Aşura Ziyareti

WikiShia sitesinden
Şuraya atla: kullan, ara
Yakarış
Hürremşehr Camisi.jpg
Aşura Ziyareti

Aşura Ziyareti (Arapça: زيارة عاشوراء), Şiaların uzaktan ve yakından İmam Hüseyin (a.s) ve yarenlerini ziyaret etmek ve Aşura vakıasını anmak için okudukları bir ziyaretnamedir. Bu ziyaretname İmam Muhammed Bakır'dan (a.s) rivayet edilmiş Şialar için önemli bir ziyaretnamedir.

Aşura Ziyareti’nin Senedi

Aşura ziyaretinin yer aldığı en eski ve kaynak kitap, İbn Kavlaveyh’in yazmış olduğu “Kamilu’z-Ziyarat” kitabıdır. [1] Kitabın müellifi, Aşura ziyaretinin metnini Hz. Muhammed Bakır’dan (a.s) nakletmiştir. Aynı şekilde bu ziyareti, Şeyh Tusi (r.a) “Misbahu’l Mütehaccid[2] kitabında “Muhammed b. İsmail b. Bazi’den o da Salih b. Ukbe’den o da babasından ve o da Ebu Cafer’den (İmam Bakır aleyhi selam) nakletmiştir. Kamilu’z Ziyaret kitabının nakli ile Misbahu’l Mütehaccid kitabının nakli arasında farklılıklar göze çarpmaktadır.

[3] Aşura Ziyareti’nden sonra Alkame’nin Safvan’dan ve onun da İmam Cafer Sadık’tan (a.s) naklettiği “Alkame Duası” yer almaktadır.[4]

Aşura Ziyaretini Okuma Sevabı

Alkame b. Muhammed Hazar şöyle diyor: İmam Bakır’a (a.s) dedim ki: Bana Aşura gününde İmam Hüseyin'i (a.s) yakından ziyaret ettiğimde uzak şehirlerden ve evimden o hazrete selam verdiğimde okuyabileceğim bir dua öğretin.” İmam Bakır (a.s) şöyle buyurdular:

“Ey Alkame! O hazrete selam verip, peşinden iki rekât namaz kıldıktan sonra tekbir getirerek o hazreti işaret ederek şunları (ziyaretin metnini) söyle. Bunu okumakla İmam Hüseyin’i (a.s) ziyaret eden meleklerin duasını yapmış olursun. Bu durumda Allah Teâlâ senin için yüz binlerce derece verir ve İmam Hüseyin (a.s) ile birlikte şehit olanlar gibi olursun. Böylece onların ulaştıkları makama ulaşır ve hazretle birlikte şehit olanlarla birlikte anılırsın. Bunun yanında senin için her peygamber ve elçinin sevabının yanında, İmam Hüseyin (a.s) şehit olduğu günden itibaren o hazreti ziyaret edenlerin ziyaretinin sevabı yazılır.

[5] Alkame diyor ki İmam Bakır (a.s) bu ziyareti naklettikten sonra şöyle buyurdu: “Ey Alkame! Eğer her gün evinde bu ziyaretnameyi okursan, bu sevapların hepsini alırsın.”[6]

Başka bir rivayette ise: “Eğer insanlar İmam Hüseyin’i (a.s) ziyaret etmenin değerini anlasalardı, büyük bir şevkle ölümü arzulardı. Bu sevap ve mükafatlara ulaşma hasretinden beden ve ruhlarını parça parça ederlerdi.”[7]

Aşura Ziyaretinin İçeriği

  • Selam: Aşura ziyareti, İmam Hüseyin’e (a.s) selamla başlamakta ve İmam Hüseyin’in (a.s) fedailerine selamla bitmektedir. Bu ziyaretname, imamet mesirinde olanlar ve bu yolda canlarını feda etmiş insanlara karşı ameli (pratik) ve lisani bir ihtiramdır.
  • Şia tarihine dair hatırlatma: Aşura ziyaretinde Şia’ya karşı yapılan zulümler iki farklı zamirle; “kum” (siz) ve “k” (sen) zamirleri ile ele alınmakta ve “kum” zamirinin döndüğü yer Ehlibeyt ve “k” zamirinin döndüğü yer ise Ebu Abdullah Hüseyin (a.s) dır.

Ziyaretin başında geçen şu cümlenin anlamı; «‌اُمَّةً اَسَسَتْ اَساسَ الظُّلمِ وَ الجُورِ عَلَیکمْ اَهْلِ البَیتِ »، «‌اُمَّةً دَفَعَتْکمْ عَنْ مَقامِکمْ و اَزالَتْکمْ عَنْ مَراتِبِکمُ الَّتی رَتَّبَکمُ اللَّهُ فیها »، «‌المُمهِدِینَ لَهُمْ بِا لتَمکین مِنْ قِتالِکمْ‌»
“Öyleyse Siz Ehl-i Beyt'e karşı zulüm ve sitemin temelini atan gruba Allah lanet etsin. Sizi kendi makamınızdan alıkoyan ve Allah'ın size tanımış olduğu makamlarınızdan sizi uzaklaştıran gruba Allah lanet etsin. Allah, sizi katleden gruba lanet etsin, size karşı savaşmak için zemin hazırlayanlara lanet etsin.” Ziyaretin ortalarında ise «النّاصِبینَ لَکمُ الْحَرْبَ‌» (size karşı savaş açanlardan) cümlesi geçmektedir. Bu cümlede ise «النّاصِبینَ لَکمُ الْحَرْبَ‌» (size karşı savaş açanlardan) Hz. Resulullah’tan sonra İslam muhalifi siyasi güçlerin Ehlibeyte (a.s) olan düşmanlık ve gayri insani davranışları hatırlatılmaktadır. «اُمةً اَسْرَجَتْ وَالجَمَتْ وَ تَنَقَّبَتْ لِقِتالِک‌» Cümlesinde ise “Allah sizinle savaşmak için bineklerini eyerleyip gem vuran ve tam bir hazırlık içinde savaşa gidenlere lanet etsin.” Aşura olayına işaret edilmektedir. Diğer iki bölümde ise Beni Ümeyye ciğer yiyen Hind’in oğlunun Aşura gününü mübarek saydığı ve Al-i Ziyad ve Al-i Mervan’ın İmam Hüseyin’in (a.s) öldürülmesinden dolayı duydukları sevinç hatırlatmaktadır.

