Kehf Suresi

WikiShia sitesinden
Şuraya atla: kullan, ara
Kehf Suresi
Kehf Suresi.png
Anlamı Mağara (Mağara arkadaşları)
Başka İsmi Haile (Allah'ın Buyruklarına amel eden Kur'an karileri ile cehennem ateşi arasında mani ve engel anlamına gelir.
Sınıfı Mekki
Nüzul Sırası 69
Sure Numarası 18
Cüz 15, 16
Sayısal Bilgiler
Ayet Sayısı 110
Kelime Sayısı 1589
Harf Sayısı 6550

Kehf suresi (Arapça: سورة الکهف), ismini, içinde söz konusu edilen ve "mağara arkadaşları" anlamına gelen "Ashab-ı Kehf" den almıştır. Ashab-ı Kehf, bir mağarada yıllarca uyuduktan sonra tekrar uyanan bir topluluktur. Putperest imparatorun baskısından bir mağaraya sığınan bu topluluk, orada yıllarca uyku hâlinde kalmıştır.

Ashab-ı Kehf'in hikâyesi, öldükten sonra tekrar dirilişe örnek olarak anlatılmıştır. Kehf suresi, 110 ayettir. Mekke'de nazil olmuştur. Mushaf’ta resmi sırası itibarıyla 18, iniş sırasına göre ise 69. suredir.

Tanıtım

Kehf dağda mağara anlamına gelmektedir. [1] Kefh ashabından ve kıssasından bahsedildiği için bu adı almıştır. Kehf sözcüğü Kur’an’da 6 kez bu surede geçmiştir. Surenin bir diğer adı Haile’dir. Zira amel eden kariler ile cehennem ateşi arasında mani ve engel anlamındadır. [2] Sure, Mekke’de nazil olmuştur. Mushaf’taki sıralamada on sekizinci, [3] nüzul sırasına göre ise altmış dokuzuncu suredir.Tam olarak Kur’an’ın ortasında yani on beşinci ve on altıncı cüzde yer almaktadır. [4]

Küfe karilerine göre 110 ayet, Basra karilerine göre ise 111 ayettir, ancak birinci görüş sahih ve meşhurdur. Kelime sayısı 1.589, harf sayısı ise 6.550’dir. Hacim açısından miun surelerden ve orta boyutludur. Bu sure tam olarak Kur’an’ın ortasında yer almaktadır. [5]

İçeriği

Bu sure "elhamdülillah" ibaresiyle başlayan beş sureden biridir.

Bu şekilde başlayan sureler: Fatiha, En'am, Kehf, Sebe ve Fâtır sureleridir. Bu başlangıç, insanın Yüce Allah'a kulluğunu, onun Allah'ın nimet ve lütuflarını kabul edişini, Yüce Allah'ın şan ve şerefinin övülmesini, onun azamet, celal ve kemalinin itiraf edilmesini hissettirmektedir. Farklı surelerde ve bölüm-bölüm anlatılan kıssaların aksine bu surede üç farklı kıssa bir arada ele alınmıştır (Ashab-ı Kehf, Hz. Musa ve Hz. Hızır kıssası ve Zülkarneyn ve Yecüc ve Mecüc kıssaları).[6]

Bu kıssaların yanı sıra iki bahçe kıssası, Hz. Adem ve İblis kıssalarına da değinilmiştir. Mead ve ilahiyat, toplumun ıslahı için Kur’an’ın nazil olması, dünyanın hakikatinin ortaya konulması, dünyanın yok olacağı ve itibar edilemeyeceği ve ayrıca iyiler, temizler ve imanlı mahrum ve mustazaflarla birliktelik konularına da değinilmiştir.[7]

Kehf Suresi'nin İçeriği[8]
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
Kehf
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
Birinci Söz: Ayet 1-8
Kâfirlerin iman getirmeme nedeni; dünyaya tapmalarıdır
 
İkinci Söz: Ayet 9-26
Ashab-ı Kehf öyküsü, kıyametin hakkaniyeti ve dünyanın yok olma nişanesidir
 
Üçüncü Söz: Ayet 37-59
Dünyaperest kâfirler karşısında peygamberin vazifeleri
 
Dördüncü Söz: Ayet 60-82
Hz Musa ve Hz Hızır’ın öyküsü dünyanın batını olduğunun nişanesidir
 
