Abdest

WikiShia sitesinden
Şuraya atla: kullan, ara

Abdest (Arapça: الوضوء), yüz ve ellerin, baş ve ayakların İslam şeriatında açıklandığı gibi yıkanması ve mesh edilmesidir. Abdest kendi kendisine müstehaptır ancak namaz ve tavaf gibi bazı ibadetler için farz olmaktadır. Bazı yerlerde abdest yerine gusül ve teyemmüm alınmaktadır. Abdest üç şekilde alınmaktadır: Tertibi, irtimasi ve cebireyi.

Kur’an, abdest ayetinde[1] abestin niteliğini, hadisler ise önem ve kısımlarını açıklamıştır. Hadisler ve ahlak üstatları her daim abdestli ve taharetli olmayı tavsiye etmişlerdir.

Abdest Nedir

Abdest/Vudu, sözlükte “v-d-e” kökünden ve “temizlik ve nezafet” anlamına gelmektedir. Abdest, Kur’an ve sünnette belirtildiği şekilde yüz ve ellerin yıkanması ve baş ve ayakların mesh edilmesidir. Beden ve ruhun temizliğine neden olduğu için bu eyleme abdest/vudu denilmiştir.

Abdest almak kendiliğinden müstahaptır, ancak namaz kılmak, tavaf etmek, Kur’an’a ve Allah’ın isimlerine ve ihtiyat gereği Hz. Resulü Kibriya Efendimiz (s.a.a) ve Ehlibeytinin isimlerine el sürmek için farz olur. Kur’an’ı yanında bulundurmak, Kur’an okumak, dua okumak, cami veya ziyaretlere gitmek… gibi yerlerde abdestli olmanın sevabı birkaç kat artmaktadır.

Kur’an ve Hadislerde Abdest

Kur’an’da abdestten bahseden tek ayet Maide Suresinin 6. Ayetidir: “Ey iman edenler! Namaz kılmaya kalktığınız zaman yüzlerinizi ve dirseklerinizle beraber ellerinizi yıkayın, başlarınızı ve topuklara kadar ayaklarınızı mesh edin.”

Ehli sünnet, bu ayeti Şiaların aksine yorumlamış ve üç şekilde Şialarla farklı görüş ortaya koymuştur: Ellerin yıkanma yönü, başın meshedilme miktarı ve ayakların yıkanması.

Vesailu’ş Şia ve Müstedreku’l Vesail adlı kitaplarda abdest hakkında 565 hadis nakledilmiştir. Bu da abdestin önemini ortaya koymaktadır. Bu hadislerden bazıları abdestin şeri hükümlerini, bazıları da başka boyutlarını ele almaktadır:

  • Abdest, insanın ömrünü uzatır.[2]
  • Öfke ve siniri ortadan kaldırır.[3]
  • Gam ve kederi giderir.[4]
  • Abdest nurdur ve abdest üstüne abdest almak nuru kaç katına çıkarır.[5]
  • İki abdest arasındaki abdest günahların kefareti olur.[6]
  • Uyumadan önce abdest almak, uyanıncaya kadar ibadet olarak yazılır.[7]
  • Yemek yemeden önce abdest almak fakirliği, sonrasında ise vesveseyi ortadan kaldırır.[8]

Abdestin Kısımları

Abdest üç çeşittir. Normal koşullarda abdesti tertibi (bilindiği şekilde) veya irtimasi olarak almak mümkündür ve bazı yerlerde ise cebireyi şeklinde alınması gerekmektedir.

Tertibi Abdest

En yaygın olarak bilinen ve uygulanan abdest alma şekli tertibi abdesttir. Bu abdestte önce niyet edilir[9] ardından önce yüzler, sonra sağ ve sonra sol kol (ellerle birlikte) yıkanır ve ardından başın ön kısmı ile ayakların ön kısmı elde kalan ıslaklık ile mesh edilir.

