Ebu Eyyub El-Ensari

WikiShia sitesinden
Şuraya atla: kullan, ara
Ebu Eyyub El-Ensari
Example alt text
Tam İsmi Halid bin Zeyd bin Kuleyb bin Neccar
Tanınan İsmi Ebu Eyyub El-Ensari
Künyesi Ebu Eyyub
Konumu Sahabe
Doğum Tarihi -
Doğum Yeri Hicaz
Ölüm Tarihi 672 veya 674
Defnedildiği Yer Eyüp Sultan - İstanbul
Katıldığı Savaşlar Tüm savaşlara; Cemel, Nehrevan, Sıffin ve Rumlara karşı
Ün ve Şöhreti Hz. Peygamberin sahabesi ve Hz. Ali'nin Şii'lerinden oluşu
Özelliği Üç halifeye karşı çıkışı, Sakife'ye itirazları, İmam Ali tarafından Medine valisi oluşu...

Ebu Eyyub El-Ensari diye ünlenen ve Türkçe’de Eyüp Sultan olarak anılan Halid bin Zeyd bin Kuleyb bin Neccar (Arapça: أبو أيوب الأنصاري ; ö. 672 veya 674), Hz. Peygamber Efendimizin (s.a.a) en büyük Sahabelerinden ve Hz. Ali’nin taraftar ve Şialarından biridir. Kendisi ikinci Akabe biatine katılmış ve Hz. Resulullah Efendimiz (s.a.a) Medine’ye hicret ettikten sonra onun evinde kalmıştır. Ebu Eyyub Ensari, Hz. Peygamber ve Hz. Ali’nin savaşlarına katılmıştır. Osman öldürüldükten sonra Hz. Ali’ye (a.s) biat eden ilk sahabelerden biridir. Sünni ulema onun sika (Hadis râvilerinde aranan şartlardan biri; adalet ve zabt sıfatlarını taşıyan güvenilir râvi) olduğuna inanmakta, ancak Şia Rical âlimleri onu yalnızca övmekle yetinmektedir.

Nesebi

Künyesi Ebu Eyyub olan Halid bin Zeyd bin Kuleyb bin Neccar’ın soyu Hazrec kabilesinden olan Neccar’a dayanmaktadır. Annesi, Sa’d bin Kays bin Amr bin Emru’l-Kays’ın kızıdır. Eşi, Zeyd bin Sabit’in kızıdır.[1] İbn Sa’d’ın dediğine göre Abdurrahman adlı bir oğlu olmuş[2], ancak ondan geriye bir nesli kalmamıştır.

Öz Geçmişi

İkinci Akabe Biatine Katılması

Ebu Eyyub el-Ensari, Hz. Resulü Kibriya’yı (s.a.a) himaye edeceklerine dair ikinci akabe biatinde ahitleşen 70 kişiden biridir.[3] Nasr bin Muzahim, onu Ensar’ın büyüklerinden ve İmam Ali’nin (a.s) Şialarından bilmektedir.[4]

Kendisinden 150 hadis nakledilmiş, ancak Buhari ve Müslim ondan yalnızca 7 hadis nakletmekle yetinmiştir.[5]

Hz. Peygamberin Ev Sahibi

Ebu Eyyub el-Ensari’yi Müslümanların gözünde büyük kılan şey, Hz. Resulullah’ın (s.a.a) Medine’ye hicret ettikten sonra –başkalarının yoğun ısrarına rağmen- onun evinde kalmasıdır. Bu yüzden, tarihçiler ittifakla onu Hz. Peygamberin (s.a.a) ev sahibi unvanıyla zikretmektedirler.[6] Belazuri’nin naklettiğine göre[7] Hz. Resulullah (s.a.a) 7 ay boyunca Mescid-i Nebi ve ev yapılma süresince onun evinde kalmıştır. Mesudi[8] bu sürenin 1 ay olduğunu belirtmiştir.

Hz. Ali’yi Savunması

Ebu Eyyup el-Ensari, Hz. Resulullah (s.a.a) vefat ettikten sonra 11 sahabe ile birlikte Hz. Ali’nin (a.s) hilafet ve vesayetini savunmuştur.[9] Bundan dolayı İbn Esir[10] onu Hz. Ali’nin (a.s) özel ashabından saymaktadır.

