Abdest

WikiShia sitesinden
Şuraya atla: kullan, ara

Füru-u Din

Namaz

Farz: Günlük Namazlar • Cuma Namazı • Bayram Namazı • Ayat Namazı • Meyyit Namazı

Müstahap: Gece Namazı • Gufeyle Namazı • Caferi Tayyar Namazı


Diğer İbadetler
Oruç • Hums • Zekat • Hac • Cihad • Emr-i Bi'l Ma'rûf Ve Nehy-i Anil Münker • Tevalla • Teberra


Taharet Hükümleri


Abdest • Gusül • Teyemmüm • Necaset • Mutahhirat


Medeni Hükümler
Vekalet • Vasiyet • Zemanet • Kefalet • İrs


Aile Hükümleri
Evlilik • Geçici Evlilik • Çok Eşlilik • Mehir • Emzirmek • Cinsel İlişki • İstimta • Nüşuz • Talak


Yasama Hükümleri
Kazavet • Diyat • Hudud • Kısas


İktisadi Hükümler
Alış Veriş (Bey') • İcare • Borç • Faiz


Diğer Hükümler
Sadaka • Adak • Taklid • Yiyilecek ve İçilecekler • Vakıf


İlgili Konular
Bulüğ • Fıkıh • Şeri Hükümler • Tavzihu'l Mesail
Farz • Haram • Müstahab • Mubah • Mekruh

Abdest (Arapça: الوضوء), yüz ve ellerin, baş ve ayakların İslam şeriatında açıklandığı gibi yıkanması ve mesh edilmesidir. Abdest, normalde müstehap bir ameldir ancak namaz ve tavaf gibi bazı ibadetler için farz olmaktadır. Bazı yerlerde abdest yerine gusül ve teyemmüm alınmaktadır. Abdest üç şekilde alınmaktadır: Tertibi, irtimasi ve cebire.

Kur’an, abdest ayetinde[1] abdestin niteliğini, hadisler ise önem ve kısımlarını açıklamıştır. Hadisler ve ahlak üstatları, her daim abdestli ve taharetli olmayı tavsiye etmişlerdir.

Abdest Nedir

Abdest/Vudu, sözlükte “v-d-e” kökünden “temizlik ve nezafet” anlamına gelmektedir. Abdest, Kur’an ve sünnette belirtildiği şekilde yüz ve ellerin yıkanması, baş ve ayakların ise mesh edilmesidir. Beden ve ruhun temizliğine neden olduğu için bu eyleme abdest/ vudû denilmiştir.

İnsanın öylesine abdest alması müstahaptır, ancak namaz kılmak, tavaf etmek, Kur’an’ın yazılarına, Allah’ın isimlerine ve ihtiyat gereği Hz. Resulü Kibriya Efendimiz (s.a.a) ve Ehlibeytinin (a.s) isimlerine el sürmek için farz olur. Kur’an’ı yanında bulundurmak, Kur’an okumak, dua okumak, cami veya ziyaretlere gitmek… gibi yerlerde abdestli olmak, sevabı birkaç katına çıkarmaktadır.

Kur’an ve Hadislerde Abdest

Kur’an’da abdestten bahseden tek ayet Maide Suresinin 6. Ayetidir: “Ey iman edenler! Namaz kılmaya kalktığınız zaman yüzlerinizi ve dirseklerinizle beraber ellerinizi yıkayın, başlarınızı ve topuklara kadar ayaklarınızı mesh edin.”

Ehlisünnet, bu ayeti Şiilerin aksine yorumlamış ve üç şekilde Şiilerle farklı görüş ortaya koymuştur: Ellerin yıkanma yönü, başın mesh edilme miktarı ve ayakların yıkanması.

Vesailu’ş Şia ve Müstedreku’l Vesail adlı kitaplarda, abdest hakkında 565 hadis nakledilmiştir. Bu da abdestin önemini ortaya koymaktadır. Bu hadislerden bazıları abdestin şer’i hükümlerini, bazıları da başka boyutlarını ele almaktadır:

  • Abdest, insanın ömrünü uzatır.[2]
  • Öfke ve siniri ortadan kaldırır.[3]
  • Gam ve kederi giderir.[4]
  • Abdest nurdur ve abdest üstüne abdest almak, nur üstüne nurdur.[5]
  • İki abdest arasındaki abdest günahların kefareti olur.[6]
  • Uyumadan önce abdest almak, uyanıncaya kadar ibadet olarak yazılır.[7]
  • Yemek yemeden önce abdest almak fakirliği, sonrasında ise günaha düşmenin ihtimalini ortadan kaldırır.[8]

Abdestin Kısımları

Abdest üç çeşittir. Normal koşullarda alınan abdest, tertibi (bilindiği şekilde) veya irtimasi olarak almak mümkündür. Bazı yerlerde ise ileride açıklanacağı üzere cebire olarak almak gerekmektedir.