Yüz ve Ellerin Yıkanması

Yüzü genellikle saçların çıktığı yerden aşağıya doğru çeneye kadar yıkamak ve yıkarken elin genişliği (baş parmaktan, serçe parmağı arası) miktarınca yıkamak gerekir. Eller ise dirseğin birazcık üst kısmından parmak uçlarına kadar yıkanır. El ve kol yıkanırken saat altı, yüzük altı, bilezik ve künye altları da yıkanmalıdır. Birinci defa yıkamak farzdır, ikinci defa yıkamak ise müçtehitlerin çoğuna göre caizdir, ancak üçüncü defa yıkamak haramdır, ama abdesti batıl etmez, ancak eğer sol kol üç kere yıkanır ve o ıslaklıkla mesh yapılırsa (abdest suyu olmayan) izafi suyla mesh edildiği için bu kez abdest de batıl olur.
Erkekler kolun dış kısmından, kadınların ise iç kısmından yıkaması müstahaptır.[10]-[11] Abdestte el ve yüzdeki kılların yıkanması gerekir ve eğer sakal, bıyık ve kaşlar içi görülecek kadar kısa ise abdest suyunun oralara ulaşması da gerekir, ancak eğer içerisi görülmeyecek kadar ise üstün yıkanması yeterlidir (suyun deriye ulaştırılması gerekmez).

Baş ve Ayakların Meshedilmesi

El ve kollar yıkandıktan sonra ellerde kalan ıslaklık ile bir kere başın ön kısmına ve bir kez sağ ayağa ve bir kez de sol ayağa mesh edilir. Başın meshi başın ön kısmındaki saça (başın tepesinden, alına kadar) veya saçın uç kısımlarına yahut derisine yukarıdan alına doğru yapılmalıdır. Eğer saçı fazla ise saçın bittiği yere veya derisine mesh edilebilir. Başın meshi her ne kadar olursa yeterlidir, ancak bir parmak uzunluğu ve üç kapalı parmak genişliği kadar olması müstahaptır (bazı fetvalara göre bu miktar farz ihtiyat gereğidir).[12]

Mesh sırasında baş ve ayakların sabit olması (hareketsiz) ve elin onlara (onların ele değil) çekilmesi gerekmektedir.[13] Ayakların meshi, ayak parmak uçlarından topuklara kadar olmalıdır (bazıları ayak üzerindeki çıkıntıya kadarlık kısmı yeterli bilmektedir).

El ve yüz ıslakken abdest almanın bir sakıncası yoktur, ancak el ve yüze dökülen su önceki suya galebe çalmalıdır. Abdest sırasında ayak ve başın kuru olması şarttır.[14]

İrtimasi Abdest

İrtimasi Abdest’in alınış şekli

İrtimasi abdestte suyu el ve yüze dökmek yerine onları abdest kastıyla yukarıdan aşağıya gelecek şekilde suya daldırmak veya yukarıdan aşağıya doğru suya sokmak ve abdest kastı ile yukarıdan aşağıya doğru gelecek şekilde sudan çıkarmak ve elin ıslaklığı ile baş ve ayakları mesh etmektir.[15]-[16]

Cebireyi Abdest

Cebireyi Abdest’in alınış şekli

Bedenin kırık veya yara olan kısmının bir şeyle sarılması (bandaj veya sargı bezi ile) yahut yaranın üzerine sürülen krem veya merheme cebireyi denir. Bu şekilde alınan abdeste cebireyi abdest denir.

Bandaj ve sargının çıkarılması zor olursa yahut çıkarılmasının zararı olursa yahut yara veya kırık yerin üzerine direk suyun temas etmesi yahut el sürülmesi mümkün olmazsa cebireyi abdest alınır. Şöyle ki yıkanılabilecek yerler normal şekilde yıkanır, sargılı ve bandajlı yerler elin ıslaklığı ile meshedilir.[17]

Eğer cebireyi her yeri kaplar veya azaların çoğunluğunu kapsarsa, cebireyi abdest yerine teyemmüm almak gerekir (bazı müçtehitler teyemmümle birlikte cebireyi abdestin alınmasını da gerekli bilmektedirler).[18]

