Zeyd bin Harise

WikiShia sitesinden
Şuraya atla: kullan, ara
زيد بن حارثة
Zeyd bin Harise
Example alt text
Tam İsmi Zeyd bin Harise bin Şurahil
Lakabı Zeydu’l-Hub
Künyesi Ebu Usame
Konumu Sahabe
Doğum Tarihi -
Ölüm Tarihi 629 /h. 8
Defnedildiği Yer Ürdün - Kerek
Ömrü 50 veya 55
Ün ve Şöhreti Hz. Peygamberin azatlı kölesi ve evlatlığı, ilk Müslümanlardan
Katıldığı Savaşlar Bedir savaşı, Mute savaşı...

Zeyd bin Harise diye bilinen Ebu Usame Zeyd bin Harise bin Şurahil (Şurahbil) Kelbi (Arapça: زيد بن حارثة), Hz. Peygamber Efendimizin (s.a.a) azatlı kölesi ve evlatlığı, ilk Müslümanlardan ve Kur'an'da ismi anılan tek sahabe'dir. Mute savaşına komutanlık yapmış ve o savaşta şehit olmuştur. Kabri, Mute savaşında şehit olanlarla birlikte Ürdün’de Müslümanların ziyaret ettiği yerlerden biridir.

Nesep ve Çocukluğu

Zeyd’in babası Kelb kabilesinden Harise bin Şurahil’dir.[1] Annesi, Beni Mu’in kabilesinden Sude bin Sa’lebe bin Amir’dir.[2] Hz. Resulullah (s.a.a) onu sevdiğinden onu “Zeydu’l-Hub” diye anmaktaydılar.[3] Zeyd, Hz. Peygamber Efendimizin (s.a.a) azatlı kölesi idi. Bundan dolayı Zeyd ve oğlu Usame’yi Hz. Peygamberin kölelerinden saymaktaydılar.[4]

Zeyd’in doğum tarihi konusunda net bir bilgi bulunmamaktadır. Cahiliyet döneminde annesi ile birlikte gittiği Beni Mu’in kabilesi saldırıya uğramış ve Zeyd esir düşmüştür. Sekiz yaşlarında iken Hakim bin Hizam onu Mekke sokaklarında satılırken satın almış ve halası Hz. Hatice'ye hediye etmiştir. Hz. Muhammed'le evlendikten sonra Hz. Hatice, onu Peygamberimize hediye etmiştir. Efendimiz de Zeyd’i azat etmiş ve kendi evinde koruma altına almıştır.[5] Denildiğine göre Hz. Peygamber Efendimiz Zeyd’den 10 yaş büyüktür.

Yıllar sonra Hac mevsiminde kendi kabilesinden birilerini görür ve onlar vasıtasıyla sağlıklı ve hayatta olduğunu anne ve babasına bildirir. Babası oğlu Zeyd’in yokluğunda onun için şiirler okumuştur.[6] Hz. Resulullah’ın (s.a.a) yanına giderek alacağı bir bedel karşılığında Zeyd’i kendisine vermesini ister. Bunun üzerine Efendimiz Zeyd’e onun yanında kalmakla, kabilesine geri dönme arasında seçimde bulunmasını ister. Zeyd, Efendimizin (s.a.a) yanında kalmayı seçer. Bunun üzerine babası Zeyd’e şöyle der: “Ey oğul! Kulluğu özgürlüğe tercih ediyor ve babanı hicranda mı bırakıyorsun? Zeyd: “Ben, Peygamberi gördüğüm günden beri artık kimseyi ona asla tercih etmem.”

Hz. Peygamber Ekrem Efendimiz, Zeyd’in sözlerini duyunca onu Mekke’ye götürerek şöyle buyurmuştur: “Zeyd, benim oğlumdur, benden miras alacak ve ben de ondan miras alacağım.” O günden sonra Zeyd bin Harise, Kur'an'ın öz ve üvey evlatların aynı olmadığını bildirdiği Ahzab Suresinin 4–6 ayetleri nazil oluncaya kadar Zeyd bin Muhammed (Muhammed’in oğlu Zeyd) adıyla anıldı.[7]