Kur’an’ı Bir Araya Getiren Grupla Birlikte

Buhari[11], Ebu Eyyub el-Ensari’yi, Hz. Fahri Kâinat Efendimiz (s.a.a) zamanında Kur’an’ı bir araya getiren Ensar’dan 5 kişiden biri olduğunu belirtmiştir.

Savaşlara Katılması

Ebu Eyyub el-Ensari, Hz. Peygamberin (s.a.a) tüm savaşlarına katılmıştır. Tarihçiler onun Bedir, Uhud ve Hendek savaşlarına katıldığını yazmışlardır.[12] Kendisi yalnızca İslam ordusunun komutanlığını genç birinin yaptığı bir savaşa katılmamış, ancak her zaman bundan pişmanlık duymuştur.[13] Tarihî kaynaklarda, Hz. Resulullah’a olan bağlılığı, itaati, sadakati ve özel saygısı göze çarpmaktadır.[14] İbn Hişam’ın[15] naklettiği bir rivayete göre Hz. Peygamberin emri ile Medine mescidinde Müslümanlarla alay eden ve aralarında akrabalarının da olduğu bir grup münafığın mescitten çıkarılmasında öncü olmuştur. Bazı rivayetlere göre, Kur’an’ın “İfk Hadisesine”[16] işaret ettiği ayet, o ve eşinin methine yöneliktir.[17]

Osman’ın Evinin Kuşatılmasına Katılması

Halkın Osman’ın evini kuşatması sırasında Müslümanlar namazlarını Ebu Eyyub el-Ensari’nin imamlığında kıldılar.[18] O da Osman’ın artık Allah’ın kitabı ve Peygamberin sünnetine göre amel edeceğine dair şahit olanlardan birisiydi.[19]

Biat ve Hz. Ali’nin Taraftarlığı

Ebu Eyyub el-Ensari, Osman öldürüldükten sonra Hz. Ali’ye (a.s) biat eden ilk kişilerden biri olmuş ve Ensar’ı da buna teşvik etmiştir.[20]

İmam Ali’nin Zamanındaki Savaşlara Katılması

Ebu Eyyub el-Ensari, Hz. Ali’nin (a.s) döneminde gerçekleşen tüm savaşlara katılmıştır.[21] Ancak İbn Sa’d yalnızca Nehrevan[22], Vakıdi ise Sıffin savaşına katılmadığını zikretmişlerdir.[23] Ebu Eyyub’un şaşırtıcı kahramanlıklarını da kaydetmişlerdir.[24]

Nehrevan savaşında, Hz. Ali (a.s) onu süvari birliğinin komutanlığına atamış ve savaş başlamadan önce kendilerine nasihatte bulunması, hak yola dönmeleri ve gerekli kanıtları sunması için Haricilerin yanına göndermiştir.[25] Kendisine “Peygamberin büyük sahabelerinden olmana rağmen nasıl olur da Ali’nin (a.s) yanında Müslümanlarla savaşıyorsun?!” dediklerinde onlara şöyle cevap vermiştir: “Allah Resulü (s.a.a), Ali (a.s) ile birlikte Nakisin, Kasıtin ve Marikin’e karşı savaşmamız için bizden ahit aldı.”[26]

Yine o, hicretin 35. yılında bir grupla birlikte Kufe’de “Gadir-i Hum” hadisini Hz. Resulullah’tan duyduğuna dair tanıklıkta bulunmuştur.[27]

Hz. Ali Tarafından Medine Valiliğine Atanması

Nehrevan savaşından sonra Müminlerin Emiri Hz. Ali (a.s) tarafından Medine valiliğine atanmıştır.[28] Muaviye, hicretin 40. yılında Busr bin Ebu Ertad’ı 3000 kişilik bir ordu ile Hicaz’a gönderdikten sonra Ebu Eyyub el-Ensari Medine’yi terk ederek Irak’a Hz. Ali’nin (a.s) yanına gitmiştir. Busr bin Ertad, Medine’ye saldırıp şehri işgal ettikten sonra Ebu Eyyub el-Ensari’nin evini ateşe vererek yakmıştır.[29]

Rumlara Karşı Savaşa Katılması

Ebu Eyyub el-Ensari, Müminlerin Emiri (a.s) şehit olduktan sonra bir kez daha savaşmak için sınıra gitmiştir. Taberi’nin[30] naklettiğine göre Yezid bin Muaviye hicretin 49. yılında Rumlarla savaşmak için sefere çıktı ve yaşlı olmasına rağmen onu da yanında götürdü.

