Tevbe Suresi

WikiShia sitesinden
Şuraya atla: kullan, ara
Tevbe Suresi
Tevbe Suresi.png
Anlamı Tövbe
Başka İsmi Berâet, Fazihe, Seyf, Mukaşkışe, Müşerride, Muhziye, Kadime, Musıra, Hafira, Münekkile, Müdemdime, Azab
Sınıfı Medeni
Nüzul Sırası 13
Sure Numarası 9
Cüz 10, 11
Sayısal Bilgiler
Ayet Sayısı 129
Kelime Sayısı 2506
Harf Sayısı 11116

Tevbe suresi (Arapça: سورة التوبة), Kur’an-ı Kerim’in Medeni surelerindendir. Resmi sıralamaya göre dokuzuncu, nüzul sırasına göre ise on üçüncü suredir. Surede defalarca tövbe sözcüğü kullanıldığından, tövbenin hükmü belirtildiğinden ve Allah tarafından tövbesi kabul edilen iki örnek verildiğinden dolayı bu ismi almıştır.

Bu surede ayrıca Allah ve Resulünün (s.a.a) müşriklerden ve yaptıkları çirkinliklerden bezdikleri ve usandıkları için sureye beraat suresi de denmiş ve diğer Kur’an surelerinin aksine surebismillahirrahmanirrahim” ayeti ile başlamamıştır.

Tanıtım

  • İsimleri

Bu sure, adını 104. ayetten alır. Bu ayet, tövbeyle ilgili olduğu için sureye bu isim verilmiştir. Surenin diğer meşhur ismi "Berâet"tir. Berâet, surenin ilk kelimesidir. Surenin bundan başka Fazihe, Seyf, Mukaşkışe, Müşerride, Muhziye, Kadime, Musıra, Hafira, Münekkile, Müdemdime, Azap gibi pek çok ismi vardır. Sure, 129 ayettir. Mushaf’ta resmi sıra itibarıyla 9. suredir.

İniş sırası itibarıyla 113. suredir. Bu surenin başında besmele yer almamaktadır. Surenin besmelesiz oluşunun nedeni konusunda müfessirler şöyle demişlerdir; sure, müşriklere bir ihtar ve onlara Yüce Allah'tan bir kesin uyarı olduğu için besmelesiz başlamaktadır.

Allah'ın Rahman ve Rahim sıfatlarının zikredilerek, müşriklere hitap edilmesinin uygun olmadığı ileri sürülmüştür. Çünkü besmele, güven ve rahmet ifade eden bir terimdir.

Tövbe: Tövbe kelimesi, bu surede türevleriyle birlikte 17 kez geçtiğinden ve tövbenin hükümleri ve Allah’ın tövbeyi kabul ettiğini belirten iki ayrı mısdakın, sure içerisinde yer almasından dolayı, Tövbe adını almıştır.

Berâet: Surenin bir diğer adıysa Berâet’tir zira Tövbe suresi, Beraat kelimesiyle başlamaktadır. Müşriklerden Berâet etme hükmü ve onlarla olan irtibatın kesilmesi gerektiği, bu surede katiyetle belirtilmiştir. Bu konunun yani Allah ve Allah Resulü’nün (s.a.a) müşriklerden ve amellerinden hoşlanmadığı, nefret ettiği ve beri olduğu tekit edilerek vurgulanmıştır.

Fadihe: Bu sureye, rezil kepaze eden anlamına gelen Fadihe de denmektedir.

Muhziye: Bu sureye, utanç verici ve aşağılık anlamlarına gelen Muhziyede denmektedir.

Seyf: Bu sureye, savaş sembolü olan kılıç anlamına gelen Seyf denmektedir.

Hafira: Aşikâr eden anlamına gelmektedir zira münafıkların kalplerinde ki maksatları ve gönüllerinde saklamış oldukları şeyleri ortaya çıkarmaktadır.

Bu sure en çok isme sahip olan surelerin başında gelmektedir zira bu sure için birçok isim nakledilmiştir. [1]

  • İniş sırası ve yeri

Tövbe suresi, Allah Resulü’ne (s.a.a) nazil olan en son (yüz on dördüncü) suredir. Öyleyse Medeni surelerdendir. Tövbe suresi, Kuran’ı Kerim’de hâlihazırda ki sıralamaya göre dokuzuncu suredir ve Kuran’ın onuncu ve on birinci cüzlerinde yar almaktadır. [2]

  • Ayet Sayısı

Bu sure, Medeni’dir ve Kufe karilerine göre 129 ve başka karilere göre ise 130 ayettir. Birinci görüş meşhur görüştür. Kelime sayısı 2506, harf sayısı ise 11116’dır. Hacim ve uzunluk açısından yedi tıval surelerin sonuncusu ve Kur’an’ın nispeten uzun surelerinden biridir. Kur’an’ın bir cüz’ü kadardır.