  • Lanet: Aşura ziyaretinde Şia imamları ve onların hükümetlerine karşı düşmanlık güdenler lanetlenmişlerdir. Beni Ümeyye, Ziyad Ailesi ve Mervan Ailesi zalim gruplar olarak zikredilmiştir. Ziyaretnamede adı geçen Ubeydullah b. Ziyad, Ömer b. Saad ve Şimr ise zalim şahıslar olarak isimleri geçmiştir. Bu siyasi gücün asıl amacı, Ehlibeyt'e (a.s) zulmetmek ve düşmanlık güderek savaş açmak ve kan dökerek korku hakimiyeti kurmaktır. Aşura ziyaretinde yer yer ümmetin bir bölümü de lanete uğramış ve onlardan şiddetle uzak durulması istenmiştir. Ziyaretin son iki pasajında bu lanet, tarih boyunca Muhammed ve Al-i Muhammed’e karşı yapılan ve yapılmakta olan tüm zalimleri kapsamaktadır. Bu lanetlerin amacı Müslümanların Allah’a tabi olarak Muhammed ve Al-i Muhammed’e zulüm yapan zalim tayfadan –yani imamet hükümetine muhalif olanlardan- uzak durması ve hatlarını Muhammed ve Al-i Muhammed’in (s.a.a) hattıyla uyumlu hale getirmesidir.
  • Mehdiyet ve İntikam alınması: Aşura ziyaretinin iki pasajında Allah’tan İmam Hüseyin’in (a.s) öcünü hakkı söyleyen natık kişi, Hz. Muhammed’in Ehlibeytinin mensur İmamı veya hidayet edici imamının eliyle nasip edilmesi istenmektedir. Bu lafızlar, Hz. Hüccet’in (a.s) zuhurunu ve onun eliyle öcünün alınacağını ortaya koymaktadır. Şiaların fikri ve hareket yapı taşını oluşturan intizar dönemindeki Mehdiyetin temeline işaret etmektedir.
  • Dua: Aşura ziyaretinin önemli bir diğer duası ise şu içeriktedir: «اللهم اَجْعَلْ مَحیای مَحیا محمدٍ و ال مُحمد وَ مَماتی مَماتَ مُحمدٍ وَ ال مُحمدٍ‌»  ; “Allah'ım! Yaşamımı Muhammed ve Ehlibeyt'inin yaşamı gibi ve ölümümü Muhammed ve Ehlibeyt'inin ölümü gibi kıl.” Dünyevi ve uhrevi saadete ermek için ilgi ve alaka ziyaretin sonlarında şu ifadelerle ele alınmıştır: «ثَبِّتْ لی قَدَمَ صِدْقٍ عِنْدَک مَعَ الْحُسَینِ وَ اَصْحابِ الْحُسَینِ الَّذینَ بَذَلُوا مُهَجَهُمْ دُونَ الْحُسَینِ علیه‌السلام‌»  ; “Kendi katında Hüseyin aleyhi selam ve onun uğrunda canlarını feda eden ashabıyla birliktelikten kazandığım doğruluk makamını benim için sabit kıl."

Aşura Ziyareti'nin Metni ve Anlamı

Aşura Ziyaretinin Arapçası

بِسْمِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ
اَلسَّلامُ عَلَيْكَ يا اَبا عَبْدِاللهِ، اَلسَّلامُ عَلَيْكَ يَا بْنَ رَسُولِ اللهِ (السَّلامُ عَلَيكَ يا خِيَرَةِ اللهِ وابْنَ خَيرَتِهِ) اَلسَّلامُ عَلَيْكَ يَا بْنَ اَميرِ الْمُؤْمِنينَ وَابْنَ سَيِّدِ الْوَصِيّينَ، اَلسَّلامُ عَلَيْكَ يَا بْنَ فاطِمَةَ سَيِّدَةِ نِساءِ الْعالَمينَ، اَلسَّلامُ عَلَيْكَ يا ثارَ اللهِ وَابْنَ ثارِهِ وَالْوِتْرَ الْمَوْتُورَ، اَلسَّلامُ عَلَيْكَ وَعَلَى الاَْرْواحِ الَّتي حَلَّتْ بِفِنائِكَ عَلَيْكُمْ مِنّي جَميعاً سَلامُ اللهِ اَبَداً ما بَقيتُ وَبَقِىَ اللَّيْلُ وَالنَّهارُ، يا اَبا عَبْدِاللهِ لَقَدْ عَظُمَتِ الرَّزِيَّةُ وَجَلَّتْ وَعَظُمَتِ الْمُصيبَةُ بِكَ عَلَيْنا وَعَلى جَميعِ اَهْلِ الاِْسْلامِ وَجَلَّتْ وَعَظُمَتْ مُصيبَتُكَ فِي السَّماواتِ عَلى جَميعِ اَهْلِ السَّماواتِ،

فَلَعَنَ اللهُ اُمَّةً اَسَّسَتْ اَساسَ الظُّلْمِ وَالْجَوْرِ عَلَيْكُمْ اَهْلَ الْبَيْتِ، وَلَعَنَ اللهُ اُمَّةً دَفَعَتْكُمْ عَنْ مَقامِكُمْ وَاَزالَتْكُمْ عَنْ مَراتِبِكُمُ الَّتي رَتَّبَكُمُ اللهُ فيها، وَلَعَنَ اللهُ اُمَّةً قَتَلَتْكُمْ وَلَعَنَ اللهُ الْمُمَهِّدينَ لَهُمْ بِالَّتمْكينِ مِنْ قِتالِكُمْ، بَرِئْتُ اِلَى اللهِ وَاِلَيْكُمْ مِنْهُمْ وَمِنْ اَشْياعِهِمْ وَاَتْباعِهِمْ وَاَوْلِيائِهِم، يا اَبا عَبْدِاللهِ اِنّي سِلْمٌ لِمَنْ سالَمَكُمْ وَحَرْبٌ لِمَنْ حارَبَكُمْ اِلى يَوْمِ الْقِيامَةِ، وَلَعَنَ اللهُ آلَ زِياد وَآلَ مَرْوانَ، وَلَعَنَ اللهُ بَني اُمَيَّةَ قاطِبَةً، وَلَعَنَ اللهُ ابْنَ مَرْجانَةَ، وَلَعَنَ اللهُ عُمَرَ بْنَ سَعْد، وَلَعَنَ اللهُ شِمْراً، وَلَعَنَ اللهُ اُمَّةً اَسْرَجَتْ وَاَلْجَمَتْ وَتَنَقَّبَتْ لِقِتالِكَ،

بِاَبي اَنْتَ وَاُمّي لَقَدْ عَظُمَ مُصابي بِكَ فَاَسْأَلُ اللهَ الَّذي َاكْرَمَ مَقامَكَ وَاَكْرَمَني اَنْ يَرْزُقَني طَلَبَ ثارِكَ مَعَ اِمام مَنْصُور مِنْ اَهْلِ بَيْتِ مُحَمَّد صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَآلِهِ، اَللّـهُمَّ اجْعَلْني عِنْدَكَ وَجيهاً بِالْحُسَيْنِ عليه السلام فِي الدُّنْيا وَالاْخِرَةِ، يا اَبا عَبْدِاللهِ اِنّي اَتَقَرَّبُ اِلى اللهِ وَ اِلى رَسُولِهِ وَاِلى اَميرِ الْمُؤْمِنينَ وَاِلى فاطِمَةَ وَاِلَى الْحَسَنِ وَاِلَيْكَ بِمُوالاتِكَ وَبِالْبَراءَةِ (مِمَّنْ قاتَلَكَ وَنَصَبَ لَكَ الْحَرْبَ وَبِالْبَراءَةِ مِمَّنْ اَسَسَّ اَساسَ الظُّلْمِ وَالْجَوْرِ عَلَيْكُمْ وَاَبْرَأُ اِلَى اللهِ وَاِلى رَسُولِهِ) مِمَّنْ اَسَسَّ اَساسَ ذلِكَ وَبَنى عَلَيْهِ بُنْيانَهُ وَجَرى فِي ظُلْمِهِ وَجَوْرِهِ عَلَيْكُمْ وَعلى اَشْياعِكُمْ، بَرِئْتُ اِلَى اللهِ وَاِلَيْكُمْ مِنْهُمْ وَاَتَقَرَّبُ اِلَى اللهِ ثُمَّ اِلَيْكُمْ بِمُوالاتِكُمْ وَمُوالاةِ وَلِيِّكُمْ وَبِالْبَراءَةِ مِنْ اَعْدائِكُمْ وَالنّاصِبينَ لَكُمُ الْحَرْبَ وَبِالْبَراءَةِ مِنْ اَشْياعِهِمْ وَاَتْباعِهِمْ،