Tertibi Abdest

En yaygın olarak bilinen ve uygulanan abdest alma şekli, tertibi abdesttir. Bu abdestte önce niyet edilir,[9] ardından önce yüz, sonra sağ kol ve sonrasında sol kol (ellerle birlikte) yıkanır ve daha sonra başın ön kısmı ile ayakların üst kısmı elde kalan ıslaklık ile mesh edilir.

Yüz ve Ellerin Yıkanması

Yüzü genellikle saçların çıktığı yerden aşağıya doğru, çeneye kadar yıkamak ve yıkarken de elin genişliği (başparmaktan, serçe parmağı arası) miktarınca yıkamak gerekir. Eller ise dirseğin birazcık üst kısmından, parmak uçlarına kadar yıkanır. El ve kol yıkanırken saat altı, yüzük altı, bilezik ve künye altları da yıkanmalıdır. Birinci defa yıkamak farzdır, ikinci defa yıkamak ise müçtehitlerin çoğuna göre caizdir, ancak üçüncü defa yıkamak haramdır, ama abdesti batıl etmez, ancak eğer sol kol üç kere yıkanır ve o ıslaklıkla mesh yapılırsa (abdest suyu olmayan) izafi suyla mesh edildiği için bu kez abdest de batıl olur.
Erkeklerin kolun dış kısmından, kadınların ise iç kısmından yıkaması müstehaptır.[10]-[11] Abdestte el ve yüzdeki kılların yıkanması gerekir. Eğer sakal, bıyık ve kaşlar, deri görülecek kadar kısa ise abdest suyunun oralara ulaşması da gerekir, ancak eğer deri görülmeyecek kadar sıkı ve uzun ise üzerinden yıkanması yeterlidir (suyun deriye ulaştırılması gerekmez).

Baş ve Ayakların Mesh Edilmesi

El ve kollar yıkandıktan sonra, ellerde kalan ıslaklık ile bir kere başın ön kısmına ve bir kez sağ ayağa ve bir kez de sol ayağa mesh edilir. Başın meshi başın ön kısmındaki saça (başın tepesinden, alına kadar) veya saçın uç kısımlarına yahut derisine yukarıdan alına doğru yapılmalıdır. Eğer saçı fazla ise saçın bittiği yere veya derisine mesh edilebilir. Başın meshi her ne kadar olursa yeterlidir, ancak bir parmak uzunluğu ve üç kapalı parmak genişliği kadar olması müstehaptır (bazı fetvalara göre bu miktar farz ihtiyat gereğidir).[12]

Mesh sırasında baş ve ayakların sabit olması (hareketsiz) ve elin onlara (onların ele değil) çekilmesi gerekmektedir.[13] Ayakların meshi, ayak parmak uçlarından ayak üzerindeki çıkıntıya kadar olmalıdır.

El ve yüz ıslakken abdest almanın bir sakıncası yoktur, ancak el ve yüze dökülen su önceki suyu temizlemelidir. Abdest sırasında ayak ve başın kuru olması şarttır.[14]

İrtimasi Abdest

İrtimasi Abdest’in alınış şekli

İrtimasi abdestte suyu el ve yüze dökmek yerine, onları abdest kastıyla yukarıdan aşağıya gelecek şekilde suya daldırmak veya yukarıdan aşağıya doğru suya sokmak ve abdest kastı ile yukarıdan aşağıya doğru gelecek şekilde sudan çıkarmak ve elin ıslaklığı ile baş ve ayakları mesh etmek gerekir.[15]-[16]

Cebire Abdesti

Cebireyi Abdest’in alınış şekli

Bedenin kırık veya yara olan kısmının bir şeyle sarılması (bandaj veya sargı bezi ile) yahut yaranın üzerine sürülen krem veya merheme cebire denir. Bu şekilde alınan abdeste cebire abdesti denir.

Bandaj ve sargının çıkarılması zor olur yahut çıkarılmasının zararı olursa veya yara ve kırık yerin üzerine direk suyun temas etmesi yahut el sürülmesi mümkün olmazsa, cebire abdesti alınır. Yani yıkanılabilecek yerler normal şekilde yıkanır, sargılı ve bandajlı yerler elin ıslaklığı ile mesh edilir.[17]

Eğer cebire durumu, her yeri kaplar veya organların çoğunluğunu içerecek olursa, cebire abdesti yerine teyemmüm almak gerekir (bazı müçtehitler teyemmümle birlikte cebire abdestin alınmasını da gerekli bilmektedirler).[18]

Abdestin Şartları ve Hükümleri

  1. Su ve bedenin organları temiz olmalıdır (necis olmamalıdır).
  2. Abdest suyu katkısız ve temiz olmalıdır.
  3. Abdest suyu, kabı ve mekânı gasbi olmamalı, mubah olmalıdır.
  4. Abdest suyunun kabı altın ve gümüşten olmamalıdır.
  5. Abdest almak için yeterli vakit olmalıdır (namaz ve abdest için vakit yeterli olmaz ve namazın kazaya kalma durumu söz konusu olursa, abdest yerine teyemmüm almak gerekir).
  6. Allah’a yakınlık kastı ile yapılmalıdır (Allah rızası için).
  7. Sıralamaya uymak gereklidir.
  8. Peş peşe olmalıdır (muvalat)
  9. Abdest esnasında kimseden yardım alınmamalıdır.
  10. Suyun abdest alan şahsa zararı olmamalıdır.
  11. Organlara suyun ulaşmasına mani olacak bir engelin olmaması gerekir.[19]

