Mekke

WikiShia sitesinden
Şuraya atla: kullan, ara
Mekke
Example alt text
Koordinatlar 21°25′K 39°49′D
Resmi Adı Mekke
Ülke

Suudi Arabistan

Example alt text
Nüfusu 1,534,731

Hz. İbrahim (a.s), Allah Teala'ya hitaben:


İbrahim, "Ey Rabbim! Burayı güvenli bir şehir kıl ve halkından Allah'a ve kıyamet gününe iman edenleri (çeşitli) ürünler ve meyvelerle besle." dedi. Allah dedi ki: "Küfre sapanı da (faydalandırırım ama), onu azıcık faydalandırdıktan sonra cehennem azabına sürüklerim. Orası ne de kötü bir dönüş yeridir!”


Bakara Suresi, 126. ayet.

Hz. Resulü Ekrem (s.a.a) şöyle buyurmuştur:


Sen ne kadar da temiz bir şehirsin ve benim için ne kadar da sevimlisin. Kavmim beni bu şehirden çıkartmasaydı, senin yanından başka hiçbir yerde kalmazdım”


Müstedreku'l-Vesail, c. 2, s. 228.

Mekke veya Mekke-i Mükerreme (Arapça:المکه); Müslümanların en mukaddes ve kutsal şehri olup, Arabistan yarımadasında bulunmaktadır. Hz. Resulü Ekrem (s.a.a) bu şehirde dünyaya gelmiştir. Bekke, Beledu’l-Haram, Beledu’l-Emin ve Ümmü’l-Kura, Mekke’nin diğer isimleridir.

Mekke, Kâbe’nin bu şehirde bulunmasından ötürü Müslümanların kıblegâhıdır ve her yıl milyonlarca Müslüman, hac amellerini yerine getirmek ve Mekke’deki mukaddes mekanları ziyaret etmek için bu şehre yolculuk yapmaktadır. Mescidu’l-Haram, Arafat, Meş’ari’l-Haram ve Mina bu şehrin mukaddes ve dini mekanlarından bazılarıdır.

Mekke’deki Şii nüfus hicri 10. Asırda artmaya başlamıştır. Şii âlimleri tarihin farklı dönemlerinde bu şehirde bulunmuşlardır. Suudi Arabistan’da Al-i Suud hükümeti döneminde ve Vahhabilerin Şii karşıtlı ifratçı eğilimleri vasıtasıyla, Arabistan’daki Şialar kendi mezhebi amellerini yerine getirme hususunda kısıtlama ve aynı şekilde ekonomik baskılarla karşı karşıyalar.

Mekke

Bu şehrin asıl ve en meşhur adı Mekke’dir. Bu isim Kur’an-ı Kerim’de de zikredilmiştir:

وَ هُوَ الّذی کَفّ اَیدیَهُم عَنکُم و اَیدیکُم عَنهُم بِبَطنِ مَکّة مِن بَعدِ أن أظفرَکُم عَلَیهِم

“Sizi onlara karşı muzaffer kıldıktan sonra Mekke'nin içinde onların elini sizden ve sizin ellerinizi de onlardan çeken, O'dur. Allah, yaptıklarınızı görendir.” (Fetih suresi, 24. ayet)

İsimlendirilme Sebebi

Tarihi ve rivayi kaynaklarda bu şehrin Mekke olarak isimlendirilme nedeni hakkında birçok delil zikredilmiştir. Bu delillerin en önemlilerinden bazıları şunlardır:

  • Mekke; Mek (ev) ve Rab kelimesinin birleşmesiyle oluşmuştur ve Mekke de, Beytu’r-Rab veya Beytullah manasına gelmektedir.
  • Mekke; Mek (vadi) ve Rab kelimesinden oluşmuştur ve Mekke de, Rab vadisi anlamına gelmektedir.
  • Mekke kelimesinin asli manası mukaraba’dan; yani yakınlık kelimesinden alınmıştır ve bu mekan da Allah’a yakınlığın oluştuğu mekan manasına gelmektedir.
  • Mekke kelimesi “Mekeke” (helak olmak ve azalmak) kelimesinden türemiştir ve Mekke de, kötü gözle bakan her zalimin sonunun helak ve yok olmaktan başka bir akıbetinin olmayacağı manasına gelmektedir.
  • Mekke; İnsanları dünyanın her bir yerinden buraya cezbettiğinden dolayı Mek (cezb) maddesinden türemiştir.[1]

Diğer İsimleri

Mekke şehri tarih boyunca farklı isimlerle tanınmıştır. Bu isimlerden bazıları Kur’an-ı Kerim’de de zikredilmiştir:

  • Bekke: “Kuşkusuz, insanlar için (yeryüzünde) kurulmuş olan ilk ev, Mekke'deki kutlu ve âlemlere hidayet kaynağı olan evdir.”[2] (إنَّ اوّلَ بَیتٍ وُضِعَ لِلناسِ لَلَّذی بِبَکّةَ مُبارَکاً و هُدی لِلعالَمینَ)
  • El-Beledu’l-Emin: “İncire ve zeytine andolsun, Sina dağına andolsun, Ve şu emin beldeye andolsun.”[3] (وَ التّینِ وَ الزّیتونِ وَ طورِ سینینَ وَ هذا البَلَدِ الأمینَ)
  • Ümmü’l-Kura: “Bu (Kur'ân), Ümm'ül-Kura'yı (Mekke'yi) ve bütün çevresindekileri uyarman için indirdiğimiz kutlu ve öncesindeki kitapları doğrulayıcı bir kitaptır.”[4] (لِتُنذِرَ اُمَّ القُری وَ مَن حَولَها)
  • El-Beledu’l-Haram.[5]
  • Ayrıca; el-Aruz, es-Seyl, Muhrece Sıdkin, Ümmü Ruhem, Ümmü Subh, el-Beled, Haremullahi Teala, Fadan, en-Nase, el-Basse, Tayyibe, Hatime,[6] Beytu’l-Atik ve el-Kadisiyye.[7]