اِنّي سِلْمٌ لِمَنْ سالَمَكُمْ وَحَرْبٌ لِمَنْ حارَبَكُمْ وَوَلِىٌّ لِمَنْ والاكُمْ وَعَدُوٌّ لِمَنْ عاداكُمْ فَاَسْأَلُ اللهَ الَّذي أكْرَمَني بِمَعْرِفَتِكُمْ وَمَعْرِفَةِ اَوْلِيائِكُمْ وَرَزَقَنِى الْبَراءَةَ مِنْ اَعْدائِكُمْ اَنْ يَجْعَلَني مَعَكُمْ فِي الدُّنْيا وَالاْخِرَةِ وَاَنْ يُثَبِّتَ لي عِنْدَكُمْ قَدَمَ صِدْق فِي الدُّنْيا وَالاْخِرَةِ وَاَسْأَلُهُ اَنْ يُبَلِّغَنِى الْمَقامَ الَْمحْمُودَ لَكُمْ عِنْدَ اللهِ وَاَنْ يَرْزُقَني طَلَبَ ثاري مَعَ اِمام هُدىً ظاهِر ناطِق بِالْحَقِّ مِنْكُمْ وَاَسْألُ اللهَ بِحَقِّكُمْ وَبِالشَّأنِ الَّذي لَكُمْ عِنْدَهُ اَنْ يُعْطِيَني بِمُصابي بِكُمْ اَفْضَلَ ما يُعْطي مُصاباً بِمُصيبَتِهِ مُصيبَةً ما اَعْظَمَها وَاَعْظَمَ رَزِيَّتَها فِي الاِْسْلامِ وَفِي جَميعِ السَّماواتِ وَالاْرْضِ

اَللّـهُمَّ اجْعَلْني فِي مَقامي هذا مِمَّنْ تَنالُهُ مِنْكَ صَلَواتٌ وَرَحْمَةٌ وَمَغْفِرَةٌ، اَللّـهُمَّ اجْعَلْ مَحْياىَ مَحْيا مُحَمَّد وَآلِ مُحَمَّد وَمَماتي مَماتَ مُحَمَّد وَآلِ مُحَمَّد، اَللّـهُمَّ اِنَّ هذا يَوْمٌ تَبَرَّكَتْ بِهِ بَنُو اُمَيَّةَ وَابْنُ آكِلَةِ الاَْكبادِ اللَّعينُ ابْنُ اللَّعينِ عَلى لِسانِكَ وَلِسانِ نَبِيِّكَ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَآلِهِ فِي كُلِّ مَوْطِن وَمَوْقِف وَقَفَ فيهِ نَبِيُّكَ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَآلِهِ، اَللّـهُمَّ الْعَنْ اَبا سُفْيانَ وَمُعاوِيَةَ وَيَزيدَ ابْنَ مُعاوِيَةَ عَلَيْهِمْ مِنْكَ اللَّعْنَةُ اَبَدَ الاْبِدينَ، وَهذا يَوْمٌ فَرِحَتْ بِهِ آلُ زِياد وَآلُ مَرْوانَ بِقَتْلِهِمُ الْحُسَيْنَ صَلَواتُ اللهِ عَلَيْهِ، اَللّـهُمَّ فَضاعِفْ عَلَيْهِمُ اللَّعْنَ مِنْكَ وَالْعَذابَ (الاَْليمَ) اَللّـهُمَّ اِنّي اَتَقَرَّبُ اِلَيْكَ فِي هذَا الْيَوْمِ وَفِي مَوْقِفي هذا وَاَيّامِ حَياتي بِالْبَراءَةِ مِنْهُمْ وَاللَّعْنَةِ عَلَيْهِمْ وَبِالْمُوالاةِ لِنَبِيِّكَ وَآلِ نَبِيِّكَ عَلَيْهِ وَعليهم السلام

Sonra yüz defa şöyle söylenir:

اَللّـهُمَّ الْعَنْ اَوَّلَ ظالِم ظَلَمَ حَقَّ مُحَمَّد وَآلِ مُحَمَّد وَآخِرَ تابِع لَهُ عَلى ذلِكَ، اَللّـهُمَّ الْعَنِ الْعِصابَةَ الَّتي جاهَدَتِ الْحُسَيْنَ (عليه السلام) وَشايَعَتْ وَبايَعَتْ وَتابَعَتْ عَلى قَتْلِهِ، اَللّـهُمَّ الْعَنْهُمْ جَميعاً

Sonra da yüz defa şöyle söylenir

اَلسَّلامُ عَلَيْكَ يا اَبا عَبْدِاللهِ وَعَلَى الاَْرْواحِ الَّتي حَلَّتْ بِفِنائِكَ عَلَيْكَ مِنّي سَلامُ اللهِ اَبَداً ما بَقيتُ وَبَقِيَ اللَّيْلُ وَالنَّهارُ وَلا جَعَلَهُ اللهُ آخِرَ الْعَهْدِ مِنّي لِزِيارَتِكُمْ، اَلسَّلامُ عَلَى الْحُسَيْنِ وَعَلى عَلِيِّ بْنِ الْحُسَيْنِ وَعَلى اَوْلادِ الْحُسَيْنِ وَعَلى اَصْحابِ الْحُسَيْنِ،

Sonra şöyle devam edersin

اَللّـهُمَّ خُصَّ اَنْتَ اَوَّلَ ظالِم بِاللَّعْنِ مِنّي وَابْدَأْ بِهِ اَوَّلاً ثُمَّ (الْعَنِ) الثّانيَ وَالثّالِثَ وَالرّابِعَ اَللّـهُمَّ الْعَنْ يَزيدَ خامِساً وَالْعَنْ عُبَيْدَ اللهِ بْنَ زِياد وَابْنَ مَرْجانَةَ وَعُمَرَ بْنَ سَعْد وَشِمْراً وَآلَ اَبي سُفْيانَ وَآلَ زِياد وَآلَ مَرْوانَ اِلى يَوْمِ الْقِيامَةِ

Sonra secdeye kapanıp şöyle dersin

اَللّـهُمَّ لَكَ الْحَمْدُ حَمْدَ الشّاكِرينَ لَكَ عَلى مُصابِهِمْ اَلْحَمْدُ للهِ عَلى عَظيمِ رَزِيَّتي اَللّـهُمَّ ارْزُقْني شَفاعَةَ الْحُسَيْنِ يَوْمَ الْوُرُودِ وَثَبِّتْ لي قَدَمَ صِدْق عِنْدَكَ مَعَ الْحُسَيْنِ وَاَصْحابِ الْحُسَيْنِ اَلَّذينَ بَذَلُوا مُهَجَهُمْ دُونَ الْحُسَيْنِ عليه السلام

Aşura Ziyaretinin Anlamı

Rahman ve Rahim Allah'ın adıyla
Selam olsun sana ey Eba Abdillah! Selam olsun sana ey Resulullah'ın oğlu! Selam olsun sana ey Mu'minlerin Emiri ve vâsilerin efendisinin oğlu! Selam olsun sana ey dünya kadınlarının efendisi Fâtıma'nın oğlu! Selam olsun sana ey Allah'ın kanına (intikamına) talip olduğu ve kanına talip olduğunun oğlu! Ey, (mukaddes) kanın intikamı henüz alınmayan!

Selam olsun sana ve senin eşiğine yerleşen (sana feda olup, senin haremine yerleşen) ruhlara. Hepinizin üzerine benden Allah'ın edebi selamı olsun; ben yaşadığım ve gece ve gündüz devam ettiği müddetçe.

Ey Eba Abdillah senin yasın ve musibetin bize ve İslam ehline çok ağır ve büyük oldu. Senin musibetin göklerde bütün gök ehline de çok büyük ve ağır oldu. Allah lanet etsin, siz Ehl-i Beyt'e yapılan zulüm ve haksızlığın temelini atan topluluğa. Allah lanet etsin, sizi. (ilahi) makamınızdan uzaklaştıran ve Allah'ın size tayin ettiği mertebeleri elinizden alan topluluğa. Allah lanet etsin, sizi şehit eden topluluğa. Allah lanet etsin, sizinle savaşabilmek için (zalimlere) zemin hazırlayan topluluğa.