İslam, Hicret ve Kardeşlik Ahdi

İslam tarihi kaynaklarında, Zeyd’in İslam’ı ilk kabul edenlerden biri olduğu kaydedilmiştir.[8] Hz. Resulü Kibriya Efendimiz (s.a.a) peygamberlikle görevlendirilip evine geri döndüğünde Hz. Hatice, Hz. Ali ve Zeyd bin Harise Efendimizin evindeydi. Zeyd’i Hz. Ali’den sonra İslam’ı kabul eden ikinci erkek olarak kabul etmişlerdir.[9]
Hz. Peygamber Efendimiz (s.a.a) Medine’ye hicret ettikten sonra, Zeyd ve Ebu Rafi, Hz. Fatıma, Ümmü Gülsüm ve Sude’ye eşlik ederek onları getirmekle görevlendirdi. Bu seferde Zeyd, eşi Ümmü Eymen ve oğlu Usame’yi de yanında götürmüştür.[10]

Hz. Hamza bin Abdulmuttalib, Mekke’deki Müslümanlar arasında düzenlenen kardeşlik akdinde Zeyd’le kardeş olmuştur. Yine Hz. Hamza (a.s), Uhud savaşında onu kendi vasisi yapmıştır.[11] Hicretten sonra da Peygamber Efendimiz (s.a.a) Zeyd’le Üseyd bin Hudayr arasında kardeşlik akdi kıymıştır.[12]

Zeyd bin Harise, Kur’an’da adı geçen tek sahabe’dir.[13]

Evliliği

Hz. Peygamber Efendimizin (s.a.a) azatlı cariyesi olan Ümmü Eymen, kocası Ubeyd bin Zeyd Hazreci vefat ettikten sonra Zeyd bin Harise ile evlendi ve bu evlilikten Usame bin Zeyd dünyaya geldi.[14] Bundan dolayı künyesi Ebu Usame’dir.

Zeynep bint Cahş, Medine’ye hicret ettikten sonra Hz. Peygamberimiz (s.a.a) onu Zeyd’e ister. Zeynep, ilk önce Efendimizin kendisiyle evlenmek istediğini düşünür ve sevinir, ancak Hz. Peygamberin onu Zeyd’e istediğini anlayınca evliliğe karşı çıkar. Ama Hz. Resulü Ekrem’in (s.a.a) bu evliliğe razı olduğunu anlayınca Zeyd’le evliliğe onay verir ve evlenirler.[15] Ancak evlilik iyi gitmez ve her zaman Zeyd’le aralarında tartışmalar yaşanır.[16] Zeyd de Hz. Peygamberimizin yanına gider ve Zeyneb’in kötü ahlaklı olduğundan yakınırdı. Efendimiz de ondan sabırlı olmasını ve tahammül etmesini isterdi.[17] Sonunda Hz. Fahri Kâinat Efendimiz (s.a.a) hicretin 5. Yılında Allah’ın emri ile çiftlerin boşanmalarına onay verir.[18]

Zeyd, Zeynep’ten ayrıldıktan sonra Ukbe’nin kızı Ümmü Gülsüm’le evlenir ve Zeyd bin Zeyd ve Rukayye adlı iki çocuğu olur. Sonra Ümmü Gülsüm’den ayrılır ve Ebu Leheb bin Abdulmuttalib’in kızı Durre ile evlenir ve ondan da ayrıldıktan sonra Zübeyr’in kız kardeşi Hind bint Avvam’la evlenir.[19]

Savaşlara Katılması

Zeyd bin Harise, Karde, Cemum (hicretin 6. Yılı Rebiülahir ayı), İys (hicretin 6. Yılı Cemaziyelevvel ayı), Taref (Tarif) (hicretin 6. Yılında Cemaziyelahir ayı), Hesmi (hicretin 6. Yılında Cemaziyelahir ayı), Vadiu’l-Kura (hicretin 6. Yılı Recep ayı) ve Mute savaşının komutanlığını yapmıştır.[20]

Hz. Fahri Kainat Efendimiz (s.a.a) bazı seferlerinde Zeyd’i kendi yerine bırakırdı.[21] Bedir savaşına katılmış ve Hanzala bin Ebu Süfyan’ı öldürmüştür.[22] Hz. Peygamber Efendimiz savaştan sonra Zeyd bin Harise ve Abdullah bin Revaha’yı Esil’den Medine’ye göndermiş ve Müslümanların zafer haberini Müslümanlara vermiştir.[23]