Genel Bilgiler

Coğrafi Konumu

Hicaz’ın en önemli şehri ve en mukaddes bölgesi, Mekke’dir. Bu şehir Kızıldeniz’in seksen kilometre uzağında yer alır. Mekke şehri ekvator çizgisinin 40 derece ve 9 dakika boylamında ve 31 derece ve 28 dakika enleminde olup, denizden yüksekliğii 330 metredir.[8]

Ortaya Çıkışı

Mekke şehrinin kuruluş ve gelişiminin iki asli nedeni vardır: Birincisi Allah’a ibadet edilen yer olarak ibadi merkeziyeti ve diğeri ise Hicaz ve Arap yarımadası bölgesinin ticaret yolu üzerinde olmasıdır.[9]

Mekke’nin Ekonomisi

İslam’ın zuhurunun ilk zamanları ve bir müddet öncesi Mekke, Kabe’nin önemi ve Yemen - Şam, Filistin ve Mısır’a giden ticaret yolunun üzerinde bulunması nedeniyle ticaret yapılan bir yerdi. Her ne kadar Kureyş ilk önceleri sadece Mekke’de ticaret yapsa da,[10] Haşim b. Abdumenaf ticareti Mekke etrafına kurdu ve yaydı. Haşim, kardeşleri Abdu’ş-Şems ve Nevfel ile birlikte ülke hâkimlerinden Şam, Yemen, Habeşe ve Irak’a ticaret yapma iznini almayı başardı ve o zamandan sonra Mekke önemli bir ticaret şehrine dönüştü.[11] Kureyş’in ticaret alanında en çok toplandığı yer, Zilkade ayı boyunca süren Arafat yakınlarındaki Ukaz pazarıydı.[12]

Faiz, Mekke halkının kazanç sağladığı yollardan biriydi ve bir tür ticaret sayılmaktaydı.[13]

Havası ve Suyu

Hicaz bölgesinin batısındaki yüksekliklerde yer alan Mekke’nin suyu ve havası sıcak ve kurudur. Yazları sıcak ve kışları ise bol yağışlıdır.[14]

Mekke’nin Tarihi

İslam’dan Önce

İslamiyet öncesinde Mekke’de meydana gelen en önemli dini olaylardan bazıları şunlardır:

  • Kabe’nin Yapımı: Hz. İbrahim (a.s) Allah Teala’nın emriyle Kabe’yi yapmış ve Kabe’nin yapımında oğlu Hz. İsmail de (a.s) kendisine yardım etmiştir.[15] Elbette Kabe’nin ilk olarak hangi tarihte yapıldığı noktasında farklı görüşler nakledilmiştir. Hatta bu görüşlerden bazılarında Kabe’nin inşasının Hz. Adem’in (a.s) yaratılışından daha önce olduğu belirtilmiştir.[16]
  • Ebrehe Ordusunun Saldırısı: Yemen hükümdarı Ebrehe 571 yılında Kâbe’yi yıkmak için Mekke’ye saldırı düzenlemiştir. Ebrehe, filler üstündeki ordusuyla Kâbe’ye doğru yönelmiş, ancak oraya vardığında gökten gelen kuşlar onların üzerlerine taşlar yağdırmıştır. Bu taşlar üzerine düştüğü herkesi anında helak etmiştir.[17]
  • Hz. Resulü Ekrem’in (s.a.a) Kutlu Doğumu: Hz. Fahri Kainat efendimiz (s.a.a) fil yılının birinde (569 -570 yılları arasında), Rebiyülevvel ayının 12 veya 17. günü Mekke’de dünyaya gelmiştir.[18]
  • Hz. Ali’nin (a.s) Kabe’nin İçinde Dünyaya Gelmesi: İmam Ali (a.s) Fil Yılının 30. yılında, Recep Ayının 13’ü, Cuma günü Mekke’de Kâbe’nin içinde dünyaya gelmiştir. İmam Ali (a.s) Kâbe’de dünyaya gelen tek kişidir.[19] Bu hadise, Ehlisünnet kaynaklarının bazılarında da zikredilmiştir. El-Müstedrek ale’s-Sahiheyn kitabında şöyle yazmaktadır: Mütevatir rivayetlere binaen, Hz. Ali (a.s) Kâbe’nin içinde Fatıma binti Esed’den dünyaya gelmiştir.[20]

