Hz. Abbas (a.s)

WikiShia sitesinden
Şuraya atla: kullan, ara
Hz. Abbas (a.s)
Example alt text
Tam İsmi Abbas bin Ali (a.s)
Künyeleri Ebu'l Fazl
Ebu’l Kasım
Lakapları Kameri Beni Haşim
Babu’l Hevaic
Tayyar
eş-Şehit
Sakka
Abdu’s Salih
Sancaktar
Alemdar
Doğum Tarihi h. 26, 4 Şaban
Doğum Yeri Medine
Ölüm Tarihi h. 61, 10 Muharrem (Aşura), Kerbela
Baba Adı Hz. İmam Ali (a.s)
Anne Adı Hz. Ümmü'l Benin (s.a)
Ömrü 35 yıl
Türbesi Kerbela
Eşi Lubabah
Çocukları Fazıl
Ubeydullah
Şia
Şia.jpg
Usul-u Din (İnançlar)
Temel İnançlar Tevhid • Nübüvvet • Mead • Adalet • İmamet
Başka İnançlar İsmet • Velayet • Mehdiyet: Gaybet (Küçük Gaybet, Büyük Gaybet), İntizar، Zuhur, Ric'at ve Beda
Füruu Din (Amali İbadetler)
İbadet Hükümleri Namaz • Oruç • Hums • Zekat • Hac • Cihad •
Gayri İbadi Hükümler Emr-i Bil Maruf • Nehy-i Anil Münker • Tevella • Teberra
İçtihat Kaynakları Kitap (Kur'an) • Sünnet (Peygamber ve İmamların Rivayetleri) • Akıl • İcma
Ahlak
Faziletler Af • Cömertlik • Yardımlaşma •
Çirkinlikler Kibir • Ucb • Gurur • Haset
Kaynaklar İmam Ali'nin İmam Hasan'a Mektubu • Nehcü'l Belaga • Sahife-i Seccadiye •
Tartışmalı Konular
Peygamberin Halifesi • Şefaat • Tevessül • Takiye • Matem • Muta • Sahabenin Adaleti
Karakterler
Şia İmamları İmam Ali (a.s) • İmam Hasan (a.s) • İmam Hüseyin (a.s) • İmam Seccad (a.s) • İmam Bakır (a.s) • İmam Sadık (a.s) • İmam Kazım (a.s) • İmam Rıza (a.s) • İmam Cevad (a.s) • İmam Hadi (a.s) • İmam Askeri (a.s) • İmam Mehdi (a.s)
Sahabe

Hamza • Cafer b. Ebu Talib • Salmanı Farisi • Mikdat b. Esved • Ebu Zer Gaffari • Ammar Yasir • Malik Eşter • Muhammed b. Ebu Bekir • Akil • Osman b. Hanif • Ebu Eyyup Ensari • Cabir b. Abdullah Ensari • İbn Abbas • Abdullah b. Cafer • Huzeyme b. Sabit • Bilal • Yasir

Kadınlar:

Hatice • Fatıma (s.a) • Zeyneb • Ümmü Gülsüm Bint Ali • Esma Bint Ümeys • Ümmü Eymen  • Ümmü Seleme
 • Usulcular • Şairler •  •  •  •  •
Mekke-i Mükerreme ve Mescid-i Haram • Medine-i Münevvere، Mescid-i Nebi ve Baki • Beytü'l Mukaddes ve Mescid-i Aksa • Necef-i Eşref، İmam Ali Türbesi ve Kufe Mescidi • Kerbela-ı Mualla ve İmam Hüseyin Türbesi • Kazımeyn ve Kazımeyn Türbesi • Samarra ve Askereyn Türbesi • Meşhed-i Mukaddes ve İmam Rıza Türbesi • Şam ve Zeynep Türbesi • Kum ve Fatıma Masume Türbesi  • Şiraz ve Şah Çırağ • Rey ve Şah Abdu'l Azim
Dini Bayramlar
Fıtır Bayramı • Kurban Bayramı • Gadir Bayramı • Mebes Bayramı • Peygamberin Doğumu • İmamların Doğumu
Matemler
Fatıma Günleri • Muharrem (Muharrem Matemi, Tasua, Aşura ve Erbain)
Mübahele Olayı • Gadir-i Hum • Beni Saide Sakifesi • Fedek • Fatıma Evi Olayı • Cemel Savaşı • Sıffin Savaşı • Nehrevan Savaşı • Kerbela Vakıası • Sekaleyn Hadisi • Ehli Kisa • Tathir Ayeti • Şia Katliamları

Kur'an • Nehcü'l Belaga • Sahife-i Seccadiye
Kutub-u Erbaa: İstibsar • Kafi • Tehzibu'l Ahkam • Men La Yahduruhu'l Fakih

Fatıma Mushafı • Hz. Ali Mushafı • Esrarı Al-i Muhammed • Vesailu'ş Şia • Biharu'l Envar • el-Gadir • Mefatihu'l Cenan • Mecmeu'l Beyan • El-Mizan Tefsiri •
Şia Fırkaları
On iki İmam (İsna Aşeri) • İsmailiye • Zeydiye • Keysaniye