Abdestin Şüpheleri

Abdest alırken şüphe etmek Abdestin kendisinde şüphe ederse (Abdest alıp almadığından emin değilse) Namazdan önce Abdest almalıdır
Namaz esnasında Namaz batıldır
Namazdan sonra Kıldığı namaz doğrudur, ancak sonraki namazlar için abdest almalıdır
Abdestin cüziyatında şüphe ederse Abdest esnasında Geri dönmeli ve şüphe edilen şey yerine getirilerek abdestin sıralamasına göre abdesti bitirmelidir
Abdestten sonra Abdest doğrudur

Her kim önceden abdestli olur da, sonradan abdestinin batıl olup olmadığında şüpheye düşerse, yeniden abdest almasına gerek yoktur. Ancak eğer abdestinin batıl olduğundan eminse ve daha sonradan abdest alıp almadığı konusunda şüpheye düşerse bu durumda abdest alması gerekir.

Abdest Suyu Dışında Su Kullanılması

Abdestte baş ve ayakların meshi için yüz ve ellerin yıkandığı sırada ellerde kalan ıslaklığı kullanmak gerekir. Ancak yüz ve ellerin yıkandığı sırada abdest suyu dışındaki az bir miktarda su abdest suyuna karışırsa, örneğin; musluğu açıp kapama sırasında musluktaki birkaç damla su, abdest suyuna karışırsa veya başkalarının abdest suyu abdest suyuna karışırsa niyet edilebilir ve böylelikle sonradan karışan su, abdest suyuna dönüşür ve abdesti doğru olur. Sol eli yıkamadan önce de aynı elle musluk kapatılabilir ve elinde kalan su, sol elin yıkanması için de kullanılabilir. Sol elin yıkanması bittikten sonra baş ve ayakların meshi için ek su kullanılmamalıdır.[20]

Organlarda Engelin Olmaması

Abdest sırasında organların üzerinde suyun ulaşmasına mani olacak bir şey olmamalıdır. Abdest esnasında organlar üzerinde bir engelin olup olmadığı konusunda şüphe ederse, eğer verdiği ihtimal halk arasında yerinde ise –yani örfe uygun ve aşırı takıntıdan dolayı değil de abdest kurallarına göre engel sayılabiliyorsa- tam olarak kontrol etmelidir. Eğer organların üzerinde herhangi bir engel varsa, engelin ortadan kalktığından ve suyun organlaraulaştığından emin olmalıdır.[21]

Abdest sonrasında bir maninin olduğunda şüphe ederse, bu şüphesine önem vermemelidir, ancak abdestten sonra bir mani olduğunu görürse ve abdest esnasında olup olmadığında şüphe ederse abdesti doğrudur, ama eğer abdest sırasında bir maninin olup olmadığına hiçbir şekilde emin olmamışsa bu durumda yeniden abdest almak gerekir.[22] (Ayetullah Sistani gibi bazı müçtehitler bu abdestin müstehap olduğunu söylemektedirler.[23]

Eğer birisinin abdest organlarında herhangi bir mani olursa bu mani ya; bertaraf edilmeyecek türdendir ya da; çok zor bertaraf edilebilecek türdendir. Bu durumda; müçtehitlerin fetvaları farklıdır:

  1. Cebire abdesti yeterlidir [24], Farz ihtiyat gereği teyemmüm yerinin bir kısmında veya tamamında bir engel yoksa teyemmüm de alınmalıdır.[25]
  2. Yalnız yara veya kırık cebire olursa, bu durumda cebire abdesti alabilir.[26]
  3. Teyemmüm yeterlidir,[27] ancak eğer teyemmüm edilecek organların da üzerinde mani varsa bu durumda abdest almak yeterlidir.[28]
  4. Eğer teyemmüm yerinde de mani varsa, hem abdest ve hem de teyemmüm almalıdır.[29]

Makyajlı ve Jöleli Saçla Abdest

Yüze yapılan makyaj veya sürülen krem, yağlı olursa ve abdest suyunun ulaşmasına engel olursa, temizlenmesi gerekir, ancak normal bir şekilde yağlı olursa bir sakıncası yoktur. Saçlara jöle, sprey, krem… sürülmesi durumunda abdest sırasında saçın açılarak, dip tarafına mesh edilmesi yeterlidir ve alınan abdest de doğrudur.