İslamiyet Döneminde

  • Hz. Resulü Ekrem (s.a.a) Dönemi: Mekke, Hz. Resulullah’ın (s.a.a) hayatı döneminde tarihi ve mezhebi birçok olay ve hadiseye şahitlik etmiştir. Bu hadiselerden bazıları şunlardır:
  1. İslam dininin zuhuru
  2. Müslümanlardan bir grubun Cafer b. Ebi Talib’in önderliğinde Habeşe’ye hicreti. (Bi’setin 5. yılı)
  3. Müslümanların Şi’bi Ebu Talip’te iktisadı ablukaya alınması. (Bi’setin 7. yılı)
  4. Ebu Talib’in vefatı. (Bi’setin 10. yılı)
  5. Hz. Hatice’nin vefatı.(Bi’setin 10. yılı)
  6. Hz. Resulü Ekrem’in (s.a.a) Yesrib’e (Medine) hicreti.
  7. Mekke’nin Fethi. (hicri kameri 9)
  8. Veda Haccı (hicri kameri 10)
  9. Gadir Hum Vakıası (hicri kameri 10)
  • Emeviler Dönemi:
  1. Yezid’in veliahtlığına karşı ayaklanma.
  2. Mekke’de Abdullah b. Zübeyr’in ayaklanması. (hicrî kameri 62)
  3. Yezid’in ordusunun Kâbe ve Mescidu’l-Haram’a saldırması. (hicrî kameri 64)
  4. Kâbe’nin Abdullah b. Zübeyr tarafından restore edilmesi ve Haccac’ın eliyle tahrip edilmesi.
  5. Haccac’ın Abdulmelik b. Mervan’ın emriyle Mekke’ye saldırması ve Kâbe’yi ateşe vermesi. (hicri kameri 73)
  • Abbasiler Dönemi:
  1. Nefs-i Zekiyye’nin Zuhuru. (hicrî kameri 145)
  2. Fah Hadisesi. (hicrî kameri 169)
  3. Ehbaş Hadisesi. (hicrî kameri 173)
  4. Eftas Kıyamı. (hicri kameri 199)
  5. Mekke’nin Karamiteler tarafından ele geçirilmesi. (hicri kameri 317)
  6. Karamitelerin Kabe’ye saygısızlığı ve Haceru’l-Esved’i çalmaları. (hicri kameri 317)
  • Fatımiler ve Mekke Eşrafı Dönemi
  1. Eşraf’ın Mekke’yi kontrol altına alması. (hicri kameri 358)
  2. Teşeyyü mezhebinin Mekke’ye nüfuzu.
  • Memlukler ve Osmanlı Dönemi
  1. Osmanlı devletinin İranlı hacılara zorluk çıkarması.
  2. Şiaların Kâbe’nin perdesini necis ettikleri bahanesiyle Mekke’de Şii katliamının başlatılması. (hicrî kameri 1088)
  3. Zeynu’l-Abidin Kaşani (h.k 1040) ve Seyyid Muhammed Mümin Rezevi (h.k 1088) gibi bazı İranlı âlimlerin öldürülmesi.
  4. Resmi minberlerde hatip ve vaizlerin Şiilere lanet etmeye zorlanması. (h.k 1157)
  5. Mekke alimleri tarafından Şiilerin tekfir hükmünün verilmesi.
  • Suudiler Dönemi
  1. Mekke’de Yemenli hacıların öldürülmesi. (h.k 1341)
  2. Mekke’ye saldırarak kontrolün ele alınması ve Müslümanların öldürülmesi. (h.k 1342)
  3. Hz. Ebu Talib, Abdulmuttalib ve Hz. Hatice’nin kabirleri gibi Mekke’deki kabirlerin tahribi. (h.k 1342)
  4. Âl-i Suud’un Mekke’ye hâkimiyeti. (h.k 1344)
  5. Mısırlı hacıların Mina’da öldürülmesi. (h.k 1344)
  6. İranlı hacıların Mekke’de katledilmesi. (h.ş 1366)[21][22]
  7. Mescidu’l-Haram’ın genişletilmesi ve Tavaf için yeni bir yerin inşası. (h.k 1434)

Mekke’nin Faziletleri

İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur:


Allah katında yerlerin en sevimlisi Mekke’dir. Allah katında hiçbir toprak, Mekke’nin toprağından, hiçbir taş Mekke’nin taşından, hiçbir ağaç Mekke’nin ağacından, hiçbir dağ Mekke’nin dağından ve hiçbir su Mekke’nin suyundan daha sevimli değildir.”


Men La Yahduruhu'l-Fakih, c. 2, s. 228.

Mekke şehri, Müslümanlar nezdinde büyük önem ve değere sahiptir. Bu önem ve değer, Kâbe, Mescidu’l-Haram, Hac ve Umre amellerinin yapıldığı kutsal ve mukaddes mekânların bulunmasından ve din önderlerinin bu şehirde ibadet etmeye özen göstermelerinden kaynaklanmaktadır. Bu mescitte namaz kılmanın sevabı ve fazileti hakkında da birçok rivayet nakledilmiştir. Masumlardan (a.s) nakledilen rivayetlere göre, Mescidu’l-Haram’da kılınan bir rekât namazın sevabı diğer mescit ve camilerde kılınan yüz bin rekât namaza denktir.[23] Mekke şehri; Allah ve Resulünün haremi ve Emire’l-Müminin’in haremi olarak da anılmıştır.[24]

Kutsal Mekânlar

Mescidu’l-Haram

Hz. Resulü Kibriya Efendimiz (s.a.a) şöyle buyurmuştur:


Benim mescidimde bir rekat namaz kılmanın sevabı, Mescid-i Haram hariç (zira Mescid-i Haram’da kılanan namaz benim mescidimde kılınan bin rekat namaza bedeldir), diğer mescitlerde kılınan bin rekat namaza denktir.”


Levamiu Sahinkarani, s. 209.
Mescidu'l-Haram'dan bir kare
Ana Madde: Mescidu’l-Haram

Mescidu’l-Haram (Arapça: المسجد الحرام ); Suudi Arabistan’ın Mekke şehrinde bulunan, İslam dünyasının en meşhur ve en kutsal mescididir. Müslümanların kıblesi olan Kâbe bu mescidin içinde yer almaktadır. Kâbe’nin dışında Müslümanlar için manevi ve mezhebi büyük değeri olan Haceru’l-Esved, Mültezem (bir tarafında Haceru’l-Esved ve diğer tarafında Kâbe kapısının yer aldığı Kâbe duvarının bir kısmına “Mültezem” denilir), Müstecar (Kâbe'nin diğer yüzünde, Mültezem'in karşısında, Rükn-i Yemânî duvarının kenarında yer alan bölüme "Müstecar" denir), Hatim (Mescidu’l-Haram’ın mukaddes yerlerinden biriside Kâbe duvarı kenarında yer alan “Hatim”dir), Hicri İsmail gibi bazı kutsal eşya, yapıt ve mekanlar bu mescittedir. Mescidu’l-Haram’ın İslam fıkhında diğer mescitlerin sahip olduğu umumi hükümlerinin yanı sıra özel hükümleri de bulunmaktadır. İslam dininde, her Müslümana müstati olması durumunda (hacca gitme imkanına sahip olması) ömründe bir defa Mekke’ye gitmesi (Hacca gitmesi) ve bazısı Mescidu’l-Haram’da yapılan (hac) amellerini eda etmesi farzdır.

