Öncelik: b, kalite: c
linksiz
kategorisiz
infobox'siz
navbox'siz
yönlendirmesiz
kaynaksız

Abese Suresi

WikiShia sitesinden
Şuraya atla: kullan, ara
Abese Suresi
Abese Suresi.png
Anlamı Surat asma, Yüz ekşitme
Başka İsmi "A’ma", "Sefere" (insanların amellerini yazan melekler)
Sınıfı Mekki
Nüzul Sırası 24
Sure Numarası 80
Cüz 30
Sayısal Bilgiler
Ayet Sayısı 42
Kelime Sayısı 133
Harf Sayısı 553

Abese suresi (Arapça: سورة عبس), Kuran’ı Kerim’in Mekki surelerinden olup, Mushaf’taki resmi sırası itibarıyla 80. iniş sırasına göre ise 24. Suresidir. Abese kelimesiyle başlamasından dolayı Abese suresi adını almıştır.

Ancak “Abese” kelimesinden kastın kimin olduğu noktasında Şii ve Sünni alimler arasında görüş ayrılığı bulunmaktadır. Bazıları bu ilahi kınama ve uyarıyı Allah Resulü (s.a.a) hakkında bilse de, Şii mütekellim ve müfessirler bu yorumu kabul etmemektedir.

İsimleri

Abese suresine, Abese kelimesiyle başlamasından dolayı bu ad verilmiştir; “Abese ve tevella.” (tercüme: Surat astı ve yüz çevirdi.) Bu surenin diğer ismi (ikinci ayette geçen a’ma kelimesinden dolayı) A’ma suresi olarak bilinmektedir; “En caehul'a'ma.” (tercüme: Yanına o kör geldi diye.)

Abese suresinin 15. ayetinde zikri geçen sefere (insanların amellerini yazan melekler) kelimesinden dolayı, bu sureye Sefere suresi de denmiştir. “Bi eydi seferah.” (tercüme: Kâtiplerin ellerindedir.)

Özellikleri

Abese suresinin ayet sayısı Hicaz ve Küfe karilerine göre 42 ve diğer karilerin görüşüne göre ise 41 yâda 40’tır; ancak birinci görüş daha meşhurdur. Bu sure 133 kelime ve 553 harften ibarettir. Mushaf’ta ki sırasına göre sekseninci, iniş sırasına göre ise yirmi dördüncü suredir. Abese suresi Mekke’de nazil olmuştur. Lafız ve hacim bakımından “Mufassal” surelerden; yani Kur’an’ı Kerim’in kısa surelerinden olup, 30. cüzde yer almaktadır.

Konuları

Abese suresinin başında, Allah Resulünün (s.a.a) yanına gelen bir kör şahıstan bahsedilmektedir; o esnada Allah Resulü (s.a.a) Kureyş büyükleri ile müzakere etmekle ve onları İslam’a davet ile meşgul olmasından dolayı, kör şahsa gereken ilgiyi gösteremediğine işaret edilmektedir. Ancak Şii mütekellim ve müfessirler bu tefsiri kabul etmeyerek, ilahi kınama ve azarlamanın Allah Resulü (s.a.a) hakkında olmadığını belirtmişlerdir.[1] İnsanların Allah’a yönelmesi, nimetlere şükran ve teşekkür kastıyla ilahi nimetlerin bazılarının sayılması, insanlara karşı güler yüzlü ve saygılı davranma, insanın gaflet, gurur ve kibirden uzak durması kastıyla insana neden (temiz olmayan bir sudan ve nütfeden) yaratıldığının hatırlatılması, kıyametin kesinlikle vuku bulacağının vurgulanması, cennet ve cehennem ehlinin özellikleri gibi konular bu surenin temel konularından bazılarıdır. [2]


Önceki Sure
Naziat Suresi
Abese Suresi Sonraki Sure
Tekvir Suresi

Dış Bağlantılar

Kaynakça

  1. Bu ayet ve ayetin iniş sebebi hakkında Şii ve Sünni müfessirler arasındaki görüş farklılıkları konusunda daha fazla bilgi edinmek için bakabilirsiniz; Kur’an-ı Kerim, tercüme: Kur'an, Bahaddin Hürremşahi'nin tercüme, açıklama ve kavramlar kitabı, s. 585
  2. Danişnamei Kur’an ve Kur’an Pejuhi, c. 2, s. 1261.
  3. Hameger, Muhammed, Kur’an sureleri, Nuru’s-Sakaleyn Kur’an ve İtret Kültür merkezi, birinci baskı, Kum, Neşri Nuşera, ş. 1392.
  4. Kör adamdan maksat, Abdullah b. Mektum'dur. Bu şahıs, Kur'an-ı öğrenmek için Peygamberin (s.a.a) huzuruna geldi. Bu sırada Kureyş'in büyüklerinden bir topluluk, Peygamber'in huzurunda bulunuyorlardı. Orada bulunan Emevilerin büyüklerinden biri, o adam geldiği için yüzünü asıp ona kötü davrandı. Bu ayetler, o Emevi adamın kınanması için ve aynı zamanda Abdullah b. Mektum'un saygınlığının hatırlanması üzere indi. Bu ayetlerin, o Emevi adamın kınanması hakkında indiği, İmam Cafer Sadık aleyhisselam'dan nakledilmiştir. Sûrenin bir bölümünde Peygamber'in, söz konusu kişileri imana davet etmekle ilgilenerek İbn Mektum'a gereken ilgiyi göstermemesine de işaret edilmiştir. Peygambere (s.a.a) hitap olan bölümden de asıl maksadın başkalarının olduğu bazı büyük müfessirler tarafından beyan edilmiştir. Her halükârda yüzünü asıp çeviren ve bu ayetlerde kınanan, o Emevi adamdır. (bkz. Nuru's-Sekaleyn Tefsiri ve el-Burhan Tefsiri.)

Bibliyografi

  • Kur’an-ı Kerim, tercüme: Muhammed Mehdi Fuladvend, Tahran, Dâru'l- Kur'âni'l-Kerîm, h.k. 1418/ m. 1376.
  • Danişnamei Kur’an ve Kur’an Pejuhi, c. 2, Bahaddin Hürremşahi’nin katkılarıyla, Tahran, Dustan, Nahid, h.ş. 1377.