Ölümü

Ebu Eyyub el-Ensari (r.a), hicretin 51. yılında Konstantiniye (İstanbul) Müslümanların kuşatması altında iken hastalık sonucu vefat etmiştir.[31] Nakledilen bazı rivayetlere göre hicretin 50 veya 51. yılında vefat etmiştir.[32]

Ebu Eyyub el-Ensari, hasta döşeğinde yattığı sırada ziyaretine gelen Yezid’e şöyle vasiyette bulunmuştur: “Ölürsem, cesedimi kendinle birlikte götür ve düşman topraklarından nereye ulaşabilirsen beni de orada toprağa ver.”[33]

Başka bir rivayete göre[34], Yezid cenazesine namaz kıldırmış ve şehrin surlarının dibine gömülmesini emretmiştir.[35] Yine başka rivayetlere göre defnedildiği yerin düşman tarafından bilinmemesi için süvari birliklerine atlarla kabrin üzerinde koşturmaları talimatını vermiştir.[36]

Kabrinin Müslümanlar ve Rumlarca Ziyareti

İbn Sa’d’ın[37] naklettiğine göre Rumlar Ebu Eyyub el-Ensari’nin kabri şeriflerine saygı duyar ve özellikle kuraklık dönemlerinde kabrini ziyaret ederek yağmur talebinde bulunurlardı. İbn Abd Rabbih’in[38] yazdığına göre kabrine -kendi zamanında da mevcut olan- sonralardan kubbe yapılmıştır.

1453 yılında Türkler tarafından Konstantiniye şehri fethedilince Ebu Eyyub el-Ensari’nin kabri şeriflerinin yeri tam olarak bilinmemekteydi. O tarihte mezarı Şeyhülislam Akşemsettin tarafından efsanevi bir şekilde (manevi keşif yoluyla) tespit edilir. 1458 yılında 2. Sultan Mehmet tarafından bir cami –Eyüp Sultan- ve kabre bir türbe yaptırılır. Daha sonraki yıllarda bir çok Osmanlı ileri geleni orada toprağa verilmeye başlanmıştır. Osmanlı padişahları tahta oturmadan önce onun kabrini ziyaret eder ve bazı özel törenlerden sonra Osman’ın kılıcı diye bilinen atalarından kalma kılıcı bellerine (kınına) takarlardı.[39]

Hz. Ebu Eyyub el-Ensari’nin (r.a), Medine’deki evi de daima Müslümanların ilgisini çekmiştir. Nitekim orada dört ehli sünnet mezhebi için adına “Şehabiye” denilen bir medrese yaptırılmıştır. Hz. Peygamber Efendimizin (s.a.a) devesinin yattığı yer tespit edilmiş ve teberrük için orası ziyaret edilmektedir.[40]

Ebu Eyyub’tan Rivayet Edenler

Ebu Eyyub el-Ensari’den rivayet nakleden sahabelerden bazıları şunlardır: “İbn Abbas, Berra bin Azib, Cabir bin Semure, Mukaddem bin Mu’di Kerb, Ebu Emame Bahili, Zeyd bin Halid Cuheni…

Said bin Musayyib, Urvet bin Zübeyr ve Abdullah bin Huneyn gibi tabiinden bazıları da ondan hadis nakletmişlerdir. İbn Sa’d[41] ve Muzzi[42] de ravilerinin listesini zikretmişlerdir.

Sika Oluşu veya Methedilmesi

Ebu Eyyub el-Ensari’yi tüm Ehlisünnet Rical alimleri övmüş ve bazıları da vesaket ve sika oluşunu belirtmişlerdir[43], ancak Şia alimleri onu övmekle yetinmiş ve sika oluşunu tasrih etmemişlerdir.[44] Hatta İbn Davud Hilli[45] onu “Muhmelin”den (hadis ilminde görüş, düşünce ve inancı tam olarak bilinmeyenler) saymıştır.

