Öncelik: b, kalite: c
linksiz
resimsiz
kategorisiz
navbox'siz
yönlendirmesiz

Müslim bin Akil

WikiShia sitesinden
Şuraya atla: kullan, ara
Müslim b. Akil
Mescid-i Kufe.jpg
Kufe Mescidi'nin yanında olan kabr-i şerifleri
İsmi Müslim b. Akil
Doğum Tarihi ?
Şehadet Tarihi Arefe günü Hicretin 60. yıl.
Baba Adı Akil
Anne Adı Hülya
Yaşadığı Yer Medine
Kabri Kufe, Kufe Mescidi'nin yanında
Önemli Rolları Kufe'de İmam Hüseyin'nin (a.s) temsilcisi
Din İslam
Mezhep Şia

Müslim b. Akil b. Ebi Talib (Arapça: مسلم بن عقيل الهاشمي), İmam Hüseyin’in (a.s) amcaoğlu ve Kufe’de şehit olan ilk yârenidir.[1] Müslim b. Akil, İmam Hüseyin (a.s) Kufe’ye gitmeden önce İmamın (a.s) temsilcisi unvanı ile Kufe’ye gitmiş; görevi de oranın durumunu gözlemlemek ve Kufelilerin sözlerinde ısrarlı ve sadık olmaları durumunda İmam Hüseyin’e (a.s) o yönde rapor vermekti. Müslim b. Akil, şehit olmadan 27 gün önce İmam Hüseyin’e (a.s) raporunu göndermiş[2] ve raporunda Kufelilerin hazır olduklarını belirtmiştir. Ubeydullah b. Ziyad’ın Kufe valisi olarak atanmasından sonra Kufeliler onun karşısında korku ve dehşete kapılmış ve Müslim b. Akil’in (r.a) yanından ayrılarak onu yalnız bırakmışlardır. En sonunda hicretin 60. yılında Arife günü[3] şehit edilmiştir.

Nesep, Doğum ve Şehadeti

Müslim b. Akil b. Ebu Talib’in doğum tarihi kesin olarak bilinmemektedir. Ancak şehit edildiğinde yaşının 28 olduğu[4] ve şehadetinin hicretin 60. yılında Kufe’de gerçekleştiği söylenmiştir. Babası, Hz. Ali’nin (a.s) kardeşi Akil b. Ebi Talip, nesep ve soyları tanımada uzmandı ve[5] Arap fasihlerindendi.[6]

Annesi, Akil b. Ebi Talip tarafından Şam’da satın alınan "Aliye" adında bir köledir.[7] Belazuri annesinin adının "Hülya" veya "Hilye" olduğunu yazmıştır.[8]

Ehlisünnet âlimlerinden İbn-i Habban (ö. 354 h.k.) şöyle yazmaktadır: “Müslim b. Akil b. Ebi Talib Haşimi’nin künyesi "Ebu Davut"tur ve Abdulmuttalib’in oğulları arasında Hz. Peygamber'e (s.a.a) en çok benzeyen kişidir. Kendisi Hz. Peygamber'in (s.a.a) sahabelerinden bazılarını görmüştür.”[9]

Belazuri, Akil’in çocukları arasındaki en güçlü ve cesur kişinin Müslim b. Akil olduğuna inanmaktadır.[10] Müslim b. Akil’in kabr-i şerifleri Kufe Mescidi'nin yanındadır.[11]

Eşleri ve Çocukları

Ebu’l Ferec İsfahani (ö. 356 h.k.) şöyle yazmaktadır: Müslim’in oğlu yoktu,[12] ancak tarihçilerin çoğu Müslim’in oğullarının olduğunu hatta bazıları kızının bile olduğunu belirtmişlerdir. Taberi, Müslim b. Akil’in oğlu Abdullah’tan bahsetmekte ve kendisinin Amr b. Sabih Sadai tarafından Kerbela’da okla elinden vurularak alnına yapıştırıldığını ve sonra bazılarının ona saldırarak şehit ettiğini yazmaktadır.[13]