Kâbe

Ana Madde: Kâbe
Kabe'den bir görüntü

Kâbe; Müslümanların kıblesi ve en önemli ibadet yerlerinden biridir. Müstati olma yani gerekli şartlara haiz olma durumunda, her Müslümanın ömründe bir defa burayı ziyaret etmesi farzdır. Bazı dini rivayetlere göre, Hz. İbrahim (a.s) ve oğlu Hz. İsmail (a.s) Allah’ın emriyle Kâbe’yi inşa etmişlerdir. Kur’an-ı Kerim’in bazı ayetleri de bu iddiayı doğrulamaktadır. Müslümanların kıblesi hicretin ikinci yılında Beytu’l-Mukaddes’ten Kâbe yönüne doğru değiştirilmiştir.[25]

Mescitler

Meşair

  • Arafat; Hacıların arefe gününde öğle vaktinden akşama kadar vakfe yaptıkları bölgedir.
  • Meş’aru’l-Haram veya Muzdelife; Arafat ve Mina arasında bulunmaktadır. Arafat’tan dönen hacılar gecenin bir bölümünü bayram sabahına kadar burada geçirirler (vakfe yaparlar).
  • Mina; Hacıların zilhicce ayının onuncu gününden on ikininci gününe kadar kaldıkları yerdir. Remyi Cemarat (üç Şeytan’ı taşlamak), kurban kesme, saçların kazınması veya kısaltılması ve beytute Mina’da yapılan amellerdir.

Mikatlar

Şecere Mescidi
  • Şecere Mescidi: Medine’ye 10km uzaklıkta olan bu mescit, Medine ehlinin ve bu bölgeden hacca gelen kimselerin mikatıdır.
  • Cuhfe: Mısır, Şam, Fas ve bu bölgelerden Mekke’ye gelenlerin mikatıdır.
  • Akik Vadisi: Irak, Necd ve bu bölgeden giriş yapacak kimselerin mikatıdır.
  • [30], Yemen ve Taif halkı için belirlenen mikattir.
  • Yelemlem: Rivayetlerde Yemen halkı ve o bölgeden gelecek kimseler için belirlenen en son mikattir.[31][32]

Tarihi ve Dinsel Eserler

Hz. Resulü Ekrem'in (s.a.a) dünyaya geldiği yer
  • Hz. Resulullah’ın (s.a.a) Doğduğu Yer: Allah Resulünün (s.a.a) doğduğu ev, Şi’bi Ebi Talib’de, Suku’l-Leyl’in yanında yer almaktaydı, ancak Al-i Suud hükümeti döneminde tahrip edilmiş ve yerine başka bir bina yapılmıştır.
  • Hz. Hatice’nin (s.a) Evi: Hz. Resulü Ekrem’in (s.a.a) eşi Hz. Hatice’nin (s.a.a) evi Hz. Peygamberin doğduğu yerden sonra Mekke’nin en önemli mekânlarından biri sayılmaktadır. Bu evde birçok önemli hadise meydana gelmiştir ve o önemli hadiselerden bazıları şunlardır:
  1. Allah Resulünün (s.a.a) Hz. Hatice (s.a) ile evliliği
  2. Hz. Fatıma’nın (s.a) veladeti
  3. Hz. Muhammed Mustafa’nın (s.a.a) diğer üç kızının veladeti
  4. Hz. Hatice’nin (s.a) vefatı
  5. Leyletu’l-Mebit Hadisesi
  6. Hz. Resulullah’ın (s.a.a) Medine’ye hicretinin başlangıcı
  • İslam dininin gizli olarak tebliğ edilmeye başlandığı ilk merkez; Erkam b. Ebi Erkam’ın evi.
  • Hz. Ali’nin (a.s) yaşadığı ve Hz. Fahri Kâinat Efendimizin de (s.a.a) büyüdüğü Ebu Talib’in evi.
  • Hilfu’l-Fudul anlaşmasının yapıldığı Abdullah b. Cud’an’ın evi.
  • Mekke’nin alt bölgelerindeki Bazan mahallesinde bulunan, Hz. Hamza’nın dünyaya geldiği yer.
  • İslam peygamberinin (s.a.a) davetini aleni olarak tebliğ ettiği ve akrabalarını İslam dinine davet ettiği ilk yer olan Haris b. Abdulmuttalib’in evi.
  • Hz. Nebiyi Ekrem’in (s.a.a) Miraç’a yükselme yeri olan Ümmü Hani’nin evi.
  • İmam Sadık’ın (a.s) dünyaya geldiği ev. İmam Sadık (a.s) Daru’l-İcle yakınlarındaki Daru Ebi Said adıyla bilinen evde dünyaya gelmiştir. Cafer-i Tayyar’ın da bu evde doğduğu söylenmiştir.[33]
  • Ma'lat mezarlığı: İranlılar arasında Ebu Talib mezarlığı olarak bilinmektedir. Abdulmuttalib, Ebu Talib ve Hz. Hatice (s.a) bu kabristanlıkta toprağa verilmişlerdir.
  • Abbas oğulları ile savaşan Fah kıyamı şehitlerinin şehit edildiği ve defnedildiği, Fah şehitleri kabri.[34]
Ma'lat Mezarlığı

Mekke ve Medine Yolu Üzerindeki Ziyaretgâhlar

  • Bedir Şehitlerinin Kabri: Bedir savaşına şahitlik eden bu mekan Medine’nin 150km güneybatısında yer almaktadır ve bu savaşta şehit olan 14 şehit burada toprağa verilmiştir.
  • Ariş Mescidi: Bedir şehitlerinin kabri yanına yapılan bu mescit, Allah Resulünün (s.a.a) Bedir savaşının gecesinde ibadet ettiği ve gece namazı kıldığı yerdir.
  • Rebeze: Medine’nin doğusunda ve kızıl denizin kıyısının yanında yer alan bu bölge Ebuzer Gıfari’nin kabrinin bulunduğu yerdir.
  • Gadir-i Hum: Cuhfe yakınlarında, Mekke’nin 156 km kuzeybatısında bulunan ve Gadir-i Hum olayına şahitlik eden bölgenin adıdır.
  • Ebva Ziyaretgahı: Hz. Resulü Ekrem’in (s.a.a) annesi Amine binti Vaheb’in kabrinin yer aldığı, Cuhfe yolunun 45. kilometresinde bulunan bir ziyaretgahtır.[35]