Mürekkep ve Dövme

Mürekkep veya dövme derinin üzerinde olur ve yığılma olursa bu durum abdeste mani olur, abdest için temizlemek gerekir.[30] Ancak kütle ve yığılma olmaz, yalnızca rengi olur ve deriye işlerse, bu durumda abdest ve gusül almanın sakıncası yoktur. Böylelikle alınan abdest de, gusül de doğrudur.[31]

Peruk ve Takma Saça Mesh

Abdest ve gusül almak için peruk ve takma saçın çıkarılması gerekir. Eğer saç ekilmişse ve yapışkan bir madde olmadan bedene yerleştirilmişse abdest ve gusül doğrudur. Ancak eğer saç ekimi yapışkan bir madde ile yapılmışsa ve suyun deriye ulaşmasına engel bir durum oluşmuşsa eğer başın mesh edilecek yerinde doğal saçları varsa oraya mesh edilebilir. Ama eğer başın tamamı ekme saç olursa bu durumda yukarıda da değinildiği gibi fetvalar farklıdır. Örneğin; o saçın mesh edilmesi, cebire abdesti, teyemmüm veya hem teyemmüm hem de cebire abdesti alınması gibi.[32]

Oje ve Tırnak Ekleme

Oje eğer rahat bir şekilde temizlenebilirse, temizlenmeli ve sonra abdest alınmalıdır.[33] ve eğer temizlenmesi mümkün olmaz veya çok zor olursa -bazı müçtehitler böyle bir durumu haram saymaktadırlar- cebire abdest ve teyemmüm almak gerekir. (burada da farklı fetvalar bulunmaktadır)[34]

Eğer oje suyun bedene ulaşmasına mani olursa, örneğin ayak tırnaklarının tamamı veya bir kısmında oje olursa ayak tırnaklarından birisinden ojeyi temizlemek abdest için yeterlidir.[35] (Bazı müçtehitler küçük tırnağı yeterli bilmemekte ve üç kapalı parmağın mesh için gerekli olduğunu söylemektedirler.[36]

Abdest ve gusül için eğer (takma) tırnağın çıkarılması mümkün olmazsa bazı müçtehitlerin fetvasına göre bu durum haramdır ve tırnak ekleme durumunda da yine yukarıdaki farklı fetvalar karşımıza çıkar.[37]-[38]-[39]

Eğer tırnak uzun olursa suyun tırnağın tamamına ulaşması gerektiği gibi tırnak altının da tamamının temiz olması ve suyun ulaşmasına mani olacak bir durumun olmaması gerekir. Eğer tırnak kısa olursa –içeriden bakıldığında tırnak gözükmüyorsa- tırnak altlarının mani olmadığı sürece yıkanması gerekmemektedir.

Abdest Organlarında Kabarcık Oluşması

Abdest organlarında yanma veya başka nedenlerden ötürü kabarcıklar oluşmuşsa, üstünün yıkanması ve mesh edilmesi yeterlidir. Kabarcığın patlaması durumunda suyun derinin iç kısmına ulaştırılmasına gerek yoktur. Eğer derinin bir kısmı koparsa, kopmayan kısmının altına su ulaştırmaya gerek yoktur, ancak kopan deri bazen bedene yapışmakta bazen de kalkmakta ise bu durumda suyun oraya da ulaştırılması gerekmektedir.[40]

Gusülden Sonra Abdest

Eğer birisi cenabet guslü almışsa ve o kişiden bir hades (idrar, gaz kaçırmak…) hasıl olmamışsa o gusül ile namaz kılmalı ve abdest almamalıdır. Ancak eğer cenabet guslü almasına ve her hangi bir hadesin olmamasına rağmen yine de abdest alırsa haram bir iş görmüş olur. Fakat guslü ve namazı doğrudur.[41] Eğer bir hades oluşursa, namaz için abdest almalıdır.[42] Ama gusülden sonra abdesti bozan bir şeyin oluştuğuna ihtimal verirse, abdest alması farz olmasa da iyidir.

Gusüllerin Abdest yerine Geçerliliği

  1. Ayetullah İmam Humeyni, Hamaney, Behcet ve Safi: Yalnızca cenabet guslü ile namaz kılınabilir, öteki gusüllerle birlikte namaz kılmak için abdest de almak gerekir.[43]
  2. Ayetullah Mekarim: Müstahap ve Farz tüm gusüllerle namaz kılınabilir ve abdest almak farz değildir, ancak müstahap ihtiyat gereği cenabet guslü dışındaki gusüllerle birlikte abdest de alınmalıdır.[44]
  3. Ayetullah Fazıl: Tüm gusüllerle (istihaze-i mütevessite guslü dışında) namaz kılınabilir, ancak müstahap ihtiyat gereği (cenabet guslü dışında) abdest de alınmalıdır.[45]
  4. Ayetullah Tebrizi, Sistani, Nuri ve Horasani: Müstahap ve Farz tüm gusüllerle namaz kılınabilir (istihaze-i mütevessite guslü dışında), ancak müstahap ihtiyat gereği (cenabet guslü dışında) abdest de alınmalıdır.[46]