Konuları

Tövbe suresi, müşrik ve münafıklardan, ilişkilerin kesin olarak kesilmesi emrini içermektedir. Onları necis bilmekte ve aynı zamanda tövbe kapısının onlar için de açık olduğunu beyan etmektedir.

Müminlerden, yakınları arasında müşriklerin bulunması durumunda, onları unutmaları talep edilmekte ve Peygamberden (s.a.a) onlar için bağışlanma dilememesi istenmektedir. Surede münafıkların yaptıkları ‘‘Dırar mescidi’’nden de bahsedilmektedir.[3]

Bu surenin 117 ila 119. Ayet-i kerimeleri Tebük gazvesine katılmaktan imtina eden üç sahabe hakkındadır. Allah Resulü (s.a.a) Müslümanlara bu üç kişi ile konuşmamaları ve oturup kalkmamaları konusunda düstur vermişti. Ancak bu üç kişi tövbe etti ve Allah bunların tövbelerini kabul buyurdu. Tövbe Suresi’nin, 117 ila 119. Ayet-i kerimeleri, bu olay üzerine nazil oldu. [4]



Surenin İblağ Edilmesi

Surenin ilk başlangıç ayetleri, müşriklere dört ay içerisinde Tevhid ayinine yönelmeleri için verilen fırsatı içermektedir. Ama inat ederlerse, savaşa hazırlıklı olmaları gerektiği ve yakalandıkları her yerde öldürüleceklerini beyan eden ayet-i kerime nazil olduğunda, Allah Resulü (s.a.a) henüz Hac merasimine katılmaya karar vermemişti. Allah’ın vermiş olduğu ferman üzere; Bu mesajları, Allah Resulü’nün (s.a.a) bizzat kendisi veya kendisinden olan biri müşriklere ulaştırmalıdır, bu iki şahıs dışında kimsenin bu işe salahiyeti yoktur. [6] Allah Resulü (s.a.a) İmam Ali’yi (a.s) çağırdı ve ona şöyle bir ferman verdi: Mekke’ye git ve Kurban bayramı günü Mina’da Beraet Suresi’nin ayetlerini müşriklere iblağ et. [7]

Bismillahirrahmanirrahim ile başlamayan tek sure

Tövbe suresi, Kuran’ı Kerim’in diğer surelerinin aksine Bismillahirrahmanirrahim olmadan başlamıştır. Bu konu hakkında müfessirler farklı görüşler bildirmişlerdir:

  • 1-Tövbe suresi, Enfal suresinden sonra nazil olduğu ve her iki sure, bir sure hesap edildiği için ‘‘Bismillahirrahmanirrahim’’ siz başlamıştır. [8]
  • 2-Bir diğer görüşse ‘‘Bismillahirrahmanirrahim’’in rahmet ve aman ayeti olmasından kaynaklanmaktadır fakat Beraet suresi, amanı kaldırmak ve bertaraf etmek için nazil olduğundan ‘‘Bismillahirrahmanirrahim’’ siz başlamıştır. [9]
  • 3-Bir diğer görüşse büyük bir ihtimalle, İbn Abbas’tan nakledilen şu rivayete dayandırılmaktadır: İbn Abbas diyor ki; Osman’a dedim ki, neden Beraet suresini Miûn, Enfal suresini ise Mesani surelerden olmasına rağmen, yedi tıval sureler içerisinde karar verdiniz ve her iki sure arasında ‘‘Bismillahirrahmanirrahim’’ yazmadınız?

Osman, şöyle cevap verdi: Kuran ayetleri nazil olduğunda, Allah Resulü’nün (s.a.a) yöntemi, şu şekildeydi; Vahiy kâtiplerinden birine şöyle buyururdu: Bu ayetleri filan sureye yerleştir, Enfal suresi Medine’de nazil olan surelerin ilklerindendir. Beraet suresi ise Medine’de nazil olan en son surelerdendir. Her iki surenin konuları birbirine benzediği için biz, Tövbe suresini, Enfal suresinin devamı olduğunu zannettik. Allah Resulü’de (s.a.a) öleceği vakte kadar, bu konu hakkında bize bir şey demedi ve bizde bundan dolayı, Tövbe suresinin yedi Tıval sureden biri olduğuna karar verdik ve her iki sure arasında ‘‘Bismillahirrahmanirrahim’’ yazmadık. [10]

