Hz. Ali Ekber

WikiShia sitesinden
Şuraya atla: kullan, ara

Bu madde şu anda gözden geçirilmektedir,

Hz. Ali Ekber (a.s)
Example alt text
Tam İsmi Ali bin Hüseyin (a.s)
Künyeleri Ebu'l Hasan
Lakapları Ekber
Doğum Tarihi H. 33, 11 Şaban
Doğum Yeri Medine
Ölüm Tarihi H. 61, 10 Muharrem (Aşura), Kerbela
Baba Adı Hz. İmam Hüseyin (a.s)
Anne Adı Leyla (s.a)
Ömrü 28 yıl
Türbesi Kerbela
Eşi -
Çocukları Hasan
Şia
Şia.jpg
Usul-u Din (İnançlar)
Temel İnançlar Tevhid • Nübüvvet • Mead • Adalet • İmamet
Başka İnançlar İsmet • Velayet • Mehdiyet: Gaybet (Küçük Gaybet, Büyük Gaybet), İntizar، Zuhur, Ric'at ve Beda
Füruu Din (Amali İbadetler)
İbadet Hükümleri Namaz • Oruç • Hums • Zekat • Hac • Cihad •
Gayri İbadi Hükümler Emr-i Bil Maruf • Nehy-i Anil Münker • Tevella • Teberra
İçtihat Kaynakları Kitap (Kur'an) • Sünnet (Peygamber ve İmamların Rivayetleri) • Akıl • İcma
Ahlak
Faziletler Af • Cömertlik • Yardımlaşma •
Çirkinlikler Kibir • Ucb • Gurur • Haset
Kaynaklar İmam Ali'nin İmam Hasan'a Mektubu • Nehcü'l Belaga • Sahife-i Seccadiye •
Tartışmalı Konular
Peygamberin Halifesi • Şefaat • Tevessül • Takiye • Matem • Muta • Sahabenin Adaleti
Karakterler
Şia İmamları İmam Ali (a.s) • İmam Hasan (a.s) • İmam Hüseyin (a.s) • İmam Seccad (a.s) • İmam Bakır (a.s) • İmam Sadık (a.s) • İmam Kazım (a.s) • İmam Rıza (a.s) • İmam Cevad (a.s) • İmam Hadi (a.s) • İmam Askeri (a.s) • İmam Mehdi (a.s)
Sahabe

Hamza • Cafer b. Ebu Talib • Salmanı Farisi • Mikdat b. Esved • Ebu Zer Gaffari • Ammar Yasir • Malik Eşter • Muhammed b. Ebu Bekir • Akil • Osman b. Hanif • Ebu Eyyup Ensari • Cabir b. Abdullah Ensari • İbn Abbas • Abdullah b. Cafer • Huzeyme b. Sabit • Bilal • Yasir

Kadınlar:

Hatice • Fatıma (s.a) • Zeyneb • Ümmü Gülsüm Bint Ali • Esma Bint Ümeys • Ümmü Eymen  • Ümmü Seleme
 • Usulcular • Şairler •  •  •  •  •
Mekke-i Mükerreme ve Mescid-i Haram • Medine-i Münevvere، Mescid-i Nebi ve Baki • Beytü'l Mukaddes ve Mescid-i Aksa • Necef-i Eşref، İmam Ali Türbesi ve Kufe Mescidi • Kerbela-ı Mualla ve İmam Hüseyin Türbesi • Kazımeyn ve Kazımeyn Türbesi • Samarra ve Askereyn Türbesi • Meşhed-i Mukaddes ve İmam Rıza Türbesi • Şam ve Zeynep Türbesi • Kum ve Fatıma Masume Türbesi  • Şiraz ve Şah Çırağ • Rey ve Şah Abdu'l Azim
Dini Bayramlar
Fıtır Bayramı • Kurban Bayramı • Gadir Bayramı • Mebes Bayramı • Peygamberin Doğumu • İmamların Doğumu
Matemler
Fatıma Günleri • Muharrem (Muharrem Matemi, Tasua, Aşura ve Erbain)
Mübahele Olayı • Gadir-i Hum • Beni Saide Sakifesi • Fedek • Fatıma Evi Olayı • Cemel Savaşı • Sıffin Savaşı • Nehrevan Savaşı • Kerbela Vakıası • Sekaleyn Hadisi • Ehli Kisa • Tathir Ayeti • Şia Katliamları