Abdesti Bozan Şeyler

Birkaç şey abdesti bozar:
  • Vücuttan çıkan idrar, dışkı ve bağırsak gazı.
  • Gözün görmeyeceği, kulağın duymayacağı kadar uykuya dalmak, ancak eğer kulak duyarsa abdest batıl olmaz.
  • Aklı ortadan kaldıran şeyler; örneğin, delilik, sarhoşluk ve baygınlık.
  • Kadınların istihazesi.
  • Guslü gerektiren her şey, örneğin: cenabet, meyyite kendisine has şartlarıyla dokunmak.[47] (meni ve idrar dışında vücuttan çıkan sıvılar abdesti bozmaz)

Abdestin Müstahapları

Kıbleye doğru abdest almak[48], diş fırçalamak[49](namazın sevabını 70 katına çıkarmaktadır[50], abdestten önce mazmaza[51], istinşak[52], 750 gram sudan (üç su bardağı) çok su tüketmemek[53] ve abdest sonrası abdest suyunu kurulamamak.[54] Abdest sırasında Kadir suresinin okunması da tavsiye edilmiştir.[55]

Abdest Esnasında Okunan Dua

Abdest esnasında Müminlerin Emiri Hz. Ali’den aleyhi selam nakledilen duanın okunması müstahaptır zira İmam Ali (a.s) bu duada abdestin bazı esrar ve batınını açıklamıştır:

Suyu gördüğünde اَلْحَمْدُ لِلَّهِ الَّذی جَعَلَ الْمآءَ طَهُورا وَلَمْ یجْعَلْهُ نَجِساً Hamd, suyu necis kılmayıp temiz kılan Allah'a mahsustur.
Eller yıkanırken بِسْمِ اللَّهِ وَبِاللَّهِ اَللّهُمَّ اجْعَلْنی مِنَ التَّوّابینَ وَاجْعَلْنی مِنَ الْمُتَطَهِّرینَ Allah'ın ve Hak zatının adıyla, Allah'ım! beni tövbe edenlerden ve temizlerden eyle.
Mazmaza esnasında اَللّهُمَّ لَقِّنی حُجَّتی یوْمَ اَلْقاک وَاَطْلِقْ لِسانی بِذِکراک Allah'ım! Mülakat ettiğim gün, bana sağlam bir delil telkin et ve zikrinle dilimi aç.
İstinşak esnasında اَللّهُمَّ لا تُحَرِّمْ عَلَی ریحَ الْجَنَّةِ وَاجْعَلْنی مِمَّنْ یشَمُّ ریحَها وَرَوْحَها وَطیبَها Allah'ım! Cennet kokusunu bana haram kılma, beni cennetin kokusunu, esintisini ve ıtrını alanlardan eyle.
Yüz yıkanırken اَللّهُمَّ بَیضْ وَجْهی یوْمَ تَسْوَدُّ فیهِ الْوُجُوهُ وَلا تُسَوِّدْ وَجْهی یوْمَ تَبْیضُّ فیهِ الْوُجُوهُ Allah'ım! Yüzlerin siyah olduğu günde yüzümü ak et. Ve yüzlerin ak olduğu günde yüzümü siyah etme.
Sağ el yıkanırken اَللّهُمَّ اَعْطِنی کتابی بِیمینی وَالْخُلْدَ فِی الْجِنانِ بِیساری وَحاسِبْنی حِساباً یسیراً Allah'ım! Kitabımı sağ elime ver. Cennetlerde ebedilik belgesini sol elime ver ve beni kolay hesaba çek.
Sol el yıkanırken اَللّهُمَّ لا تُعْطِنی کتابی بِشِمالی وَلا مِنْ وَرآءِ ظَهْری وَلا تَجْعَلْها مَغْلُولَةً اِلی عُنُقی وَاَعُوذُ بِک مِنْ مُقَطَّعاتِ النّیرانِ Allah'ım! Benim kitabımı sol elime verme ve onu boynuma bağlı kılma; ateşin kıvılcımlarından sana sığınırım.
Başı mesh ederken اَللّهُمَّ غَشِّنی رَحْمَتَک وَبَرَکاتِک Allah'ım! Rahmetin, bereketlerin ve affını bana bürü.
Ayakları mesh ederken اَللّهُمَّ ثَبِّتْنی عَلَی الصِّراطِ یوْمَ تَزِلُّ فیهِ الاَقْدامُ وَاجْعَلْ سَعْیی فیما یرْضیک عنّی یا ذَاالْجَلالِ وَالاِکرامِ Allah'ım! Beni, ayakların kaydığı günde sırat üzerinde sabit kıl. Çabamı seni benden razı kılacak şeyde kıl.
Abdest bittikten sonra اَللّهُمَّ اِنّی اَسْئَلُک تَمامَ الْوُضُوءِ وَتَمامَ الصَّلوةِ وَتَمامَ رِضْوانِک وَالْجَنَّةَ. اَلْحَمْدُ لِلَّهِ رَبِّ الْعالَمینَ Allah'ım! Senden abdestin, namazın, rızanın ve cennetinin kemalini istiyorum. Hamd âlemlerin Rabbi Allah'a mahsustur.

