Ebu Sumame Saidi

WikiShia sitesinden
Şuraya atla: kullan, ara
Kerbela Şehitlerinin İmam Hüseyin (a.s) Türbesinde ki Kabri Şerifleri

Ebu Sumame Saidi Amr bin Abdullah bin Ka’b (Arapça: ابو ثمامه صائدی), Müminlerin Emiri Hz. Ali(a.s) ile tüm savaşlara katılmış olup Kerbela şehitlerindendir. Arapların yiğitlerinden ve savaşçılarından sayılırdı. Kufe’de tanınmış Şiilerden ve tabiindendir.[1] Müslim bin Akil, İmam Hüseyin'in (a.s) elçisi olarak Kufe’ye geldiğinde Ebu Sumame ona katıldı.[2] Müslim şehit olduktan sonra Kufe’yi terk ederek Mekke yolu üzerinden Kerbela’ya gitti ve İmam Hüseyin’in (a.s) kafilesine katıldı. Aşura günü Kerbela’da şehit oldu.[3]

İsmi ve Nesebi

İslami kaynakların çoğu, Ebu Sumame ismi için Amr adına işaret etmiştir, ancak bazı kaynaklar onun için farklı isimler nakletmiştir. Bu farklılığın nedeni ise kitapların yaptığı hatadan kaynaklanmaktadır. Örneğin künyesini Ebu Temame (veya Tumame)[4] ismini Ziyad[5] ve Ömer[6] ve nesebinin ise Saidi,[7] Ensari,[8] Seydavi[9] ve Saiydi[10] olarak yazmışlardır.

Beni Said kabilesi Hemdan kabilesinin alt kollarındandır. Bazı nesep yazarları Ebu Sumame’nin adını şu şekilde ifade etmiştir: Ziyad bin Amr bin Ureyb bin Hanzala bin Darem bin Abdullah es-Saidi.[11]

Ebu Sumame ve İmam Hüseyin’in Kıyamı

Ebu Sumame, Müminlerin Emiri Hz. Ali’nin (a.s) ashabından olup kendisiyle tüm savaşlara katılmış tabiindendir. Ebu Sumame'yi,İmam Hasan’ın (a.s) ashabından da saymışlardır. Bazı kaynakların belirtiğine göre İmam Hasan’ın (a.s) Muaviye ile yaptığı savaşa katılmıştır.[12] Tüm bunlara rağmen tarihî kayıtlarda onun hakkındaki tüm bilgi Aşura vakıasındaki rolü ve Müslim bin Akil’in Kufe’ye elçi olarak geldiğinde onunla yaptığı işbirliği ve Aşura günündeki şehadetidir.

Muaviye’nin ölümünden sonra Sumame de İmam Hüseyin’in (a.s) davet olayına katılmış ve Süleyman bin Surad Huzai’nin evinde Kufe’de bulunmuştur. İmam Hüseyin (a.s) Hac farizasını yerine getirmek için Mekke’ye gittiğinde ona bir mektup yazarak Mekke’ye göndermiştir.[13]

Müslim bin Akil’in Kufe’deki elçiliği sırasında halkın yaptığı yardımları toplamakta ve savaş ve silahlar hakkında uzman olduğu için silah tedarik etme görevini üstlenmiştir.[14]

Kufe halkının İbn Ziyad’a karşı kıyamında Müslim bin Akil, Temim ve Hemdan kabilelerinin komutanlığını Ebu Sumame’ye verdi.[15] Ancak Ubeydullah bin Ziyad’ın Kufe kabilelerini dağıtmak için uyguladığı korku siyaseti neticesinde Müslim bin Akil şehit oldu. Ebu Sumame, İbn Ziyad ordusu tarafından takip altına alındığından birkaç gün kendi kabilesinde gizlendi.[16]-[17] Daha sonra Nafi bin Hilal ile birlikte gizlice Kufe’den ayrılarak Mekke yolundan Kerbela’ya geçerek İmam Hüseyin’in kafilesine katıldı.[18] Ebu Sumame Saidi Aşura günü İmam Hüseyin'e (a.s) şöyle dedi:

“Ey Ebu Abdullah! Canım sana feda olsun. Bunların sana yaklaştığını görüyorum. Allah'a yemin ederim ki inşallah ben öldürülmeyene kadar sen öldürülmeyeceksin. Ama ben, Rabbime şu vakti yaklaşmakta olan namazı kılmış olarak kavuşmayı istiyorum."[19]

İmam Hüseyin (a.s) başını göğe kaldırıp şöyle dedi: “Namazı hatırlattın. Allah seni namaz kılanlardan ve zikredenlerden kılsın. Evet, şimdi namazın ilk vaktidir.” Daha sonra şöyle buyurdu: “Onlardan, namaz kılmamız için saldırıya ara vermelerini isteyin.”

Şehadeti

Ebu Sumame’nin nasıl savaştığı ve şehit olduğuna dair İslam tarihi kitaplarında ayrıntılar yer almamıştır, ancak Taberi’nin yazdığına göre Hür bin Yezid Riyahi’nin şehadetinin ardından Ebu Sumame savaşmaya devam etti ve sonunda o da yüce şehadet makamına erdi.[20] İmam Hüseyin’le (a.s) Kerbela’da yaptığı konuşma tarihî kitaplarda nakledilmiştir. Bu da onun bilinçli ve istekli bir şekilde Allah yolunda İmam Hüseyin’in (a.s) yanında şehit olmayı kabul ettiğini göstermektedir.[21]

Kaynakça

  1. Taberi, Tarihi, c. 5, s. 364.
  2. Kummi, c. 1, s. 33 – 34.
  3. Bkz. Tarihi Taberi, c. 5, s. 441.
  4. Maktelul Hüseyin aleyhi selam, Harezmi, c. 1, s. 206.
  5. Cemheretu’l Ensabu’l Arab, s. 395.
  6. İkbalu’l A’mal, c. 3, s. 79.
  7. Menakibu Al-i Talib, c. 3, s. 253.
  8. Ricalu’t Tusi, s. 77; Mamakani, Tenkihu’l Makal fi İlmi’l Rical, c. 2, s. 333.
  9. Cemheretu’l Ensabu’l Arab, s. 395; Deyneveri, Ahbaru’t Tival, s. 238.
  10. El-Futuh, s. 888.
  11. Cemheretu’l Ensabu’l Arab, s. 395.
  12. Ebsaru’l Ayn, s. 11.
  13. Mamakani, Tenkihu’l Makal fi İlmi’l Rical, c. 2, s. 333.
  14. Tarih-i Taberi, c. 5, s. 364.
  15. Deyneveri, s. 238.
  16. Tarih-i Taberi, c. 5, s. 369.
  17. El-Kamil fi’t Tarih, c. 11, s. 125.
  18. Mamakani, Tenkihu’l Makal fi İlmi’l Rical, c. 2, s. 333.
  19. Tarih-i Taberi, c. 5, s. 410 ve 439.
  20. Tarih-i Taberi, c. 5, s. 441.
  21. Tarih-i Taberi, c. 5, s. 410 ve 439.

Bibliyografi

  • Deyneveri, Ahmed b. Davud, Ahbaru’t Tival, Abdul Munim Amir ve Cemalettin Şiyal’ın katkıları ile, Bağdat, 1379 / 1959.
  • Semavi, Muhammed bin Tahir Semavi, Ebsaru’l Ayn fi Ensari’l Hüseyin, tercüme: Abbas Celali, Kum, intişar zair, 1991.
  • Taberi, Tarihi.
  • Tusi, Muhammed b. Hasan, Rical, Necef, 1380 / 1961.
  • Kummi, Şeyh Abbas, el-Kunye ve’l Elkab, mektebetu sadr, Tahran.
  • Mamakani, Abdullah bin Hasan, Tenkihu’l Makal fi ilmi’l Rical, Necef, k. 1350.
  • Meclisi, Muhammed Bakır, Biharu’l Envar, Beyrut, 1403 / 1983.