Kur'an • Nehcü'l Belaga • Sahife-i Seccadiye
Kutub-u Erbaa: İstibsar • Kafi • Tehzibu'l Ahkam • Men La Yahduruhu'l Fakih

Fatıma Mushafı • Hz. Ali Mushafı • Esrarı Al-i Muhammed • Vesailu'ş Şia • Biharu'l Envar • el-Gadir • Mefatihu'l Cenan • Mecmeu'l Beyan • El-Mizan Tefsiri •
Şia Fırkaları
On iki İmam (İsna Aşeri) • İsmailiye • Zeydiye • Keysaniye

Ali Ekber diye meşhur olan Ali b. Hüseyin b. Ali b. Ebu Talib, Şiaların üçüncü imamı olan İmam Hüseyin’in (a.s) oğludur. Hicret'in 33. yılında Medine’de dünyaya geldi. Denildiğine göre dış görüntüsü ve ahlaki yapısı Hz. Peygamber Ekrem’e (s.a.a) çok benzemekte idi. Aşura Vakıasında olağanüstü cesaret ve fedakârlık sergilemiş ve Yezid ordusuna karşı savaşırken Kerbela sahrasında şehit olmuştur. Nakledilen rivayetlere göre Aşura’da şehit olan Beni Haşim’den ilk kişidir. Kabr-i şerifleri değerli babası İmam Hüseyin’in (a.s) türbesinin yanındadır.

Lakap ve Künyesi

Tarihî kaynaklarda lakabının “Ekber” künyesinin ise “Ebu’l Hasan” olduğu geçmiştir.[1]

Doğumu ve Şehadeti

Hicret'in 33. yılında Şaban ayının 11’inde Medine’de dünyaya gelmiştir ve hicretin 61. yılında Muharrem ayının 10’unda Aşura hadisesinde babası ve çok sayıda Beni Haşim’le birlikte Kerbela’da şehit olmuştur.[2] Kabr-i şerifleri Kerbela’da değerli babası İmam Hüseyin’in (a.s) ayak ucundadır. Ulema, Hz. Ali Ekber’in (a.s) “Ekber” lakabı ile İmam Hüseyin’in (a.s) en büyük oğlu olduğunu rivayet etmiştir.[3]

Ancak bazı Şia âlimleri Hz. Ali Ekber’in (a.s) İmam Seccad’ın (a.s) küçük kardeşi olduğunu açıklamışlardır.[4] Bu görüş Merhum Tusteri tarafından tenkit edilmiştir.[5]

Ailesi

Hz. Ali Ekber’in (a.s) babası, Şiaların üçüncü imamı, İmam Hüseyin (a.s), annesi ise Leyla bint Ebu Mürre’dir.[6]

Eş ve Çocukları

Kendisine hitaben okunan ziyaretnameler dikkate alındığında kendisinin eş ve ailesi bulunmaktaydı. Kendisine ait ziyaretname şu şekildedir: صلى الله عليک و على عترتک و اهل بيتک و آبائک و ابنائک[7]

Nitekim İmam Cafer Sadık (a.s) Ebu Hamzali’ye şöyle buyurmaktadır: “Kabr-i şeriflerine vardığında dur ve şöyle söyle: «ضع خدک على القبر! و قل: صلى الله عليک يا ابا الحسن!» Bu pasaja baktığımızda Hz. Ali Ekber’in (a.s) Hasan adlı bir çocuğu vardır.

Ancak bazı nesep yazarları ve araştırmacılar Hz. Ali Ekber’in (a.s) kendisinden geriye evladının kalmadığını ve İmam Hüseyin’in (a.s) neslinin yalnızca İmam Zeynelabidin’den (a.s) devam ettiği görüşündedir.[8]

İsminin Konulması

İmam Hüseyin (a.s), çocuğunun adını “Ali” koymuş ve bu şekilde İmam Ali’nin (a.s) adını ortadan kaldırmak isteyen veya silinmesi için gayret sarf edenlerle mücadele etmiştir. İmam Hüseyin (a.s) yalnızca bu oğlunun adını değil, her üç oğlunun da adını Ali koymuştur.[9]

Eğitim ve Öğretim

Tüm eğitim metotlarına vakıf olan İmam Hüseyin (a.s) kendisini çocukların dünyasıyla adapta etmiş ve çocukların davranışlarına uygun olan şeyleri yapmıştır. Bu şekilde çocuklarının çocukluk psikolojisinden uzak kalmamıştır.

