Ebva

WikiShia sitesinden
Şuraya atla: kullan, ara
Ebva Bölgesi

Ebva (Arapça:الأبواء); Mekke ve Medine yolu üzerindeki Veddan bölgesi yakınlarında yer alan büyük bir köyün adıdır. Hz. Fahri Kâinat Efendimizin (s.a.a) muhterem annesi Amine binti Veheb bu mekanda toprağa verilmiştir. Ayrıca Hz. Resulü Ekrem’in (s.a.a) gazvelerinden biri olan Ebva gazvesi de bu bölgede meydana gelmiştir.

Bölgenin Tanıtımı

Ebva; Mekke ve Medine yolu üzerindeki Veddan bölgesi yakınlarında yer alan büyük bir köyün adıdır. Bu bölge Medine’nin güneybatısında (170 km) ve Mekke’nin de kuzeybatısında (200 km) yer almaktadır.[1] Ebva’nın içme suyu kuyulardan temin edilmektedir.

Ebva, o bölgede bulunan bir dağın da adıdır. Bazıları bu kelimenin manasının, sel sularının toplandığı veya farklı gruplardan insanların bir araya geldiği mekan anlamına geldiğine inanmaktadır.[2]

Bu mıntıka Mekke’ye giden yolun ikiye ayrıldığı bölgedir; birinci yol Ebva, Veddan, Cuhfe ve Mekke, ikinci yol Ebva, Cuhfe ve Mekke yoludur. Antik Ebva köyü günümüzde metruk ve harabeye dönmüştür ve mezra ve hurmalıklardan oluşan Huraybe (Khuraybah) adıyla anılmaktadır. Yeni Ebva köyü ise bu bölgenin kuzeyinde yer almaktadır. Bu bölge sakinlerinin geneli son yıllarda büyük şehirlere göç etmiştir. Yeni imkanların artırılmasıyla yeniden gelişmeye başlayan bu bölge, şimdilerde 7000 kişilik nüfusa sahiptir ve yaşayanların geneli de Harb kabilesindendir. Burada ilkokul, lise ve sağlık merkezleri bulunmaktadır. Ayrıca 2010 yılının yaz ayında içme suyunun azlığından dolayı su sıkıntısı yaşayan halk içme sularını tankerlerle getirilen sudan temin etmiştir.[3]

Ebva Hakkındaki Tarihi Hususlar

Hz. Peygamberin Annesinin Kabri

Meşhur görüşe göre hicretten 46 yıl önce Medine’den Mekke’ye dönüş yolunda Ebva’da vefat eden Hz. Resulü Ekrem’in (s.a.a) muhterem annesi, Amine binti Veheb’in mübarek kabri[4] bu bölgededir.

Kureyşliler Bedir savaşında ölen yakınlarının intikamını almak için Medine’ye doğru giderken Ebva’da konakladıkları sırada, onlardan bir grup Amine'nin mezarını açmak istedi. Ancak Ebu Süfyan Kureyş’in ileri gelenleri ile yaptığı istişareden sonra bu işi yapmaktan sakındı.[5]

Hz. Peygamber (s.a.a) Hudeybiye'ye giderken Ebva'ya uğrayarak annesinin kabrini ziyaret etmiş ve kabri başında ağlamış, ardından annesinin kabrini onarmıştır.[6] Resulü Ekrem (s.a.a) veda haccından sonra da annesi Amine’nin (s.a) kabrini ziyarete gelmiş ve kabri başında ağlamıştır.[7]

Ebva Gazvesi

Ana Madde: Ebva Gazvesi

Hicretin ikinci yılının Safer ayında Allah Resulü (s.a.a) Kureyş ve Beni Damre’ye karşı savaşmak için Medine’den ayrıldı ve Ebva bölgesinde Beni Damre kabilesinin büyüklerinden Mahşi b. Amr ile karşılaştı. Mahşi b. Damre’nin Hz. Resulü Ekrem (s.a.a) ile sulh yapması üzerine[8] Müslümanlar ve Beni Damre kabilesi arasında barış anlaşması yapıldı[9] ve bu Hz. Fahri Kâinat Efendimizin (s.a.a) ilk gazvesi oldu.[10]

Teyemmüm Ayetinin Nüzulü

Allah Resulünün (s.a.a) yolculuklarından birinde Kur’an-ı Kerim’in ayetlerinden Teyemmüm Ayeti[11] Ebva’da nazil olmuştur.[12]

Ebu Süfyan’ın Müslüman Oluşu

Ebu Süfyan Mekke’nin fethinden önce Ebva bölgesinde Allah Resulünün (s.a.a) huzuruna gelerek Müslüman olmuştur.[13]

Müslim b. Ukbe’nin Mezarı

Hicretin 63. yılında işlediği cinayetler nedeniyle Müsrif b. Ukbe olarak adlandırılan Müslim b. Ukbe, Ebva köyünde ölmüş ve orada defnedilmiştir.[14]

Abdullah b. Cafer’in Kabri

Bazıları Abdullah b. Cafer’in 90 yaşında (Hicri kameri 90) Ebva bölgesinde vefat ettiğine ve orada toprağa verildiğine inanmaktadır.[15]