Ben Allah'a ve siz (Ehl-i Beyt'e) doğru, o (zalimlerden) ve onların izleyicilerinden, takipçilerinden ve dostlarından beriyim.

Ey Eba Abdillah, hiç şüphesiz ben kıyamet gününe kadar sizin ile barışık olanlarla barışığım, sizinle savaşanlarla savaş halindeyim.

Allah lanet etsin Ziyad soyuna ve Mervân soyuna. Allah lanet etsin Ümeyye oğullarının hepsine. Allah lanet etsin Mercâne oğluna (İbn-i Ziyâd'a). Allah lanet etsin Ömer b. Sa'd'a. Allah lanet etsin Şimr'e. Allah lanet etsin senin ile savaşmak için at eğerleyen, dizgin çeken ve nikap bağlayan topluluğa.

Anam, babam sana feda olsun; senin için musibetim çok büyüktür. Şu halde senin makamını yücelten ve beni seninle değerli kılan Allah'tan istiyorum ki, Muhammed'in (s.a.a) Ehl-i Beyt'inden olan muzaffer imam (Hz. Mehdi) ile birlikte senin intikamını almayı bana nasip buyursun! Allah'ım, beni dünya ve ahirette Hüseyin (ona selam olsun) ile şerefli kıl.

Ey Eba Abdillah, hiç şüphesiz ben, Allah'a, Resulü'ne, Emir-ül Mu'minin'e, Fâtıma'ya, Hasan'a ve sana, senin sevginle ve sizin (Ehl-i Beyt'in) düşmanlarından beri olmakla yakınlaşıyorum. Onlar ki bu haksızlığın temelini atıp binasını kurdular ve size ve takipçilerinize karşı zulüm ve haksızlıklarını devam ettirdiler.

Ben, Allah'a ve size doğru onlardan beriyim ve önce Allah'a sonra da size, sizi dostlarınızı sevmekle ve düşmanlarımızdan, size savaş açanlardan ve onların izleyicilerinden beri olmakla yakınlaşıyorum.

Ben, sizinle barışık olanla barışığım, sizinle savaşta olana karşı savaştayım. Size dost olana dostum; size düşman olanla düşmanım. Şu halde sizi ve dostlarınızı tanımakla beni şereflendiren ve düşmanlarınızdan beri olmayı bana nasip eden Allah'tan istiyorum ki beni dünya ve ahirette sizinle birlikte kılsın ve dünya ve âhirette sizin yanınızda bana sebat versin. Beni, sizin Allah katında sahip olduğunuz beğenilmiş makama ulaştırsın. Bana, hidayet imamı olan zuhur etmiş halde hakkı söyleyen (Hz. Mehdi) ile birlikte intikamınızı almayı nasip buyursun.

Allah'tan, sizin hakkınızı ve onun katında sahip olduğunuz ilahî mertebenizi vesile ederek istiyorum ki sizin musibetinizi çektiğim için, bana, musibet çeken bir kimseye verilen mükâfatın en iyisini nasip etsin. Ne de büyüktür bu musibet ve bu musibetin İslam'da ve bütün göklerde ve yerde meydana getirdiği sıkıntı ve acı!

Allah'ım, şu bulunduğum halde-yerde beni, senin salâvat, rahmet ve mağfiretine mazhar olanlardan eyle. Allah'ım, benim hayatımı Muhammed ve Âl-i Muhammed'in hayatı, ölümümü de Muhammed ve Âl-i Muhammed'in ölümü gibi kıl.

Allah'ım, bu öyle bir gündür ki onu, Ümeyye oğulları ve ciğer yiyen (Hind'in) oğlu mübarek saymışlardır. O öyle bir kimseydi ki kendisi de babası da, Senin ve Resulü'nün dilinde lanetlenmiştir. Peygamber'in (Allah'ın salât ve selamı Onun ve Ehl-i Beyt'inin üzerine olsun) bulunduğu her yerde ve durduğu her durakta onlara lanet okumuştur.

Allah'ım, Ebu Süfyan'a, Muaviye'ye ve Yezid b. Muâviye'ye lanet et. Senin lanetin ebediyyen onların üzerine olsun.

Bu, öyle bir gündür ki onda Ziyâd ve Mervan soyu, Hüseyin'i (Allah'ın salâvatı onun üzerine olsun) öldürdükleri için sevindiler. Şu halde, lanet ve acı azabını onların üzerine kat kat artır.

Allah'ım, ben, bu gün ve durduğum bu yerde ve bütün hayat günlerimde o (zalimlerden) beri olmakla ve onları lanetlemekle ve Peygamber'ini ve Ehl-i Beyt'ini (hepsinin üzerine selam olsun) sevmekle sana yakınlaşıyorum.

Sonra yüz defa şöyle söylersin:

Allah'ım, Muhammed ve Âl-i Muhammed'in hakkına ilk zulmeden kimseden, ona bu konuda en son tâbi olan kimseye kadar hepsine lanet et.

Allah'ım, Hüseyin'le savaşan ve onu öldürmek için birbirleriyle işbirliği yapan ve sözleşen topluluğa lanet et. Allah'ım, onların hepsini toplu olarak kendi lanetine mazhar eyle.

Sonra da yüz defa şöyle söylersin:

Selam olsun sana ey Eba Abdillah ve O (pak) ruhlara ki senin eşiğinde (hareminde) yer aldılar. (Sana canlarını kurban etme ve aynı mekânda defnedilme şerefine nail oldular.)

Allah'ın selamı benden, senin üzerine olsun ebediyen; yaşadığım ve gece ve gündüz devam ettiği müddetçe.

Allah, bunu, benim sizi son ziyaretim kılmasın. Selam olsun Hüseyin'e ve Ali b. Hüseyin'e, Hüseyin'in evlatlarına ve ashabına.

Sonra şöyle devam edersin:

Allah'ım, sen, (Resul ve Ehl-i Beyt'ine) ilk zulmedeni benim özel lanetime mazhar eyle. Bunun için de, önce birinci, sonra ikinci, sonra üçüncü ve sonra da dördüncüden başla. Sonra da... Yezid'e lanet eyle. Ziyad'ın ve Mercâne'nin oğlu Ubeydullah'a, Sa'd oğlu Ömer'e, Şimr'e, Ebu Süfyan'ın, Ziyâd'ın ve Mervân'ın soyuna kıyamet gününe kadar lanet et.

Sonra secdeye kapanıp şöyle dersin:

Allah'ım onların musibetine karşı bana, şükredenlerin hamdı gibi hamt etmeği nasip eyle. Bu büyük acı ve musibetimden dolayı Allah'a hamdolsun. Allah'ım, (huzuruna) varacağım gün Hüseyin'in şefaatini bana nasip eyle ve indinde Hüseyin ve canlarını Hüseyin'e (ona selam olsun) feda eden ashabıyla birlikte, benim doğruluk ayağıma sebat ver.

