Saff Suresi

WikiShia sitesinden
Şuraya atla: kullan, ara
Saff Suresi
Saff Suresi.png
Anlamı Saf Tutmak
Başka İsmi "Havariyyun" (has ve özel yaranlar), "Hz. İsa"
Sınıfı Medeni
Nüzul Sırası 109
Sure Numarası 61
Cüz 28
Sayısal Bilgiler
Ayet Sayısı 14
Kelime Sayısı 226
Harf Sayısı 966

Saff suresi (Arapça: سورة الصف‎) Kur’an-ı Kerim’in Medeni surelerinden olup Mushaf’taki resmi sırası itibarıyla 60. iniş tarihine göre ise Kur’an’ın 109. Suresidir.

Bu sure adını, 4. ayette geçen ve saf tutmak anlamına gelen "Saf" kelimesinden almıştır. Sure lafız ve hacim bakımından kısa surelerden, yani “Mufassal” surelerdendir, ancak Mufassal sureler içinde de “Tival” surelerden sayılmakla birlikte diğer surelere nispet daha küçüktür.

Saff suresi, Allah’ı tesbih (سَبَّحَ لِلَّـهِ) ifadesiyle başlayan ve “Müsebbihât” diye bilinen yedi sureden birisidir. Saff suresi adını, 4. ayette geçen ve saf tutmak anlamına gelen "Saf" kelimesinden almış ve bununla birlikte Allah’ın kuşkusuz kendi yolunda, kurşun dökümü (sağlam) bir yapı gibi saf bağlayarak çarpışanları sevdiğine işaret etmektedir.

Diğer İsimleri

Saff suresinin ikinci ismi “Havariyyun” (havarinin çoğulu; has ve özel yaranlar manasına gelmekte) suresidir. Havari kelimesi daha çok Hz. İsa’nın (a.s) Sıddık yaranlarına özgüdür ve bu surenin 14. ayetinde kullanılmıştır. Bu surenin üçüncü ismi ise “İsa”dır; zira Ulû'l-Azm peygamberlerinden olan Hz. İsa’nın (a.s) adı, Saff suresinin 6. ve 14. ayetlerinde zikredilmiştir.

Konuları

Saff suresinin 6. ayetinde Hz. İsa (a.s) Beni İsrail’e (İsrailoğullarına) kendisinden sonra Tevrat ve İncil’i doğrulayan ve adı Ahmed (Ahmed, Hz. Muhammed’in (s.a.a) isimlerinden biridir) olan bir peygamberin geleceğini müjdelemektedir. Ayetlerinin sayısı hakkında bir görüş ayrılığı bulunmayan bu sure 14 ayet, 226 kelime ve 966 harften ibarettir. Mushaf’taki resmi sırası itibarıyla 60. iniş tarihine göre ise 109. Suredir. Sure Medenidir.

Saff suresi lafız ve hacim bakımından kısa surelerden, yani “Mufassal” surelerdendir, ancak Mufassal sureler içinde de “Tival” surelerden sayılmakla birlikte diğer surelere nispet daha küçük ve hizb’in bir bölümünü oluşturmaktadır. Allah’ı tesbih (سَبَّحَ لِلَّـهِ) ifadesiyle başlayan “Müsebbihât” diye bilinen yedi sureden birisidir.

Allah’ın tesbih ve takdisi, sözü ile ameli bir olmayanları kınama ve serzeniş, asıl ve son zaferin Allah’ın dini üzere olacağı, din ve Allah düşmanlarının istememelerine rağmen Allah’ın nurunu tamamlayacağı, insanları Allah’a imana ve onun yolunda mal ve canla cihad etmeye teşvik etme ve Allah yolunda infak etmenin günahların bağışlanmasına sebep olduğu gibi konular bu surenin diğer konularındandır.[1]

Kıraatinin Fazileti

Bir rivayete göre İslam Peygamberi (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “İsa (a.s) suresini okuyan kimseye hayatta olduğu müddetçe (o sure ona) selam göndererek, bağışlanma ve mağfiret talebinde bulunur. Kıyamet gününde ise Hz. İsa’nın (a.s) refik ve dostu olur.”[2]

Aynı şekilde İmam Bakır’dan (a.s) şöyle rivayet edilmiştir: “Her kim Saff suresini kıraat ederse ve onu farz ve müstehab (sünnet) namazlarında her daim okursa, Allah-u Teâla onu melekler ve peygamberlerle birlikte aynı safta karar kılar.”[3]

Meşhur Ayetler

«يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا لِمَ تَقُولُونَ مَا لَا تَفْعَلُونَ كَبُرَ‌ مَقْتًا عِندَ اللَّـهِ أَن تَقُولُوا مَا لَا تَفْعَلُونَ»

Ey inananlar, ne diye yapmayacağınız şeyi söylersiniz? Allah katında en nefret edilen şey, yapmayacağınız şeyi söylemenizdir. (Ayet 2 ve 3)

Bu ayeti kerimenin iniş sebebi hakkında şu şekilde denilmiştir: Bir grup Müslüman şöyle diyordu; eğer biz bilseydik ki Allah katında hangi iş en çok sevilendir canımızı malımızı ona sarfederdik. Allah Cihadı tanıtarak onları Uhud savaşıyla sınadı ancak onlar savaştan kaçtı. [4]

Tefsir-i Kummi’de şöyle yazılmıştır; Sözlerine amel etmeyenlerden maksat Allah Resulü’ne (s.a.a) yardım edeceklerine, emirlerine uyacaklarına ve İmam Ali (a.s) hakkında Peygamber Efendimizle (s.a.a) olan ahitlerine bağlı kalacaklarına dair vaatte bulunan Peygamber Efendimizin (s.a.a) sahabeleridir ancak Allah onların ahitlerine vefa etmeyeceklerini bildirdi. [5]

وَأُخْرَى تُحِبُّونَهَا نَصْرٌ مِّنَ اللَّهِ وَفَتْحٌ قَرِيبٌ وَبَشِّرِ الْمُؤْمِنِينَ

Ve başka bir şey daha var ki seversiniz: Yardım ve zafer Allah'tan ve pek yakın bir fetih ve müjdele inananları.