Ebu’l Fazl diye ünlenen Hz. Abbas (a.s) (Arapça: حضرت عباس, İngilizce: Hazrat Abbas) (h. 26-61), İmam Ali ve Hz. Ümmü’l Benin’in oğludur. Şiaların nezdinde en üstün makama sahip imam zade diye anılmaktadır. Şialar Tasua (Muharrem’in dokuzu) gününü ona tahsis etmişlerdir. O günde Hz. Abbas’ın (a.s) fazilet ve erdemlerinden bahsedilmekte ve onun için matem tutulmaktadır. Bazı Şii kaynaklarda ona oldukça kerametler atfedilmiştir. Şialar onu edep, şecaat, cesaret, sehavetin mazharı ve Masum imamın takipçisi olarak bilmektedir. Hz. Abbas’ın (a.s) lakaplarından birisi “Kameri Beni Haşim”dir ki bu Hz. Abbas’ın (a.s) zahiri çehresinin güzelliğini ortaya koymaktadır. Kerbela’da ağabeyi İmam Hüseyin’in sancaktarı ve sakkası (su hizmetlerinde bulunan) idi, bundan dolayı Şialar katında Sakka-yı Deşt-i Kerbela diye de meşhurdur. Hz. Abbas (a.s) bazı kaynaklara göreKerbela vakıasında Muharrem’in yedisinde bir kereye mahsus olmak üzere İmam Hüseyin’in (a.s) yarenlerine ve ailesine su götürmeyi başarmıştır. Aşura günü yine bu iş için Fırat nehrine doğru gitmiş, ancak geri dönüş yolunda su kırbasına ok isabet etmiş, kolları kesilmiş ve bu şekilde şehadete ermiştir.

Nesebi

Hz. Abbas’ın (a.s) babası Şiaların birinci İmamı, Hz. Ali (a.s), annesi ise Fatıma’dır. Hz. Ali (a.s) Hz. Fatıma Zehra’nın (s.a) şehadetinin ardından kendisiyle evlenmiş ve bu evlilikten sonra Ümmü’l Benin künyesi ile şöhret bulmuştur.[1]

Künyeleri ve Lakapları

Künyeleri

Hz. Abbas’ın(a.s) en meşhur künyesi “Ebu’l Fazl”dır.[2] Bu künyesinin kendisine verilme nedeni, ondaki ahlaki faziletlerden kaynaklandığı söylenmiştir.[3] “Ebu’l Kasım” “Erbain Ziyaretinden” alınan Hz. Abbas’ın (a.s) bir başka künyesidir. Cabir Ensari kendisine hitaben şöyle demektedir: “Es-Selamu aleyke Ya Eba’l Kasım! Es-Selamu aleyke Ya Abbas b. Ali”; “Ey Kasım’ın babası selam olsun sana ve selam olsun sana Ey Ali’nin oğlu Abbas!”[4]

Lakapları

Doğumu ve Ölümü

Hz. Abbas (a.s), hicretin 26.yılında Şaban ayının dördünde Medine’de dünyaya gözlerini açtı. Hicretin 61’inde Muharrem ayının onunda Aşura gününde Kerbela’da yaşanan elim hadisede şehit oldu.[12]

Çocukluk ve Gençlik Dönemi

Çocukluğu

Çocukluk döneminde çok değerli babası ve ağabeyleri Hz.Hasan ve Hz.Hüseyin (a.s) ile birlikteydi. Hz. Abbas (a.s) onların bilgi ve ilimlerinden yararlanmıştır. Hz. Ali (a.s) oğlunun gelişim ve eğitimi hakkında şöyle buyurmuştur: “Şüphesiz oğlum Abbas çocukluğunda ilim öğrendi ve annesinden su ve yemek alan bir güvercin yavrusu gibi benden marifetleri öğrendi.”[13] Yeni konuşmaya başladığı günlerde İmam Ali (a.s) ondan “bir” demesini ister. Abbas, bir der.

İmam (a.s), iki demesini ister.

Ancak Hz. Abbas (a.s), cevap vermekten kaçınır ve şöyle der: Allah’ı bir diye andığım bu dilimle iki demeye utanıyorum.”[14]-[15] Bir an, Hz. Ali (a.s) imamet bakışıyla Hz. Abbas’ın (a.s) geleceğine bakar ve aniden yüzüne üzüntü çöker ve ağlar. Eşi neden ağladığını sorar. İmam şöyle cevap verir: “Abbas’ın (a.s) kolları Hz.Hüseyin’e (a.s) yardım ederken kesilecek.” Daha sonra oğlunun azamet ve yüceliğini şöyle haber verir: “Allah Teala ona amcası Cafer b. Ebu Talip gibi iki kanat verecektir ve onunla cennette uçacaktır.”[16]

Gençlik Dönemi

Hz. Ali (a.s) özel bir ilgi ve inayet ile Hz. Abbas’ı İslami ahlak ve edeple tanıştırdı ve onu İslami öğretilere uygun bir şekilde yetiştirdi.[17] Hz. Ali (a.s) ile birlikte yaşadığı 14 yıl 47 gün zarfında her zaman ve her halde babasının yanında oldu.[18] Hilafetin zorlu günlerinde babasından bir an olsun bile ayrılmadı.[19] Hicretin otuz yedinci yılında Sıffin savaşı patlak verince o zamanlar on iki yaşlarında olmasına rağmen ebedi bir yiğitlik sergilemiştir.[20]

Sıffin Savaşına Katılması

Sıffin’de Su Hizmeti

Muaviye seksen beş bin kişilik ordusunu Sıffin’de Müminlerin Emiri Hz. Ali’nin (a.s) ordusunun susuz kalması için kalabalık sayıdaki askerini, “Ebu’l A’var Eslemi" komutasında Fırat nehrinde konuşlandırdı. Müminlerin Emiri Hz. Ali’nin (a.s) ordusu bitkin ve susuz bir şekilde Sıffin’e ulaştıklarında suyun kendilerine kesildiğini görürler. Ordunun susuzluğu, İmam Ali’nin (a.s) bir çözüm bulmasını gerektirmekteydi. Bu yüzden Sa’sa’a b. Suhan ve Şebes b. Rabii komutasında bir grup askeri su getirmeleri için görevlendirir. Bu askeri tim Fırat’a saldırarak su getirmeyi başarırlar. Bu askeri tim içinde İmam Hüseyin (a.s) ve Hz. Ebu’l Fazl Abbas'ta (a.s) bulunmaktaydı.[21]