Zeyd bin Harise'nin Kabri

Mute Savaşının Komutanı

Zeyd bin Harise, hicretin 8. Yılında Hz. Peygamber tarafından 3000 kişilik bir ordu ile İslam ordusunun komutanı olarak Mute savaşına gönderilir. Efendimiz şöyle buyurur: “Zeyd bin Harise’yi kumandan tayin ettim. Zeyd bin Harise şehit olursa yerine Cafer bin Ebu Talib geçsin. Cafer bin Ebu Talib şehit olursa yerine, Abdullah bin Revaha geçsin.”[24]

Ölümü ve Türbesi

Zeyd bin Harise, hicretin 8. Yılında düzenlenen Mute savaşında Cafer bin Ebu Talip ve Abdullah bin Revaha ile birlikte şehit olur. Hz. Peygamber Efendimiz (s.a.a) Zeyd’in ölüm haberini alınca çok üzülür ve onun için mağfiret diler.[25] Hz. Cafer-i Tayyar’ın yanında onu hayırla anar.[26] Öldüğünde yaşının 55[27] veya 50[28] olduğu söylenmiştir. Hasan bin Sabit, onun ve Abdullah bin Revaha’nın ölümleri hakkında şiir okumuştur.[29]

Mute şehitlerinin kabirleri, Ürdün’ün Kerek şehrine 12 kilometre uzaklıkta Mezar adlı köydedir.[30] Bazı kaynakların belirttiğine göre Cafer-i Tayyar, Abdullah bin Revaha ve Zeyd bin Harise, bir kabirde defnedilmiştir.[31] 1930’la 1934 yılları arasında Ürdün kralı Abdullah bin Melik Hüseyin’in emri ile Cafer-i Tayyar’ın (a.s) türbesinin olduğu yere iki minareli bir cami, Zeyd bin Harise ve Abdullah bin Revaha’nın kabirlerinin üzerine ise iki küçük kubbe yaptırılır.[32] Hz. Cafer Tayyar’ın (a.s) ve Zeyd bin Harise’nin (r.a) kabirleri Aşura günleri Ehlibeyt ve İmam Hüseyin muhipleri tarafından ziyaret edilir, ancak son yıllarda Ürdün devleti İmam Hüseyin (aleyhi selam) için düzenlenen anma törenlerini yasaklamıştır.[33]

Hadis

Usame, babası Zeyd bin Harise’den hadisler nakletmiştir.[34]

Kaynakça

  1. Belazuri, Ensab, c. 1, s. 467.
  2. İbn Esir, Usdu’l-Gabe, c. 2, s. 129.
  3. Belazuri, Ensab, c. 1, s. 469.
  4. Bkz. İbn Habib, s. 128; Taberi, c. 3, s. 169.
  5. Belazuri, Ensab, c. 1, s. 467.
  6. İbn Hişam, Siyre, c. 1, s. 248; İbn Esir, Usdu’l-Gabe, c. 2, s. 130.
  7. Belazuri, Ensab, c. 1, s. 468, 469; İbn Hişam, Siyre, c. 1, s. 248.
  8. İbn Hişam, c. 1, s. 247.
  9. İbn Hişam, Siyre, c. 1, s. 262; İbn Esir, Usdu’l-Gabe, c. 2, s. 131.
  10. Belazuri, Ensab, c. 1, s. 414.
  11. İbn Hişam, Siyre, c. 1, s. 505; Belazuri, Ensab, c. 1, s. 472.
  12. İbn Abdulberr, İstiyab, c. 1, s. 93; İbn Esir, Usdu’l-Gabe, c. 1, s. 113; Belazuri, Ensab, c. 1, s. 472.
  13. Ahzab, 37; İbn Esir, Usdu’l-Gabe, c. 2, s. 132; İbn Hacer, el-İsabet, c. 2, s. 497.
  14. Belazuri, Ensab, c. 1, s. 471; İbn Esir, Usdu’l-Gabe, c. 2, s. 131.
  15. İbn Sa’d, c. 8, s. 101; Taberi, c. 24, s. 39, 40, 45; Ebu Naim İsfahani, c. 2, s. 51, 52.
  16. Ebu Naim İsfahani, c. 2, s. 52.
  17. İbn Sa’d, c. 8, s. 103; Belazuri, Ensab, c. 1, s. 434.
  18. Bkz. İbn Sa’d, c. 8, s. 114; Belazuri, Ensab, c. 1, s. 521; İbn Abdulberr, c. 4, s. 1849; Belazuri, Ensab, c. 1, s. 531.
  19. İbn Hacer, el-İsabet, c. 2, s. 496; Belazuri, Ensab, c. 1, s. 471.
  20. İbn Hacer, el-İsabet, c. 2, s. 497; Belazuri, Ensab, c. 1, s. 377; Mağazi, c. 1, s. 5, 197.
  21. İbn Hişam, Siyre, c. 1, s. 601.
  22. İbn Hişam, Siyre, c. 1, s. 708.
  23. İbn Hişam, Siyre, c. 1, s. 642; İbn Esir, Usdu’l-Gabe, c. 2, s. 131; Vakıdi, el-Mağazi, c. 1, s. 114, c. 2, s. 553, 555, 564.
  24. İbn Hişam, Siyre, c. 3, s. 829; Vakıdi, c. 2, s. 576; İbn Esir, Usdu’l-Gabe, c. 2, s. 131.
  25. Belazuri, Ensab, c. 1, s. 473.
  26. İbn Esir, Usdu’l-Gabe, c. 2, s. 131, 132.
  27. İbn Hacer, El-İsabet, c. 2, s. 497.
  28. Belazuri, Ensab, c. 1, s. 473, Vakıdi’den naklen.
  29. İbn Hişam, Siyre, c. 2, s. 378.
  30. Rıza Nejad, Ürdün, s. 129.
  31. Umdetu’t-Talib, s. 36.
  32. El-Esaru’l-İslamiye fi beldeti mu’te ve’l-Mezar, el-Aded, 4, s. 1074.
  33. Meşrik, Ürdün’deki Şiaların son durumu hakkındaki haberi.
  34. İbn Ebu Asim, c. 1, s. 199, 201.