İmam Hüseyin (a.s) çocuğuna Fatiha Suresini öğreten Abdurrahman’a çok değerli bir hediye vermiş ve şöyle buyurmuştur: “Bu hediyelerin, Ali’nin öğretmeninin yaptıkları karşısında değeri yoktur, çünkü Kur’an’ı öğretmek mukabilinde tüm hediyeler yetersizdir.[10]

Ali Ekber’in Dış Görünüşü

Dış görünüşü çok heybetli olup mübarek yüzü ay gibi parlamaktaydı. Çok yakışıklı ve güzel çehreli idi. Açık tenli ve kırmızıya çalan rengi, iri ve siyah gözleri, uzun kirpikleri olup fiziği orantılı ve dengeli, sine ve omzu ise genişti.

Hızla yol yürür ve yol yürüdüğünde sanki yamaçtan iner gibi yürür veya bir taşın üzerinden aşağı iner gibi yürürdü. Birisine doğru döndüğünde tüm bedeni ile dönerdi. Gökten ziyade daha çok yere bakardı. Kendisinden misk ve amber kokusu yayılırdı.[11]

Bundan dolayı İmam Hüseyin (a.s) onu, yaratılış, huy, ahlak, ruhsal özellikler, konuşma ve sosyal davranışlarda Hz. Resulullah’a (s.a.a) en çok benzeyen kişi olarak tanıtmıştır.[12]

Fazilet, Erdem ve Özellikleri

Hadis Nakletmedeki Makamı

Ceddi Hz. Ali’den (a.s) çok sözler naklettiği için kendisi muhaddis olarak tanınmıştır.[13]

Düşmanların Hz. Ali Ekber’in (a.s) Üstünlüğünü İtiraf Etmesi

Muaviye, Hz. Ali Ekber’i (a.s) hilafete layık bilmekte ve şöyle demektedir:

«اولی الناس بهذالامر علی بن الحسین بن علی جده رسول الله وفیه شجاعة بنی هاشم و سخاه بنی امیه و رهو ثقیف.»

“Hükümete en layık kimse ceddi Resulullah olan Hüseyin b. Ali’nin oğlu Ali Ekber’dir. Beni Haşim’in cesaretini, Beni Ümeyye’nin sahavetini ve Sakif kabilesinin güzelliğini kendisinde toplamıştır.”[14]

Hz. Resulullah’ın Aynası

İmam Hüseyin’in (a.s) tanıklık ve ikrarı ile Ali Ekber (a.s) Hz. Resulü Kibriya’nın (s.a.a) zahir ve batınının aynası idi…[15]

İmam Hüseyin’i Himaye Etmesi

Aşura günü, Hz. Ali Ekber (a.s) Kerbela meydanına çıktığında, düşman birliklerinden birisi şöyle bağırdı: “Ey Ali! Senin Emirü’l-Mü'minin (Yezid) ile akrabalık bağın var. Bizler onunla bağı olanları gözetmekte ve durumunu göz önünde bulundurmaktayız. Eğer istersen senin için aman verelim.” Hz. Ali Ekber (a.s) cevaben şöyle buyurdular: اِنَّ قَرابَةَ رَسولِ اللهِ اَحَقُّ اَنْ تُرعی ; “Resulullah’ın yakınlığına riayet etmek hakikate daha yakındır.”[16]

Beni Haşim’in İlk Şehidi

Kendisi Aşura günü, Kerbela’da şehit olan Beni Haşim’den ilk kişidir.[17] Şüheda ziyaretnamesinde şu şekilde okumaktayız: السَّلامُ علیكَ یا اوّل قتیل مِن نَسل خَیْر سلیل[18]

Hak Yolundaki Kararlılığı

İmam Hüseyin (a.s) Beni Makatil’in evinde uykuya dalmış ve bir süre sonra uyandığında şu sözcükleri: “İnna lillah ve inna ileyhi raciun ve’l Hamdulillahi Rabbil Âlemin” tekrar etmekteydi. Ali Ekber (a.s) bunun nedenini sorunca İmam Hüseyin (a.s) şöyle buyurdular:

“Yavrucuğum! Rüyamda bana bir süvarinin şöyle dediğini duydum: Bu topluluk hareket etmekte ve ölüm onları takip etmektedir. Bu sözden ölümümüzün yakın olduğunu anladım. Bunun üzerine Hz. Ali Ekber (a.s) şöyle dedi: “Babacığım! Allah sizde kötülük görmesin, bizler hak üzere değil miyiz?” İmam Hüseyin şöyle cevap verdi: “Evet, tüm kulların döneceği Hakk’a and olsun ki biz hak üzereyiz.”

Hz.Ali Ekber (a.s) şöyle dedi: “Ey Babacığım! Hak üzerinde kaldığımız sürece ölümden korkum yoktur.” İmam Hüseyin (a.s) Ali Ekber hakkında dua ederek şöyle buyurdular: “Allah, babanın oğluna vereceği en üstün mükâfat ve sevabı oğul olman karşılığında sana versin.”[19]

Aşura Günü Attığı Şiar

Hz. Ali Ekber, İbn Saad ordusunun amanname teklifini reddettikten sonra peş peşe düşmana saldırarak şu şekilde recez okumaktaydı انا علي بن الحسين بن عليّ نحن و بيت الله اولي بالنّبي تالله لايحکم فينا ابن الدّعي اضرب بالسّيف اُحامي عن ابي ضرب غلامٍ هاشميٍّ قرشي

“Ben Ali oğlu, Hüseyin’in oğlu Ali’yim, Allah’ın evine (Kabe’ye) and olsun ki bizler Peygambere daha evla ve layıkız. Allah’a yemin olsun ki bu haram zade bize hükmedemez, kılıcımla sizleri öldüreceğim ve babamı savunacağım; hem de Haşimî ve Kureyşî soyundan bir gencin vuruşuyla.”[20]

Hz. Hüseyin’in Ali Ekber Hakkındaki Sözleri

Hz. Ali Ekber’in (a.s) yiğitlik ve kahramanlığını izleyen[21] İmam Hüseyin (a.s) şöyle feryat etti: “Ey İbn Sa’d! Benim soyumu kestiğin gibi Allah da senin soyunu kessin. Bizimle Allah Resulü arasındaki akrabalık bağına riayet etmedin, Allah seni yatağında başını kesen kimseye musallat etsin.”[22]

Daha sonra şöyle buyurdu: “Allah’ım! Sen şahit ol ki halk içinde Peygamberin Muhammed’e yaratılış, huy ve ahlak[23] bakımından en çok benzeyen kişidir.”[24]

Daha sonra şöyle buyurdu: “Her ne zaman Peygamberini görmeyi arzu etsek, ona (Ali Ekber’e) bakıyorduk.”[25]

Allah’ım! Toprağın bereketini onlardan al ve aralarını aç. Onları acı bir şekilde birbirlerinden ayır. Bizleri davet ederek yardım edeceklerine söz verdiler, ancak bize düşmanlık ettiler ve bizimle savaşa kalkıştılar. Hiçbir zaman vali ve yöneticileri onlardan hoşnut etme ve farklı fırkaları onlara musallat et.”

İmam Hüseyin (a.s) daha sonra Al-i İmran suresinden iki ayet tilavet etti.[26]

Hz. Ali Ekber’in Savaşları

Hz. Ali Ekber’in İlk Saldırısı

Hz. Ali Ekber (a.s) düşman ordularına karşı saldırısını bazen sağ kanattan, bazen sol kanattan ve bazen de orta alandan yapmaktaydı. Hiçbir grup kendisine karşı koyamıyordu. Dediklerine göre bu saldırılarda düşman birliklerinden 120 süvariyi öldürmüştür. Artık Hz. Ali Ekber (a.s) susuzluğa yenik düşmüştü.

Güç toplamak ve durumdan babasını haberdar etmek için babasının yanına geri döndü.

İmam Hüseyin (a.s) Hz. Ali Ekber’in (a.s) durumunu görünce ağlamaya başladı ve şöyle buyurdu: “Dilini yaklaştır ve daha sonra Ali Ekber’in dilini ağzına aldı (İmam Hüseyin bu davranışıyla belki de ‘yavrucuğum babanın dili seninkinden daha kuru ve susuz’ demek istemiştir).