Ancak meşhur görüşe göre Abdullah b. Cafer Medine’de vefat etmiştir. Zahiren Abdullah, hicretin 99. yılında Süleyman b. Abdülmelik ile birlikte Ebva’da ölen Abdülmuttalib’in diğer torunlarından birinin ismidir.[16] Bu yanlışlık büyük olasılıkla Cafer b. Ebi Talib hanedanının bu bölgede çok sayıda hizmetkarlarının olmasından kaynaklanmaktadır.[17]

İmam Kazım'ın (a.s) Veladeti

İmam Musa b. Cafer (a.s) hicretin 128. yılı, Safer ayının 7’sinde Ebva bölgesinde dünyaya gelmiş ve İmam Sadık da (a.s) bu münasebetle ashap ve yârenine velime vermiştir.[18]

Nefsi Zekiyye ile Biat

Emevilerin hükümetinin sonlarına doğru Abdullah b. Mahz ve oğulları ve aynı şekilde Seffah ve Mansur gibi Beni Haşim’den bir grup aralarında bir kişiye biat etmek için Ebva’da gizlice bir araya geldiler. O toplantıda Abdullah, oğlu Muhammed’i Mehdi olarak tanıtarak orada bulunanları ona biat etmeye davet etti. İmam Sadık (a.s) onların bu hedefinden haberdar olunca şöyle buyurdu: “ Hayır, bu işi yapmayın; zira bu işin (Mehdi’nin zuhuru) vakti henüz gelmemiştir. Abdullah’a da şöyle buyurdu: Eğer oğlunun Mehdi olduğunu zannediyorsan, yanılıyorsun. Senin bu oğlun ümmetin Mehdi'si (a.f) değildir ve şimdi de Mehdi’nin (a.f) zuhur zamanı değildir. Fakat Allah rızası ve iyiliği emredip kötülükten sakındırmak için kıyam ediyorsanız oğluna biat etmekten geri kalmayız.[19]

Kaynakça

  1. İbn Rüste, el-A’lâķu’n-Nefise, c. 7, s. 178.
  2. Yakut Hamevi, c. 1, s. 100.
  3. Riyad gazetesi, tarih: 9 – 9 – 2010 ve Riyad gazetesi internet sitesi.
  4. İbn Hişam, c. 1, s. 177.
  5. Vakıdi, c. 1, s. 206.
  6. İbn Sa’d, c. 1, s. 116.
  7. Kummi, c. 1, s. 44.
  8. İbn Hişam, c. 2, s. 241.
  9. İbn Sa’d, c. 2, s. 8.
  10. İbn Hişam, c. 2, s. 241; Buhari, c. 1, s. 5.
  11. Nisa Suresi, 43.
  12. İbn Sa’d, c. 8, s. 75; İbn Hanbel, c. 1, s. 220.
  13. Vakıdi, c. 2, s. 807.
  14. Belazuri, c. 4, s. 45.
  15. İbn Kuteybe, s. 206.
  16. Belazuri, c. 3, s. 299; Zehebi, c. 1, s. 201 - 202.
  17. Istahri, s. 220; Yakut Hamevi, c. 4, s. 910.
  18. el-Mehasin, c. 2, s. 314; Besairü'd-Derecat, s. 460.
  19. Mekatili’t-Talibin, s. 185 - 187.

Bibliyografi

  • Ahmed b. Hanbel, Müsned, İstanbul, 1402 / 1982.
  • İbn Rüste, Ahmed, el-A’lâķu’n-Nefise, Liden, 1891.
  • İbn Sa’d, Muhammed Ahmed, et-Tabakatü’l-Kübra, Beyrut, Daru Sadır.
  • İbn Kuteybe, Abdullah, el-Maarif, tahkik: Servet Akkaşe, Kahire, 1960.
  • İbn Hişam, Abdülmelik, es-Siretü’n-Nebeviyye, tahkik: Mustafa Sakka ve diğerleri, Beyrut, Daru İhyaü’t-Turasü’l-Arabi.
  • Istahri, İbrahim, Mesalikü’l-Memalik, tahkik: Dahviyye, Liden, 1928.
  • Buhari, Muhammed, Sahih, İstanbul, 1401 – 1981.
  • Belazuri, Ahmed, Ensabü’l-Eşraf, tahkik: Abdalaziz ed-Duri, Beyrut, 1398 / 1978.
  • Müstevfi, Hamdullah, Nuzhetü’l-Kulub, tahkik: Lestrange, Liden, 1331 / 1913.
  • Zehebi, Muhammed, Siyeri A’lamü’n-Nubela, tahkik: Şuayb Arnavut ve Hüseyin Esed, Beyrut, 1405 / 1985.
  • Kummi, Abbas, Sefinetü’l-Bihar, Necef.
  • Vakıdi, Muhammed, el-Mağazi, tahkik: Marsden Johannes, Londra, 1966.
  • Hamedani, Hasan, Sıfatu Ceziretü’l-Arab, tahkik: Muhammed b. Ali Ekva, Beyrut, 1403 / 1983.
  • Yakut, Hamevi, Mucemü’l-Buldan, Daru Sadır, Beyrut.