Ayetül Ahkam

Ayet Numarası Ayet Bab Konu
6 وان احد من المشرکین استجارک فاجره..
28 انما المشرکون نجس فلایقربوا المسجد الحرام
29 قاتلوا الذین لایؤمنون بالله ولا بالیوم الاخر
41 انفروا خفافا و ثقالا وجاهدوا باموالکم وانفسکم
60 انما الصدقات للفقراء و المساکین و ..
81 فرح المخلفون بمقعدهم خلاف رسول الله
84 ولا تصل علی احد منهم مات ابدا
91 لیس علی الضعفا ولا علی المرضی...حرج
103 خذ من اموالیهم صدقة تطهرهم و تزکیهم
108 لمسجد اسس علی التقوی...فیه رجال یحبون ان یتطهروا
41 قاتلوا الذین یلونکم من الکفار

Tarihi Rivayet ve Öyküler

Müşriklerden Beraet’in ilanı, 1 ila 4. Ayet-i kerimeler Huneyn savaşında zafer elde edilmesi ve Allah’ın yardımı, 25 ve 26. Ayet-i kerimeler Allah Resulü’nün (s.a.a) Hicret esnasında mağaraya saklanması, 40. Ayet-i kerime Mescid-i Dırar, 107 ila 110. Ayet-i kerimeler Hz. İbrahim’in (a.s) Azer için af ve bağışlanma talebinde bulunması, 114. Ayet-i kerime Sahabeden 3 kişinin, Tebük savaşına katılmaktan imtina etmesi, 117 ve 118. Ayet-i kerimeler

Meşhur Ayetler

Segayetu’l-Hac Ayeti

أَجَعَلْتُمْ سِقَايَةَ الْحَاجِّ وَعِمَارَةَ الْمَسْجِدِ الْحَرَامِ كَمَنْ آمَنَ بِاللّهِ وَالْيَوْمِ الآخِرِ وَجَاهَدَ فِي سَبِيلِ اللّهِ لاَ يَسْتَوُونَ عِندَ اللّهِ وَاللّهُ لاَ يَهْدِي الْقَوْمَ الظَّالِمِين

Hacılara su verme ve Mescid-i Harâm'ı îmâr etme işiyle uğraşanların derecesini Allah'a ve âhiret gününe inanıp, Allah yolunda savaşan kimsenin derecesiyle bir mi tutarsınız? Ve Allah, zulmeden topluluğu doğru yola sevk etmez. (Tövbe Suresi / 19)

Bazı müfessirler, Tövbe suresi 19. Ayet-i kerimenin, İmam Ali (a.s) ve Abbas bin Abdulmuttalip hakkında nazil olduğu görüşünü ve bir başka görüşe göreyse Şeybe hakkında nazil olduğu görüşünü savunmaktalar. [11]

La Tehzen Ayeti

إِلاَّ تَنصُرُوهُ فَقَدْ نَصَرَهُ اللّهُ إِذْ أَخْرَجَهُ الَّذِينَ كَفَرُواْ ثَانِيَ اثْنَيْنِ إِذْ هُمَا فِي الْغَارِ إِذْ يَقُولُ لِصَاحِبِهِ لاَ تَحْزَنْ إِنَّ اللّهَ مَعَنَا فَأَنزَلَ اللّهُ سَكِينَتَهُ عَلَيْهِ وَأَيَّدَهُ بِجُنُودٍ لَّمْ تَرَوْهَا

Siz ona yardım etmezseniz hatırlayın o zamanı ki kâfirler, onu yurdundan çıkardıkları zaman yardım etmişti ona. O, iki kişinin ikincisiydi ancak ve hani ikisi de mağaradaydılar, arkadaşına, mahzun olma demişti, şüphe yok ki Allah, bizimle berâberdir. Şüphe yok ki Allah, ona mânevî bir kuvvet ve huzur vermişti ve onu, sizin görmediğiniz ordularla kuvvetlendirmişti ve kâfir olanların sözlerini alçaltmıştı (Tevbe Suresi / 40)

Bu ayet-i kerime, Allah Resulü’nün (s.a.a) Mekke’den Medine’ye hicret etme olayına değinmektedir. Allah Resulü (s.a.a) vahiy aracılığıyla müşriklerin kendisine suikast düzenleyeceklerinden haberdar olunca, Ebubekir ile beraber Mekke’den çıktı ve patika yollardan Yesribe doğru hareket etti. Sevr mağarasına ulaştıklarında mağaraya saklandılar. [12]

Yüce Allah, bu ayet-i kerime de, Allah Resulü (s.a.a) ile beraber olan Ebu Bekir 'i sakin olmaya davet etmiştir. Müslüman müfessirler arasındaysa, bu konuda farklı görüşler bulunmaktadır.