Taberi, Abdullah’ın annesinin İmam Ali’nin (a.s) kızı Rukayye olduğunu, Rukayye’nin annesinin ise bir köle olduğuna inanmaktadır. Bazıları Abdullah’ın katilinin Useyd b. Malik Hazremi olduğuna ve yine onun, başka yerde Zeyd b. Rukkad[14] olduğuna ve Zeyd’in ise, sonralardan Muhtar Sakafi’nin emri ile öldürüldüğünü yazmıştır.[15] Kadı Numan Mağribi de (ö. 363 h.k) Müslim’in "Abdullah" adlı bir oğlundan bahsetmekte ve annesinin adının ise, Hz. Ali’nin (a.s) kızı "Rukayye" olduğunu yazmıştır. Tıpkı Kadı Numan’ın yazdığına göre Abdullah b. Müslim b. Akil Kerbela’da şehit düşmüştür. Katili Amr b. Sabih’dir. Sözünün devamında bazılarının Abdullah’ın katilinin Esed b. Malik olduğunu belirtmiştir.[16] Şeyh Tusi (ö. 460 h.k) de zikredilen özelliklerde Müslim b. Akil’in bir oğlundan bahsetmiş ve Kerbela’da İmam Hüseyin’in (a.s) yanında şehit olduğunu yazmıştır.[17]

Belazuri (ö. 279 h.k.) de Kerbela’da adı Abdullah b. Müslim b. Akil b. Ebi Talip olan bir gençten bahsetmekte ve “Zeyd b. Rukkad Cenbi” adında birisi tarafından kalp ve alnına fırlatılan oklarla şehit olduğunu yazmıştır.[18] Yine Belazuri başka bir yerde, Amr b. Sabih Seydai tarafından Abdullah’a bir ok atıldığını ve ardından başka bir grubun saldırısı ile şehit olduğunu yazmıştır.[19]

Zehebi (ö. 748 h.k.) Müslim b. Akil’in Kerbela’da İmam Hüseyin’in (a.s) yanında şehit olan “Abdullah” ve “Abdurrahman” adlı iki çocuğundan bahsetmektedir.[20]

İbn-i Makula (ö. 475 h.k) Müslim b. Akil’in “Ümmü Hamide” adlı bir kızından bahsetmektedir.[21] Tabersi (ö. 548 h.k) şöyle yazmaktadır: İmam Ali’nin (a.s) kızı Rukayye, Müslim b. Akil’in eşi idi ve kendisi için “Abdullah” adlı birisini dünyaya getirdi. Abdullah Kerbela’da şehit oldu. Rukayye’den ayrıca "Ali" ve "Muhammed" adlı başka çocukları da oldu.[22]

İbn-i Kuteybe (ö. 276 h.k), Müslim b. Akil’in çocukları hakkında şöyle yazmaktadır: “Anneleri Hz. Ali b. Ebi Talib’in kızı olan Rukkaye’den "Abdullah" ve "Ali" adlı çocukları ve ayrıca "Müslim b. Müslim" ve "Abdülaziz" adlı çocukları vardır.[23] İbn-i Kuteybe, bu ikisinin annesinin kim olduğuna dair bir açıklamada bulunmamıştır.

Genel olarak Belazuri, Hz. Müslim b. Akil’in (a.s) çocuklarını şöyle sıralamaktadır: Hz. Ali’nin kızı Rukayye’den olma Abdullah ve Ali; Ben-i Amir b. Sa’sa’a kabilesinden olan bir kadından olma Müslim b. Müslim, annesi bir köle olan Abdullah ve annesinden bahsetmediği "Muhammed" adlı bir başka erkek çocuğu.[24] Belazuri, Rukayye’nin annesinin “Sahba” olduğunu belirterek şöyle yazmaktadır: “Rukayye, Müslim b. Akil b. Ebu Talip’le evlenmiştir.[25]

Bazı tarihi kaynaklarda ise, Müslim b. Akil’in iki küçük çocuğundan bahsedilmekte, İmam Hüseyin’in (a.s) şehadetinden sonra esir düştükleri, Kufe’de hapse atıldıktan ve hapisten kaçma girişiminden sonra Ubeydullah b. Ziyad’ın emri ile şehit edildikleri zikredilmiştir.[26] (Bkz. Müslim’in İki Çocuğu)

