Tertil

Önceliksiz, kalitesi olmayan: c
linksiz
kategorisiz
navbox'siz
yönlendirmesiz
wikishia sitesinden


Tertil (Arapça: الترتیل), Kur’ani bir kelime olup Kur’an-ı Kerim’in tilavet adaplarından birisidir. Buna göre, Kur’an tedebbür (tefekkür) ve hoş bir sesle tilavet edilmektedir. Kur’an-ı Kerim, Hz. Peygamberin (s.a.a) Kur’an ayetlerinin üzerinde düşünerek ve tedebbürle okumaya ve kıraat ederken acele etmemesini emretmektedir. Hz. Peygamber Efendimizin (s.a.a) siyresinde buna dikkat edilmiş ve günümüzde hoş bir edayla okunan bir kıraat metodudur.

Tertil Kelimesinin Kökü

Tertil (ترتیل) kelimesi Arapça “رتل” "retl" kökünden "tef'l" vezninde bir mastardır. Sözlükte, sözü güzel, yerinde ve düzenli söylemek, bir şeyi doğru yapmak, düzenlemek, sıralamak, açık açık hakkını vererek açıklamak gibi anlamlara gelmektedir. Bundan dolayı aralarında çok az açık bulunan ve gayet düzgün görünen dişler için de "retlu’l esnan" ifadesi kullanılır. Dolayısıyla Tertil, ardı sıra sözleri sıralamak veya belli bir düzen ve hesaba göre ayetleri sıralamak anlamına gelir. Bir metni okurken yavaş yavaş, acele etmeksizin, tane tane, her bir harfin edasının, nazmının ve manasının hakkını vermek suretiyle okumaya da tertil denmektedir. Kur'an okunuşuyla ilgili olarak, kelimeleri ağızdan kolaylıkla ve düzgün bir biçimde çıkarmak anlamındadır.[1]
Istılah ve terminolojik açıdan kelimelerin dizilişinin mana ile uyum sağlaması, dilin fesahat ve belagati hakkıyla gözetilerek ruhî ve manevî bir uygunlukla, yerine göre şeddeli, yerine göre yumuşak, yerine göre uzun, yerine göre kısa okuma, yerine göre Gunne, yerine göre izhar, yerine göre ihfa, yerine göre iklâb, yerine göre vasl, yerine göre sekt veya vakf; özetle bütün maksat, mânâyı duymak ve mümkün olduğu kadar duyurmak olmak üzere Tecvid ile okuma işidir.

Kur’an ve Hadislerde Tertil

Tertil kelimesi ve hem sınıfındaki bu kelime Kur’an-ı Kerim’de 4 kere geçmiş ve iki manaya delalet etmektedir:

  1. İlk olarak Kur’an-ı Kerim ayet ve surelerinin sürekli ve yavaş yavaş Allah tarafından Hz. Resulullah’ın (s.a.a) risaleti boyunca nazil olması anlamındadır. Furkan suresinin 32. Ayetinde şöyle gelmiştir: وَ قالَ الَّذینَ کَفَرُوا لَوْ لا نُزِّلَ عَلَیهِ الْقُرْآنُ جُمْلَةً واحِدَةً کَذلِکَ لِنُثَبِّتَ بِهِ فُؤادَکَ وَ رَتَّلْناهُ تَرْتیلاً “İnkâr edenler dediler ki: "Kur'an ona tek bir defada, toplu olarak indirilmeli değil miydi?" Biz onunla kalbini sağlamlaştırıp pekiştirmek için böylece (ayet ayet indirdik) ve onu 'belli bir okuma düzeniyle (tertil üzere) düzene koyup' okuduk.”[2]Rettelnahu tertila” cümlesi, Kur’an ayetlerinin tedrici olarak 23 yıl zarfında indiğine işaret etmektedir, ancak bu tedrici inişin bir düzen, hesap ve programa göre olduğunu ve bu şekilde gönülleri fethetmiş ve düşüncelere nüfuz etmiş olunduğunu beyan etmektedir. Hz. Resulü Kibriya’dan (s.a.a) nakledilen bir hadis de buna delalet etmektedir: “Kur’an’ın tamamı ayet ayet ve harf harf bana nazil olmuştur.”[3]
  2. Başka bir anlamı ise Kur’an-ı Kerim’in tilavet yöntemidir. Allah Teala, Müzemmil suresinde, Kur’an’ı tertil üzerine okuması için Hz. Peygambere (s.a.a) emretmekte ve okurken acele etmemesini istemektedir: “Kur'an'ı belli bir düzen içinde (tertil üzere) oku.”[4] Tertil, burada teşrii makamında Allah kelamının Hz. Peygambere (s.a.a) indiğinde okunduğu şekilde Allah’ın sevdiği tarzda okumak anlamındadır.[5] Nitekim Hz. Peygamber-i Ekrem (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “Allah, Kur'an'ı indirildiği şekilde okuyanı sever.” İşte bu, Hz. Peygamberin Kur’an’ı okuma tarzıdır. Efendimizi dinleyenler kelimelerin harflerini sayabilmekteydiler.[6]