Daha sonra yüzüğünün kaşını oğluna vererek şöyle buyurdu: “Oğlum! Bu yüzük kaşını al ve ağzına koy. En kısa zamanda ceddine (Resulullah’a) kavuşacağını ve onun vereceği su kasesiyle suya kanacağını ve asla bir daha susamayacağını ümit ediyorum.”[27] Bu ibareler Seyyid İbn Tavus’dan da az bir farkla nakledilmiştir.[28]

Hz. Ali Ekber’in İkinci Saldırısı

Ali b. Hüseyin (a.s) İmam Hüseyin’le görüştükten sonra tekrar savaş meydanına geri döndü. 200 kadar Kufe ehlini yerlere serdi.[29]

Tüm bunlara rağmen, Kufe ehli Ali Ekber’i öldürmek için çok rağbet etmemekteydiler.[30]

Şehadeti

Hz. Ali Ekber (a.s) düşman ordusuna karşı kahramanca savaştığı sırada birden Murret b. Munkiz adlı birisi Hz. Ali Ekber'e gizlice saldırarak şöyle dedi: “Arapların günahı benim üzerime olsun ki babasını acılara boğacağım.”[31] Daha sonra kılıcıyla Hz. Ali Ekber’in (a.s) başına vurdu. Hz. Ali Ekber (a.s) o darbeyle yere yığıldı ve başkaları da aynı anda saldırmaya başladı.[32]

Düşman her yerden Hz. Ali Ekber’e (a.s) saldırıyor ve kılıç ve mızraklarla vuruyorlardı. Ruhunu teslim etmesine ramak kala şöyle feryat etti: “Ey Babacığım! Sana selam olsun, işte bu ceddim Resulullah’tır, o bana dolu bir kâse ile su verdi. O diyor ki bize doğru acele gel.” Daha sonra bir nefes aldı ve canını teslim etti.[33]

Şehadet Sonrası

İmam Hüseyin’in Yanına Gelişi

İmam Hüseyin (a.s) oğlunun yanına gelerek yüzünü oğlunun yüzüne koydu ve öylece kaldı.[34] İmam Hüseyin (a.s) Hz. Ali Ekber’in (a.s) katillerine beddua ederek şöyle buyurdu: “Allah seni öldüren topluluğu öldürsün.”[35]

Daha sonra şöyle buyurdu: “Ey oğlum! Bunlar Allah’a karşı ne kadar da küstah ve hayâsızdırlar, Resulullah’ın haremini çiğniyorlar.”

Daha sonra şöyle buyurdu: “Senden sonra bu dünyaya yazıklar olsun.”[36]

Ali Ekber’in Kanını Göğe Savurması

Daha sonra İmam Hüseyin (a.s) Hz. Ali Ekber’in (a.s) kanından bir avuç alarak göğe doğru savurdu. Ondan bir damla bile yere dökülmedi.[37]

Sahih senetli bir rivayette İmam Cafer Sadık (a.s) Ebu Hamza Sumalî’ye şöyle öğretmiştir: “Babam ve anam sana feda olsun babandan öne geçtin, hâlbuki baban seni sayıyor ve sana ağlıyordu. Kalbi senin için yanıyordu, kanından bir avuç alarak göğe savurdu ve bir damla bile geri gelmedi ve baban senin acından dolayı asla huzur bulmadı.[38]

Şehidin Çadırlara Götürülüşü

Hz. Ali Ekber’in (a.s) naaşının alınması için İmam Hüseyin (a.s) Ehlibeyt gençlerine şöyle seslendi: “Kardeşinizi alınız.” Hepsi toplu olarak gidip Hz. Ali Ekber’in (a.s) mübarek naaşını getirerek çadırların karşısına koydular.[39]

Hz. Zeynep (s.a) diğer kadınlarla birlikte[40] ağlayarak şöyle feryat etti: “Vah kardeşim! Vah kardeşim!” daha sonra kendisini Hz. Ali Ekber’in (a.s) naaşının üzerine attı. İmam Hüseyin (a.s) kız kardeşi Hz. Zeyneb’i (s.a) çadırlara gönderdi ve Ehlibeyt gençlerine Hz. Ali Ekber’i (a.s) almalarını emretti.[41]