İmam Hüseyin’in (a.s) Kufe’deki Temsilcisi

İmam Hüseyin (a.s) Medine’den Mekke’ye doğru yola çıktığında Müslim b. Akil de onunla birlikteydi. Kufelilerin İmam’a (a.s) gönderdiği mektupların sayısı çoğaldıktan sonra hazret, Müslim’i Kufe’ye göndererek ondan halkın genelinin davetlerinde samimi olup olmadıklarını öğrendikten sonra İmam’ı (a.s) bilgilendirmesini istemiştir.[27]

Müslim b. Akil, Kufe’ye vardığında Muhtar b. Ebi Ubeyde’nin evinde kaldı. Şialar burada onun yanına gelip gitmekte ve o da onlara İmam Hüseyin’in (a.s) mektubunu okumaktaydı.[28] Mes’udi’nin yazdığına göre Müslim b. Akil Kufe’ye girdiğinde adı "Avsece" olan birisinin evinde kaldı.[29] İbn-i Cevzi ise adı “İbn-i Avsece” olan birisinin evinde kaldığını yazmıştır.[30]

İbn-i Asakir (571) şöyle yazmaktadır: Kufe’de 12 bin kişi Müslim b. Akil’in eli ile İmam Hüseyin’e biat etti.[31] Bazıları biat edenlerin sayısını 18 bin[32] bazıları ise 30 bin olarak belirtmiştir.[33] Kufelilerin Müslim’e biat ettiğini rapor eden Yezid’in ajanları, Kufe’yi istiyorsa acele hareket etmesini ve Kufe valisi Numan b. Beşir’in zayıf olduğunu veya zayıf hareket ettiğinin haberini Yezid’e verirler. Yezid bu haberi alınca, Basra valisi olan Ubeydullah b. Ziyad’ı Kufe’nin de valisi olarak atadı.[34]

Ubeydullah b. Ziyad’ın Kufe’ye gelişi ile Müslim b. Akil, Muhtar’ın evinden dışarı çıkar ve Kufe’nin ileri gelenlerinden Hani b. Urve’nin evine gider. Müslim’in Şiilerle her ne kadar ilişkisi gizli de olsa Ubeydullah b. Ziyad, ajanları sayesinde Müslim’in kaldığı yerden haberdar olur ve Hani b. Urve’yi saraya çağırtır. Hani b. Urve’den Müslim’i kendisine teslim etmesini ister. Ancak Urve bunu kabul etmez ve hapse atılır.

Bunun üzerine Mezhec kabilesi sarayın etrafını sarar. Ancak Ubeydullah b. Ziyad, Şureyh Gazi sayesinde onları aldatır ve topluluğu dağıtır. Haberi alan Müslim 4000 kişiyi toplar ve sarayı abluka altına alır. İşte burada Ubeydullah yanında olan bazı Kufe ileri gelenlerinden topluluğun yanına giderek onları Şam ordusu ve başka şeylerle korkutmalarını ve onları dağıtmalarını ister.

Bu hile ve korkutma politikası başarılı olur ve Müslim’in etrafındakiler dağılır. Gece olunca da Müslim yapayalnız kalır. Öyle ki hatta gece kalacak bir ev bile bulamaz! Sonunda adı” Tav’a” olan bir kadının evinin önünde durur ve ondan su ister. Müslim’i tanıyan bu kadın ondan isterse geceyi evinde geçirmesini ister… Kadının oğlu Müslim’in evde olduğunu anlar ve sabah olunca Abdurrahman b. Muhammed b. Eş’es’e haber verir. Abdurrahman, Müslim’in nerede kaldığını babasına der. İbn-i Ziyad 70 kişiyi Muhammed b. Eş’es’e verir ve Müslim’i yakalayarak saraya getirmesini ister.

