dir. Şii rivayetlerde nakledildiğine göre, İmam Mehdi (a.f) zuhur ettiğinde ‘‘Bakiyetullah Hayrul Lekum’’ ayetini okuyacak. [10]

Fazilet ve Özellikleri

Hud suresini okumanın fazileti hakkında Allah Resulü’nden (s.a.a) şöyle bir rivayet nakledilmiştir: Hud suresini okuyan herkese, Hz. Nuh’a (a.s) iman getiren ve yalanlayanların sayısınca ve aynı şekilde Hz. Hud (a.s) Hz. Salih (a.s) Hz. Şuayb (a.s) Hz. Lut (a.s) Hz. İbrahim ve Hz. Musa’ya (a.s) muhalif ve muvafık olanların sayısınca mükâfat verilecek ve böyle biriside kıyamet günü saadetli ve mutlu kimselerden olacaktır. [11]

İmam Bakır’dan (a.s) şöyle bir rivayet nakledilmiştir: Her Cuma Hud suresini okuyan kimse, kıyamet günü peygamberler zümresinde haşredilecek ve işlediği günahlar ona bildirilmeyecek. [12] El-Burhan tefsirinde, Hud suresini okuyan kimse için bazı özellikler zikredilmiştir, örneğin; bedensel ve fiziksel gücün artması, hacetlerin yerine gelmesi (eğer 13 kez okursa) gibi. [13]

Surenin Arapçası ve Türkçe Meali


Önceki Sure
Yunus Suresi
Hud Suresi Sonraki Sure
Yusuf Suresi

Dış Bağlantılar

Kaynakça

  1. Tabatabai, el-Mizan, h.ş 1374, c 10, s 134.
  2. Sehavi, Cemalu’l-Kur’ra ve Kemalu’l-Ekra, h.k 1419, c 1, s 44.
  3. Tabersi, Mecmau’l-Beyan, h.ş 1373, c 5, s 239.
  4. Danişname-i Kur’an ve Kur’an Pejuhi, c. 2, s. 1239.
  5. Mekarim Şirazi, Tefsir-i Numune, h.ş 1374, c 9, s 4.
  6. Hameger, Muhammed, Kur’an sureleri, Nuru’s-Sakaleyn Kur’an ve İtret Kültür merkezi, birinci baskı, Kum, Neşri Nuşera, ş. 1392.
  7. Meclisi, Biharu’l-Envar, h.k 1403, c 24, s 211.
  8. Meclisi, Biharu’l-Envar, h.k 1403, c 24, s 212.
  9. Tabersi, Mecmau’l-Beyan, h.ş 1373, c 1, s 252.
  10. Meclisi, Biharu’l-Envar, h.k 1403, c 24, s 212.
  11. Tabersi, Mecmau’l-Beyan, h.ş 1373, c 5, s 239.
  12. İbn Babıveyh, Sevabu’l-Amal, h.ş 1382, s 106.
  13. Behrani, Tefsir-i el-Burhan, h.ş 1388, c 3, s 75.

Bibliyografi

  • Kur’an-ı Kerim, tercüme: Muhammed Mehdi Fuladvend, Tahran, Daru’l Kur’anu’l Kerim, h.k. 1418/ m. 1376.
  • Danişnamei Kur’an ve Kur’an Pejuhi, c. 2, Bahaddin Hürremşahi’nin katkılarıyla, Tahran, Dustan, Nahid, h.ş. 1377.
  • İbn Babıveyh, Muhammed bin Ali, Sevabu’l-Amal ve İkabu’l-Amal, Tercüme Muhammed Rıza Ensari Mahallati, Kum, Nesim-i Kevser, h.ş 1382.
  • Behrani, Seyyid Haşim, el-Burhan, Tercüme Rıza Nazımiyan, Ali Genciyan ve Sadık Hurşa, Tahran, Kitab-i Subh, Nihad-i Kitaphanehayi Umumiyi Keşver, h.ş 1388.
  • Tabatabai, Seyyid Muhammed Hüseyin, el-Mizan fi Tefsiri’l-Kur’an, Kum, Defter-i İntişarat-i İslami’yi Camiayı Müderrisini Havzayı İlmiyeyi Kum, h.ş 1374.
  • Tabersi, Fadıl bin Hasan, Mecmau’l-Beyan fi Tefsiri’l-Kur’an, Tahkik ve mukaddime Muhammed Cevad Belaği, İntişarat-i Nasır Husro, Tahran, h.ş 1373.
  • Mekarim Şirazi, Nasır, Tefsir-i Numune, Tahran, Daru’l-Kutubi’l-İslamiye, h.ş 1374.
  • Meclisi, Biharu’l-Envar, Kum, Defter-i İntişarat-i İslami, h.k 1403.