Kaynakça

  1. Maide, 6.
  2. Hz. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “Sık sık abdest al ki Allah ömrünü uzatsın.” Emali, Müfid, s. 60, h. 5.
  3. Hz. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “Öfke şeytandan, şeytan ise ateşten yaratılmıştır ve ateş suyla söndürülür. Dolayısıyla sizlerden her kim öfkelenirse abdest alsın.” Nehcü’l Fesahet, s. 286, h. 660.
  4. İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: “Ne zaman sizden birinize dünyadan gam ve keder dokunursa, abdest almasına, secdegâhına yönelmesine ve iki rekât namaz kılarak dua etmesine ne engel olmaktadır? Meğer Allah’ın böyle buyurduğunu duymadın mı? “Sabır ve namazla yardım dileyin.” Tefsirü'l-Eyaşi, c. 1, s. 43, h. 39.
  5. İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: “Art arda abdest almak, nur üstüne nurdur.” Vesailu’ş Şia, c. 1, s. 377.
  6. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Art arda abdest almak, iki abdest arasındaki günahlara kefaret olur.” Men La Yahduruhu’l Fakih, c. 1, s. 50.
  7. İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: “Her kim taharetli yatağına yatarsa, o yatağı ona mescit gibi olur, eğer abdest almadığı aklına gelirse örtüsüne teyemmüm etsin –her ne olursa olsun- eğer böyle yaparsa her an namaz ve zikir halindeymiş gibi olur.” Tehzibu’l Ahkâm, c. 2, s. 116.
  8. Hz. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Yemekten önce abdest yoksulluğu, sonrasında vesveseyi giderir ve göze ışık verir.” Nehcü’l Fesahet, s. 797.
  9. Diliyle söylemesine gerek yoktur, niyet etmesi ve Allah rızası için yaptığını zihninden geçirmesi yeterlidir.
  10. Tevzihu’l Mesail, (İmam Humeyni) c. 1, s. 155, m. 245.
  11. Tevzihu’l Mesail, (İmam Humeyni) c. 1, s. 155, m. 245; Ahkâmı Vudu, (Ayetullah Hamaney), s. 146.
  12. Tevzihu’l Mesail, (İmam Humeyni) c. 1, s. 157.
  13. Tevzihu’l Mesail, (İmam Humeyni) c. 1, s. 159, m. 255.
  14. Tevzihu’l Mesail, (İmam Humeyni) c. 1, s. 158, m. 256: Secde edilen yer kuru olmalıdır.
  15. Tevzihu'l Mesail-i Meraci, mesele: 261.
  16. Tevzihu’l Mesail, Ayetullah Safi, mesele: 267.
  17. Tevzihu’l Mesail, (İmam Humeyni) m. 198.
  18. Tevzihu’l Mesail, (İmam Humeyni) m. 305.
  19. Tevzihu'l Mesail-i Meraci, abdestin şartları.
  20. Konu hakkında farklı fetvalar bulunmaktadır.
  21. Tevzihu’l Mesail, (İmam Humeyni) c. 1, s. 177, m. 293.
  22. Tevzihu’l Mesail, Meraci, m. 297; Nuri, Tevzihu’l Mesail, m. 298; Defter: Hamaney/ Horasani, Tevzihu’l Mesail, m. 303 ve Mekarim Şirazi, Tevzihu’l Mesail, m. 321.
  23. Tevzihu’l Mesail-i Meraci, 297.
  24. Ayetullah İmam Humeyni, Hamaney, Fazıl, Behcet, Mekarim, Nuri.
  25. Ayetullah Gulpeygani ve Safi.
  26. Ayetullah Hoi, Tebrizi ve Sistani.
  27. Ayetullah Zencani.
  28. Ayetullah Hoi ve Tebrizi.
  29. Ayetullah Sistani, Tevzihu’l Mesail, c. 1, s. 196, m. 1338.
  30. İmam Humeyni, İstiftaat, c. 1, s. 36.
  31. Tevzihu’l Mesail, (İmam Humeyni) c. 1, s. 205.
  32. Porseşkede.
  33. Tevzihu’l Mesail, (İmam Humeyni) c. 1, s. 201.
  34. Aynı şekilde Ayetullah Sistani, Zencani ve Behcet: yalnızca cebire yapmalı ve ihtiyat hem teyemmüm ve hem de cebire abdest almaktır.
  35. Tevzihu’l Mesail-i Meraci, m. 250, 252.
  36. Mekarim ve Subhani, m. 249.
  37. Tebyan.
  38. Merkezi Milli Pasokhguyi be sualatı dini.
  39. Enhar.
  40. Tevzihu’l Mesail, İmam Humeyni, c. 1, s. 176, m. 292.
  41. Gusülden sonra her hangi bir sebep olmadan abdest almak haramdır, ancak gusül ve namaz doğrudur.
  42. Tevzihu’l Mesail, İmam Humeyni, c. 1, s. 227, m. 391.
  43. Tevzihu’l Mesail, Meraci, 391, m. 646.
  44. Aynı, m. 391 ve 646.
  45. Aynı.
  46. Ayetullah Vahit, Tevzihu’l Mesail, m. 397; Ayetullah Nuri, Tevzihu’l Mesail, m. 392 ve 647.
  47. Tevzihu’l Mesail, İmam Humeyni, c. 1, s. 188.
  48. Hz. Peygamber Ekrem (s.a.a): Her kim abdestini kıbleye doğru alırsa, amel defterine iki rekâtlı namaz olarak yazılır.” Miftahu’l Felah, s. 25.
  49. Hz. Peygamber Ekrem (s.a.a): “Ey Ali! Abdest aldığında dişlerini fırçala.” Men La Yahduruhu'l Fakih, c. 1, s. 125.
  50. Hz. Peygamber Ekrem (s.a.a): “Misvaklı iki rekâtlı namaz 70 rekâtlı misvaksız namazdan daha üstündür.” Nehcü’l Fesahet, s. 349.
  51. Suyu ağza alıp çalkalayıp dökmek.
  52. Suyu buruna alıp daha sonra dışarı dökmek.
  53. Miftahu’l Felah, s. 27 ve 28.
  54. Men La Yahduruhu'l Fakih, c. 1, s. 122.
  55. Fıkhu’r Rıza, s. 70.