Hz. Müslim b. Akil ile hükûmet güçleri arasında yaşanan çatışmanın ardından Muhammed b. Eş’es Müslim’e teslim olması halinde amanda olacağını söyler. Bunun üzerine Müslim (a.s) teslim olur ve saraya götürülür. Ancak İbn-i Ziyad, Eş’es’in oğlunun aman vermesinin anlamı olmadığını söyler ve Hz. Müslim b. Akil ile aralarında geçen tartışmaların ardından İbn-i Ziyad, Hz. Müslim b. Akil’in (a.s) sarayın üzerine çıkarılarak orada başının kesilmesini emreder.[35]

Müslim b. Akil’in şehadetinin ardından, İbn-i Ziyad Hani b. Urve’nin de öldürülmesini ve daha sonra her ikisinin de başını Şam’a Yezid b. Muaviye’nin yanına gönderilmesini emreder.[36]

Kaynakça

  1. Ebu’l Ferec İsfahani, Makatilu’t-Talibin, s. 52.
  2. Taberi, Muhammed b. Cerir, Tarih-i Taberi, c. 4, s. 297.
  3. El-Emin, A’yanu’ş-Şia, c. 1, s. 593.
  4. Şehidi, Seyyid Cafer, Pes ez Pencah Sal, Pejuheş-i Taze Piramun-u Kıyam-ı Hüseyin aleyhis-selam, Tahran, Defter-i Neşr-i Ferhengi İslami, 1380, s. 122.
  5. İbn-i Adbu’l Birr, el-İstiyab, c. 3, s. 1079.
  6. İbn-i Abdu’l Birr, el-İstizkar, c. 8, s. 249.
  7. Ebu’l Ferec İsfahani, Makatilu’t-Talibin, s. 52.
  8. Belazuri, Ensabu’l Eşraf, c. 3, s. 224.
  9. İbn-i Habban, es-Sikat, c. 5, s. 391, Müessese el-Kutubu’s-Sekafiye.
  10. Belazuri, Ensabu’l Eşraf, c. 2, s. 77.
  11. Es-Seyyidu’l Baraki, Tarih-i Kufe, s. 98.
  12. Ebu’l Ferec İsfahani, Makatilu’t-Talibin, s. 52.
  13. Tarih-i Taberi, c. 4, s. 341.
  14. Taberi, c. 4, s. 359.
  15. Taberi, c. 4, s. 534.
  16. El-Kadi Numan el-Meğribi, Şerhu’l Ahbar, c. 3, s. 195.
  17. Ricalu’t-Tusi, s. 103.
  18. Belazuri, Ensabu’l Eşraf, c. 6, s. 407 – 408.
  19. Belazuri, Ensabu’l Eşraf, c. 3, s. 200.
  20. Zehebi, Seyri İ’lamu’n-Nubela, c. 3, s. 320.
  21. İbn-i Makula, İkmalu’l Kemal, c. 6, s. 235.
  22. Tabersi, İ’lamu’l Vera Bi-İ’lamu’l Huda, c. 1, s. 397.
  23. İbn-i Kuteybe, el-Maarif, s. 204.
  24. Belazuri, Ensabu’l Eşraf, c. 2, s. 70 – 71.
  25. Belazuri, Ensabu’l Eşraf, c. 2, s. 192.
  26. Bkz. Saduk, el-Emali, s. 143 – 148.
  27. İbn-i Kuteybe Deyneveri, el-Ahbaru’t-Tival, s. 230.
  28. İbn-i Kuteybe Deyneveri, el-Ahbaru’t-Tival, s. 231.
  29. El-Mes’udi, Murucu’z-Zeheb ve Maadinu’l Cevher, c. 3, s. 54.
  30. İbn-i Cevzi, el-Muntezim fi-Tarihi’l Umem ve’l Muluk, c. 5, s. 325.
  31. İbn-i Asakir, Tarih-i Medine-i Demeşk, c. 14, s. 213.
  32. İbn-i Kuteybe Deyneveri, el-Ahbaru’t-Tival, s. 235.
  33. İbn-i Kuteybe Deyneveri, el-İmamet ve’s-Siyaset, c. 2, s. 8.
  34. İbn-i Kuteybe Deyneveri, el-Ahbaru’t-Tival, s. 231.
  35. El-Müfid, el-İrşat, s. 53 ve 63.
  36. İbn-i E’sem el-Kûfi, el-Futuh, c. 5, s. 62.