Sözlü ve Fiili Tertil’in Açıklaması

Kur’an-ı Kerim ve rivayetlerde çokça bahsedilen Tertil, Masumların (a.s) siyresinde de dikkate alınmış ve beyan edilmiştir. Dolayısıyla Tertil, sözlü ve fiili açıklamaya tabi tutulmuştur.

Sözlü Tertil’in Açıklaması

Önceden de dile getirildiği gibi rivayetlerde Tertil’in açıklamasına çokça değinilmiştir. Bunlardan bazıları şunlardır: Hz. Peygamber Ekrem (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “Tertil, Kur’an kıraati sırasında harf ve kelimelerinin akıcı bir üslupla ve güzel bir şekilde beyan edilmesi ve vazıh edilmesidir.[7] İmam Cafer Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: “Ben, Kur’an’ı bir aydan daha az bir sürede hatim etmelerinden hoşlanmıyorum.”[8] İmam Cafer Sadık (a.s) “Kur’an tilaveti sırasında her ne zaman “ya eyyuhennas!” (Ey İnsanlar!) ve “ya eyyuhellezine amenu” (Ey iman edenler!) gibi ifadelerle karşılaşırsanız “Lebbeyk Rabbena[9] deyin ve her ne zaman cennetle ilgili ayetlerle karşılaşırsanız onu Allah Teâlâ’dan isteyin ve her ne zaman azap ayetleri ile karşılaşırsanız ondan yüce Allah’a sığının” diye buyurmuştur.[10]

Fiili Tertil’in Açıklaması

Bir grup Tabiin, Tertil’i Kur’an ayetlerini tilavet etmek, ağlar ve gözyaşı döker bir vaziyette ayetleri tekrarlamak anlamında ele almış ve bu şekilde tilavet etmeyi Hz. Resulü Kibriya Efendimize (s.a.a) nispet vermişlerdir.[11] Ehlibeyt İmamlarından (a.s) nakledilen bazı hadislerde de bu manaya vurgu yapılmıştır.[12]

Tertil’in Kısımları

Tertil'de riayet edilmesi gereken bazı özellikler bulunmaktadır:

  1. Önemli özelliklerinden birisi her daim üzerinde tefekkür edilmeli ve anlamı üzerinde durulmalıdır.[13] Hatta bazen tanımında bile buna işaret edilmiştir.[14]
  2. Beğenilen (tahsin) ses: Şöyle ki Kur’an’ı güzel sesle okumak ve çekici bir kıraatin yanında cümlelerinde tefekkür etmek, Tertil’in en önemli özelliklerinden biridir.[15]