Şia Rical âlimleri, Ebu Eyyub el-Ensari’nin Muaviye komutanlığında müşriklere karşı oğlu Yezid ile birlikte de Rumlara karşı savaşa katılmasının gerekçesinde -her ne kadar Hz. Ali’nin (a.s) hilafetini güçlü bir şekilde desteklemesine rağmen- ihtilafa düşmüşlerdir. Fazıl bin Şazan, onun bu tutumunu içtihatta hata ve gaflet olarak saymış ve şöyle eklemiştir: her ne kadar o, kendi dönemindeki halifeden hoşnut olmasa da İslam’ın güçlenmesi ve ilerlemesi için bu savaşlara katılmıştır.[46] Bunun delili ise onunla Muaviye arasında yaşanan anlaşmazlıklar ve ihtilaflardır.[47] Ancak Ayetullah Hoi[48] bu görüşü reddederek, Ebu Eyyub el-Ensari’nin zamanın masum imamı, Hz. İmam Hasan bin Ali’den (a.s) izin aldığı ihtimali üzerinde durmaktadır.

Şiir Okuma Becerisi

Ebu Eyyub el-Ensari (r.a), şiir okuma yeteneğine de sahipti.[49] Belki de ona şair yakıştırması yapılmasının nedeni Sıffin savaşında okuduğu beyitler ve ayrıca Muaviye bin Ebu Süfyan’ın mektubuna cevaben okuduğu beyitlerdir.[50]

