Mümtehine Suresi

WikiShia sitesinden
Şuraya atla: kullan, ara
Mümtehine Suresi
Mümtehine Suresi.png
Anlamı İmtihan
Başka İsmi "Mümtehane" (imtihan edilen), "İmtihan", "Meveddet" (dostluk)
Sınıfı Medeni
Nüzul Sırası 91
Sure Numarası 60
Cüz 28
Sayısal Bilgiler
Ayet Sayısı 13
Kelime Sayısı 352
Harf Sayısı 1560

Mümtehine suresi (Arapça: سورة الممتحنة), imtihan kelimesinden alındığı için “Mümtehine” olarak adlandırılmıştır; zira bu surenin 10. ayetinde Allah Resulüne (s.a.a) muhacir kadınları imtihan etmesi emredilmiştir.

Hacim bakımından Mufassal surelerin Tival sureleri (Mufassal, Kur'an'ın sonundaki surelerdir. Rahman suresinden sonuna kadar olan ayetler. Onlar da Tival, Evsat, Kısar olmak üzere üç bölüme ayrılır. Tivali Mufassal: Hucurat Suresinden Buruc suresine kadar, Evsatı Mufassal: Buruc suresinden Lemyekün'e kadar, Kısarı Mufassal: oradan sona kadardır) grubundandır.

Mümtehine suresinde birkaç önemli fıkhi ve siyasi hükmün yanı sıra muhacir kadınların ahkâmını içermekle birlikte Mekke’nin fethinden sonra muhacir kadınların Allah Resulü (s.a.a) ile biati konularından da bahsetmektedir.

Mümtehine Suresi

Mümtehine suresi, imtihan kelimesinden alındığı için “Mümtehine” olarak adlandırılmıştır ve eğer “ha” harfi esre (fethe) olursa ismi meful (yani imtihan olunmuş manasında) ve “ha” harfi kesre harekeli ise ismi fail (yani imtihan eden manasında) olmaktadır.

İsimleri

Mümtehine suresi her iki surette de (yani ismi fail ve ismi meful olarak) adlandırılmıştır. Zira bu surenin 10. Ayetinde hicret eden kadınların kocalarını terk etme hedef ve nedenlerini ve aynı şekilde Mekke’den Medine’ye muhaceret edişlerinin sebeplerinin aşikâr olması ve onlar hakkında karar alınması noktasında, Allah Resulüne (s.a.a) muhacir kadınları imtihan etmesi emredilmiştir.

Bundan dolayı muhacir kadınlar “Mümtehane”dir (ha harfi esreli; yani imtihan olunan) ve Allah Resulü (s.a.a) ise “Mümtehin”dir (ha harfi kesreli; yani imtihan eden). Bu yüzden bu surenin diğer bir adı da “İmtihan”dır. Bu surenin üçüncü ismi “Meveddet”tir; zira meveddet kelimesi bu surede üç defa geçmiştir. İki defa Müslümanların Allah düşmanlarını dost edinmemeleri vurgulanan birinci ayette ve bir defa da Müslümanların Allah düşmanları ile oluşabilecek irtibat ve dostlukları hakkındaki gaybi haberi içeren (bu gaybi haberler, Mekke’nin fethiyle Kureyş’in iman etmesi ve onların Müslümanlara olan düşmanlıklarının dostluğa dönüşmesiyle tahakkuk bulmuştur) 7. ayette zikredilmiştir.

Mümtehine suresi 13 ayet, 352 kelime ve 1560 harften oluşmaktadır. Medeni olan bu sure Mushaf’taki sıralamada 60. iniş sırasına göre ise 91. suredir. Bu sure lafız ve hacim bakımından Mufassal surelerin Tival sureleri (Mufassal, Kur'an'ın sonundaki surelerdir. Rahman suresinden sonuna kadar olan ayetler. Onlar da Tival, Evsat, Kısar olmak üzere üçe bölünür. Tivali Mufassal: Hücurat suresinden Buruc suresine kadar, Evsatı Mufassal: Buruc suresinden Lemyekün'e kadar, Kısarı Mufassal: oradan sona kadardır) grubundandır ve yaklaşık bir hizb’in (Hizb: cüz’ün dörtte biri demektir) üçte biri kadardır.