Aşura Ziyaretinin Türkçe Yazılışı

Bismillahirrahmanirrahim
Esselamu aleyke ya eba ebdillah Esselamu aleyke yebne resulillah Esselamu aleyke yebne emiril muminin vebne seyyidil vesiyyin Esselamu aleyke yebne fatimete seyyideti nisail âlemin Esselamu aleyke ya sarallah vebne sarihi vel vitrel mevtur Essleamu aleyke ve elel ervahilleti hellet bi finaike aleykum minni cemien selamullahi ebeden ma begitu ve begiye-l leylu vennehari

Ya eba ebdillah leged ezumeti-r reziyyetu ve cellet ve ezumeti-l musibetu bike eleyna ve ela cemi-i ehlil İslami ve cellet ve ezumet musibetuke fi-s semavati ela cemi-i ehli-s semavati fe leene-l lahu ummeten defeetkum en megamikum ve ezaaletkum en meratibikumu-l leti rattebekumu-l lahu fiha ve leene-l lahu ummeten gateletkum ve leene-l lahu-l mumehhidine lehum bi-t temkini min gitalikum beri’tu ile-l lah ve ileykum minhum ve eşyaihim ve etbaihim ve evliyaihim

Ya eba ebdillah inni silmun limen saalemekum ve herbun limen haarebekum ilee yevmi-l giyameti ve leene-l lahu ale ziyadin ve ale mervane ve leene-l lahu beni umeyyete gatibeten ve leene-l lahu-bne mercanete ve leene-l lahu omere-bne se’din ve leene-l lahu şimren ve leene-l lahu ummeten esrecet ve elcemet ve teneggebet ligitalike bi ebi ente ve ummi leged ezume musabi bike fe es’elu-l lahe-l lezi ekreme megameke ve ekremeni en yerzugeni talebe sarike me’e imamin mensurin min ehli beyti muhammedin salla-l lahu aleyhi ve alihi

Allahummec elni indeke vecihen bi-l huseyn aleyhi-s selam fi-d dunya vel ahireti Ya eba ebdil lahi inni etegerrebu ile-l lahi ve ilee resulihi ve ilee emiri-l muminine ve ilee fatimete ve ile-l heseni ve ileyke bi muvaalatike ve bi-l beraaeti mimmen gaateleke ve nesebe leke-l herbe ve bi-l beraaeti mimmen essese esaase-z zulmi ve-l cevri aleykum ve ebreu ile-l lahi ve ilee resulihi mimmen essese esaase zalike ve bena eleyhi bunyaanehu ve ceraa fi zulmihi ve cevrihi aleykum ve ela eşyaikum beri’tu ile-l lahi ve ileyku minhum ve etegerrebu ile-l lahi summe ileykum bi muvaalatikum ve muvaalati veliy yukum ve bi-l beraaeti min e’daikum ve-n nasibine lekumul herbe ve bil beraaeti min eşyaihim ve etbaihim

inni silmun limen salemekum ve herbun limen harebekum ve veliyyun limen vaalaakum ve eduvvun limen aadaakum fe es’elu-l lahe-l lezi ekremeni bi me’rifetikum ve me’rifeti evliyaikum ve rezegeniye-l beraete min e’daikum en yec’eleni meekum fi-d dunya ve-l ahireti ve en yusebbite li indekum gedeme sidgin fi-d dunya ve-l ahireti ve es’eluhu en yubelliğeniye-l megame-l mehmude lekum inde-l lahi ve en yerzugeni talebe sari me’e imamin haadin zahirin naatigin bi-l heggi minkum ve es’elu-l lahe bi heggikum ve bi-ş şe’nillezi lekum indehu en yu’tiyeni bi musabi bikum efzele maa yu’ti musaaben bi musibetihi musibeten maa e’zemeha e’zeme raziyyeteha fil İslami ve fi cemii-s semaavati vel erzi

Allahumme-c elni fi megami haza mimmen tenaaluhu minke selevaatun ve rehmetun ve meğfiretun Allahummec el mehyaye mehya muhammedin ve ali muhammedin ve memati muhammedin memate muhammedin ve ali Muhammed Allahumme inne haza yevmun teberreket bihi benu umeyyete ve-bnu aakileti-l ekbaad el-l leinubnu-l lein ela lisaanike ve lisaani nebiyyike salla-l lahu aleyhi ve alihi

Allahumme-l en eba sufyane ve muaviyete ve yezidebne muaviyete aleyhim minke-l le’netu ebede-l abidine ve haza yevmun ferihet bihi alu ziyadin ve alu mervan bi gatlihimu-l huseyn salavatu-l lahi aleyhi

Allahumme fe zaif aleyhimul le’ne minke ve-l ezabe Allahumme inni etegerrebu ileyke fi haza-l yevmi ve fi mevgifi haza ve eyyami heyati bi-l beraeti minhum ve-l le’neti aleyhim ve bi-l muvalati linebiyyike ve ali nebiyyike aleyhi ve aleyhimu-s selam.

Sonra yüz defa şöyle denilir;
Allahummel en evvele zalimin zeleme hegge muhammedin ve âli Muhammed ve ahire tabiin lehu ela zalik Allahumme-l eni-l isabete-l leti cahedeti-l huseyn ve şayeet ve bayeet ve tabet ela gatlihi Allahumme-l enhum cemiien.
Sonra yüz defa şöyle denilir;
Esselamu aleyke ya eba ebdillah ve ele-l ervahilleti hellet bi finaike aleyke minni selamullahi ebeden ma begiitu ve begiye-l leylu ve-n neharu ve la ceelehu-l lahi ahire-l ehdi minni li ziyaretikum Esselamu ele-l huseyn ve ele-l aliyyibni-l huseyn ve ele-l evladil huseyn ve ela eshabi-l huseyn
Sonra şöyle denilir;
Allahumme husse ente evvele zalimin bi-l le’ni minni ve-b de bihi evvelen summe-s saniye ve-s salise ve-r rabie Allahumme-l en yezide hamisen ve-l en ubeydellahi-bne ziyadin ve-bne mercanete ve omere-bne sa’din ve şimren ve ale ebi sufyane ve ale ziyadin ve ale mervane ila yevmi-l gıyameti.
Secdeye gidilerek şöyle denilir;
Allahumme lekel hemdu hemde-ş şakirine leke ela musabihim el-hemdu lillahi ela ezimi reziyyeti Allahum-mer zugni şefaaete-l huseyn yevme-l vurudi ve sebbit li gedeme sidgin indeke me’e-l huseyn ve eshabi-l huseyn ellezine bezelu muhecehim dune-l huseyn aleyhisselam.

Aşura Ziyaretini dinlemek ve indirmek için tıklayınız

Aşura Ziyaretinin Mucizeleri

Ziyaretin etki ve sonuçları hakkında güvenilir kimselerden nakledilen bazı hikayelere değiniyoruz:

"Ben Irak'ın Samerra kentinde İslamî ilimlerin tahsiliyle meşgul iken, bir ara şehirde veba ve kolera hastalığı baş gösterdi; öyle ki bu bulaşıcı hastalığın etkisiyle her gün şehirde bir grup insan hayatını kaybediyordu.

Bir gün üstadım Merhum Ayetullah Seyyid Muhammed Fişâreki'nin evinde diğer bir grup ülema ile birlikte bulunuyordum. Bu sırada büyük müctehid Merhum Ayetullah Mirzâ Muhammed Takî Şirâzî oraya geldi. Söz konusu hastalıktan ve doğurduğu ciddi tehlikeden söz edilince, Merhum Ayetullah Mirzâ Muhammed Takî Şirâzî, orada bulunanlara şöyle dedi: "Siz beni şartlara haiz bir müctehid olarak görüyor musunuz? Eğer bir hüküm verirsem yerine getirilir mi?"

Orada bulunanların hepsi tek bir ağızdan 'Evet' dediler. Bunun üzerine Merhum Şirâzî o halde ben hükmediyorum (emrediyorum) ki Sâmarrâ'daki Şiiler bugünden itibaren on gün boyunca Âşurâ ziyareti okusunlar ve bunun sevabını Hz. Mehdi'nin muhtereme Validesi "Nergis" hatunun mübârek ruhuna hediye etsinler. O da oğlu Hz. Mehdi'yi, Hz. Mehdi de ümmet için Allah indinde şefaatçi olsun. Ben bu ameli yerine getiren kimsenin "veba" hastalığına yakalanmayacağına kefilim."