Bibliyografi

  • Vesailu’ş Şia, Şeyh Hürr'ü Amuli, Muhammed bin Hasan, Müessese Al-i Beyt aleyhimu’s Selam, Kum, k. 1409.
  • Allame Meclisi, Muhammed Bakır, Biharu’l Envar, Daru’l Kutub İslamiye, Tahran, ş. 1362.
  • Payende Ebu’l Kasım, Nehcü’l Fesahet, Daru’l İlm, ş. 1387.
  • Şeyh Saduk, Muhammed bin Ali, Men La Yahduruhu'l-Fakih, Neşri Saduk, ş. 1367.
  • Tevzihu’l Mesail-i Meraci, defteri intişarat İslami.
  • Tevzihu’l Mesail, İmam Humeyni, defteri intişarat İslami.
  • Miftahu’l Felah, Şeyh Behai, ,İnştişarat-i Hikmet, Tahran, ş. 1384.
  • Fıkhu’r Rıza, el-Mensub Lil-İmam Rıza (a.s) el-Mu’temir el-Âlemi lil-İmam Rıza, Meşhed, k. 1406.
  • el-Emali, Şeyh Mufid, Müessese en-Neşri İslami, Kum, k. 1412.
  • Tefsirü'l-Ayyaşi, Muhammed bin Mesud Ayyaşi, Tefsir-i Ayyaşi, Tahran, el-Mektebetu’l İlmiye İslamiye, k. 1380.
  • Amedi, Muhammmed Hasan, el-Mesh fi Vudu’ur-Resul, Dirasatu’l-Mugarine beyne’l-Mezahibi’l-İslamiye, Beyrut, Daru’l-Mustafa li’İhyai’t-Turas, h.k 1420.
  • İbn-i İdris Hilli, Muhammed bin Mansur, el-Serairu’l-Havi li-Tahriri’l-Fetava, Kum, Defter-i İntişarat-i İslami Vabeste be Camia-i Müderrisin-i Havza-i İlmiye-i Kum, h.k 1410.
  • İbn-i Hişam, Abdu’l-Melik, es-Siretu’n-Nebeviye, Tahkik: Mustafa el-Sega ve İbrahim el-Ebyari ve Abdu’l-Hafız Şebli, Beyrut, Daru’l-Marife, Bi’ta.
  • Behbehani, Abdu’l-Kerim, Mesh-i Paha der Vuzu, Tercüme: Güruh-u Müterciman, Kum, Mecme-i Cihaniyi Ehlibeyt, h.ş 1395.
  • Hürr’ü Amuli, Muhammed bin Hasan, Tefsil-i Vesailu’ş-Şia ila Tehsil-i Mesailu’ş-Şeria, Kum, Müessese-i Alu’l-Beyt li-İhyait-Turas, h.k 1416.
  • Hüseyni, Hamid, Vuzu ez Didgah-i Mezahib-i İslami, Der Feslname-i Mütaaliat-i Tegribiyi Mezahib-i İslami, Sayı 17.
  • Hüseyni Deşti, Seyyid Mustafa, Vudu, Der Maarif ve Maarif, c 10, Tahran, Müessese-i Ferhengiyi Araye, h.ş 1379.
  • Subhani, Cafer, Vuzu der Kitap ve Sünnet, Der Feslname-i Fıkh-i Ehlibeyt, Tabistan h.ş 1383.
  • Seyyid Sabig, Fıkhu’l-Sünne, Beyrut, Daru’l-Kitabi’l-Arabî, h.k 1397.
  • Şehristani, Seyyid Ali, Limaza’l-İhtilafu fi’l-Vudu, Telhis: Feys Atar, Tahran, Meş’ar, h.k 1426.
  • Şeyh Ensari, Murtaza bin Ahmet Emin, Kitabu’t-Tahare, Kum, Kongre-i Cihaniyi Bozorkdaşt-i Şeyh-i Azam Ensari, h.k 1415.
  • Şeyh Mufid, Muhammed bin Muhammed, el-İrşad fi Marifeti Hücecullahi ala’l-İbad, Tashih: Müessese-i Alu’l-Beyt, Kum, Kongre-i Şeyh Mufid, h.k 1413.
  • Ayaşi, Muhammed bin Mesud, Tefsir-i Ayaşi, Tahkik: Seyyid Haşim Rasuli Mahallati, el-Mektebetu’l-İlmiyeti’l-İslamiye,