Bazı rivayetlerde “beğenilen” (tahsin) kelimesi yerine onunla aynı vezinde ve aynı ahenkte olan “tahzin” kelimesi kullanılmıştır. Ümmetin âlim ve arifleri bu kelimenin sesi alçaltma ve Kur’an’ı hüzünlü bir şekilde tilavet etmek anlamına geldiğini belirtmişlerdir.[16] Kur’an tilavetinde Tertil’i gecenin kalbinde akan saatlere, teheccüde (gece namazına) ve gece ibadetinin makam ve halatına nazar etmek anlamına geldiği ve diğer vakitlerde ise tertil ve tahkik gibi daha çok sevap almak için Kur’an’ı hızla kıraat etmek anlamında kullanmışlardır.[17]

Kur’an’ın Kıraat Yöntemleri

Geçmişte Tertil, Kur’an’ı okuma yöntemlerinden biri değil, bilakis Kur’an-ı Kerim’in tilavetinde bir temeldi. Şu anlamda ki Tertil, Tecvid gibi Kur’an-ı Kerim, her ne kıraatte okunursa okunsun riayet edilmesi gereken bir şeydi.[18] İbn Cezri, Kelamullah’ın “Tahkik”, “Hadr” ve “Tedvir” olmak üzere üç şekilde okunabileceğini ve her üçünde de Tertil’e riayet edilmesi gerektiğini belirtmektedir.

Tahkik

Kur’an’ın kıraat tarzlarından birisi Tahkik’dir. Geçmişten günümüze Kur’an karilerinin üzerinde durduğu ve öğrencilerine öğrettikleri bir çeşit kıraat yöntemidir. Kur’an karileri bu tarzda okumayı zincirleme senetlerle Hz. Resulü Kibriya Efendimize (s.a.a) ulaştırmaktaydılar.[19] Sözlükte “bir şeyin hakkını tam vermeye özen göstermek” anlamına gelen tahkik okumanın en yavaş şeklidir. Harfleri mahreçlerinden çıkarıp sıfatlarına riayet ederek ve medleri gereği kadar uzatarak; hareke, ihfâ, izhar, iklâb, gunne vb. tecvid kurallarını yerine getirmeye özen gösterip durulması gereken yerlerde durarak Kur’an’ı okumaya tahkik denir.

Hadr

Kur’an’ı kıraat etme yöntemlerinden biri de hadr’dır. “Süratli olmak” anlamındaki hadr, büyük Kur’an karileri tarafından caiz bilinen tüm eda yöntemleri ile Kur’ân-ı Kerîm’i tecvid kaidelerine uymak kaydıyla en hızlı okuyuş biçimidir.[20]

Tedvir

Tedvir, Kur’an-ı Kerim’i mutedil bir şekilde okuma tarzıdır. Sözlükte “bir şeyi döndürüp çevirmek, sıra ile yapmak” anlamına gelen tedvir tahkikle hadr arasında orta bir okuyuş biçimidir.[21]

Günümüzde Tertil

Son dönemlerde “Tertil” sür'atli, tekdüze ve ritmik bir şekilde Kur’an’ı okuma yöntemlerinden biri olarak görülmüş ve günümüz İslam dünyasında, genel olarak Kur’an-ı Kerim’in öğretilmesi ve hıfz edilmesinde kullanılan bir yöntemdir.