Bu hüküm verilir verilmez bütün Samerrâ Şiirleri söylendiği şekilde Aşura Ziyaretini okumaya başladılar. Ziyaret okunmaya başlanır başlanmaz ölümler durdu. Ancak Ehlisünnet mensupları arasında ölümler sürüyordu. Bu olay o kadar acı ve görülür olmuştu ki Sünniler mahcup olduklarından ölülerini geceleyin defnediyorlardı. Şiiler içinde ölümlerin durduğunu gören Sünniler bunun nedenini sorduklarında, onlar da Aşura ziyaretini okumaya başladıklarını ve bu ziyaretnamenin bereketiyle aralarında ölümlerin durduğunu söylediler. Bunun üzerine Sünniler de Aşura ziyaretini okumaya başlayınca bela onlardan da bertaraf oldu."

"Bir gün adamın birisi, Merhum Şeyh Zeynel Abidin Mâzenderani'nin yanına gelerek malî sıkıntısından dert yandı. Merhum Şeyh ona "Hz. İmam Hüseyin'in haremine git ve Âşurâ ziyaretini oku; rızkın sana ulaşacaktır. Aksi takdirde yanıma gel ben senin ihtiyacını karşılarım", dedi. Adam çıkıp gitti. Bir süre sonra kendisini gördüğümüzde başından geçenleri şöyle anlattı: "Ben Harem-i Şerif'te (İmam Hüseyin'in türbesinde) Aşurâ ziyaretini okumaya meşgul iken birisi gelip bana bir miktar nakit para verdi. O parayla rızkım çoğaldı ve rahatladım."

"Ben, Hacı Seyyid Ali Tabatâbâî'yi öldükten sonra rüyamda gördüm ve ona "Bir arzun var mı?" diye sordum. O da şöyle dedi: "Bir tek arzum var, o da şudur ki neden dünyada her gün Âşurâ ziyaretini okumadım!"

Merhum Seyyid'in âdeti her zaman değil, Muharrem ayı günlerinde Âşura ziyaretini okumaktı. Bu yüzden de yıl boyu okumadığına üzülüyordu."

Seyyid Zeynel Abidin, çocuklarından abdest alıp güneşin altında Âşurâ ziyaretini okumalarını ister ve kendisi de okumaya başlar. Aradan bir saat geçmeden Merhum Seyyid odasından dışarı çıkarak: 'Annenize müjde verin, Allah kardeşine şifa verdi' der.

İsfahan âlimlerinden birisi şöyle diyordu: "Merhum Seyyid, manevî kemallere ve yakin mertebesine ulaşmak için Âşurâ ziyareti okumaya niyetlenmiş ve o makama ulaşmıştı."

Aşura Ziyaretinin Şerhleri

Arapça Basılan Kitaplar

  1. Zahiretu’l İbad li-Yevmi’l Maad, yazarı bilinmemektedir. Şeyh Nasrallah Şebisteri, “el-lu’lu’n Nezid” adlı eserinde bu kitabın basıldığını yazmıştır.[8]
  2. “Şerhi Tayait” risalesi, Seyyid Mir Muhammed Bakır Hüseyni Eterabadi Mir Damad, (ö. 1041). Bu risale, Aşura ziyaretinde geçen “tayiat” kelimesini şerh ederek bu kelimenin sahih olduğunu ispat etmektedir. Bu risale “Şifau Sudur” kitabının 2. Cilt, sayfa 339’da tenkidi ile birlikte zikredilmiştir.[9]
  3. Risaletu fi ziyareti’l Aşura ve Keyfiyetuha, Seyyid Muhammed Bakır İsfahani, (Hüccetü’l İslam Şefti) (ö. 1160- 1240), Bu risale Şifau Sudur kitabının 1. Cilt, sayfa 73’te nakledilmiştir.[10]
  4. Risalet fi keyfiyeti ziyareti Aşura, Molla Muhammed b. Muhammed Eşrefi Mazenderani (ö. 1315), Bu risale, Şaairu’l İslam mine’l Helal ve’l Haram kitabında nakledilmiştir.[11]
  5. Ziyaretu Aşura ve Asaruha’l Acibe, Seyyid Ali Muvahhit Ebtehi İsfahani, Beyrut, müessese el-Gadir, k. 1420, m. 1999, s. 65, veziri.
  6. Şerhi Ziyareti Aşura, Mirza Ebu’l Maali Kelbasi İsfahani (ö. 1315), Tahran, k. 1309 ve 1313.[12]
  7. Şerhi Ziyareti’l Aşura, Merhum Molla Habibullah Kaşani (1315-1340), tahkik: Nizaru’l Hüseyin, Kum, Daru’l Ensar, ş. 1381, s. 118, Veziri.
  8. Lu’lu’n Nezid fi şerhi ziyareti Mevlana Ebu Abdullah eş-Şehid, Hacı Şeyh Nasrallah Şebisteri Tebrizi (ş. 1333), Kum, intişarat İmam Mehdi, ikinci baskı, ş. 1365, s. 258, Cep boyu.

Farsça Basılan Kitaplar

  1. Asar ve Berakat Ziyareti Aşura, Abbas Azizi, Kum, intişarat Silsile, ş. 1378, s. 64, Rak’i.
  2. Berresi İsnat Ziyareti Aşura, Cafer Subhani, Bu kitap, “siyma-i Ferzanekan” adıyla yazmış olduğu makalalerden oluşmuştur. C. 2, s. 495-506.
  3. Pertevo ez Ziyareti Aşura, Seyyid Mahmut Hüseyni (Siyahpuş), Tahran, Neşri Ebced, . 1357, s. 30, Rak’i.
  4. Tahlili ez Hamase Siyasi, tarihi ziyareti Aşura, Muhammed Resul Deryayi, Tahran, İntişara Caferi ve İslami, ş. 1371, s. 556, Veziri.
  5. Ed-Durru’l Mensur fi şerhi Ziyareti’l Aşur, Mirza Ağa Tebrizi diye bilinen Mirza Ahmed b. Abdurrahim, Tebriz, k. 1380, s. 252, Rak’i.
  6. Ed-Duretu’l Beyza fi şerhi ziyareti’l Aşura, Hacı Seyyid Azizullah İmam Kaşani, Kaşan, Mecme-i Mutevassilin Al-i Muhammed, ş. 1378, s. 559, Veziri.
  7. Aşura Ziyaretinden dersler, Cevad Muhaddisi, Tahran, Daru’l Hadis, ş. 1378, s. 73, Rak’i. Bu kitap Urduca diline tercüme edilmiştir.
  8. Ziyaret der pertovi Velayet (Şerhi Ziyareti Aşura), Zühre Sifati, Kum, Mecme Ulum Dini Hz. Veli-i Asr, s. 195, Rak’i.
  9. Ziyareti Aşura, tanzim, Seyyid Rıza Musa Kazım Naini, Kum, Daru’n Neşri İslami, ş. 1378, s. 56, cep boyu.
  10. Ziyareti Aşura, Gulam Rıza Nakili, Meşhed, Bonyadı Mustazafan Horasan, ş. 1364, s. 98.
  11. Ziyareti Aşura ve Asarı Şigeft, Seyyid Ali Muvahhid Ebtehi İsfahani, Kum, müellif, k. 1415. S. 100, cep boyu, bu kitap Arapça, Urduca, Fransızca ve Rusça’ya tercüme edilmiştir.
  12. Ziyareti Aşura ve Asar Mucice Asayı An, Ali Ekber Mehdi Pur, Kum, İntişarat risalet, ş. 1375, s. 49, cep boyu.
  13. Ziyareti Aşura ve Asar Mucice Asayı An, Nasır Rüstemi Lahici, Kum, Mecme-i Zahair İslami, ş. 1370, s. 359, Rak’i.
  14. Şerhi Ziyareti Aşura, Seyyid Ahmet Mirhani Tahrani (k. 1330 ve 1414), Tahran, mektep Veliyi Asr ve Müessese Ferhengi Neşri Suha, ş. 1374, s. 970, veziri.
  15. Şerhi Ziyareti Aşura, Mevla Abdurresul Nuri Firuzkuhi (k. 1320), Bu kitap birkaç başka risale ile birlikte Müellif tarafından k. 1321 yılında Tahran’da basıldı.[13]
  16. Şerh ve Tercüme Ziyareti Aşura, Hasan Şems Gilani, Tahran, ş. 1369, s. 147, Rak’i.
  17. Şerhi yek Hamaset (nikahı kutah be ziyareti aşura), Seyyid Mehdi Hüseyni Zade, Tahran: Merkezi Aferineşhayi Edebi Hüneri Bonyad Kur’an, ş. 1381, s. 140, Haşti.
  18. Şifau’s Sudur fi şerhi ziyareti’l Aşur, Hacı Mirza Ebu’l Fazl, Tahran, Kelanter (k. 1273-1316), tahkik ve tekmil: Seyyid Ali Muvahhid Ebtehi İsfahani, Kum, Seyyidi Şuheda baskısı, ş. 1368, c. 2, s. 415-440, Veziri.[14]
  19. Şur Aşuraiyyan (tercüme: manzum ziyareti aşrua), Surude, Abdul Hüseyin Eş’ari Kummi, Kum, Merkezi Ferhengi Ensar el-Mehdi, ş. 1378, s. 30, cep boyu.
  20. Kenzi Mahfi, Şeyh Abdu’n Nebi Necefi Iraki (Eraki) (k. 1308-1387), Tahran baskısız, k. 1371, Yusuf bu Ali İhsai’nin katkılarıyla, s. 120, veziri.
  21. El-Misbah ve’n Nur der şerhi Ziyareti Aşura, Mirza Muhammed Tütüncü Tebrizi (ö. K. 1398), Tebriz baskısı, k. 1392, s. 87, Rak’i.
  22. Nurun Ale Nur fi Adabı Ziyareti’l Aşur, Mirza Habibullah b. Şir Muhammed Hamedani, Bombay, k. 1320, s. 242, Rak’i,[15] Fihristi kitaphahi farsi, c. 5, s. 5335.