Sıffin’deki Yiğitliği

Sıffin savaşının en sıcak anlarında İslam ordusu içinden yüzü örtülü bir genç ayrıldı. Yaşının on üç olduğu tahmin edilmekteydi. Muaviye ordusunun karşısına geçmiş, savaşçı talep etmekteydi. Muaviye, ordusunun en güçlü savaşçılarından olan Ebu Şa’sa’nın onunla savaşması emrini verdi. Ebu Şa’sa: “Ey insanlar Şam halkı benim bin süvari birliğine denk olduğunu bilmekte. (Sen beni bir çocuğun karşısına mı çıkarmak istiyorsun?)” Daha sonra oğullarından birisine meydana çıkarak karşısındaki gençle savaşmasını istedi.

Bunun üzerine meydana çıkan oğlu ile Hz. Abbas’ın (a.s) mücadelesi sonunda oğlu kanlar içinde yerde kalır. Şa’sa oğlunun kanlar içinde yerde kaldığını şaşkınlıkla görür. Şa’sa’nın yedi oğlu vardır. Bir diğer oğlunu meydana gönderir, ancak sonuç değişmez ve o da aynı akıbeti yaşar. Aynı sahne tüm oğulları ölene dek yaşanır. Bu yiğit genç savaşçı hepsini yere serer ve muzaffer olur.

En sonunda Ebu Şa’sa dayanamayarak kendisi savaş meydanına inmek zorunda kalır, ancak genç savaşçı onu da yere serer. Öyle ki artık kimse o genç savaşçının karşısına çıkmaya cüret edemez. Müminlerin Emiri Hz. Ali’nin ordusundakiler de şaşkınlık içinde durumu izlerler. O sırada genç savaşçı geri döner ve İmam Ali (a.s) genç savaşçının yüzündeki örtüyü çıkararak yüzündeki toz ve toprakları temizler…[22]

Eş ve Çocukları

Hz. Abbas (a.s) Ubeydullah b. Abbas b. Abdulmuttalib’in kızı Lubabah ile evlendi.[23] Bu evlilikten adları Fazıl ve Ubeydullah olan iki erkek çocuğu dünyaya geldi.[24]

Hz. Abbas’ın (a.s) nesli Ubeydullah'tan devam etti. Ubeydullah’ın Abdullah ve Hasan adında iki oğlu oldu.[25] Abdullah’tan geriye bir nesil kalmadı. Ancak Hasan’ın; bir süreliğine Mekke ve Medine’nin daruimarat görevini yürüten ve aynı zamanda bu iki şehrin kadılık görevini de yapan Ubeydullah, hitabet ve fesahatte şöhreti olan Abbas; fakih, zahit ve ediplerden sayılan İbrahim Curdake, Hamza Ekber ve Fadıl adında beş oğlu oldu.[26] Bu beş kişinin de soyundan fazıl ve salih çocuklar dünyaya geldi. Örneğin üçüncü yüzyılın meşhur muhaddislerinden olan Muhammed b. Ali b. Hamza b. Hasan b. Ubeydullah.[27]

Fazilet, Menakıp ve Özellikleri

Hz. Abbas’ın (a.s) İmamları Yanındaki Yeri

Aşura Vakıası Takvimi
Hicri Kameri 60. Yıl
15 Recep Muaviye b. Ebu Süfyan’ın ölümü
28 Recep İmam Hüseyin’in (a.s) Medine’den Çıkışı
3 Şaban İmam Hüseyin’in (a.s) Mekke’ye Girişi]].
10 Ramazan Kufelilerin Gönderdiği İlk Mektupların İmam Hüseyin’e (a.s) ulaşması.
12 Ramazan Kufelilerin Kays b. Mushir, Abdurrahman b. Abdullah Erhebi ve Ammare Seluli vasıtasıyla gönderdiği 150 mektubun İmam Hüseyin'e (a.s) ulaşması.
14 Ramazan Kufe halkı ve büyüklerinin Hani b. Hani Sebi’i ve Said b. Abdullah Hanefi vasıtasıyla gönderdikleri mektubun İmam Hüseyin’e (a.s) ulaşması.
15 Ramazan Müslim b. Akil’in Mekke’den Kufe’ye doğru yola çıkışı.
5 Şevval Müslim b. Akil’in Kufe’ye girişi.
8 Zilhicce İmam Hüseyin’in (a.s) Mekke’den Çıkışı.
8 Zilhicce Kufe’de Müslim b. Akil’in Kıyamı.
9 Zilhicce Müslim b. Akil’in Şehadeti.
Hicri Kameri 60. Yıl
1 Muharrem İmam Hüseyin'in (a.s) Kasrı Beni Mekatil'de Ubeydullah b. Hürr'ü Cufi ve Amr b. Kays Meşriki'den yardım istemesi.
2 Muharrem İmam Hüseyin’in (a.s) kervanının Kerbela’ya girişi
3 Muharrem Ömer Sa'd’ın dört bin kişilik orduyla Kerbela’ya girişi.
6 Muharrem Habib b. Mezahir’in İmam Hüseyin’e (a.s) yarenlik etmeleri için Beni Esed kabilesinden yardım istemesi ve bu görevde başarısız olması.
7 Muharrem İmam Hüseyin (a.s) ve Ashabının üzerine suyun kapatılması.
7 Muharrem Müslim b. Avsece'nin İmam Hüseyin (a.s) ve Ashabına katılması.
9 Muharrem Şimr b. Zilcevşen’in Kerbela’ya girmesi.
9 Muharrem Şimr'in Ümmü'l Benin'in evlatlarına emanname vermek istemesi ve onların kabul etmemesi.
9 Muharrem Ömer Sa'd ordusunun İmam Hüseyin’e (a.s) savaş ilan etmesi ve İmam Hüseyin’in (a.s) Ömer Sa'd’tan mühlet istemesi
10 Muharrem Aşura Vakıası; İmam Hüseyin (a.s) ve İmam Hüseyin’in (a.s) Ehlibeyt (a.s) ve yarenlerinin şehadeti.
11 Muharrem Esirlerin Kufe’ye doğru hareketi.
11 Muharrem Kerbela şehitlerinin Beni Esed (Gazıriyye ehlinden) kabilesi tarafından toprağa verilmesi.
12 Muharrem Şehitlerden çok azının toprağa verilmesi.
12 Muharrem Kerbela Esirleri Kervanının Kufe'ye girişi.
19 Muharrem Esirler Kervanının Kufe'den Şam'a doğru hareketi.
1 Safer Ehlibeyt’in (a.s) ve İmam Hüseyin’in (a.s) bedensiz başının Şam’a getirilişi.
20 Safer Erbain (İmam Hüseyin’in (a.s) kırkı).
20 Safer Ehlibeyt’in (a.s) Kerbela’ya girişi.
20 Safer Bazı görüşlere göre; Ehlibeyt’in (a.s) Şam’dan Medine’ye dönüşü.

