Öncelik: b, kalite: c
linksiz
kategorisiz
infobox'siz
navbox'siz
yönlendirmesiz
kaynaksız

Sebe' Suresi

WikiShia sitesinden
Şuraya atla: kullan, ara
Sebe' Suresi
Sebe' Suresi.png
Anlamı Yemen’de bulunan bir bölge veya kabilenin adı
Başka İsmi Davud
Sınıfı Mekki
Nüzul Sırası 58
Sure Numarası 34
Cüz 22
Sayısal Bilgiler
Ayet Sayısı 54
Kelime Sayısı 887
Harf Sayısı 3594

Sebe suresi (Arapça: سورة سبأ) adını, 15. ayette geçen "Sebe" kelimesinden almıştır. Sebe, Yemen'de bir bölge veya kabile ismidir. Sure 54 ayettir. Mekke döneminin ikinci yarısında, Lokman suresinden sonra inmiştir.

Mushaf’taki resmi sırası itibarıyla 34, iniş tarihine göre ise 58. suredir. Kur’an’da hamd ile başlayan beş sureden biridir. Hamd ile başlayan diğer sureler; Fatiha, En'am, Kehf ve Fâtır sureleridir.

Tanıtım

Sebe suresi, Mekki sürelerdendir ancak 6. Ayet-i kerimesi Medine’de nazil olmuştur. [1] Sebe kavminin hikayesini ele aldığı (15. Ayet ve sonrası) için bu adla anılmıştır.[2] “Sebe” sözcüğü Kur’an’da iki kez zikredilmiştir. İlk kez Neml suresinin 22. Ayetinde, ikinci kez ise bu surenin 15. Ayetinde.

Bu surenin bir diğer adı ise “Davud”tur. Zira ilahî mucize ve lütuflara müstahak olmuştur. Surenin 10 ve 11. Ayetlerinde buna değinilmiştir. Kur’an-ı Kerim’de sadece 5 sure Allah’ı hamd-ü sena ile başlamaktadır. Öyle ki bu beş sureden üçü; Sebe, Fatır ve En’am surelerinin, Allah’ı hamd-ü sena ile başlaması; yer, gök ve diğer varlıkların yaratılmasından dolayıdır.[3]

Bazıları, Allah Teâlâ’nın Ahzab suresini iyilik yapanın mükâfatının yaptığı iyilik doğrultusunda, günah işleyen günahkârında işlemiş olduğu günah doğrultusunda ve mükellef olmanın hedefini zikrederek başlamasından dolayı, Sebe suresini, nimete şükür ve sonsuz kudretini zikrederek başladığına inanmaktadır. [4] Buna rağmen bazı tefsirciler Sebe suresinin, Lokman suresinden sonra nazil olduğuna inanmaktadır. [5]

İçeriği

Sebe suresi, birçok farklı konuyu barındırmaktadır ancak tüm bu konuları, üç ana başlık altında yani; Tevhid, Nübüvvet ve Mead toplayabiliriz. [6] Sure, 54 ayettir, Şam karilerine göre ise 55 ayettir, ancak birinci görüş daha meşhurdur. Sure, 887 kelime ve 3.594 harften oluşmaktadır.

Sebe suresinin bazı ayetlerinde; Tevhid konusu, Yüce Allah’ın varlık âlemindeki nişaneleri, Allah’ın sıfatları, özelliklede Allah’ın Rububiyet ve Ulûhiyet sıfatlarına yer verilmiştir. [7]

Mushaf’taki sırasına göre otuz dördüncü, nüzul sırasına göre ise elli sekizinci suredir. Sure, Mekke’de nazil olmuştur. Hacim olarak mesani ve nispeten küçük surelerdendir. Bir hizipten biraz fazladır.

Sure'de Hz. Davud (a.s) ve mucizelerine, Hz. Süleyman’ın (a.s) hikayesine, görkem ve ihtişamına kısaca değinilmiştir.