Beşinci Söz: Ayet 83-102
Zülkarneyn’in öyküsü, dünyaperest kâfirlerin muradına erememelerin nişanesidir
 
Altıncı Söz: Ayet 103-110
Dünyayı talep etme yerine Allah’ın lütfunu celp etme peşinde olun
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
Birinci Konu: Ayet 1-5
Kur’an dünyaya tapan müşrikler için uyarıcıdır
 
Birinci Konu: Ayet 9-12
Ashab-ı Kehf öyküsünde ki acayiplik
 
Birinci Vazife: Ayet 27
Allah’ın kitabını tilavet etmek
 
Birinci Konu: Ayet 60-64
Hz. Musa’nın Hz. Hızır’ı bulmak için araması
 
Birinci Konu: Ayet 83-84
Zülkarneyn’in Allah vergisi kudret ve ilmi
 
Birinci Konu: Ayet 103-108
Dünyaperestlerin Allah’ın lütfundan mahrum olması
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
İkinci Konu: Ayet 6-8
Dünyaperestlerin imansızlığından dolayı peygambere teselli verilmesi
 
İkinci Konu: Ayet 13-15
Şirk karşısında Ashab-ı Kehf’in kıyamı
 
İkinci Vazife: Ayet 28
Gafillerden uzak durmak, müminlerle beraber olmak
 
İkinci Konu: Ayet 65-66
Hz. Musa’nın Hz. Hızır’dan ilahi maarifleri öğretmesini istemesi
 
İkinci Konu: Ayet 85-88
Zülkarneyn’in Batıya yolculuğu
 
İkinci Konu: Ayet 109
Allah’ın lütufları saymakla bitmez
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
Üçüncü Konu: Ayet 16
Mağaraya sığınmak
 
Üçüncü Vazife: Ayet 29-31
İman ve küfrün sonucunu açıklamak
 
Üçüncü Konu: Ayet 67-70۰
Hz. Hızır’ın Hz. Musa’ya eğitim verme şartı
 
Üçüncü Konu: Ayet 89-91
Zülkarneyn’in doğuya yolculuğu
 
Üçüncü Konu: Ayet 110
Allah’ın lütfundan faydalanmanın şartı iyi işler ve imandır
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
Dördüncü Konu: Ayet 17-18
Ashab-ı Kehf’in özel bir halette uykuya geçmesi
 
Dördüncü Vazife: Ayet 22-44
Dünyaya tapan hainlerin uğursuz sonlarının hatırlatılması
 
Dördüncü Konu: Ayet 71-78
Hz. Hızır’ın zahirde üç acayip eylemi
 
Dördüncü Konu: Ayet 92-102
Zülkarneyn’in dağlık bölgelere yolculuğu
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
Beşinci Konu: Ayet 19-20
Ashab-ı Kehf’in uyanması ve şehre inmesi
 
Beşinci Vazife: Ayet 45-49
Dünyanın yok olacağının hatırlatılması
 
Beşinci Konu: Ayet 79-82
Hz. Hızır’ın davranışlarının batın ve hikmeti
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
Altıncı Konu: Ayet 21
Ashab-ı Kehf’in mezarı üzerine bina yapma hususunda halkın ihtilafa düşmesi
 
Altıncı Vazife: Ayet 50-51
Şeytanın insan ile olan düşmanlığına nispet uyarı
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
Yedinci Konu: Ayet 22-24
Ashab-ı Kehf’in sayısı hakkında ihtilaf
 
Yedinci Vazife: Ayet 52-53
Kıyamet gününde Allah’a ortak koşulanların acizliğinin hatırlatılması
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
Sekizinci Konu: Ayet 25-26
Ashab-ı Kehf’in uyuma süresinde ihtilaf
 
Sekizinci Vazife: Ayet 54-59
Kur’an’ın uyarılarına aldırış etmemenin doğuracağı sonuçların hatırlatılması

Tarihi Rivayetler ve Öyküler

Kehf suresinde birkaç tane öykü zikredilmiştir bunlardan üçü diğerlerinden daha geniş ve detaylı olarak beyan edilmiştir.