Resimler

Kaynakça

  1. İbn Sa’d, et-Tabakatu’l-Kubra, c. 3, s. 484; İbn Abdu’l-Berr, el-İstiyab, c. 2, s. 424.
  2. İbn Sa’d, et-Tabakatu’l-Kubra, c. 3, s. 484.
  3. İbn Sa’d, et-Tabakatu’l-Kubra, c. 3, s. 484; İbn Esir, Usdu’l-Gabe, c. 2, s. 80.
  4. Nasr bin Muzahim, Vakatu’s-Sıffin, s. 366.
  5. Nevevi, Tehzibu’l-Esma ve’l-Lügat, c. 1, s. 177.
  6. İbn Hişam, es-Siyretu’n-Nebeviyye, c. 2, s. 141; İbn Sa’d, et-Tabakatu’l-Kubra, c. 3, s. 484.
  7. Belazuri, Fethu’l-Buldan, s. 20.
  8. Mesudi, Murucu’z-Zeheb, c. 2, s. 280.
  9. Berki, Ahmed bin Muhammed, er-Rical, s. 63, 66.
  10. İbn Esir, Usdu’l-Gabe, c. 5, s. 143.
  11. Buhari, et-Tarihu’s-Sağir, c. 1, s. 66.
  12. İbn Hişam, es-Siyretu’n-Nebeviyye, c. 2, s. 100.
  13. İbn Sa’d, et-Tabakatu’l-Kubra, c. 3, s. 484.
  14. Örnek olarak Bkz. İbn Hişam, es-Siyretu’n-Nebeviyye, c. 2, s. 144; İbn Sa’d, et-Tabakatu’l-Kubra, c. 8, s. 126.
  15. İbn Hişam, es-Siyretu’n-Nebeviyye, c. 2, s. 185.
  16. Nur 12/24.
  17. İbn Hişam, es-Siyretu’n-Nebeviyye, c. 3, s. 316; Taberi, Tarih, c. 2, s. 617.
  18. Taberi, Tarih, c. 4, s. 423.
  19. Belazuri, Ensab, c. 4, s. 553.
  20. Yakubi, Tarih, c. 2, s. 178.
  21. İbn Abdu’l-Berr, el-İstiyab, c. 2, s. 425; İbn Esir, el-Kamil, c. 3, s. 459.
  22. İbn Sa’d, et-Tabakatu’l-Kubra, c. 3, s. 484.
  23. İbn Habib, el-Muhayyer, s. 291.
  24. Bkz. İbn A’sam, c. 3, s. 48, 50.
  25. Dinaveri, el-Ahbaru’t-Tival, s. 207, 210.
  26. Eskafi, el-Mi’yar ve’l-Muvazene, s. 37; Keşşi, Marifetu’r-Rical, c. 1, s. 172, 173; İbn Manzur, Muhtasar Tarih Dimeşk li-İbn Asakir, c. 7, s. 340; Zehebi, Seyru İ’lamu’n-Nubela, s. 2/ 410.
  27. İbn Esir, Usdu’l-Gabe, c. 5, s. 205.
  28. Belazuri, Ensab, c. 2, s. 382.
  29. Taberi, Tarih, c. 5, s. 139; Sakafi, el-Garat, c. 2, s. 602, 604.
  30. Taberi, Tarih, c. 5, s. 232.
  31. İbn Sa’d, Tabakatu’l-Kubra, c. 3, s. 484; İbn Asakir, et-Tarihu’l-Kebir, c. 5, s. 37.
  32. Halife bin Hayyat, et-Tabakat, c. 1, s. 202; Mesudi, Murucu’z-Zeheb, c. 3, s. 24.
  33. İbn Sa’d, et-Tabakatu’l-Kubra, c. 8, s. 126.
  34. İbn Abd Rabbih, el-Akdu’l-Ferid, c. 5, s. 116.
  35. İbn Sa’d, et-Tabakatu’l-Kubra, c. 8, s. 126.
  36. İbn Kuteybe, el-Maarif, s. 274.
  37. İbn Sa’d, et-Tabakatu’l-Kubra, c. 8, s. 126.
  38. İbn Abd Rabbih, el-Akdu’l-Ferid, c. 5, s. 116.
  39. Bkz. Kanar, s. 73; İşli, s. 23, 30.
  40. Yafii, Mir’atu’l-Cinan, c. 1, s. 124.
  41. İbn Sa’d, et-Tabakatu’l-Kubra, c. 3, s. 484.
  42. Muzzi, Tehzibu’l-Kemal, c. 8, s. 67, 68.
  43. Bkz. İbn Habban, Kitabu’s-Sikat, c. 3, s. 102; Zehebi, Seyru İ’lamu’n-Nubela, c. 2, s. 402; Yafii, Mir’atu’l-Cinan, c. 1, s. 124.
  44. İbn Davud, er-Rical, s. 392; Allame Hilli, s. 65.
  45. İbn Davud, er-Rical, s. 137.
  46. Keşşi, Marifetu’r-Rical, c. 1, s. 177.
  47. Bkz. Nasr bin Muzahim, Vake’tu’s-Sıffin, s. 366.
  48. Ayetullah Hoi, Mu’cemu’l-Hadis, c. 7, s. 24.
  49. Emin, A’yanu’ş-Şia, c. 6, s. 238.
  50. Bkz. İbn A’sam, c. 3, s. 48, 49; İbn Ebi’l-Hadid, Şerh Nehcü’l-Belağe, c. 8, s. 44, 45.