İmam Hasan Mücteba’nın (a.s) Yanında

Hz. Abbas (a.s) İmam Hasan’ın (a.s) imameti boyunca tüm gücüyle İmamın yanında yer almıştır. Muaviye ve adamlarının düşmanlıklarının İmam Hasan’ı (a.s) tehdit ettiği dönemlerde Hz. Abbas (a.s) ciddiyetle ağabeyinin yanında yer almış ve onu korumak için elinden gelen her şeyi yapmıştır. Hz. Abbas (a.s) bu süre zarfında İmam Mücteba’nın (a.s) “Babu’l Hevaic”i (hacetler kapısı) idi. İhtiyaç sahiplerini ağabeyi İmam Hasan’ın (a.s) ihsan ve yardımları ile ödüllendirmekteydi. İhtiyaç sahipleri İmam Hasan’ın (a.s) kapısına gelir ve ihtiyaçlarını Hz. Abbas’a (a.s) anlatırlardı. Tüm durumlarda Kameri Beni Haşim, gelişmeleri ve ihtiyaç sahiplerinin ihtiyaçlarını İmam Hasan’a (a.s) bildirir ve sonra onun emrini yerine getirirdi.

İmam Hasan (a.s) şehit edilip de düşmanlar tarafından tabutu ok yağmuruna tutulduğunda, Alevi yiğitliği ile Abbas kılıcını yerinden oynatmış, ancak hayatını masum imama adayan Hz. Abbas (a.s) bundan vazgeçmiştir.[28]

İmam Hasan’ın (a.s) yanında yer aldığına en büyük delil İmam Sadık’ın (a.s) onun için söylediği ziyaret namesindeki şu sözlerdir: “Selam olsun sana ey iyiliksever kul, Allah’ın ve Peygamberinin (s.a.a) emrini yerine getiren ve Müminlerin Emiri, Hasan ve Hüseyin’in (a.s) takipçisi.”[29]

İmam Seccad (a.s)

“Allah amcam Abbas b. Ali’ye rahmet etsin. Hiç kuşkusuz o fedakârlık sergiledi, canını hiçe saydı ve kardeşi için feda etti. Derken her iki kolu da (bu fedakârlık sırasında) kesildi. Allah da bu kolları yerine ona - amcası Cafer b. Tayyar gibi- cennette meleklerle birlikte uçacağı iki kanat verdi. Doğrusu Abbas'ın (a.s) Allah Tebareke ve Teâlânın katında öyle bir makamı vardır ki kıyamet gününde bütün şehitler ona gıpta edecek ve o makama ulaşmayı arzu edeceklerdir.”[30]

İmam Sadık (a.s)

İmam Sadık (a.s) amcası Abbas b. Ali’nin (a.s) şu sıfatlara sahip olduğunu belirtir: “Keskin bir basiret, yüce bir anlayış, büyük bir iman, İmam Hüseyin’in (a.s) huzurunda cihat, fedakarlık ve candan geçme, kendi imamının yolunda şehadet, Allah Resulünün (s.a.a) halifesi karşısında teslim, zamanın imamını tasdik, vefakarlık, son hadde kadar çaba…”[31]

İmam Zaman Mehdi (a.s)

“Selam Müminlerin Emir’inin Oğlu Ebu’l Fazl Abbas’a! Kendi canını kardeşine hediye etti, dünyayı ahiretine vesile kıldı ve canını kardeşine feda etti. O, İmamın haremine bekçilik yaparak susuz dudaklara su ulaştırmak için çok çaba sarf etti. İki kolu Allah yolunda cihat ederken kesildi. Allah onun katilleri Yezid b. Er-Rukad ve Hekim b. Tufeyl Tai’yi rahmetinden uzak kılsın.”[32]

İmamı Tanıması

Hz. Abbas’ın (a.s) velayet ve imameti tanımasına örnek olarak aşağıdaki birkaç noktaya değiniyoruz:

  • İmam Cafer Sadık’ın (a.s) konuşmalarından olan Hz. Abbas’ın (a.s) ziyaret namesinde şöyle okuyoruz:

المطیع لله ولرسوله ولامیرالمؤمنین والحسن والحسین صلی الله علیهم "Selam olsun sana ey Allah'ın, Peygamberinin, Müminlerin Emirinin, Hasan ve Hüseyin'in (a.s) emrine itaatkâr olan salih kul!...”[33]

  • Tasua günü ikindi vaktinde Şimr, Hz. Abbas (a.s) ve kardeşleri için aman name getirdi, ancak Hz. Abbas (a.s), hiçbir şekilde ona itina etmedi ve cevap vermedi. Bunun üzerine İmam Hüseyin (a.s) ona cevap vermesini istedi.