  • Gazali, Muhammed bin Muhammed, İhyau Ulumi’d-Din, Tahkik, Abdu’r-Rahim bin Hüseyin Hafız Irak-i, Mukaddime: Muhammed Hazar Hüseyin, Bi’ca, Daru’l-Kitabi’l-Arabî, Bi’ta.
  • Taberi, Muhammed bin Ceirir, Tarihu’l-Umem ve’l-Müluk, Tahkik: Muhammed Ebu’l-Fadıl İbrahim, Beyrut, Daru’t-Türas, h.k 1387.
  • Fadıl Miktat, Miktat bin Abdullah, Kenzu’l-İrfan fi Fıkhi’l-Kuran, Tahkik: Seyyid Muhammed Gazi, Bi’ca, Mecme-i Cihaniyi Takrib-i Mezahib-i İslami, h.k 1419.
  • Fellahzade, Muhammed Hüseyin, Ahkâm-i Din: Mutabık ba Fetavayi Meraci-i Bozorg-i Taklit, Tahran, Meş’ar, h.ş 1386.
  • Fellahzade, Muhammed Hüseyin, Dersname-i Ahkâm-i Mübtela be Huccac, Tahran, Meş’ar, h.ş 1389.
  • Feyz Kaşani, Muhammed Muhsin, Resail-i Feyz Kaşani, Tahkik: Behzat Caferi, Tahran, Medrese-i Ali-i Şehit Mutahhari, h.k 1419.
  • Feyz Kaşani, Muhammed Muhsin, Mutesimu’ş-Şia fi Ahkami’ş-Şeria, Tashih: Mesih Tevhidi, Tahran, Medrese-i Ali-i Şehit Mutahhari, h.k 1429.
  • Kummi, Ali, Çegunegiyi Encam-i Vudu Nezdi Ferigeyn (1), Der Mecelle-i Migat-i Hac, Sayı 87 ve 88, Bahar ve Tabistan h.ş 1393.
  • Kummi, Ali, Çegunegiyi Encam-i Vudu Nezdi Ferigeyn (3), Mesh, Der Mecelle-i Migat-i Hac, Sayı 90, Zemistan h.ş 1393.
  • Keşşi, Muhammed bin Ömer, Rical-i Keşşi, Meşhet, Müessese-i Neşr-i Danişgah-i Meşhet, h.k 1409.
  • Müftü Hindi, Ali bin Hisamu’d-Din, Kenzu’l-Ummal fi Sünen-i Egval ve’l-Ef’al, Tefsir ve Tashih: Bukri Heyyani, ve Saffetu’s-Sega, Beyrut, Müessese-i er-Risale, h.k 1405.
  • Muhaddis Nuri, Hüseyin, Müstedrekü’l-Vesail, Kum, Müessese-i Alu’l-Beyt li’İhyait-Türas, h.k 1407.
  • Merkez-i Ferheng ve Maarif-i Kur’an, Dairetu’l-Maarif-i Kur’an-ı Kerim, Kum, Müessese-i Büstan-i Kitab-i Kum, h.ş 1382.
  • Mağribi, Gazi Numan, Deaimu’l-İslam, Kum, Müessese-i Alu’l-Beyt, h.k 1385.
  • Müessese-i Dairetu’l-Maarif-i Fıkh-i İslami, Ferheng-i Fıkh-i Mutabık-i Mezahib-i Ehlibeyt aleyhimusselam, Zir-i Nezer-i Seyyid Mahmut Haşim-i Şahrudi, Kum, Müessese-i Dairetu’l-Maarif-i Fıkh-i İslami, h.k 1426.
  • Musavi Humeyni, Seyyid Ruhullah, Tevzihu’l-Mesail (Muhaşşi), Tahkik: Seyyid Muhammed Hüseyin beni Haşim, Kum, Defter-i İntişarat-i İslamiyi Vabeste be Camia-i Müderrisin-i Havza-i İlmiye-i Kum, h.k 1424.
  • Yezdi Tabatabai, Seyyid Muhammed Kazım, el-Urvetu’l-Vüska fima Teummu’l-Belva (el-Muhaşşi), Tahkik: Ahmet Muhsin-i Sebzivari, Kum, Defter-i İntişarat-i İslamiyi Vabeste be Camia-i Müderrisin-i Havza-i İlmiye-i Kum, h.k 1419.