Bibliyografi

  • İbn Ebi’l-Hadid, Abdulhamid bin Hibetullah, Şerh Nehcü’l-Belağa, Muhamed Ebu’l-Fazl İbrahim, Kahire, m. 1960.
  • İbn Esir, Ali bin Muhammed, Usdu’l-Gabe, Tahran, k. 1377.
  • İbn Esir, el-Kamil, İbn A’sam, Ahmed, Kitabu’l-Futuh, Haydarabad, m. 1970.
  • İbn Habban, Muhammed, Kitabu’s-Sikat, Haydarabad, m. 1977.
  • İbn Habib, Muhammed, el-Muhayyer, Lihten Eşteter, Haydarabad, m. 1942.
  • İbn Davud Hilli, Hasan bin Ali, er-Rical, Celalettin Muhaddis baskısı, Tahran, ş. 1342.
  • İbn Sa’d, Muhammed, et-Tabakatu’l-Kubra, Beyrut, Daru Sadır.
  • İbn Abdu’l-Berr, Yusuf bin Abdullah, el-İstiyab, Ali Muhammed Becavi baskısı, Kahire, Mektebetu’l-Nehzet.
  • İbn Abd Rabbih, Ahmed bin Muhammed, el-Akdu’l-Ferid, Abdulmecid et-Terihini baskısı, Beyrut, m. 1983.
  • İbn Asakir, Ali bin Hasan, et-Tarihu’l-Kebir, Abdulkadir Efendi Bedran baskısı, Dımeşk, k. 1332.
  • İbn Kuteybe, Abdullah bin Müslim, el-Maarif, Servet Akaşe baskısı, Kahire, m. 1960.
  • İbn Manzur, Muhammed bin Mukrim, Muhtasar Tarih Dımeşk li-İbn Asakir, Ahmed Rayt Hammuş ve Muhammed Nesaci el-Ömer baskısı, Dımeşk, m. 1984.
  • İbn Hişam, Abdulmelik, es-Siyretu’n-Nebeviyye, Mustafa Saka ve başkaları, Kahire, m. 1955.
  • İskafi, Muhammed bin Abdullah, el-Miyar ve’l-Muvazine, Muhammed Bakır Mahmudi baskısı, Beyrut, m. 1981.
  • Emin, Muhsin, A’yanu’ş-Şia, Hasan Emin baskısı, Beyrut, k. 1403.
  • Buhari, Muhammed bin İsmail, et-Tarihu’s-Sağir, Mahmud İbrahim Zaid baskısı, Beyrut, k. 1406.
  • Berki, Ahmed bin Muhammed, er-Rical, Celalettin Muhaddis baskısı, Tahran, ş. 1342.
  • Belazuri, Ahmed bin Yahya, Ensabu’l-Eşraf, c. 2, Muhammed Bakır Mahmudi baskısı, Beyrut, m. 1974.
  • Belazuri, Ensab, c. 4, İhsan Abbas, Beyrut, m. 1979.
  • Belazuri, Fethu’l-Buldan, Rıdvan Muhammed Rıdvan baskısı, Beyrut, m. 1978.
  • Sakafi, İbrahim bin Muhammed, el-Garat, Celalettin Muhaddis baskısı, Tahran, ş. 1353.
  • Halebi, Ali bin Burhanettin, es-Siyretu’l-Halebiye, Beyrut, Mektebetu’l-İslamiye.
  • Hatib Bağdadi, Ahmed bin Ali, er-Rihlet fi Talebu’l-Hadis, Nurettin Atr baskısı, Dımeşk, k. 1395.
  • Halife bin Hayyat, et-Tabakat, Suheyl Zakkar baskısı, Dımeşk, m. 1966.
  • Hoi, Ebu’l-Kasım, Mu’cem Ricau’l-Hadis, Beyrut, k. 1403.
  • Dinaveri, Ahmed bin Davud, el-Ahbaru’t-Tival, Abdulmun’im Amir ve Cemalettin Şiyal baskısı, Kahire, m. 1959.
  • Zehebi, Muhammed bin Ahmed, Siyer İ’lamu’n-Nubela, Şuayb Ernevut, Beyrut, m. 1985.
  • Taberi, Tarih, Alleme Hilli, Hasan bin Yusuf, Rical, Muhammed Sadık Bahru’l-Ulum baskısı, Necef, m. 1961.
  • Keşşi, Muhammed, Marifetu’r-Rical, İhtiyar Tusi, Şerh Mir Damad Esterabadi, Kum, k. 1404.
  • Muzzi, Yusuf bin Abdurrahman, Tehzibu’l-Kemal, Beşşar Avvad Maruf baskısı, Beyrut, k. 1407.
  • Mesudi, Ali bin Hüseyin, Murucu’z-Zeheb, Yusuf Es’ad Dağir baskısı, Beyrut, m. 1965.
  • Nasr bin Muzahim, Vaketu’s-Sıffin, Abdusselam Muhammed Harun baskısı, Kahire, k. 1382.
  • Nevevi, Yahya bin Şeref, Tehzibu’l-Esma ve’l-lügat, Kahire, İdare et-Tabaetu’l-Muniye.
  • Yafii, Abdullah bin Es’ad, Mir’atu’l-Cinan, Haydarabad, k. 1338.
  • Yakubi, Ahmed bin Ebi Yakup, Tarih, Beyrut, m. 1960.

Dış Bağlantılar