Hz. Ali Ekber’in Katiline Lanet

Nahiye-i Mukaddese ziyaretinde Hz. Ali Ekber’in (a.s) katili İmam Mehdi (a.s) tarafından lanete uğramıştır. Nahiye-i Mukaddese ziyaretindeki lanetin yer aldığı cümleler şu şekildedir:

“Allah’ın kendisi Ali’nin katili Murret b. Munkiz b. Numan el-Abdi’ye hükmetsin, Allah ona lanet etsin ve zelil etsin ve her kim senin ölümüne yardım edip destek verdiyse Allah onları cehenneme yapıştırsın ki orası ne kötü bir yerdir.”[42]

Ayrıca Bakınız

Kaynakça

  1. Ebu’l Ferec İsfahani, Makatilu’t Talibin, s. 86.
  2. Es-Semavi, Muhammed b. Tahir, Selahşoran Taf, s. 61.
  3. Tesmiyetu men katlu maa’l Hüseyin aleyhi selam, ş. 8; İbn Saad, Tabakat, c. 5, s. 211; Taberi, Tarihu’l Umem ve’l Muluk, c. 5, s. 446; Belazuri, Ensabu’l Eşraf, c. 3, s. 361.
  4. Şeyh Müfid, el-İrşat, c. 2, s. 114; Şeyh Tusi, Rical, s. 76.
  5. Kamusu’r Rical, c. 7, s. 419 – 420.
  6. Makatilu’t Talibin, s. 86; Ebu Muhannef, Vakatu’t Taf, s. 276; Yakubi, Tarih-i Yakubi, c. 2, s. 184.
  7. Kamilu’z Ziyarat, 239, b. 79, ziyaret. 18.
  8. İbn Saad, et-Tabakatu’l Kubra, c. 5, s. 211; Yakubi, Tarihi, c. 2, s. 184.
  9. Maali Sibteyn, c. 1, s. 206.
  10. Lu’lu ve’l Mercan, s. 44 ve 45; Razı Hoşbahti, s. 189.
  11. Fersanu’l Heyca, s. 293 ve 294.
  12. Seyyid İbn Tavus, Luhuf, s. 139; Harezmî, Maktelu’l Hüseyin, c. 2, s. 34.
  13. Ebu’l Ferec İsfahani, Makatilu’t Talibin, s. 86.
  14. Ebu’l Ferec İsfahani, Makatilu’t Talibin, s. 86.
  15. İbn E’sem, el-Futuh, c. 5, s. 114; Mesiru’l Ahzan, s. 68.
  16. Tercümetu’l Hüseyin İbn Asakir, s. 227.
  17. Ebu’l Ferec İsfahani, Makatilu’t Talibin, s. 86; Ebu Muhannef, Vakatu’t Taf, s. 276.
  18. Şeyh Abbas Kummi, Münteha’l A’mal, c. 2, s. 867.
  19. Ebu Muhannef, Vakatu’t Taf, s. 276; Taberi, Tarihu’l Umem ve’l Muluk, c. 3, s. 309.
  20. Maktelu’l Hüseyin Mukrim, s. 321; el-İrşat, c. 2, s. 106.
  21. Mesiru’l Ahzan, s. 68.
  22. Harezmî, Maktelu’l Hüseyin, c. 2, s. 35.
  23. Mesiru’l Ahzan, s. 68.
  24. Seyyid İbn Tavus, Luhuf, s. 139.
  25. Harezmî, Maktelu’l Hüseyin, c. 2, s. 35; Seyyid İbn Tavus, Luhuf, s. 139.
  26. Harezmî, Maktelu’l Hüseyin, c. 2, s. 35.
  27. Harezmî, Maktelu’l Hüseyin, c. 2, s. 35.
  28. Seyyid İbn Tavus, Luhuf, s. 49.
  29. Maktelu’l Hüseyin Mukrim, c. 2, s. 36.
  30. Şeyh Mufid, el-İrşat, s. 459.
  31. Şeyh Mufid, el-İrşat, s. 459; Taberi, Tarihu’l Umem ve’l Muluk, c. 3, s. 335.
  32. Makatilu’t Talibin, s. 115; Şeyh Mufid, el-İrşat, s. 459.
  33. Makatilu’t Talibin, s. 115; Seyyid İbn Tavus, Luhuf, s. 49; Meclisi, Biharu’l Envar, c. 45, s. 44.
  34. Seyyid İbn Tavus, Luhuf, s. 4.
  35. Şeyh Mufid, el-İrşat, c. 2, s. 106; Hilli, İbn Nema, Mesiru’l Ahzan, s. 247; Ebu Muhannef, Vakatu’t Taf, s. 278.
  36. Seyyid İbn Tavus, Luhuf, s. 139; Şeyh Mufid, el-İrşat, s. 459.
  37. Mukrim, Hadise Kerbela der Maktelu’l Mukrim, s. 257.
  38. Kamilu’z Ziyaret, s. 416.
  39. Şeyh Mufid, el-İrşat, s. 459; Taberi, Tarihu’l Umem ve’l Muluk, c. 3, s. 336.
  40. Hilli, İbn Nema, Mesiru’l Ahzan, s. 247; Maktelu’l Hüseyin Mukrim, c. 2, s. 36.
  41. Taberi, Tarihu’l Umem ve’l Muluk, c. 3, s. 336.
  42. İkbalu’l A’mal, c. 3, s. 74.