Bibliyografi

  • İbn-i E’sem el-Kûfi, el-Futuh, c. 5, tahkik: Ali Şiri, Beyrut, Daru’l Adva, 1411.
  • el-Emin, Seyyid Muhsin, A’yanu’ş-Şia, c. 1, tahkik: Hasan el-Emin, Beyrut, Daru’t-Taaruf lil-Matbuat.
  • el-Belazuri, Ahmed b. Yahya b. Cabir, Ensabu’l Eşraf, c. 2, tahkik: eş-Şeyh Muhammed Bakır Mahmudi, müessese el-İlmi lil-Matbuat, 1394 / 1974.
  • İbn-i Habban, es-Sikat, c. 5, müessese el-Kutubu’s-Sekafiye, 1393 h.k.
  • İbn-i el-Cevzi, el-Muntezem fi-Tarihi’l Umem ve’l Muluk, c. 5, diraset ve tahkik: Muhammed Abdul Kadir Ata ve Mustafa Abdul Kadir Ata, tashih: Naim Zerzur, Beyrut, Daru’l Kutubu’l İlmiye, 1412 / 1992.
  • İbn-i Abdu’l Birr, el-İstizkar, c. 8, tahkik: Salim Muhammed Ata, Muhammed Ali Muavvaz, Beyrut, Daru’l Kutubu’l İlimiye, m. 2000.
  • İbn-i Abdul Birr, el-İstiyab, c. 3, tahkik: Ali Muhammed el-Becavi, Beyrut, Daru’l Cebel, 1412 / 1992.
  • İbn-i Asakir, Tarih-i Medine-i Demeşk, c. 14, tahkik: Ali Şiri, Beyrut, Daru’l Fikr lil-Matbuat ve’n-Neşr vet-Tavzi.
  • İbn-i Kuteybe Deyneveri, el-Ahbaru’t-Tival, tahkik: Abdul Munim Amir / müracaat: ed-Doktor Cemalettin eş-Şiyal, Kahire, Daru İhya’u Turas el-Arabi, İsa el-Babi el-Halebi ve Şerkah / Menşurat Şerif Razi.
  • İbn-i Kuteybe Deyneveri, el-İmamet ve’s-Siyaset, tahkik: Ali Şiri, Kum, İntişar-ı Şerif Razi, 1413 / 1371.
  • İbn-i Kuteybe Deyneveri, el-Maarif, tahkik: Doktor Servet Akaşe, Kahire, Daru’l Maarif Mısır, 1969.
  • İbn-i Makula, İkmalu’l İkmal, c. 6, Daru İhya et-Turas el-Arabi.
  • Ebu’l Ferec İsfahani, Makatilu’t-Talibin, tahkik, takdim ve işraf: Kazım el-Muzaffer, Necef-i Eşref, Menşurat el-Mektebetu’l Haydariye, 1385 / 1965.
  • ez-Zehebi, Seyr İ’lamu’n-Nubela, c. 3, tahkik: Şuayb el-Erneut, tahkik: Muhammed Naim el-Arkasusi, Memun Sağırci, Beyrut, Müessese er-Risalet, 1413 / 1993.
  • es-Seyyid el-Beraki, Tarih-i Küfe, tahkik: Macid Ahmed el-Atiye, İstidrakat es-Seyyid Muhammed Sadık Al-i Bahru’l Ulum, İntişar el-Mektebetu’l Haydariye, 1424 / 1382.
  • es-Saduk, el-Emali, Kum, Merkez Tabaat ve’n-Neşr fi-Müessese el-Biset, 1417.
  • et-Tabersi, İ’lamu’l Vera bi-İ’lamu’l Huda, c. 1, Kum, Müessese Alulbeyt (a.s) li-İhyau’t-Turas, 1417.
  • Ricalu’t-Tusi, tahkik: Cevad el-Kayyumi İsfahani, Kum, Müessese en-Neşr-i İslami, 1415 h.k.
  • el-Kadı Numan el-Mağribi, Şerhu’l Ahbar, c. 3, tahkik: es-Seyyid Muhammed el-Hüseyni el-Celali, Kum, Müessese en-Neşr-i İslami.
  • el-Mufid, el-İrşad, tahkik: Müessese Alulbeyt (a.s) li-İhyau’t-Turas, Beyrut, Daru’l Mufid, 1414 / 1993.
  • el-Mes’udi, Murucu’z-Zeheb ve Maadinu’l Cevher, c. 3, Kum, Menşurat Daru’l Hicret, 1404 / 1363 / 1984.