Sebe kavmi ve onların bahçelerine ve bu kavmin nimetlere şükür etmemesi ve itaatsizlikleri sonucunda hepsinin sele kapılmasına, inkârcıların Peygamberi üzmesinden dolayı peygamberin üzülmemesine, mustazaf ve müstekbirlerin kıyamet günü münazara edeceklerine ve ayrıca bunun yanında mead ve kıyamet konuları bu surede ele alınmıştır.[8]

Kıyamet gününde büyüklük taslayanların, zayıf sayılanlarla konuşması: Ayetlerin bir bölümünde zayıf sayılanların ve büyüklük taslayanların Mead hakkındaki konuşmaları nakledilmiştir. İlk başta zayıf sayılanlar, büyüklük taslayanları kendilerini yanlış yönlendirdiklerini ve bu nedenden dolayı cehennemlik olduklarını söylemektedirler. ‘‘Siz olmasaydınız, elbette biz inanan insanlar olurduk’’. [9] Ancak büyüklük taslayanların şu cevabıyla karşılaşmaktadırlar: Size hidayet geldikten sonra sizi ondan biz mi çevirdik? Bilakis siz suç işliyordunuz, derler. [10] Zayıf sayılanlar bu açıklamalar karşısında razı olmuyor ve işlemiş oldukları kendi cürümlerini bilmelerine rağmen, kendi suçlarında büyüklük taslayanların etkisi olduğunu düşünmekteler. Zayıf sayılanlar da büyüklük taslayanlara: Hayır! Gece gündüz (işiniz) tuzak kurmaktı. Çünkü siz daima Allah'ı inkâr etmemizi, O'na ortaklar koşmamızı bize emrederdiniz, derler.[11]

Meşhur Ayetler

Allah’ın İzniyle Şefaat

Kur’an-ı Kerim, birçok yerde farklı-farklı ayetlerde Şefaat hakkında sohbet etmiştir. İşte bu ayet-i kerimelerden biri olan Sebe suresi 23. Ayetinde Yüce Allah şöyle buyuruyor: وَ لَا تَنفَعُ الشَّفَاعَةُ عِندَهُ إِلَّا لِمَنْ أَذِنَ لَه Katında, izin vermediğinin şefâati kabûl edilmez. Bu ayet-i kerimede bazı mahlûkların şefaati şartlı olarak teyit edilmiştir. [13]

Nübüvvetin Kapsayıcılığı

Günümüzde, İslam Peygamberinin (s.a.a) kapsayıcılığı hakkında birçok sözler söylenmektedir. Bu konu hakkında en çok istifade edilen ayetlerden biride Sebe suresi 28. Ayet-i kerimesidir: وَمَا أَرْسَلْنَاكَ إِلَّا كَافَّةً لِّلنَّاسِ بَشِيرًا وَنَذِيرًا وَلَكِنَّ أَكْثَرَ النَّاسِ لَا يَعْلَمُونَ Ve biz, seni bütün insanlara, ancak müjdeci ve korkutucu olarak gönderdik ve fakat insanların çoğu bilmez. [14]

Fazilet ve Özellikleri

Sebe suresinin fazileti hakkında, birçok rivayet nakledilmiştir:

İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: Her kim, Hamd ile başlayan iki sureyi yani; Sebe ve Fatır surelerini gece okursa, tüm gece boyunca Allah’ın âmânı ve koruması altında olur. Eğer gündüz okursa, gün boyunca hiçbir zorluk ve meşakkat ona ulaşmaz, dünya ve ahiret hayrından ona o kadar verirler ki gönlünden geçirmediği ve arzu etmediği şeylere de ulaşıverir. [15] İslam Peygamberi şöyle buyurmuştur: Sebe suresini okuyan herkes, kıyamet gününde tüm peygamberlerle beraber ve arkadaş olacaktır. [16]

Tarihi Rivayetler ve Öyküler

  • Hz. Davud’a (a.s) cömertlik verilmesi, dağlar ve kuşların onunla beraber Allah’ı tesbih etmesi, demiri yumuşatarak zırh yapması. 10 ve 11. Ayet-i kerimeler.
  • Rüzgârın, Hz. Süleyman’ın (a.s) emrine verilmesi, bakırın eritilmesi, cinlerin Hz. Süleyman’dan (a.s) emir almaları, binalar ve kazanlar yapmaları, ağaç kurdunun Hz. Süleyman’ın (a.s) değneğini yemesinin ardından öldüğünün anlaşılması. 12-14. Ayet-i kerimeler.
  • Sebe bağları, nankörlük etmeleri ve Arîm seli, şehirlerinin birbirine bağlanması, şehirlerinin birbirinden ayrılması için dua etmeleri ve son olarak helak edilmeleri. 15-19. Ayet-i kerimeler.