Bibliyografi

  • İbn Anbe, Ahmed, Umdetu’t-Talib, Necef, Haydariye matbaası, k. 1380.
  • İbn Abdu’l-Berr, Yusuf bin Abdullah, el-İstiyab fi Marifeti’l-Ashab, tahkik: Ali Muhammed el-Becavi, Daru’l-Ceyl, Beyrut, m. 1992.
  • İbn Esir, Ali bin Muhammed Cezri, Usdu’l-Gabe fi Marifeti’s-Sahbe, Daru’l-Fikr, Beyrut, m. 1989.
  • İbn Hacer, Ahmed bin Ali, el-İsabet fi Temiyizi’s-Sahabe, tahkik: Adil Ahmed Abdulmevcud ve Ali Muhamme Muaavvad, Daru’l-Kutubu’l-İlmiye, Beyrut, m. 1995.
  • Belazuri, Ahmed bin Yahya, Cemel Min Ensabu’l-Eşraf, tahkik: Suheyl Zekkar ve Riyad Zerkuli, Beyrut, Daru’l-Fikr, Beyrut, m. 1996.
  • İbn Hişam, es-Siyretu’n-Nebeviyye, tahkik: Mustafa es-Saka ve İbrahim el-Ebyari ve Abdulhafiz Şelbi, Daru’l-Marifet, Beyrut.
  • Vakıdi, Muhammed bin Ömer, el-Mağazi, tahkik: Marseden Conz, A’lemi, Beyrut, m. 1989.
  • Ebu Naim bin Abdullah İsfhani, Hilyetu’l-Evliya ve Tabakatu’l-Esfiya, Beyrut, m. 1967.
  • İbn Sa’d, et-Tabakatu’l-Kubra, İhsan Abbas baskısı.
  • Tabarani, Süleyman bin Ahmed, el-Mu’cemu’l-Kebir, Hamdi Abdulmecid Selefi baskısı, Musul, m. 1984.
  • İbn Ambe, Ahmed, Umdetu’t-Talib, Necef, Haydariye matbaası, k. 1380.
  • Rıza Nejad, İzzettin, Serzeminhayi Cihan İslam, Ürdün, Endişe Takrib Sal Heştem Bahar, 1391, sayı, 30.
  • El-Asar İslami fi Beldeti Mu’te ve’l-Mazar, el-Mevsum, el-Adad, 4, s. 1072, 1073.
  • İbn Habib, Muhammed, el-Muhabir, İlzeh baskısı, Lişter, Haydarabad, m. 1942.
  • Taberi, Muhammed bin Cerir, Tarihu’l-Umem ve’l-Muluk, tahkik: Muhammed Ebu’l-Fezl İbrahim, Beyrut, Daru’-Turas, m. 1967.
  • İbn Ebi Asim, Ahmed, el-Ahad ve’l-Mesani, Basim Faysal Ahmed Cevabere baskısı, Riyad, m. 1991.