Sâdikîn Ayeti

يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُواْ اتَّقُواْ اللّهَ وَكُونُواْ مَعَ الصَّادِقِينَ

Ey inananlar, çekinin Allah' tan ve gerçeklerle berâber olun. (Tövbe Suresi / 119)

Müfessirler ayet-i kerime de geçen Sadıklar (Doğru sözlüler) hakkında farklı görüşlere sahiptirler. Bazı Ehlisünnet müfessirleri şöyle demişlerdir: Sadıklardan maksat; Allah Resulü (s.a.a) ve sahabelerdir; ancak Şii müfessirler, rivayetlere istinaden Sadıklardan maksadın, Masum İmamlar (a.s) olduğu görüşündedir. [13]

Nefer Ayeti

وَمَا كَانَ الْمُؤْمِنُونَ لِيَنفِرُواْ كَآفَّةً فَلَوْلاَ نَفَرَ مِن كُلِّ فِرْقَةٍ مِّنْهُمْ طَآئِفَةٌ لِّيَتَفَقَّهُواْ فِي الدِّينِ وَلِيُنذِرُواْ قَوْمَهُمْ إِذَا رَجَعُواْ إِلَيْهِمْ لَعَلَّهُمْ يَحْذَرُونَ

İnananların hepsinin savaşa gitmesi lâzım değil; bir kısmı savaşa gitmeli, bir topluluk da çekinmelerini sağlamak için kavimleri savaştan dönüp gelerek onlarla buluşunca onları korkutmak için dîni hükümleri iyice öğrenmeye çalışmalıdır. (Tövbe Suresi / 122)

Bu ayet-i kerime, Nefer ayeti olarak meşhur olmuştur; bu ayet-i kerime, Kur’an’i delillere dayanarak, İlim tahsil etmenin farz olduğuna, Haber-i Vahid’in hüccet olduğuna [14] Ve müçtehidin fetvasının da, hüccet ve delil olduğuna delalet etmektedir. [15]

Tavsiye Edilmiş Kıraatler

Tövbe suresinin her ay okunması tavsiye edilmiştir. [16]

Fazilet ve Özellikleri

Muminun suresini okumanın fazileti hakkında, Allah Resulü’nden (s.a.a) şöyle bir hadis-i şerif nakledilmiştir; Enfal ve Tövbe surelerini okuyan her kes için, kıyamet günü şefaat edeceğim ve o şahıs nifaktan uzak olacaktır, dünyada ki tüm münafık kadın ve erkeklerin sayısınca ona iyilik verilecek, on günah ondan silinecek, on derece yükselecek, arş ve arşı taşıyanlar dünyada yaşadığı sürece ona selam gönderecekler. [17] İmam Sadık’tan (a.s) şöyle bir rivayet nakledilmiştir: Enfal ve Tövbe surelerini her ay okuyan kimsenin kalbine nifak girmez ve bu şahıs İmam Ali’nin (a.s) Şialarından olur. [18] Ayaşi tefsirinde bu rivayet nakledildikten sonra, şöyle bir ekleme yapılmıştır: Kıyamet, insanların hesap kitabı bitinceye dek, cennet sofralarında Şiilerle birlikte rızık yiyecektir. [19] Kaynak hadis kitaplarında, Tövbe suresini okumanın özelliklerinden biri olarak; yangından korunmak [20] Yırtıcı hayvanlardan âmânda olmak ( eğer 128 ve 129. Ayetleri okursa) gibi özellikler zikredilmiştir. [21]