Sebe' Suresi Arapça ve Türkçe Meali


Önceki Sure
Ahzab Suresi
Sebe' Suresi Sonraki Sure
Fatır Suresi

Dış Bağlantılar

Kaynakça

  1. Zemahşerî, el-Keşşaf an hakaiki gavamizi't-tenzil, h.k 1407, c 3, s 566.
  2. Mekarim Şirazi, Tefsir-i Numune, h.ş 1374, c 18, s 3.
  3. Mekarim Şirazi, Tefsir-i Numune, h.ş 1374, c 18, s 6.
  4. Tabersi, Mecmau’l-Beyan fi Tefsiri’l-Kur’an, h.ş 1372, c 8, s 588.
  5. Molla Hüveyş Ali Gazi, Beyanu’l-Meani, h.k 1382, c 3, s 494.
  6. Tabatabai, el-Mizan fi Tefsiri’l-Kur’an, h.k 1417, c 16, s 356.
  7. Mekarim Şirazi, Tefsir-i Numune, h.ş 1374, c 18, s 3.
  8. Daneşname-i Kur’an ve Kur’an Pejuhi, c. 2, s. 1246–1247.
  9. Ayet / 31
  10. Ayet / 32
  11. Ayet / 33
  12. Hameger, Muhammed, Kur’an sureleri, Nuru’s-Sakaleyn Kur’an ve İtret Kültür merkezi, birinci baskı, Kum, Neşri Nuşera, ş. 1392.
  13. Fadlullah, Tefsiru min Vahyi'l-Kuran, h.k 1419, c 19, s 39 ve 40.
  14. Şeyh Tusi, et-Tibyan fi Tefsiri’l-Kur’an, c 8, s 396.
  15. Şeyh Saduk, Sevabu’l-Amal ve İkabu’l-Amal, h.k 1406, s 110.
  16. Tabersi, Mecmau’l-Beyan fi Tefsiri’l-Kur’an, h.ş 1372, c 8, s 588.

Bibliyografi

  • Kur’an-ı Kerim, tercüme: Muhammed Mehdi Fuladvend, Tahran, Daru’l Kur’ani’l Kerim, h.k. 1418/ m. 1376.
  • Daneşname-i Kur’an ve Kur’an Pejuhi, c. 2, Bahaddin Hürremşahi’nin katkılarıyla, Tahran, Dustan, Nahid, h.ş. 1377.
  • Zemahşeri, Mahmut, el-Keşşaf an hakaiki gavamizi't-tenzil Beyrut, Daru’l-Kitabi’l-Arabî, üçüncü baskı, h.k 1407.
  • Şeyh Saduk, Sevabu’l-Amal ve İkabu’l-Amal, Kum, Daru’ş-Şerif er-Razi Li’n-Neşr, ikinci baskı, h.k 1406.
  • Şeyh Tusi, Muhammed bin Hasan, et-Tibyan fi Tefsiri’l-Kur’an, Mukaddime, Şeyh Aga Bozork Tahrani, Tahkik; Gasir Amuli, Ahmet, Beyrut, Daru İhyai't-Türasi'l-Arabi,bi-ta.
  • Tabatabai, Seyyid Muhammed Hüseyin, el-Mizan fi Tefsiri’l-Kur’an, Kum, Defter-i İntişarat-i İslami, beşinci baskı, h.k 1417.
  • Tabersi, Fadıl bin Hasan, Mecmau’l-Beyan fi Tefsiri’l-Kur’an, Mukaddime: Belaği, Muhammed Cevad, Tahran, Nasır Hüsrev, üçüncü baskı, h.ş 1372.
  • Fadlullah, Seyyid Muhammed Hüseyin, Tefsir-u min Vahyi’l-Kur’an, Beyrut, Daru’l-Milak, ikinci baskı, h.k 1419.
  • Mekarim Şirazi, Nasır, Tefsir-i Numune, Tahran, Daru’l-Kutubi’l-İslamiye, birinci baskı, h.ş 1374.
  • Molla Hüveyş Ali Gazi, Abdulkadir, Beyanu’l-Meani, Dimeşk, Matbaa et-Turagi, birinci baskı, h.k 1382.