Önemli Dağları

Cebelu’n-Nur ve Hira Mağarası
  • Ebu Kubeys: Rivayetlere göre Mekke’nin en faziletli dağlarındandır. Rakımı 420 metre olan bu dağ, Mescidu’l-Haram’ın kuzeydoğusundadır. Bu dağ, Kâbe’ye komşu olması hasebiyle mukaddes dağlardan sayılmaktadır. Ayrıca bu dağın, Nuh tufanında Haceru’l-Esved’in emanetdarlığını yaptığı ve bu nedenle Emin olarak da adlandırıldığını söylemişlerdir. Allah Resulünün (s.a.a) risaletinin ilanı ilk olarak bu dağın tepesinden yapılmıştır.[36] Sa’y’e başlama noktası olan Safa dağı, bu dağın eteklerinde yer almaktadır.
  • Cebelu’n-Nur veya Hira Dağı: Mina - Arafat yolu üzerinde bulunan bu dağ, Mekke’nin 4 km kuzeydoğunda bulunmaktadır. 634 metre yüksekliğindeki bu dağ Mekke’nin kuzey doğusundadır. Allah Resulünün (s.a.a) meb’us olmadan önce Ramazan aylarında her yıl ibadet ve itikâf için geçirdiği Hira mağarası, bu dağın en yüksek bölümünde yer almaktadır. Hz. Ali de (a.s) bu dönemlerde Hz. Resulü Ekrem’e (s.a.a) eşlik etmiştir.[37] Aynı şekilde Hz. Fahri Kainat Efendimize (s.a.a) ilk Kur’an ayetleri bu dağda nazil olmuştur.[38]
  • Sevr Dağı: 759 metre rakımlı bu dağ Mekke’nin 3 km güneyindedir. Hz. Peygamber Efendimiz (s.a.a) Medine’ye hicreti esnasında düşmanı yanıltmak için birkaç gün bu dağda gizlenmiştir.[39]
  • Şi’bi Ebi Talib: Günümüzde Şi’bi Ali (a.s) olarak da adlandırılan Şi’bi Ebi Talib[40] (veya Ebu Talib vadisi), Müslümanların üç yıl boyunca müşriklerin baskı ve eziyetlerinden korunmak için sığındıkları yerdir.[41]

Mekke’de bulunan diğer dağların isimleri şöyledir: Hucun Dağı, Kuaykıân veya Hint Dağı, Handeme Dağı, Ömer Dağı ve Sebir.[42]

Şiaların Mekke’deki Durumu

Mezhebi baskılara itiraz eden Mekke'li Şii alimi Şeyh Bedru't-Talib

Mekke’deki Teşeyyü ve Şiiliğin varlığının geçmişi, ferdi ve grupsal olarak İslam’ın zuhurunun ilk günlerine dayanmaktadır. Şii hanedanı Beni’l-Hasan silsilesinin ortaya çıkması Şiilerin bu şehirdeki konum ve durumunu açıkça gözler önüne sermektedir.[43] Onuncu asırda Mekke Şia’nın asli merkezlerinde biri olmuştur. İbni Hacer Haytemi, es-Sevaiku’l-Muhrika kitabını Şiilerin sayısının bu şehirde artması ve fazlalaşması amacıyla yazdığını açıklamıştır.[44]

Ünlü Müslüman seyyah İbni Cubeyr (540 – 614 h.k/ 1145 – 1217 m) seyahatnamesinde Mekke’ye gittiği yılda Mekke’nin hâkiminin Ramazan ayı hilalinin görülmesini, Alevi-Şii mezhebi esaslarına göre ilan ettiğini belirtmiştir.[45] İbni Cubeyr Mescidu’l-Haram’da Zeydi Şiilerinin cemaat namazı için özel bir mekan ihtisas edildiğini belirtmiş ve Mekke eşrafını Zeydi bilmiş ve ezana da “Hayye alâ Hayri’l-Amel” ibaretinin eklendiğini söylemiştir.[46] Bazı seyahatnamelerde sonraki asırlarda Şiaların Mekke’de belli belirsiz varlığından söz edilmiştir. Hicrî kameri 1302 yılında (h.ş 1264) hacca giden Muhammed Hüseyin Ferahani Mekke’deki Şiilerin nüfusunun çok az olduğunu belirtmiş ve oradaki Şiilerin genelinin de Şii hacılara rehberlik yaptıklarını söylemiştir.[47] Hicrî kameri 1341 (h.ş 1031) yılında Mekke’ye giden Hacı Ayaz Han Kaşkayi de, Şiaların hac farizalarını eda etmek için Cidde, Mekke ve Medine’de takiyyeye ihtiyaç duymadıklarını ve Şiiliklerini izhar etmede özgür olduklarını rapor etmiştir.[48]

Mekke eşrafı en az miladi 15. Yüzyılının başlarına kadar resmi olarak (Şii fırkalarından) Zeydiyye’yi desteklediler.[49] Bazı seyahatname yazarları Mekke eşrafının Şia olduklarını, ancak inançlarını gizlediklerini iddia etmişlerdir.[50] On beşinci yüzyılda Memluklerin kısmi baskısı nedeniyle Mekke eşrafı tedrici olarak Şafii mezhebine yönelerek Zeydiyye ile bağlarını koparmaya başladılar.[51] Bunlara rağmen bazı kaynakların naklettiğine göre onlar, hükümetlerinin sonuna kadar sürekli Şialarla hoşgörü ve müdara taraftarı oldular.[52]