Surenin Metni



Önceki Sure
Enfal Suresi
Tevbe Suresi Sonraki Sure
Yunus Suresi

Dış Bağlantılar

Kaynakça

  1. Tabersi, Mecmau’l-Beyan, h.ş 1390, c 11, s 3-5.
  2. Marifet, Amuzeş-i Ulum-i Kur’an, h.ş 1371. C 2, s 168.
  3. Danişname-i Kur’an ve Kur’an Pejuhi, c. 2, s. 1238–1239.
  4. Zührî, el-Meğazi en-Nebeviyye, h.k 1401, s 108-111, Vâkıdî, Kitâbü-l Mağâzî, m. 1966, c 3, s 1049-1056; İbn Kudâme’ye müracaat ediniz, et-Tevvabin, m 1961. s 89-93.
  5. Hameger, Muhammed, Kur’an sureleri, Nuru’s-Sakaleyn Kur’an ve İtret Kültür merkezi, birinci baskı, Kum, Neşri Nuşera, ş. 1392.
  6. İbn Hişam, c 4, s 545.
  7. Taberî, c 6, cüz 10; İbn Hişam, c 4, s 188-190.
  8. Allame Tabatabai, el-Mizan, h.ş 1370, c 9, s 146.
  9. Razi, Ravzu’l-Cenan ve Ruhu’l-Cenan, h.ş 1376, c 9, s 163.
  10. Tabersi, Mecmau’l-Beyan, h.ş 1390, c 11, s 5 ve 6.
  11. Heskani, Şevahidü’t-Tenzil, h.k 1411, c 1, s 320-330.
  12. İbn Hişam, c 2, s 126-129; İbn Said, c 1, s 227-229.
  13. Mekarim Şirazi, Tefsir-i Numune, h.ş 1374, c 8, s 181-183.
  14. Ahunt Horasani, Kifayetü’l-Usul, h.ş 1373, s 298 ve 299.
  15. Hoi, et-Tenkih, h.ş 1370, s 66.
  16. Kaşif'ul-Gita, Keşfu’l-Gita, h.k 1422, c 3, s 481.
  17. Tabersi, Mecmau’l-Beyan, h.ş 1377, c 5, s 6.
  18. İbn Babıveyh, Sevabu’l-Amal, h.ş 1382, s 106.
  19. Ayaşi, Tefsir-i Ayaşi, h.k 1421, c 2, s 46.
  20. Bahrânî, Tefsir-i Burhan, h.k 1416, c 2, s 727.
  21. Kuleyni, Kâfi, c 2, s 625.

Bibliyografi

  • Kur’an-ı Kerim, tercüme: Muhammed Mehdi Fuladvend, Tahran, Daru’l Kur’ani’l Kerim, h.k. 1418/ m. 1376.
  • Danişname-i Kur’an ve Kur’an Pejuhi, c. 2, Bahaddin Hürremşahi’nin katkılarıyla, Tahran, Dustan, Nahid, h.ş. 1377.
  • Vâkidî, Muhammed bin Ömer, Kitabu’l-Meğazi, Baskı Marsden Jones, Londra, m 1966.
  • İbn Kudame, Kitabu’t-Tevvabin, Baskı George Moghaddasi, Dimeşk, m 1961.
  • İbn Hişam, Muhammed bin Abdulmelik, es-Siretü’n-Nebeviye, Tahkik Muhiddin Abdulhamid, Kahire, Mektebetu Sabih, h.k 1383.
  • Haskani Abdullah bin Ahmed, Şevahidun’t-Tenzil fi-Kavaidi’t-Tafdil, Tahkik, Muhammed Bakır Mahmudi, İran İslam Cumhuriyeti Kültür Bakanlığı Matbaa ve Yayıncılık Organizasyonu, Tahran, h.k 1411.
  • Zühri, Muhammed bin Müslim, el-Meğazi en-Nebeviyye, Baskı Suheyl Zekar, Dimeşk, h.k 1401, m 1981.
  • Kaşifu’l-Gita, Cafer, Keşfu'l-Gita en Mübhematül-Şeriati’l-Ğura, Kum, İntişarat-i Defter-i Tebligat-i İslami-i Havza-i İlmiye-i Kum, h.k 1422.
  • Taberi, Tarih-i Taberi, Müessese-i e’lemi, Beyrut.
  • Ayaşi, Tefsir-i Ayaşi, c 2, Kum, Baskı Bonyad-i Bi’set, h.k 1421.
  • İbn Babıveyh, Muhammed bin Ali, Sevabu’l-Amal ve İkabu’l-Amal, Tahkik: Sadık Hazanzade, Tahran, Ermağan Tuba, h.ş 1382.
  • Bahrani, Seyyid Haşim, el-Burhan fi Tefsiri’l-Kuran, Bonyad-i Bi’set, h.k 1416.
  • Tabatabai, el-Mizan Tefsiri, Tercüme Muhammed Bakır Hemedani, Merkez-i Neşr-i Fehengi-i Reca, Dördüncü baskı, h.ş 1370.
  • Tabersi, Fadıl bin Hasan, Mecmau’l-Beyan fi Tefsiri’l-Kuaran, Tercüme: Bistuni, Meşhet, Astan’ı Kuds-i Razavi, h.ş 1390.
  • Mekarim Şirazi, Nasır, Tefsir-i Numune, Tahran, Daru’l-Kutubi’l-İslamiye, Birinci baskı, h.ş 1374.