  • Ashab-ı Kehf’in kıssası, (8-26. Ayet-i kerimeler) Ashab-ı Kehf’in Allah tarafından hidayet edilmesi, onların imanı ve kâfirlerle olan keşmekeşi, mağaraya sığınmaları, Allah’ın yardımı sayesinde canlı kalmaları, uykudan uyanmaları ve yeniden halk ile karşılaşmaları, hakikatin ortaya çıkması ve kâfirlerin bu konuda Allah Resulü (s.a.a) ile etmiş oldukları cidal ve münakaşanın beyanı. [9]
  • Hz. Musa (a.s) ve Hz. Hızır’ın (a.s) kıssası ( 60-82. Ayet-i kerimeler): Hz. Musa (a.s) ve gencin Mecmau’l-Bahreyn’e kadar olan birlikteliği, balığı unutmak, balığı bulmak için dönüş, gemiyi delmesi, çocuğun öldürülmesi, onları kabullenmeyen şehirde ki duvarın onarımı, Hz. Musa’nın (a.s) üç şeye itirazı, Hz. Musa’nın (a.s) Hz. Hızır’dan (a.s) ayrılması ve Hz. Hızır’ın (a.s) davranışlarının tevilinin beyanı. [10]
  • Zülkarneyn’in kıssası ( 83-98): Allah Resulünden (s.a.a) Zülkarneyn hakkında soru, padişahlığın Zülkarneyn’ne verilmesi, doğu ve batıda iki grupla karşılaşma, iki sed arasına ulaşmak, halkın Yecüc ve Mecüc’den şikayeti, Yecüc ve Mecüc’ün saldırısına karşı sed yapımı. [11]

İniş Sebebi

Kehf suresinin nüzulü hakkında İmam Sadık’tan (a.s) şöyle bir rivayet nakledilmiştir: Kureyş üç kişiyi Necran kavmine gönderdi ve o bölgede ki Yahudilerden bazı meseleleri öğrenip, Allah Resulü’nü (s.a.a) sınamak istedi. Bu üç kişi Necran’a gitti ve Yahudi alimlerle görüştü. Yahudi alimler bu üç kişiye dedi ki; ondan üç şeyi sorun, eğer bizim bildiğimiz gibi doğru cevap verecek olursa, iddiasında doğrudur aksi taktirde yalan söylüyor ve daha sonra ondan başka bir mesele daha sorun eğer biliyorum derse bilin ki yalancıdır.

Peygamber efendimizden (s.a.a) soracakları üç konudan biri; Ashab-ı Kehf’in durumuydu, ikincisi Hz. Musa (a.s) ve Hz. Hızır’ın (a.s) kıssası ve üçüncüsüyse batı ve doğu arasında gezen ve Yecüc ve Mecüc seddine ulaşan Zülkarneyn’in öyküsü. Yahudiler her üç sorunun da cevabını bu üç kişiye verdiler. Dördüncü soru da kıyametin ne zaman kopacağı hakkındaydı. Kureyşin gönderdiği elçiler, Mekke’ye döndüler ve Ebu Talib’in (a.s) yanında toplandılar ve Allah Resulü’nden (s.a.a) sormaları gereken her şeyi sordular. Allah Resulü (s.a.a) yarın cevap vereceğim dedi ve vermiş olduğu vaatlerde İnşallah demedi. Bundan dolayı vahiy kırk gün boyunca kesildi ve Allah Resulü (s.a.a) üzüldü ve peygambere (s.a.a) iman edenler şek ve şüpheye düştüler ve Kureyşliler sevindi ve alay etmeye başladılar.

Ebu Talib (a.s) son derece üzüldü. Kırk gün sonra Kehf suresi Peygamber efendimize (s.a.a) nazil oldu. Allah Resulü (s.a.a) Cebrail’den (a.s) gecikme sebebini sordu Cebrail Allah’ın izni olmadan nazil olamadıklarını söyledi. İmam Sadık (a.s) daha sonra Ashab-i Kehf kıssasını anlatmaya başladı.[12] Allame Tabatabai bu rivayeti naklettikten sonra Ashab-i Kehf kıssasını anlatan rivayetlerin çok fazla olduğunu ve birbirleriyle farklıklılar arzettiğini söylüyor. Bu rivayetler arasında söylenilen rivayet en açık ve net rivayettir öyle ki rivayetin metninde herhangi bir kaygı ve endişe yoktur buna rağmen bazı eleştirilere maruz kalmıştır. [13]

Meşhur Ayetler

  • وَإِذْ قُلْنَا لِلْمَلَائِكَةِ اسْجُدُوا لِآدَمَ فَسَجَدُوا إِلَّا إِبْلِيسَ كَانَ مِنَ الْجِنِّ فَفَسَقَ عَنْ أَمْرِ رَبِّهِ