Hz. Abbas (a.s) şöyle buyurdu: “Ne istiyorsun?” Şimr dedi ki: “Sen ve kardeşlerin amandasınız.” Hz. Abbas (a.s) dedi ki: “Ey elleri kesilecesi! Ne kadar da kötü bir aman name getirmişsin! Ey Allah’ın düşmanı! Bizden kardeşimizi, efendimizi ve Fatıma'ın (s.a) oğlunu bırakmamızı da lanet olunmuşların ve lanet edilmişlerin evlatlarının aman namesini kabul etmemizi mi istiyorsun? Bize aman veriyor da Peygamberin (s.a.a) evladını mı amansız bırakıyorsun?”[34]

Hz. Abbas (a.s) ve Aşura

Su Hizmeti

Muharrem ayının yedisinde, Ubeydullah, Ömer b. Saad’dan Hz. Hüseyin (a.s) ve yarenlerine daha çok baskı uygulamasını ve Fırat suyundan yararlanmalarına izin vermemesini emreder. Bunun üzerine İmam Hüseyin (a.s) Hz. Abbas’ı (a.s) çağırır ve ona 30 süvari ve 20 piyade vererek onlarla birlikte gitmesini ve kırbaları doldurarak geri dönmesini emreder. Hz. Abbas (a.s) bu kişilerin yardımıyla düşman muhasarasını yararak çadırlara su getirmeyi başarır.[35]

Aşura günü İmam Hüseyin’in (a.s) emri ile su getirmesi için Fırat’a gider, ancak kırbaları doldurup geri dönerken yolda düşmanların saldırısına uğrar. Önce kırbaları hedef alınır ve sonra da kolları kesilerek şehit olur.

İmam Tarafından Temsilci Olması

Aşura veya Tasua akşamı Ömer Saad kendi ordusu önünde durarak şöyle bağırdı: “Ey Allah’ın ordusu! Atlarınıza binin ve cennetin müjdesini alın.” Düşmanın bağırma seslerini duyan, İmam Hüseyin (a.s) Hz. Abbas’tan (a.s) en azından yarına kadar düşmanın saldırısını durdurmasını ister. Hz. Abbas (a.s) düşman ordusunun yanına giderek savaşı bir gün sonraya erteletmeyi başarır.[36]

Çadırları Koruması

Aşura gecesi, Hz. Abbas (a.s) haremin koruma görevini üstlenir. Her ne kadar o gece için düşmandan süre almış olsa da ihtiyatı elden bırakmamak adına çadırları korumaktaydı. O sırada Züheyr yanına gelir.[37]

Züheyr, Hz. Ali’nin (a.s) -Hz. Abbas’ın (a.s) annesi- Ümmü’l Benin’inle (s.a) nasıl evlendiğini ve İmamın bu evlilikteki amacının ne olduğunu ona anlatır ve şöyle der: “Ey Abbas! Baban seni böyle bir gün için istemiştir. Kardeşine yardımda kusur etmeyesin!” Hz. Abbas (a.s) bu sözü duyunca öfkelenir ve sert bir şekilde şöyle der: “Züheyr! Sen bu sözlerinle bana cesaret vermeye mi çalışıyorsun? Allah’a and olsun ki ölüm anına kadar kardeşimi bırakmayacak ve onu korumak adına hiçbir kusurda bulunmayacağım. Yarın bunu sana öyle bir ispat edeceğim ki ömründe böyle bir şey yaşamamış olacaksın.”[38]

Ordunun Sancaktarı

Aşura sabahı, İmam Hüseyin (a.s) namaz ve dualarını bitirince, düşman ordusu savaş pozisyonuna geçerek savaş ilan etti. İmam (a.s) adamlarını savaş düzenine soktu. İmamın ordusu otuz iki süvari ve kırk piyadeden oluşmaktaydı.

İmam Hüseyin (a.s) ordusunun sağ tarafına Züheyr b. Kayn’ı sol tarafına ise Habib’i yerleştirdi ve sancağı ise ordunun merkezinde bulunan kardeşi Hz. Abbas’ın (a.s) eline verdi.[39]

Düşman Halkasının Yarılması

Savaşın ilk saatlerinde İmam Hüseyin’in (a.s) ordusundan adları “Amr b. Halit Sedavi, Cabir b. Haris Salmani, Mucme b. Abdullah Aizi ve Amr b. Halid’in kölesi Said” olan dört kişi düşman ordusunun kalbine bir saldırı gerçekleştirir.

Düşman onları kuşatma altına almaya çalışır ve muhasara halkası kapatılır. Öyle ki onlarla imamın ordusu arasında tüm bağlar kopar. Bu esnada onların tehlikeye düştüğünü gören Hz. Abbas (a.s) tek başına düşman ordusunun kuşatmasına saldırır ve düşman ordusunun kuşatmasını tek başına yararak dört kişiyi kurtarır.[40]

Su Bulmak İçin Kuyu Kazılması

Günün orta saatlerinde şiddetli susuzluk çocuklara, kadınlara ve hatta sıcak altında savaşan İmamın ordusundaki kişilere galebe çalar. İmam Hüseyin (a.s) kardeşi Hz. Abbas’a (a.s) bir kuyu kazma emrini verir. Çünkü Kerbela toprakları nehir yataklarının yanında bulunmaktaydı ve kuyudan su çıkma ihtimali yüksekti.