Konular

Mümtehine suresi, birkaç önemli fıkhi ve siyasi hükmün yanı sıra muhacir kadınların ahkâmını içermekte ve Mekke’nin fethinden sonra muhacir kadınların Allah Resulü (s.a.a) ile biati konularından bahsetmektedir. Ayrıca dostluk ve düşmanlığın ölçüsünün sadece ve kesinlikle Allah olması gerektiğine değinilmiş ve Hz. İbrahim’in (a.s) dua ve münacatlarının yanı sıra dua konuları da beyan edilmiştir.[1]

İniş Sebebi

Tefsir kitaplarında, Mümtehine suresinin ilk ve son ayetleri için (onuncu ayet) iki farklı iniş sebebi beyan edilmiştir.

Müşrikler ile dostluk kurmanın yasaklanması

Mümtehine suresinin, ilk ayetlerinin iniş sebebi hakkında şöyle denilmiştir: Hâtıb bin Ebû Beltea, Medine’ye hicret eden Müslümanlardan biriydi. Ancak ailesi Mekke’de kalmıştı, Mekke’de ailesine destek ve yardımcı olacak bir akrabası yoktu. Müslümanlar, Mekke’nin fethine doğru yola çıkmadan önce Hâtıb bin Ebû Beltea, bir mektup yazdı, Mekke ahalisine ulaştırması ve İslam Peygamberi’nin (s.a.a) hareketinden haberdar etmesi için Sare adında bir kadına verdi. Hâtıb bin Ebû Beltea, bu sayede ailesine destek ve yardımcı olacaktı. Ancak Allah Resulü (s.a.a) o ikisinin casusluk yaptığından haberdar oldu, İmam Ali (a.s), Zübeyr ve Miktad’ı o kadını yakalamaları için görevlendirdi. Onlar, Mekke ve Medine arasında bir yerde o kadını bulmayı başardılar. [2]

Kadın, ilk başta inkâr ediyordu. Kadının, yükünü ve eşyalarını aradılar ama bir şey bulamadılar. Üçü de dönmeye karar verdi; Fakat İmam Ali (a.s) ne peygamberin (s.a.a) kendilerine yalan söylediğini ve ne de kendilerinin yalan söylediğini söyledi. O kadına gazaplandı, Sare mektubu topuz yaptığı saçının arasından çıkardı. Allah Resulü (s.a.a) Hatib’i, çağırdı. Hatib, özür diledi ve imanını beyan etti ve hedefinin ailesine yardımcı olmak olduğunu söyledi. Bu olaydan sonra Mümtehine Suresi’nin ilk ayetleri nazil olarak, Müslümanların müşrikler ile dost olmasını yasakladı. [3]

Muhacir kadınların imtihan edilmesi

Mümtehine suresi, onuncu ayeti kerimesinin iniş sebebi hakkında şöyle nakledilmiştir: Peygamber (s.a.a) Hudeybiye’de, Mekke müşrikleriyle Hudeybiye sulh anlaşmasını imzaladı. Bu sulhnamede şu şekilde yazılmıştı: eğer müşriklerden biri Medine’ye gelecek olsa, Müslümanlar onu geri döndürmekle vazifeliydi ancak Medine’den biri Mekke’ye gidip sığınacak olsa, Mekke müşrikleri onu geri döndürmek zorunda değildi. Kısa bir müddet sonra Haris’in Sebia adlı kızı, Mekke’den Medine’ye geldi. Bu surenin 10 ila 12. Ayeti kerimeleri nazil oldu.

Peygamber Efendimiz (s.a.a) o kadından Medine’ye geliş sebebini sadece küfürden uzaklaşarak, İslam dinini istediğine dair olduğunu ve bundan dolayı yemin etmesini istedi. Bu yemin, bu ayeti kerimelerdeki imtihana işaret etmektedir öyle ki; muhacir kadınları imtihan edin, elbette Allah onların imanından haberdardır. Bu yemin etmenin ardından Peygamber Efendimiz (s.a.a) sulhname metninde erkeklerden bahsedildiği ve kadınlardan bahsedilmediği gerekçesiyle muhacir kadınları müşriklere teslim etmedi ve onuncu ayeti kerimeye dayanarak, bu kadınların mehirlerini müşrik kocalarına ödedi ve o kadınlar, Medinede yeniden evlenme olanağı buldu. [4]

Tarihi Rivayetler ve Öyküler

Mümtehine suresinde aşağıdaki öyküye işaret edilmiştir: İbrahim’in (a.s) putperestlikten beraat etmesi ve babası Azer için istiğfar talebinde bulunması. (Ayet 4)