Al-i Suud hükümetinin iş başına gelmesiyle, Mekke’nin farklı bölgelerinde ve çok azınlıkta olan Şialar çok fazla mezhepsel kısıtlamalara maruz bırakıldılar. Vahhabi müftülerin fetvasıyla bazen can ve mallarına da taarruz edildi. Bu eziyet ve zulümler, bu ülke Şialarını, mümkün olduğunca takiyye yapma yoluna gitmelerine neden oldu. Özellikle Mekke şehrinde Şialar mezhepsel merasimlerini evlerde, gözlerden uzak ve kapalı kapılar arkasında yapmaya ve umumi yerlerde ise kendilerini Sünni olarak göstermeye mecbur kalmaktalar.[53] Hicri şemsi 1391 yılının sonlarına doğru Al-i Suud rejimi askerleri, iki Arabistanlı Şii alimi, Şeyh Bedr Al-i Talib ve Şeyh Muhammed el-Atiyye’yi Mekke ve Cidde şehrinde tutukladılar.[54]

Yeni Yapı ve İnşaatlar

Mescidu'l-Haram'ın genişletilme projesi
Tavaf için yapılan yeni yer

Son günlerde Allah’ın evinin ziyaretçilerinin günden güne artmasıyla, Mescidu’l-Haram’ın etrafına yeni hoteller yapılmaya başlandı. Burada şehrin kapasitesini artırmak için yapılan ve şehre 13 bin yeni oda katan 26 hotel projesine işaret edebilir. Mekke’deki ilk Monoray sistemi Mekke ve Mina, Arafat ve Müzdelife arası ulaşımını sağlamak için 2010 yılında faaliyete geçti. Dünyanın en büyük dört cepheli (dört cephede aynı) saat kulesi olan Mekke saat kulesi de yeni inşa edilen yapıtlardan biridir. Saat kulesi ve etrafındaki hotellerin inşası İslam dünyasında büyük protestolarla karşılaştı. Protestocuların görüşüne göre bu tür yapıtlar Mescidu’l-Haram’ın manevi atmosferini etkilemektedir.[55]

Hicri şemsi 1392 yılının (2013) sonlarında Mescidu’l-Haram’ın genişletilmesi için yeni bir proje başlatıldı. Hali hazırda Tavaf için Kabe’nin etrafına iki katlı yer oluşturuldu. Birinci katı üç veya dört metre ve ikinci katı ise 13 metre yüksekliğindedir. Bu yapının inşası, bu katlarda yapılan tavafın sıhhati hakkında bir dizi fıkhi meselelerin gündeme gelmesine neden olmuştur. Şia fakihlerinin inancına göre birinci katta yapılan tavaf sahihtir, ancak ikinci katta yapılan tavaf bazılarının inancına göre sadece güçsüz ve Mescidu’l-Haram’ın avlusunda ve birinci katta tavaf yapmaktan mazur olan insanlar için caizdir.[56]

Kaynakça

Mekke şehri hakkında yazılmış birçok eser vardır. Bu şehir, hakkında çok fazla kitap yazılan şehirlerden biridir. Bu eserlerin konularından bazıları şöyledir; Mekke’nin coğrafi ve tarihi konumu, Mekke’de vuku bulan hadiseler, hâkim ve yöneticileri, din âlimleri ve önemli bilim adamları, önemli doğal ve doğaüstü olayları ve şehrin kültürel ve mezhepsel durumu.

Tarihi ve Coğrafi Eserler

Mekke’nin tarihi ve coğrafi konumu hakkındaki eski Mekke konulu eserlerden bazıları günümüze kadar ulaşamamıştır. Ancak bu eserlerin konuları mevcut olan sonraki eserlerde nakledilmiştir. Mevcut eserlerden bazıları şunlardır:

Mescidu'l-Haram'ın yanındaki saat kulesi
Kitabın Adı Yazarı Yazım Tarihi Yayıncı Yayım Yılı
Ahbarı Mekke ve Ma Cae fîha mine'l-Asar Muhammed b. Abdullah b. Ahmed Ezraki h.k 2 veya 3. asır Daru’l-Endülüs 1983
Ahbarı Mekke fî Kadimi'd-Dehri ve Hadisihi Muhammed b. İshak Fâkihî h.k 3. asır Mektebetu’l-Esedi 1414 h.k
El-Ikdu's-Semîn fî Târîhi'l-Beledi'l-Emin Muhammed b. Ahmed el-Fasi h.k 8 veya 9. asır Müessesetu er-Risale 1406 h.k
İthâfu'l-Verâ bi-Ahbâri Ümmü'l-Kurâ Ömer b. Fehd b. Muhammed h.k 9. asır Camiatu Ümmü’l-Kura 1410 h.k
Gâyetu'l-Merâm bi- Ahbâri Saltanati'l-Beledi'l-Harâm İzzeddin Abdülaziz b. Ömer b. Muhammed b. Fehd h.k 9 veya 10. asır Camiatu Ümmü’l-Kura 1410 h.k
El-E’lam bi’l-A’lâm-i Beytullahi’l-Harâm Muhammed b. Ahmed Nehrevani h.k 11. asır el-Mektebetu’t-Ticariyye 1416 h.k
Tarih-i Mekketi’l-Müşerrefe ve’l-Mescidi’l-Harâm ve’l-Medineti’ş-Şerife Muhammed b. Muhammed Mekki h.k 9. asır el-Mektebetu’t-Ticariyye 1416 h.k
El-Ercu’l-Meski fî Tarihi’l-Mekkî Ali b. Abdulkadir Taberî h.k 11. asır el-Mektebetu’t-Ticariyye 1416 h.k
Tehinnetu Ehli’l-İslam bi Tecdidi Beytullahi’l-Harâm İbrahim b. Muhammed h.k 11. asır el-Mektebetu’t-Ticariyye 1418 h.k
Menâihi’l-Kerem fî Ahbâri Mekke ve’l-Beyt ve Vulatu’l-Harem Ali b. Tacuddin Sencârî h.k 12. asır Camiatu Ümmü’l-Kura 1419 h.k
Tarih-i Umerâi Mekke Arif Abdulğani Muasır Demeşk 1992
Tarihi Mekke, Dirâsatun fî’s-Siyaseti ve’l-İlm ve’l-İctima ve’l-Umrân Ahmed es-Sabai Muasır 1414 h.k
Et-Tarihu’l-Kavim li Mekketi ve Beytullahi’l-Kerim Muhammed Tahir Kurdi Mekki Muasır Daru Hızr 1420 h.k