Hz. Abbas (a.s) kuyu kazmakla meşgul oldu. Bir süre sonra suyun çıkacağından ümidini kestikten sonra kuyudan dışarı çıktı ve başka bir yerde kuyu kazmaya başladı, ancak ikinci kuyudan da su çıkmadı.[41]

Kardeşlerini Savaş Meydanına Göndermesi

Hz. Abbas (a.s) Beni Haşim ve başkalarının şehadetini görünce kardeşleri Abdullah, Cafer ve Osman’ı yanına çağırır ve onlara şöyle buyurur: “Ey annemin çocukları! Öncü olunuz ve sizin Allah ve Resulünün (s.a.a) yolunda fedakarlığınıza şahit olayım.” Bunun üzerine kardeşleri hemen savaş meydanına koşar ve bir bir Hz. Abbas’ın (a.s) gözleri önünde şehit olurlar.[42]

Cesaret ve Yiğitlik Örneği

Üstad ‘‘Ferşçiyan’’ın Kerbela Alemdar’ı Tablosu

Hz. Ebu’l Fazl Abbas (a.s) düşmanın üç ünlü savaşçısı ile karşı karşıya gelir. Onlardan ilki “Marid b. Sudeyf”dir. Marid, Savaş meydanına gelir gelmez Hz. Abbas’a (a.s) mızrağıyla saldırır. Hz. Abbas mızrağının ucundan tutarak yuvarlar, mızrağı düşmanın elinden alır ve onu kendi mızrağı ile öldürür.[43]

İkinci kişi “Safvan b. Ebtah”dır. Bu kişi taş ve mızrak fırlatmakta büyük bir yeteneğe sahipti. O da birkaç hamle sonrası yaralanır, ancak Hz. Abbas (a.s) onu affederek ona yeni bir hayat bağışlar.

Üçüncü savaşçı kişi “Abdullah b. Ukbe Ganevi”dir. Hz. Abbas onun babasını tanıyordu ve ölmemesi için ona şöyle buyurur: “Sen bu savaşta benimle karşı karşıya gelmemen gerektiğini bilmiyor musun? Babamın babana yaptığı ihsan ve bağışlar nedeni ile benimle savaşmaktan vazgeç ve geri dön.” Ancak o kabul etmez. Kısa bir mücadelenin ardından yenilerek rezil bir şekilde savaş meydanından kaçarak uzaklaşır.[44]

Şehadeti

Hz. Abbas’ın (a.s) Kabr-i Şerifleri

Hz. Abbas’ın Kabri Şerifleri

Tarih yazarları Hz. Ebu’l Fazl Abbas’ın (a.s) şehadetini farklı şekillerde naklederler.

Harezmi bu konu hakkında şöyle demektedir: “O recez okuyarak savaş meydanına gitti ve düşmana saldırdı. Düşmanlardan bir grubunu öldürüp yaraladıktan sonra şehadete erdi. Sonra İmam Hüseyin (a.s) onu dizlerinin üzerine alarak şöyle buyurdu:

الآن انکسر ظهری و قلّت حیلتی ; “İşte şimdi belim kırıldı ve takatim azaldı.”[45]

İbn Nema ve İbn Tavus; susuzluk İmam Hüseyin’e (a.s) galebe çaldığında kardeşi Hz. Abbas (a.s) ile birlikte Fırat’a doğru ilerledi. Düşman aralarındaki irtibatı kesti ve Hz. Abbas (a.s) şehit oldu.[46] İbn Şehri Aşub ise şehadeti hakkında şöyle naklediyor:

“Hz. Abbas, sakka (su hizmetlisi) ve Kameri Beni Haşim ve İmam Hüseyin’in (a.s) sancaktarı idi. Kendisi diğer kardeşlerinden büyüktü. Su tedarik etmek için dışarı çıktı. Bu sırada düşmanlar ona saldırdı. Bir süre savaştıktan sonra yorulma belirtileri gözükmeye başladı. Bu esnada bir ağaç arkasında tuzak kurmuş olan Hekim b. Tufeyl, önce sağ koluna sonra sol koluna bir darbe vurdu.[47] O anda Hz. Abbas (a.s) şöyle bir recez okumaktaydı:

“Ey nefis! Kâfirlerden çekinme! Allah’ın büyük rahmetine ve Hz. Peygamberle birlikte olmana müjdeler olsun. Bunlar zorbalıkla sol kolumu kestiler. Rabbim onları cehennem ateşine atsın.”