An o zamânı hani biz meleklere, secde edin Âdem'e demiştik de İblis'ten başka hepsi secde etmişti, o, cin cinsindendi de Rabbinin emrinden çıkmıştı. ( Kehf Suresi / 50) Tefsirlerde yazılana göre; bu ayet-i kerime Bakara suresinde [14] gelmiş [15] Aynı zamanda Hz. Adem’in (a.s) yaratılış macerası ve meleklerin Hz. Adem’e (a.s) secde etme olayını beyan ediyor. [16] Müfessirlerin açıklamalarından da anlaşılacağı üzer gerçi İblis Cinlerdendi fakat Allah katında ki konumu ve itaati sayesinde Meleklerin safında yer almaktaydı.[17] Meleklerin secdesinden anlaşılan şu ki Allahtan başkasına saygı ve itaat babından secde etmenin bir sakıncası yoktur. [18] Hatırlatmakta fayda var Meleklerin Hz. Adem’e secde etme öyküsü ve İblisin başkaldırısı Kur’an-ı Kerim’de Sad suresi 73, Hicr suresi 30 ve Bakara suresi 34. Ayet-i kerimelerde de ayrıca beyan edilmiştir.

  • قُلْ إِنَّمَا أَنَا بَشَرٌ مِّثْلُكُمْ يُوحَى إِلَيَّ أَنَّمَا إِلَهُكُمْ إِلَهٌ وَاحِدٌ

De ki: Ben de ancak sizin gibi bir insanım, bana vahyedildi ki mâbûdunuz ancak ve ancak bir mâbuttur (Kehf Suresi / 110) Tefsir kitaplarında yazılana göre; bu ayet-i kerime üç asıl konuya yani Tevhid, Nübüvvet ve Mead’a işaret etmektedir. [19] Peygamber efendimiz hakkın da ki İlahlık tasladığı iddiasını ve şirk dolu düşüncelere kapıldığını reddetmektedir. [20] İmam Sadık’tan (a.s) şöyle bir rivayet nakledilmiştir: Her kim yatmadan önce Kehf suresinin son ayet-i kerimesini okursa istediği saatte uykudan uyanır. [21]

Fazilet ve Özellikleri

Kehf suresini okumanın fazileti hakkında Allah Resulü (s.a.a) ve Ehlibeyt (a.s) İmamlarından birçok rivayet nakledilmiştir ve bu rivayetler Kehf suresinin içeriğinin önemini beyan etmektedir. [22] Bu rivayetlerden bazılarını şu şekilde sıralayabiliriz:

1-Peygamber efendimizden (s.a.a) şöyle bir rivayet nakledilmiştir: Kehf suresi nazil olacağı zaman yetmiş bin melek onu uğurladı ve bu surenin azameti yeri ve göğü doldurdu. Her kim Kehf suresini Cuma günü okursa Allah Teala onun günahlarını gelecek Cumaya kadar affeder. ( Rivayet esasınca onu günahtan muhafaza eder) ve ona bir nur verir ki göğe doğru aydınlık verir ve onu Deccal’in fitnesinden korur.[23]

2-İmam Sadık’tan (a.s) şöyle bir rivayet nakledilmiştir: Her kim Cuma akşamı Kehf suresini okursa şehit olarak dünyadan gider ve şehitlerle haşredilir ve kıyamet gününde şehitler safında yer alır. [24] Kehf suresini okumanın fazileti ve özelliği hakkında birçok rivayet nakledilmiştir, onlardan bir tanesi İmam Sadık’tan (a.s) rivayet edilen şu rivayettir: Her kim yatmadan önce Kehf suresinin son ayet-i kerimesini okursa istediği saatte uykudan uyanır. [25]

Surenin Arapça ve Türkçe Meali


Önceki Sure
İsra Suresi
Kehf Suresi Sonraki Sure
Meryem Suresi

Dış Bağlantılar

Monografi

Kehf Suresi, tefsir kitaplarında tefsir edilmiştir fakat bazı eserlerde sadece Kehf suresi özel olarak ele alınmıştır, onlardan bazıları aşağıda yer almaktadır:

Kaynakça

  1. Ragıb İsfahani, Müfredat-i Elfaz-i Kur’an, Kehf sözcüğünün açıklamasında.
  2. Daneşname-i Kur’an ve Kur’an Pejuhi, h.ş 1377, c 2, s 1241.
  3. Marifet, Amuzeş-i Ulum-i Kur’an, h.ş 1371, c 1, s 166.
  4. Daneşname-i Kur’an ve Kur’an Pejuhi, h.ş 1377, c 2, s 1241.
  5. Daneşname-i Kur’an ve Kur’an Pejuhi, h.ş 1377, c 2, s 1241.
  6. Tabatabai, el-Mizan, h.ş 1374, c 13, s 326.
  7. Danişnamei Kur’an ve Kur’an Pejuhi, c. 2, s. 1240–1241.
  8. Hameger, Muhammed, Kur’an sureleri, Nuru’s-Sakaleyn Kur’an ve İtret Kültür merkezi, birinci baskı, Kum, Neşri Nuşera, ş. 1392.
  9. Mamuri, Tehlil-i Sahtar-i Rivayet der Kur’an, s 160.
  10. Mamuri, Tehlil-i Sahtar-i Rivayet der Kur’an, s 162.
  11. Mamuri, Tehlil-i Sahtar-i Rivayet der Kur’an, s 162.
  12. Tabatabi, el-Mizan, Tercüme, c 13, s 386.
  13. Tabatabai, el-Mizan, Tercüme, c 13, s 389-393.
  14. Bakara Suresi, ayet-i kerime; 30-38.
  15. Segafi, Tahrani, Revan Cavid, c 3, s 430.
  16. Mekarim Şirazi, Tefsir-i Numune, c 1, s 181.
  17. Mekarim Şirazi, Tefsir-i Numune, c 12, s 462.
  18. Tabatabai, el-Mizan, Tercüme, c 1, s 188.
  19. Tabatabai, el-Mizan, Tercüme, c 13, s 557.
  20. Mekarim Şirazi, Tefsir-i Numune, c 12, s 576.
  21. Kuleyni, el-Kafi, h.k 1407, c 2 s 540.
  22. Mekarim Şirazi, Tefsir-i Numune, c 12, s 336.
  23. Mekarim Şirazi, Tefsir-i Numune, c 12, 336.
  24. Mekarim Şirazi, Tefsir-i Numune, c 12, s 336.
  25. مَا مِنْ أَحَدٍ یقْرَأُ آخِرَ الْکهْفِ عِنْدَ النَّوْمِ إِلَّا تَیقَّظَ فِی السَّاعَةِ الَّتِی یرِید Kuleyni, el-Kafi, h.k 1407, c 2 s 540.

Bibliyografi

  • Kur’an-ı Kerim, tercüme: Muhammed Mehdi Fuladvend, Tahran, Daru’l Kur’ani’l Kerim, h.k. 1418/ m. 1376.
  • Daneşname-i Kur’an ve Kur’an Pejuhi, c. 2, Bahaddin Hürremşahi’nin katkılarıyla, Tahran, Dustan, Nahid, h.ş. 1377.
  • Sakafi Tahrani, Muhammed, Revan-i Cavid der Tefsir-i Kur’an-i Mecid, Tahran, Burhan, Bita.
  • Ragıb İsfahani, Hüseyin bin Muhammed, Müfredat-i Elfaz-i Kur’an, Safvan Adnan Davudi’nin araştırması, Beyrut, Birinci baskı, h.k 1412.
  • Tabatabai, Seyyid Muhammed Hüseyin, el-Mizan fi Tefsiri’l-Kur’an, Tercüme Muhammed Bakır Musevi, Kum, Defter-i İntişarat-i İslami, Beşinci baskı, h.ş 1374.
  • Kuleyni, Muhammed bin Yakub, el-Kafi, Muhammed Ahundi ve Ali Ekber Gaffarri’nin katkılarıyla, Tahran, Daru’l-Kutubi’l-İslamiye, h.k 1407.
  • Marifet, Muhammed Hadi, Amuzeş-i Ulum-i Kur’an, Merkez-i Çap ve Neşr-i Sazman-i Tebligat-i İslami, c 1, h.ş 1371.
  • Mamuri, Ali, Tahlil-i Sahtar-i Rivayet-i Kur’an, Berresi-i Mantık-i Tevali Peyreftha, Tahran, Nigah-i Muasır, h.ş 1392.
  • Mekarim Şirazi, Nasır, Tefsir-i Numune, Tahran, Daru’l-Kutubi’l-İslamiye, Onuncu baskı, h.ş 1371.