Bibliyografi

  • el-Kûfi, İbn E’sem, el-Futuh, tahkik: Ali Şiri, Beyrut, Daru’l Advau’l Ula, 1411 / 1991.
  • Ebu Mihnnef, Vakatu’t Taf, tahkik: Muhammed Hadi el-Yusufi el-Garevi, el-Mecmeu’l Âlemi, li-Ehlibeyt, ikinci baskı, k. 1427.
  • İbn Saad, Tabakatu’l Kubra, Beyrut, Daru’l Fikr.
  • Taberi, Tarihu’l Umem ve’l Muluk, Beyrut, Daru’l Kutubu’l İlmiyye, ikinci baskı, 1408/ 1988.
  • Şeyh Müfid, el-İrşat, tercüme: Muhammed Bakır Saidi, Tahran, intişar İslami, ş. 1380.
  • Şeyh Tusi, İhtiyar Marifetu’r Rical.
  • Kamusu’r Rical.
  • İsfahani, Ebu’l Ferec, Makatilu’t Talibin, tahkik: Ahmed Sagar, Beyrut, Müessese el-Âlemi lil-Matbuat, ikinci baskı, 1408.
  • eş-Şeyh Abbas Kummi, Münteha’l A’mal, tahkik: Nasır Bakıri Bidhendi, Kum, intişar delil, ş. 1379.
  • İkbalu’l A’mal.
  • Mukrim, Hadise Kerbela der Maktelu’l Mukrim, tercüme: Muhammed Cevad Mevlayi Niya, Kum, intişar Cilve-i Kamil, üçüncü baskı, s. 1387.
  • İbn Asakir, tercümetu’l Hüseyin.
  • Harezmî, Ebu’l Muid, Maktelu’l Hüseyin, tahkik: Muhammed es-Semavi, Kum, Envaru’l Huda, el-Ula, k. 1418.
  • Hilli, İbn Nema, Mesiru’l Ahzan, tercüme: Ali Keremi, Kum, Hazık, birinci baskı, ş. 1380.
  • Hairi, Muhammed Mehdi, Maali’s Simteyn, Beyrut, müessese Numani.
  • Lu’lu ve’l Mercan.
  • Yakubi, Ahmed b. Ebu Vazıh, Tarihi Yakubi, tercüme: Muhammed İbrahim Ayeti, Tahran, intişar İlmi ve Ferhengi, sekizinci baskı, ş. 1378.
  • Fersanu’l Hica.
  • es-Semavi, Muhammed b. Tahir, tercüme: Abbas Celali, Kum, intişar Zair, birinci baskı, ş. 1381.
  • Meclisi, Muhammed Bakır, Biharu’l Envar.
  • Müessese Kelimatu’l İmamu’l Hüseyin (aleyhi selam)
  • Kamilu’z Ziyarat.
  • Seyyid İbn Tavus, el-Luhuf, tercüme: Akiki Bahşaişi, Kum, defteri neşri nevid İslam, beşinci baskı, ş. 1378.