Sonra o melun, demirden koca bir direği kaldırmış, onun mübarek başına indirmiş ve bu şekilde şehadete ermiştir.[48]

Hz. Ebu’l Fazl Abbas (a.s), İmam Hüseyin’in (a.s) ashabından son şehit olan kişidir. Ondan sonra silahı olmayan Ebu Talip hanedanından çocuklar şehit olmuştur.[49] Hz. Ebu’l Fazl Abbas (a.s) şehit olurken yaşı daha 34'tü.[50]

Kaynakça

  1. Muhsin Emin, s. 429; Şeyh Abbas Kummi, Nefsu’l Mehmum, s. 285.
  2. İbn Nema Hilli, Mesiru’l Ehzan, s. 254; Mekatilu’t Talibin, s. 89.
  3. Umdetu’t Talib, s. 280.
  4. Meclisi, Biharu’l Envar, c. 101, s. 330.
  5. Ebu’l Ferecu’l İsfahani, Mekatilu’t Talibin, s. 890; İbn Nema Hilli, Mesiru’l Ehzan, s. 254.
  6. El-Abbas İbn Ali (a.s), s. 30.
  7. Batlu’l Alkame, c. 2, s. 108–109.
  8. Batlu’l Alkame, c. 2, s. 108–109.
  9. Muhsin Emin, A’yanu’ş Şia, c. 7, s. 429; et-Taberi, Muhammed b. Cerir, Tarihu’l Umem ve’l Müluk, (Tarihi Taberi), c. 5, s. 412–413; Ebu’l Ferecu’l İsfahani, Mekatilu’t Talibin, s. 117–118; Umdetu’t Talib, s. 280.
  10. Ebu’l Ferecu’l İsfahani, Mekatilu’t Talibin, s. 124.
  11. Umdetu’t Talib, s. 280.
  12. İbn Nema Hilli, Mesiru’l Ehzan, s. 254; Seyyid Muhsin Emin, A’yanu’ş Şia, c. 7, s. 429.
  13. Semeratu’l A’vad, c. 10, s. 105; Mevlüdü’l Abbas b. Ali (a.s), s. 62.
  14. Fersanu’l Hica’, c. 1, s. 190; Müstedreku’l Vesailu’ş Şia, c. 3, s. 815.
  15. Tercümet Cami Ahadisu’ş Şia, c. 26, s. 867.
  16. Kameri Beni Haşim, s. 19; Mevlüdü’l Abbas b. Ali (a.s), s. 60.
  17. Mevlüdü’l Abbas b. Ali (a.s), s. 60.
  18. Mevlüdü’l Abbas b. Ali (a.s), s. 63.
  19. Batlu’l Alkame, c. 2, s. 6.
  20. Vesiletu’d Darin, s. 269; Mevlüdü’l Abbas b. Ali (a.s), s. 64.
  21. Hairi Mazendarani, Maali’s Sıbteyn, c. 1, s. 437.
  22. El-Abbas İbn Ali (a.s), s. 103; Bircendi, Kibritu’l Ahmer, Tahran, İslami kitapfuruşi, k. 1377, s. 385.
  23. El-Buhari, s. 90.
  24. İbn Sufi Nisabe, s. 436.
  25. İbn Sufi Nisabe, s. 436; İbn Anbe, s. 328.
  26. İbn Anbe, s. 281.
  27. Ebu Nasır, Ser Silsiletu’l Aleviye, s. 90, İbn Anbe, s. 381 ve 282.
  28. Sepahsalari Aşk, s. 47.
  29. Kamilu’z Ziyaret, s. 786.
  30. Hisal, Şeyh Saduk, c. 1, s. 68.
  31. İbn Anbe, Umdetu’t Talib, s. 280; Emin, s. 430.
  32. Batlu’l Alkame, c. 2, s. 311.
  33. Kamilu’z Ziyaret, s. 786.
  34. İbn A’sem, El-Futuh, c. 5, s. 94; Hairi, Maali’s Sımteyn, c. 1, s. 433; Ebu Muhannef, Vakatu’t Taf, s. 2219 ve 220.
  35. Tarihi Taberi, c. 5, s. 412; Tezkiretu’l Havas, s. 152; A’yanu’ş Şia, c. 7, s. 430; Ebu’l Ferecu’l İsfahani, Mekatilu’t Talibin, s. 78; İbn A’sem, El-Futuh, c. 5, s. 92.
  36. El-İrşat, s. 335; İbn Şehri Aşub, Menakibu Al-i Ebu Talib, c. 4, s. 98; Biharu’l Envar, c. 44, s. 391; Tabersi, İ’lamu’l Vera, c. 1, s. 454 ve 455; Tarihi Taberi, c. 5, s. 416; A’yanu’ş Şia, c. 7, s. 430.
  37. Bahru’l Ulum, Maktelu’l Hüseyin (a.s), s. 414; Maali’s Sımteyn, c. 1, s. 433.
  38. Bahru’l Ulum, Maktelu’l Hüseyin (a.s), s. 414; Bircendi, Kibritu’l Ahmer, s. 386; Batlu’l Alkame, c. 1, s. 97.
  39. Şeyh Müfid, El-İrşat, s. 338; Meclisi, Biharu’l Envar, c. 45, s. 4; Tezkiretu’l Havas, c. 2, s. 161; Tabersi, İ’lamu’l Vera, c. 1, s. 457; Ahbaru’t Tavval, s. 25.
  40. Tarihi Taberi, c. 5, s. 446; El-Kamil fi’t Tarih, c. 3, s. 293; A’yanu’ş Şia, c. 7, s. 430; Maali’s Sımteyn, c. 1, s. 443.
  41. Yenabiu’l Mevvedet, c. 2, s. 340; Mektelu Ebu Muhannef, s. 57; Batlu’l Alkame, c. 2, s. 357.
  42. Meclisi, Biharu’l Envar, c. 45, s. 38; Ebu’l Ferecu’l İsfahani, Mekatilu’t Talibin, s. 54, Tabersi, İ’lamu’l Vera, c. 1, s. 466; Müfid, el-İrşat, s. 348.
  43. Kibritu’l Ahmer, s. 387.
  44. Kibritu’l Ahmer, s. 387.
  45. El-Harezmî, Maktelu’l Hüseyin (a.s), c. 2, s. 34; Hadise Kerbela der maktel Mukrim, s. 262.
  46. Seyyid İbn Tavus, el-Luhuf, s. 117 ve 118; Hilli, Mesiru’l Ehzan, s. 257.
  47. Mukrim, Hadise Kerbela der maktel Mukrim, s. 262.
  48. İbn Şehri Aşub, Menakib Al-i Ebu Talib, c. 4, s. 108.
  49. Ebu Muhannef, Maktelu Ebu Muhannef, s. 180; Ebu’l Fereci İsfahani, Makatu’t Talibin, s. 89.
  50. İbn Anbe, Umdetu’t Talib fi ensabi Al-i Ebu Talib, s. 280; Tabersi, İ’lamu’l Ver abi-İ’lami’l Huda, c. 1, s. 395.