Fazilet ve Özellikleri

Her kim Mümtehine suresini okursa, müminler kıyamet gününde ona şefaat edecek ve bazı hastalılardan mahfuz kalacaktır. İmam Seccad’dan (a.s) şöyle bir rivayet nakledilmiştir: eğer biri bu sureyi farz ve sünnet namazlarda okursa, Allah onun kalbini iman için hazırlar, gözlerini ışıklandırır, hiçbir zaman fakirliğe müptela olmaz, bu sureyi okuyan ve okuyanın çocukları, hiçbir zaman deliliğe müptela olmaz. [5] Peygamber Efendimizden (s.a.a) şöyle bir hadis-i şerif nakledilmiştir: her kim bu sureyi okursa, melekler ona selam gönderir ve bağışlanma talebinde bulunur ve okuduğu gün dünyadan göçerse, şehit sayılır ve müminler kıyamet gününde ona şefaat eder. [6]


Önceki Sure
Haşr Suresi
Mümtehine Suresi Sonraki Sure
Saff Suresi

Dış Bağlantılar

Kaynakça

  1. Danişnamei Kur’an ve Kur’an Pejuhi, c. 2, s. 1255.
  2. Tarih-i İbn Haldun, Tercüme Metin, c 1, s 441.
  3. Mekarim Şirazi, Tefsir-i Numune, h.ş 1374, c 24, s 9.
  4. Tabersi, Mecmau’l-Beyan fi Tefsiri’l-Kuran, h.ş 1372, c 9, s 410.
  5. Saduk, Sevabu’l-Amal, s 118.
  6. Behrani, Tefsir-i el-Burhan, c 5, s 351.

Bibliyografi

  • Kur’an-ı Kerim, tercüme: Muhammed Mehdi Fuladivend, Tahran, Dâru'l- Kur'âni'l-Kerîm, h.k. 1418/ m. 1376.
  • Danişnamei Kur’an ve Kur’an Pejuhi, c. 2, Bahaddin Hürremşahi’nin katkılarıyla, Tahran, Dustan, Nahid, h.ş. 1377.
  • İbn Haldun, Abdurrahman, Tarih-i İbn Haldun, Tercüme Abdu’l-Muhammed Ayeti, Tahran, Müessese-i Mütaliat-i ve Tahkikat-i Ferhengi, Birinci baskı, h.ş 1363.
  • Behrani, Seyyid Haşim, el-Burhan fi Tefsiri’l-Kuran, Tahran, Baskı Muhammed bin Cafer Musavi Zerendi.
  • Hamager, Muhammed, Sahtar-i Surehay-i Kuran’ı Kerim, Tehiyye Müessese-i Ferhengiyi Kuran ve İtret-i Nuru’s-Sakaleyn, Kum, Neşr-i Nüşera, h.ş 1392.
  • Ragıp İsfehani, Hüseyin bin Muhammed, Müfredat-i Elfaz-i Kuran, Saffan Adanan Davudi’nin katkılarıyla, Beyrut, Daru’ş-Şamiye, Birinci baskı, h.k 1412.
  • Suyuti, Abdurrahman bin Ebu Bekir, el-İtkan fi Ulumi’l-Kuran, Fevaz Ahmet Zümerli’nin katkılarıyla, Beyrut, Daru’l-Kitabi’l-Arabî, İkinci baskı, h.k 1421.
  • Saduk, Muhammed bin Ali, Sevabu’l-Amal ve İkabu’l-Amal, Kum, Razi, h.ş 1368.
  • Tabatabai, Seyyid Muhammed Hüseyin, el-Mizan, Tercüme Muhammed Bakır Musavi, Kum, Defter-i İntişarat-i İslami, Beşinci baskı, h.ş 1374.
  • Tabersi, Fadıl bin Hasan, Mecmau’l-Beyan fi Tefsiri’l-Kuran, Nasır Hüsrev, h.ş 1372.
  • Kuleyni, el-Kâfi, Ali Ekber Gaffari’nin katkılarıyla, Daru’l-Kutub, Tahran.
  • Marifet, Muhammed Hadi, Amuzeş-i Ulum-i Kuran, Merkez-i Çap ve Neşr-i Sazman-i Tebligat-i İslami, birinci baskı, h.ş 1371.
  • Mekarim Şirazi, Nasır, Tefsir-i Numune, Tahran, Daru’l-Kitabi’l-İslamiye, h.ş 1374.