Seyahatnameler

Mekke şehrinin siyasi ve mezhebi öneminden ötürü bu şehir çok sayıda seyyah ve turistin ziyaret etmek istediği yerlerden biri olmuştur. Bunun yanı sıra her yıl dünyanın farklı bölgelerinden çok sayıda Müslüman, ziyaret ve hac amellerini yerine getirmek için bu şehre seyahat etmişlerdir. Bu yolcu ve ziyaretçilerden bazıları seyahatlerini, seyahatname (sefername) unvanıyla kaleme dökmüşlerdir. Bu seyahatnameler tarihin farklı dönemlerinde bu şehir hakkında çok faydalı bilgiler sunmaktadır ve bizim Mekke hakkındaki bazı tarihi bilgilerimiz de bu seyahatnamelerden elde edilmiştir. Hac seyahatnamelerinin en eski ve en önemlilerinden biri İbni Cübeyr’in (540 – 614 h.k / 1145 - 1217) et-Tezkire bi’l-Ahbari an İttifakati’l-Emsar kitabı ve diğeri ise İbni Batuta’nın (ölüm: h.k 779 / 1369) Tuhfetu’n-Nuzzar kitabıdır.

İranlı Şiiler de seyahatnamelerinde Mescidu’l-Haram hakkında birçok konuları kitaba dökmüşlerdir. Bu alanda en önemli eserlerden bazılarının isimleri şöyledir: Sefername-i Nasır Hüsrev (ölüm: h.k 481 / 1088), Sefername-i Ferhat Mirza Mu’temetu’d-Dovle (ölüm: h.k 1305) ve Hisamu’s-Saltana’tın kalem aldığı Delilu’l-Enam fi Sebili Ziyareti Beytullahi’l-Haram ve’l-Kudsi’s-Şerif ve Medinetu’s-Selam eseri. Son yıllarda daha çok farsça olan ve geçmiş asırlarda yazılan Şii hacıların seyahatnameleri kitap ve mecmualar şeklinde yayınlanmıştır. Bu mecmuaların en önemsi; Resul Caferiyan’ın h.ş 1389 yılında kaleme aldığı Pencah Sefername-i Hacc Kacari kitabıdır. Bu kitap, Neşr-i İlm-i Tahran tarafından yayınlanmıştır.

Kaynakça

  1. Caferi, s. 205.
  2. Al-i İmran Suresi, 96. ayet.
  3. Tin Suresi, 1-3. ayet.
  4. En’am Suresi, 92. ayet.
  5. Caferi, s. 205 - 222.
  6. Fasi el-Mekki, s. 76.
  7. Nehrevani el-Mekki, s. 18.
  8. Caferiyan, Asarı İslami, s. 32 ve 33.
  9. Caferiyan, Asarı İslami, s. 33.
  10. Yakubi, s. 242.
  11. Cevad Ali, s. 21; Yakubi, s. 242; Taberi, c. 2, s. 251 – 252.
  12. Ezraki, c. 1, s. 382; Kazvini, s. 85.
  13. Eş-Şerif, s. 213.
  14. Kaidan, s. 44.
  15. İbni Esir, c. 1, s. 81 – 82; İbni Kesir, c. 1, s. 378; Taberi, Tarihi Taberi, c. 1, s. 251.
  16. Ezraki, c. 1, s. 68.
  17. Sa’d b. Hüseyin Osman ve Abdu’l-Mun’im İbrahim el-Cemii, s. 18 – 24; İbni Esir, c. 1, s. 242 - 245.
  18. Şehidi, s. 37; Ayeti, s. 43.
  19. Mufid, el-İrşad fi Marifeti Hucecullahi ale’l-İbad, c. 1, s. 5.
  20. Hafız Nişaburi, c. 3, s. 593.
  21. Caferiyan, s. 50 - 62.
  22. Suudi Vahhabi Hükümetleri.
  23. Kuleyni, c. 4, s. 526.
  24. Meclisi, Muhammed Taki, s. 207.
  25. İbni Esir, el-Kamil fi’t-Tarih, c. 1, s. 81 – 82; İbni Kesir, el-Bidaye ve’n-Nihaye, c. 1, s. 378; Taberi, Tarihi Taberi, c. 1, s. 251.
  26. Kuleyni, Kafi, c. 4, s. 519.
  27. Kurdi, c. 6, s. 28.
  28. Caferiyan, s. 142 - 144.
  29. Caferiyan, s. 141 - 148.
  30. Karnu’l-Menazil.
  31. Necefi, c. 18, s. 133.
  32. Hoi, c. 1, s. 72 - 73.
  33. Kaidan, s. 144 - 153.
  34. Caferiyan, s. 161 - 168.
  35. Caferiyan, s. 194 - 200.
  36. Kaidan, s. 110.
  37. Hz. Ali (a.s) Hira Mağarasında.
  38. Kaidan, 108.
  39. Fakihi, c. 4, s. 80 - 83.
  40. Kaidan, s. 113 - 114.
  41. İbni Hişam, c. 1, s. 375 - 376.
  42. Caferiyan, s. 37 - 38.
  43. Mortel, s. 455 - 472.
  44. Marco, Seleti, s. 66.
  45. İbni Cübeyr, et-Tezkire bi’l-Ahbari an İttifakati’l-Emsar, s. 187.
  46. İbni Cübeyr, et-Tezkire bi’l-Ahbari an İttifakati’l-Emsar, s. 138 – 139 - 140.
  47. Caferiyan, Pencah Sefername-i Haccı Kacari “Sefername-i Mekke”, c. 5, s. 203.
  48. Caferiyan, Pencah Sefername-i Haccı Kacari “Sefername-i Hacı Eyazhan Kaşkayi”, c. 5, s. 395 ve 409.
  49. Dahlan, c. 2, s. 409.
  50. Caferiyan, Pencah Sefername-i Haccı Kacari “Gozarişi Seferi Hac 1299 h.k”, c. 4, s. 776.
  51. Mortel, s. 467 - 468.
  52. Örnek olarak bakınız: Caferiyan, Pencah Sefername-i Haccı Kacari “Sefername-i Tuhfetu’l-Haremeyn ve Saadetu’t-Dareyn”, c. 5, s. 441.
  53. http://www.rohama.org/fa/content/1839.
  54. Şia News.
  55. Mekke’deki sıra dışı inşaat projeleri devam etmektedir.
  56. [1].