Arapça Hatlı Kitaplar

  1. Tahkik fi Ziyareti’l Aşura, Hasan b. İbrahim Hüseyni Savcı (k. 13), hatlı nüshası (kitabet, k. 1286), Kum Mescid-i A’zam Kütüphanesinde bulunmaktadır.[16]
  2. Tezkiretü’z Zairin, Seyyid Ebu Muhammed Hasan b. Muhammed Tabatabai Sarevi (k. 1351),[17] Meclis kitabevinin fihristi, c. 12, s. 83.
  3. Cennetü’s Surur fi tahkiki Keyfiyeti Ziyareti’l Aşur, Şeyh Ali Şeriatmedari Esterabadi Tahrani (k. 1315), asli nüshası Ayetullah Necefi Mer’aşi kütüphanesinde sayı: 3090’anda bulunmaktadır (s. 115’den 156’ya kadar),[18] Mereşi kütüphanesi fihristi, c. 8, s. 314-315.
  4. Risale fi rivayet Ziyareti Aşura, Seyyid Nasrallah b. Hasan Hüseyni, hatlı nüshası (tarih, k. 1237), Sipehsalar (Şehit Mutahhari) Camisi kütüphanesi sayı: 3/2527’da mevcuttur.
  5. Ed-Duretu’l Humara fi şerhi keyfiyeti ziyareti’l Aşura, şeyh Muhammed Şehdavi b. Ebu’l Hasan Naini Musahibi (k. 1278), telif tarihi, k. 1269.[19]
  6. Risale fi ziyareti aşura, seyyid Muhammed Ali b. Mirza Muhammed Hüseyin Şehristani Hairi.[20]
  7. Risale fi ziyareti Aşura, Mirza Muhammed Hasan b. Muhammed Bakır Hezar Ceribi (k. 1239-1300),
  8. Risale fi Adabı ziyareti’l Aşur, Şeyh Muhammed Bakır İstehbanati (k. 1326), hatlı nüshası, İslami Şura Meclisinde 9/4373’de bulunmaktadır.
  9. Risale fi ziyareti aşura, Molla Muhammed Cafer Şeriatmedari Esterabadi Tahrani (k. 1197-1263)[21]
  10. Risale fi ziyareti Aşura, Şeyh Nasrallah Şebisteri şöyle yazmaktadır: Bazı Meşhed-i Mukaddes ulemaları Aşura Ziyaretinin şerhinde kitap telif etmişlerdir.[22]
  11. Ziyaretu’l Hüseyin (a.s) Yevmi Aşura, hatlı nüshası, Berlin kütüphanesi sayı: 9028; Ayetullah Necefi Mer’aşi Kütüphanesinde hatlı nüshası sayı: 4568’de bulunmaktadır.
  12. Şerhi Ziyareti Aşura, Şeyh Mufid b. Muhammed Nebi Şirazi Bahrani (k. 1251-1325), Ayetullah Necefi Mer’aşi Kütüphanesinde hatlı nüshası sayı: 375’de bulunmaktadır.
  13. Şerhi ziyareti Aşura, Hacı Mirza Hasan Hairi Şirazi, el-Müselselat fi’l İcazat, c. 2, s. 263.
  14. Şerhi Ziyareti Aşura, Mirza Fettah b. Muhammed Ali Hiyabani Tebrizi (ö. K. 1372)[23]
  15. Şerhi Ziyareti Aşura, Hüccetü’l İslam Seyyid Muhammed Bakır Şifti İsfahani’nin oğlu Allame Seyyid Esedullah (ö. K. 1290)[24]
  16. Şerhi Ziyareti Aşura, Seyyid Muhammed Ali Mazenderani İsfahani. [25]
  17. Şerhi Ziyareti Aşura, Seyyid Ebu’l Kasım Cafer Hansari’nin oğlu Seyyid Hüseyin (ö. K. 1191)[26]
  18. Şerhi Ziyareti Aşura, Hacı Mirza Hasan Hairi Şirazi.[27]
  19. Şerhi Ziyareti Aşura, müellif: meçhul. Hatlı nüshası (Hamedan) Batı kütüphanesi sayı 1 / 10184’de (Ahund Molla Ali Hamedani medresesi) mevcuttur.
  20. Sidaku’l Hür fi şerhi Ziyareti Aşura, Seyyid Ebu Muhammed Hasan b. Muhammed Tabatabai Sarevi Mazendarani (ö. K. 1351)
  21. es-Sarhatu’l Mehdeviyye, Seyyid Mehdi Gureyfi Bahrani (ö.k. 1334).[28]
  22. el-Ziyaiyye, muhtemelen Mirza Hidayetullah b. Mirza Rıza Gulpeyani (ö.k. 1330).[29]
  23. Keyfiyeti Ziyareti Aşura, müellif: meçhul, hatlı nüshası (tarih: 27 Rebiülahir, 1271) 90 sayfalık cep boyunda Tahran hukuk üniversitesi kütüphanesinde sayı 63’de mevcuttur.
  24. Keyfiyet ziyareti’l Aşur, hatlı nüshası Los Angeles Üniversitesi kütüphanesi sayı: 881152’de (birinci risale) mevcuttur.
  25. Ziyaretu’l Hüseyin (a.s) yevmi aşura, Berlin kütüphanesi nüshası.
  26. Tercüme ziyareti Aşura, Allame Molla Muhammed Bakır Meclisi İsfahani (k. 1037-1110), nüshası Kum Ayetullah Gulpeygani kütüphanesinde sayı: 5908’de (yedinci risale) mevcuttur.