Ayrıca bakınız

Kaynakça

  1. Zeyd bin Ali, s. 352; Taberi, c. 8, s. 29; Tusi, et-Tibyan, c. 10, s. 162; Rağıb, s. 341; Muybidi, c. 10, s. 261; Ebu’l Futuh, c. 11, s. 298; İbn Manzur, Retele maddesi.
  2. Furkan, 32.
  3. Halebi, c. 1, s. 260.
  4. Müzemmil, 4.
  5. İbn Cezri, c. 1, s. 208.
  6. İbn Cezri, en-Neşr, c. 1, s. 208.
  7. Suyuti, ed-Durer, c. 6, s. 277.
  8. Kuleyni, c. 2, s. 617.
  9. Tusi, Tehzib, c. 2, s. 124; Ayrıca Bkz. Zerkeşi, c. 1, s. 450.
  10. Kuleyni, c. 2, s. 617 – 618; Tusi, Tehzib, c. 2, s. 124; Tabersi, c. 9, s. 569; Zerkeşi, c. 1, s. 450; Meclisi, Bihar, c. 68, s. 342- 343; c. 74, s. 78.
  11. Suyuti, ed-Durer, c. 6, s. 277.
  12. Meclisi, Bihar, c. 7, s. 268, c. 67, s. 342 – 343, c. 24, s. 75, c. 92, s. 191–192.
  13. Bkz. İbn Kesir, c. 7, s. 142; Kurtubi, c. 19, s. 37; Zerkeşi, c. 1, s. 449 – 450; İbn Cezri, et-Temhid, c. 1, s. 208 – 209, Suyuti, ed-Durer, c. 1, s. 299 -300.
  14. Ebu’l Futuh, c. 11, s. 298.
  15. Tabersi, c. 9, s. 569; Meclisi, Bihar, c. 92, s. 191.
  16. Muybidi, c. 10, s. 266; Tabersi, c. 9, s. 569; Curcani, s. 55.
  17. Tusi, et-Tibyan, Tehzib, İbn Cezri, en-Neşr, c. 1, s. 209.
  18. İbn Cezri, en-Neşr, c. 1, s. 250; et-Temhid, s. 62 – 64.
  19. İbn Cezri, en-Neşr, c. 1, s. 205 – 206.
  20. İbn Cezri, en-Neşr, c. 1, s. 207.
  21. İbn Cezri, en-Neşr, c. 1, s. 207.

Bibliyografi

  • Kur’an-ı Kerim.
  • İbn Cezri, Muhammed, et-Temhid, Ganim Kaduri Muhammed’in katkılarıyla, Beyrut, 1989.
  • İbn Cezri, Muhammed, en-Neşr fi’l Kıraatı’l Aşer, Beyrut, daru’l kutubu’l Arabi.
  • İbn Kesir, Tefsiri Kur’anı’l Azim, Beyrut, 1996.
  • İbn Manzur, Lisanu’l Arab.
  • Ebu’l Futuhu Razi, Ruhu’l Cenan, Ebu’l Hasan Şa’rani ve Ali Ekber Gaffari’nin katkılarıyla, Tahran, k. 1387.
  • Curcani, Ali, et-Tarifat, Beyrut, 1988.
  • Halebi, Ali, es-Siyretu’l Halebiye, Beyrut, el-Mektebetu’l İslamiye.
  • Ragıb İsfahani, Hüseyin, Müfredat Elfazu’l Kur’an, Safvan Adnan Davudi’nin katkılarıyla, Dimeşk, Beyrut, 1992.
  • Zerkeşi, Muhammed, el-Burhan, Muhammed Ebu’l Fazl İbrahim’in katkılarıyla, Beyrut, 1972.
  • Zeyd bin Ali, Tefsir, Hasan Muhammed Taki Hekim’in katkılarıyla, Beyrut, 1992.
  • Suyuti, el-İtkan, Muhammed Ebu’l Fazl İbrahim’in katkılarıyla, Kahire, 1967.
  • Suyuti, Ed-Durru’l Mensur, Beyrut, Muhammed Emin Dimec.
  • Tabersi, Fazıl, Mecmeu’l Beyan, Haşim Resuli Mehallati’nin katkılarıyla, Beyrut, 1992.
  • Tusi, Muhammed, et-Tibyan, Ahmed Habib Kuseyr Amuli’nin katkılarıyla, Beyrut, daru ihya turas el-Arabi.
  • Tusi, Tehzibu’l Ahkâm, Hasan Musevi Horasani’nin katkılarıyla, Tahran, ş. 1364.
  • Kurtubi, Muhammed, el-Cami li-Ahkami’l Kur’an, Beyrut, Daru’l Kutubu’l İlmiye.
  • Kuleyni, Muhammed, el-Kâfi, Ali Ekber Gaffari’nin katkılarıyla, Tahran, k. 1388.
  • Meclisi, Muhammed Bakır, Biharu’l Envar, Tahran, 1388.
  • Mubiydi, Ebu’l Fazl, Keşfu’l Esrar, Ali Asker Hikmet’in katkılarıyla, Tahran, ş. 1361.