Bibliyografi

  • İbni Esir, el-Kamil fi’t-Tarih, tahkik: Ebi’l-Fida Abdullah el-Kazi, Beyrut, Daru’l-Kutubu’l-İlmiyye, h.k 1407.
  • İbni Cübeyr, Sefername-i İbni Cübeyr, tercüme: Perviz Atabeki, İntişaratı Astanı Kudsi Rezevi, Meşhed, h.ş 1370.
  • İbni Kesir, el-Bidaye ve’n-Nihaye, tahkik: Dr. Abdullah b. Abdu’l-Muhsin et-Türki, Mısır, Haver li’t-Tabaati ve’n-Neşri ve’t-Tovzi’ ve’l-İ’lan, 1997.
  • Ezraki, Muhammed b. Abdullah, Ahbaru Mekke, Revaiu’t-Turasu’l-Arabi.
  • Ayeti, Muhammed İbrahim, Tarihi Peyamberi İslam, tahkik: Ebu’l-Kasım Gurci, Tahran, İntişaratı Danişğahı Tahran, h.ş 1378.
  • Caferiyan, Resul, Asarı İslamiyi Mekke ve Medine, Kum, Neşri Meş’ar, h.ş 1374, üçüncü baskı.
  • Caferiyan, Resul, Pencah Sefername-i Haccı Kacari, Neşri İlm, Tahran, h.ş 1379.
  • Caferi, Yakup, Namhayi Şehri Mekke, Mecelle-i Mikatı Hac, kış, h.ş 1371, sayı 2, s. 205 - 222.
  • Cevad Ali, el-Mufassal fi Tarihi’l-Arabi Kable’l-İslam, Beyrut, Daru’l-İlm li’l-Melayiyn ve Mektebetu’n-Nihzeti Bağdat, 1970.
  • Hoi, Ebu’l-Kasım, Menasiku’l-Hac, Kum, Müessesetu İhyai Asari’l-İmam Hoi.
  • Zeyni Dahlan, Hulasatu’l-Kelam fi Beyani Umerau’l-Beledi’l-Haram, Kahire, h.k 1305.
  • Şerif, Ahmed İbrahim, el-Mekke ve’l-Medine fi’l-Cahiliyye ve Ahdi’r-Resul, Kahire, Daru’l-Fikri’l-Arabi, ikinci baskı.
  • Şehidi, Seyyid Cafer, Tarihi Tahliliyi İslam, Tahran, Merkezi Neşri Danişğahi, h.k 1390.
  • Taberi, Tarihi Taberi, tahkik: Muhammed Ebu’l-Fazl İbrahim, Mısır, Daru’l-Maarif, h.k 1967.
  • Fasi el-Mekki, Muhammed b. Ahmed, Şifau’l-Garam bi Ahbari’l-Beledi’l-Haram, tahkik: Ömer Abdusselam Tedmuri, Beyrut, Daru’l-Kutubu’l-Arabi, h.k 1405.
  • Fakihi, Muhammed b. İshak, Ahbaru Mekke fi Kadimu’d-Dehri ve Hadise, tahkik: Abdulmelik b. Abdullah, Mekke, Mektebetu’n-Nihzetu’l-Hadise, h.k 1407.
  • Kaidan, Askar, Tarih ve Asarı İslamiyi Mekke ve Medine, Kum, Neşri Meş’ar, h.ş 1381, dördüncü baskı.
  • Kazvini, Zekeriya b. Muhammed, Asaru’l-Bilad ve Ahbaru’l-İbad, Beyrut, Daru Sadır.
  • Kurdi, Muhammed Tahir, et-Tarihu’l-Kavim li Mekke ve Beytullahi’l-Kerim, Mektebetu’n-Nihzeti’l-Hadise, h.k 1412.
  • Kuleyni, Muhammed b. Yakub, el-Kafi, tashih: Ali Ekber Gaffari, Tahran, Daru’l-Kutubu’l-İslamiyye, h.ş 1367, üçüncü baskı.
  • Meclisi, Muhammed Taki, Levamiu Sahibkarani, Kum, Daru’t-Tefsir, h.k 1416.
  • Mufid, el-İrşad fi Marifeti Hucecullahi ale’l-İbad, Kum, Müessese-i Alu’l-Beyt li İhyai’t-Turas, h.k 1416.
  • Nehrevani el-Mekki, Kutbuddin, el-İ’lam bi A’lami Beytullahi’l-Haram, Beyrut, Daru’r-Raik et-Turasu’l-Arabi.
  • Yakubi, Tarihi Yakubi, Beyrut, Daru’s-Sadır, ikinci baskı, 1988.
  • R . MORTEL, "Zaydi shiism and the Hasanid Sharifs of Mecca", IJMES 19 ,1987