Farsça Hatlı Kitaplar

  1. “Ya Sarallah vebne Sarihi” cümlesinin şerhi, Şeyh Ali Ekber b. Muhammed Emin Lari (k. 13), Bu risale kapsamlı bir risale olup hicretin 1284’ünde telif edilmiş ve hatlı nüshası Ayetullah Necefi Mera’şi Kütüphanesi sayı: 4086’da bulunmaktadır.
  2. Şerhi Ziyareti Aşura, Mirza Muhammed Ali Müderris Çahardehi Necefi (ö.k. 1334), bu kitap muhtasar olup hatlı nüshası Astanı Kutsi Razavi kütüphanesi sayı: 12370’de bulunmaktadır.[30]
  3. Şerhi Ziyareti Aşura, Şeyh Abbas Hairi Tahrani (k. 1298-1360), nüshası oğlu Hacı Şeyh Mehdi Hairi Tahrani’de bulunmaktadır.[31]
  4. Şerhi Ziyareti Aşura, Seyyid Hüseyin b. Cafer Musevi Yezdi, bu kitap Aşura Ziyaretinde bulunan bazı cümleler hakkında soru ve yanıt şeklinde yazılmıştır. Hatlı nüshası Yezd kütüphanesinde 94 sayfa olarak ş. 1419 (tarih: 1296) bulunmaktadır.
  5. Netaicu’l Me’sur fi tercümeti “cennetu’s surur fi şerhi ziyareti aşur”, Şeyh Ali b. Molla Muhammed Cafer Şeriatmedari Esterabadi Tahrani (ö. K. 1315), Müellif, Cennetu surur kitabını kelime esaslı olarak tercüme edilmiş ve asli nüshası (eksik) Ayetullah Necefi Mer’aşi kütüphanesi sayı: 3090’da bulunmaktadır.
  6. Risale fi keyfiyeti ziyareti’l Aşur ve beyanı Turuku’l İhtiyat ve Cemu’l Muhtemelat fiyha, Allame Şeyh Muhammed Hüseyin Kumşeyi Necefi Kebir (ö.k. 1336).[32]
  7. Risale fi keyfiyeti ziyareti’l Aşur, Molla Muhammed Hasan b. Muhammed Semi Kaşani (ö.k. 2122) (Feyzi Kaşani’nin torunlarından).
  8. Şerhi Ziyareti Aşura, Seyyid Bahauddin Ali b. Abdul Kerim (Abdul Hamid), el-Hüseyni en-Neyli en-Necefi (k. 8), Müellif, Şeyh Tusi’nin kitabı Misbahu’l Mütehaccid’i şerh etmiş ve orada yer alan ziyareti aşurayı şerh etmiştir.[33]

Urduca Kitaplar

  1. Zadu’l Müminin, Seyyid Muhammed Taki Nakavi Hindi, Lekehnu: Nul Keşver basımı.[34]
  2. Ziyareti Aşura, Nevvab Seyyid Hamit Hüseyin Han.35
  3. Ziyareti Aşuraki Talimat, Cevad Muhaddisi, tercüme: Cafer Ali Necm, Kum, intişar İsmet, k. 1421, s. 80, Rak’i.
  4. Ziyareti Camie Aşura, tercüme ve tahkik: Seyyid Murtaza Hüseyin Lekhenvi (k. 1341-1407), Pakistan, Şeyh Ahter Ali Banga.
  5. Şerh ve tercüme Ziyareti Aşura, Seyyid Ensar Hüseyin Sadru’l Efazil (ö.k. 1387).
  6. Şerh ve Tercüme ziyareti Aşura ve Alkame, Seyyid Makbul Ahmed, Dehli baskısı.
  7. Muharrem ve Aşura (Ediye, Adab ve Aşura amelleri), Şeyh Muhammed Hasan b. Ebu’l Kasım Necefi Kaşani, Bombay, k. 1359.

Kaynakça

  1. İbn Kavlaveyh, Kamilu’z Ziyaret, s. 581.
  2. Tusi, Misbahu’l Müteheccid, s. 536
  3. Kalbasi, Şerhi Ziyareti Aşura, s. 210
  4. Tusi, Misbahu’l Müteheccid, s. 543.
  5. İbn Kavlaveyh, Kamilu’z Ziyaret, s. 581.
  6. Tusi, Misbahu’l Müteheccid, s. 539.
  7. Bihar, c. 101, s. 18.
  8. El-Lu’lu’n Nezid, s. 38; ez-Zariye, c. 10, s. 16.
  9. Ez-Zariye, c. 13, s. 132.
  10. Ez-Zariye, c. 12, s. 79.
  11. Şifau’s Sudur, c. 2, s. 430.
  12. Ez-Zariye, c. 13, s. 308.
  13. Ez-Zariye, c. 13, s. 308.
  14. Müellif, bu kitabı – Aşura ziyareti hakkında yazılmış olan en faydalı ve kapsamlı bir kitaptır- hicretin 1309’unda Aşura günü Samarra şehrinde sona erdirmiş ve Ayetullah uzma Mirza Şirazi tarafından da takdir edilmiştir. Bu kitap, defalarca Bombay, Tahran ve Kum’da basılmış ve muhaddis ve tarihçiler tarafından takdirle karşılanmıştır. Örneğin: Mirza Muhammed Erbap Kummi, Erbain Hüseyni kitabında ve Hacı Şeyh Abbas Kummi, Münteha’l A’mal kkitabında.
  15. Ez-Zariye, c. 24, s. 371.
  16. Peyamı Havza mecellesi, sayı: 31, s. 108.
  17. Bu kitap, Aşura ziyaretinin muhtasar bir şerhidir. Hatlı nüshası, İslami Şura Meclisi kütüphanesi sayı: 7 / 4373’de bulunmaktadır. Müellif bu kitabın ardından Aşura Ziyareti için “Sidaku’l Hur” adında kapsamlı bir şerh yazmıştır.
  18. Ez-Zariye, c. 5, s. 158.
  19. Mekarimu’l Esar, c. 6, s. 2231.
  20. Ez-Zariye, c. 12, s. 80.
  21. Ez-Zariye, c. 12, s. 79.
  22. El-Lu’lu’n Nezid, s. 38.
  23. Mu’cem İ’lamu’ş Şia, c. 1, s. 343.
  24. Ez-Zariye, c. 13, s. 307.
  25. Teracimu’r Rical, c. 3, s. 326.
  26. Ez-Zariye, c. 13, s. 307.
  27. El-Müselselat fi’l İcazat, c. 2, s. 263.
  28. Ez-Zariye, c. 15, s. 39.
  29. Ez-Zariye, c. 13, s. 308.
  30. Nekbau’l Beşer, c. 4, s. 990.
  31. Ez-Zariye, c. 12, s. 79.
  32. Ez-Zariye, c. 2, s. 500.
  33. Ez-Zariye, c. 12, s. 11.
  34. İmamiyye Musannafin, c. 1, s. 452.

Bibliyografi

  1. İbn Kavlaveyh, Cafer b. Muhammed b. Cafer b. Muasa b. Kavlaveyh Kummi, Kamilu’z Ziyaret, tercüme: Seyyid Muhammed Cevad Zihni, Tahran, intişar Peyamı Hakk, 1377.
  2. Tusi, Muhammed b. Hasan Tusi, Misbahu’l Müteheccid, Beyrut, Müessese el-A’lemi lil-Matbuat, h.k. 1418.
  3. Ensari Kummi, Makale Kitapfuruşi Ziyareti Aşura, Ulumu Hadis, sayı: 23, Bahar, 1381.
  4. Kalbasi, Ebu’l Maali Kalbasi, Şerhi Ziyareti Aşura, Kum, şeriat, h.k. 1428.
  5. Hace Servi, Gulam Rıza, Samane Hüviyeti İslami, Baz Hani Ziyareti Aşura, İslami Üniversite, İmam Hüseyin (a.s) özel sayısı, kış, 1381.