Fethu’n-Karib (Yakın bir fetih) den maksadın hangi zafer olduğu noktasında tefsirciler arasında farklı görüşler bulunmaktadır:

Birçokları; Mekke’nin fethi olarak tefsir etmişlerdir, bazıları; İran ve Rum topraklarının ele geçirilmesi olarak ve bazıları da; Müslümanların kazanmış olduğu tüm İslami fetihler olarak yorumlamışlardır. [6] Tefsir-i Kummi’de beyan edildiğine göreyse; Feth-i Karib’den maksat; İmam Mehdi’nin (a.f) zaferidir. [7]

Fazilet ve Özellikleri

Saff Suresi’ni okumanın fazileti hakkında Allah Resulü’nden (s.a.a) şöyle bir hadis-i şerif nakledilmiştir: Her kim Hz. İsa’nın (a.s) suresini (Saff Suresi) okursa, dünyada olduğu müddetçe Hz. İsa (a.s) ona selam gönderir ve onun için af ve bağışlanma talebinde bulunur, kıyamet günündeyse Hz. İsa (a.s) ile beraber oluverir. [8]

İmam Muhammed Bakır’dan (a.s) şöyle bir rivayet nakledilmiştir: Her kim Saff Suresini okursa, farz ve sünnet namazlarında sürekli okursa, Allah Teâlâ onu peygamberler ve meleklerle aynı safta tutar. [9]

Tarihi Rivayetler ve Öyküler

  • Hz. Musa’nın (a.s) kavminin eziyetleri karşısında ki şikâyetleri (Ayet:5),
  • Hz. İsa’nın (a.s) İsrailoğullarını davet etmesi, Hz. Muhammed’in (s.a.a) peygamberliğini müjdelemesi, mucize getirmesi ve sihirbazlıkla suçlanması (Ayet.6),
  • Hz. İsa’nın (a.s) Havariler ile konuşması, İsrailoğullarından bazılarının iman getirmesi ve bazılarının da inkâr etmesi (Ayet: 14).


Önceki Sure
Mümtehine Suresi
Saff Suresi Sonraki Sure
Cuma Suresi

Dış Bağlantılar

Kaynakça

  1. Danişnamei Kur’an ve Kur’an Pejuhi, c. 2, s. 1255.
  2. Mecmaü'l-Beyan, c. 9, s. 459.
  3. Sevabu'l-Âmal, s. 118.
  4. Vahidi, Esbab-i Nüzul, h.k 1411, s 448.
  5. Kummi, Tefsir-i Kummi, h.ş 1367, c 2, s 365.
  6. Mekarim Şirazi, Tefsir-i Numune, c 24, s 91.
  7. Kummi, Tefsir-i Kummi, h.ş 1367, c 2, s 366.
  8. Tabersi, Mecmau’l-Beyan, c 9, s 459.
  9. Şeyh Saduk, Sevabu’l-Amal, h.k 1406, s 118.

Bibliyografi

  • Kur’an-ı Kerim, tercüme: Muhammed Mehdi Fuladvend, Tahran, Dâru'l- Kur'âni'l-Kerîm, h.k. 1418/ m. 1376.
  • Danişnamei Kur’an ve Kur’an Pejuhi, c. 2, Bahaddin Hürremşahi’nin katkılarıyla, Tahran, Dustan, Nahid, h.ş. 1377.
  • Ramyar, Mahmut, Tarih’i Kuran, Tahran, İntişarat-i İlmi ve Ferhengi, h.ş 1362.
  • Şeyh Saduk, Sevabu’l-Amal ve İkabu’l Amal, Kum, Daru’ş-Şerif er-Razi, İkinci baskı, h.k 1406.
  • Tabatabai, Seyyid Muhammed Hüseyin, el-Mizan fi Tefsiri’l-Kuran, Kum, Defter-i İntişarat-i İslami Camia-i Müderrisin-i Havza İlmiye-i Kum, Beşinci baskı, h.k 1417.
  • Tabersi, Fadıl bin Hasan, Mecmeu'l Beyan|Mecmau’l-Beyan fi Tefsiri’l-Kuran, Fadlullah Yezdi ve Haşim Resulü’nün katkılarıyla, Tahran, Nasır Hüsrev, Üçüncü baskı, h.ş 1372.
  • Ferheng Name-i Ulum-i Kuran, Kum, Defter-i Tebligat-i Havza-i İlmiye-i Kum.
  • Kummi, Ali bin İbrahim, Tefsir-i Kummi, Kum, Daru’l-Kitap, Dördüncü baskı, h.ş 1367.
  • Marifet, Muhammed Hadi, Amuzeş-i Ulum-i Kur’an, Merkez-i Çap ve Neşr-i Sazman-i Tebligat-i İslami, Birinci baskı, h.ş 1371.
  • Mekarim Şirazi, Nasır, Tefsir-i Numune, Tahran, Daru’l-Kutubi’l-İslamiye, Birinci baskı, h.ş 1374.
  • Vahidi, Ali bin Ahmed, Esbabu Nuzuli’l-Kuran, Beyrut, Daru’l-Kutubi’l-İlmiye, Birinci Baskı, h.k 1411.