Bibliyografi

  • Burucerdi, Ağa Hüseyin, bir grup araştırmacı, Şia fıkıh kaynakları (Şia’nın hadis kitaplarının tercümesi), intişar ferhengi sebz, Tahran, k. 1386.
  • Hilli, İbn Nema, Mesiru’l Ehzan, tercüme: Ali Keremi, Kum, Neşr Hazik, birinci baskı, ş. 1380.
  • en-Nasıri, Mevlüdü’l Abbas b. Ali (a.s).
  • İbn Kavlaveyh Kummi, Kamilu’z Ziyaret, tercüme: Muhammed Cevad Zihni Tahrani, Tahran, intişar Peyamı Hak, ikinci baskı, ş. 1377.
  • el-Mukrim, Abdul Rezzak, Hadise Kerbela der Maktel Mukrim, tercüme: Muhammed Cevad Mevali Niya, Kum, İntişar Cilveyi Kemal, üçüncü baskı, ş. 1387.
  • Ebu Nasır, ser Silsiletu’l Aleviye, tahkik: Muhammed Sadık Bahru’l Ulum, Necef, el-Mektebetu’l Haydariye, k. 1382/ m. 1963.
  • et-Taberi, Muhammed b. Cerir, Tarihu’l Umem ve’l Müluk (Tarihi Taberi), tahkik: Muhammed Ebu’l Fazl İbrahim, Beyrut, daru’t Turas, ikinci baskı, m. 1967.
  • el-Muzaffer, Batlu’l Alkame.
  • Emin, Seyyid Muhsin, A’yanu’ş Şia.
  • İbn Anbe Hasani, Umdetu’t Talib fi ensabi Al-i Ebu Talib, Kum, Ensariyan, k. 1417.
  • Bircendi, Muhammed Bakır, Kibritu’l Ahmer, Tahran, İslami kitapfuruşi, . 1377.
  • Tabersi, Fazıl b. Hasan, İ’lamu’l Ver abi-İlami’l Huda, Kum, Müessese Alulbeyt li-İhyau’t Turas, k. 1417.
  • Şeyh Saduk, Hisal, araştırma: Ali Ekber Gaffari, Beyrut, müessese el-Âlemi lil-Matbuat, birinci baskı, 1410/1990.
  • el-İsfahani, Ebu’l Ferec, Makatilu’t Talibin, araştırma: Ahmed Sagar, Beyrut, müessese el-A’lemi lil-Matbuat, 1408/1987.
  • Hasaisu’l Abbas.
  • Seyyid b. Tavus, el-Luhuf, Tahran, cihan, ş. 1348.
  • Meclisi, Muhammed Bakır, Biharu’l Envar, Beyrut, müessese el-Vefa, k. 1403/ m. 1983.
  • Muhaddisi Kummi, Abbas, Nefsu’l Mehmum, tercüme: Ebu’l Hasan Şa’rani, Hicret, üçüncü baskı, 1376.
  • Musuat Kelimatu’l Hüseyin aleyhi selam.
  • el-Harezmî, el-Muvaffak b. Ahmed, Maktalu’l Hüseyin (a.s), tahkik ve talik: Muhammed es-Semavi, Kum, Envaru’l Huda, birinci baskı, k. 1418.
  • Şeyh Mufid, el-İrşat fi marifeti Hüccecüllahi ale’l İbad, Kum, en-Naşir Sait b. Cubeyr, 1428.
  • Ebu Mihnef, Lut b. Yahya, Vakatu’l Taf, tahkik: Hadi Yusufi Garavi, Dünya Ehlibeyt Kurultayı, k. 1427.
  • Kameri Beni Haşim.
  • Ebu Anbe el-Asker, Kitabu Umdetu’t Talib fi ensabi Al-i Ebu Talib, Kahire, Mektebetu’s Sakafe ed-Diyniye, 1421/2001.
  • Sabt İbn Cavzi, Tezkiretu’l Havas, tahkik: Hüseyin Taki Zade, merkezu’t Tabaet ve’n Neşr, Dünya Ehlibeyt Kurultayı, birinci baskı, k. 1426.
  • İbn Şehri Aşub, Menakibu Al-i Ebu Talib, Beyrut, daru’l Avda.
  • İbn A’sem el-Kûfi, el-Futuh, araştırma: Ali Şiri, Beyrut, daru’l Avda, birinci baskı, k. 1411/ m. 1991.
  • Hairi Mazenderani, Muhammed Mehdi, Maali’s Sıbteyn, Beyrut, müessese Numan, k. 1412/ m. 1992.
  • Ed-Deyneveri, Ebu Hanife Ahmed b. Davud, el-Ahbaru’t Tavval, araştırma: Abdul Munim Amir Müracet Cemalettin Şeyal, Kum, menşurat, Razi, ş. 1368.
  • İbn Şehri Aşub, Menakibu Al-i Ebu Talib, Kum, Allame, k. 1379.
  • Lokmani, Ahmed, Sepahsalar Aşk.