Abdestin Şartları ve Hükümleri

  1. Su ve bedenin azaları temiz olmalıdır (necis olmamalıdır).
  2. Abdest suyu mutlak olmalıdır (meyve suyu, gül suyu gibi muzaf suyu olmamalıdır).
  3. Abdest suyu, kabı ve mekanı gasbi olmamalı, mubah olmalıdır.
  4. Abdest suyunun kabı altın ve gümüşten olmamalıdır.
  5. Abdest almak için yeterli vakit olmalıdır (namaz ve abdest için vakit yeterli olmaz ve namazın kazaya kalma durumu olursa, abdest yerine teyemmüm almak gerekir).
  6. Allah’a yakınlık kastı ile yapılmalıdır (Allah rızası için).
  7. Tertip ve sıralamaya riayet edilmelidir.
  8. Peş peşe olmalıdır (muvalat)
  9. Abdest esnasında kimseden yardım alınmamalıdır.
  10. Suyun abdest alan şahsa zararı olmamalıdır.
  11. Organlara suyun ulaşmasına mani olacak bir engelin olmaması.[19]

Abdestin Şekleri

Abdestte şek Abdestin kendisinde şüphe (Abdest alıp almadığında şek ederse) Namazdan önce Abdest almalıdır
Namaz esnasında Namaz batıldır
Namazdan sonra Kıldığı namaz sahihtir, ancak sonraki namazlar için abdest almalıdır
Abdestin cüziyatında şek Abdest esnasında Geri dönmeli ve şek edilen şey yerine getirilerek abdestin sıralamasına göre abdesti bitirmelidir
Abdestten sonra Abdest sahihtir

Her kim önceden abdesti olursa ve sonradan abdestinin batıl olup olmadığında şek ve şüpheye düşerse, yeniden abdest almasına gerek yoktur. Ancak eğer abdestinin batıl olduğundan eminse ve daha sonradan abdest alıp almadığı konusunda şekke düşerse bu durumda abdest alması gerekir.

Abdest Suyu Dışında Su Kullanılması

Baş ve ayakların meshi için abdestte yüz ve ellerin yıkandığı sırada kalan ıslaklığı kullanmak gerekir, ancak yüz ve ellerin yıkandığı sırada abdest suyu dışındaki az bir miktarda su abdest suyuna karışırsa, örneğin musluğu açıp kapama sırasında musluktaki birkaç damla su abdest suyuna karışırsa veya başkalarının abdest suyu abdest suyuna karışırsa niyet edilebilir ve sonradan karışan su abdest suyuna dönüşür ve abdesti sahih olur. Sol eli yıkamadan önce de aynı elle musluk kapatılabilir ve elinde kalan su sol elin yıkanması için de kullanılabilir. Sol elin yıkanması bittikten sonra baş ve ayakların meshi için ek su kullanılmamalıdır.[20]

Aza ve Organlarda Engelin Olmaması

Abdest sırasında aza ve organların üzerinde suyun ulaşmasına mani olacak bir şey olmamalıdır. Abdest esnasında bir engelin olup olmadığı konusunda şek ederse, eğer halk arasında verdiği ihtimal yerinde ise –vesveseyle değil- tam olarak kontrol etmelidir veya varsa ortadan kalktığından emin oluncaya kadar veya su ulaştığından emin olmalıdır.[21]

Abdest sonrasında bir maninin olduğunda şüphe ederse, bu şüphesine önem vermemelidir, ancak abdestten sonra bir mani olduğunu görürse ve abdest esnasında olup olmadığında şüphe ederse abdesti sahihtir, ama eğer abdest sırasında bir maninin olup olmadığına hiçbir şekilde emin olmamışsa bu durumda yeniden abdest almak gerekir.[22] (Ayetullah Sistani gibi bazı müçtehitler bu abdestin müstehap olduğunu söylemektedirler.[23]

Eğer birisinin abdest azasında mani olursa bu mani ya bertaraf edilmeyecek şekildedir ya da çok zor bertaraf edilebilir. Bu durumda müçtehitlerin fetvaları farklıdır:

  1. Cebireyi abdest yeterlidir[24], Farz ihtiyat gereği teyemmüm yerinin bir kısmı veya tamamının bir engeli yoksa, teyemmüm de alınmalıdır.[25]
  2. Fakat yara veya kırık cebireyi olursa bu durumda cebireyi abdest alabilir.[26]
  3. Teyemmüm yeterlidir,[27] ancak eğer teyemmüm edilecek organların da üzerinde mani varsa bu durumda abdest almak yeterlidir.[28]
  4. Eğer teyemmüm yerinde de mani varsa, hem abdest ve hem de teyemmüm almalıdır.[29]

Makyajlı ve Jöleli Saçla Abdest

Yüze yapılan makyaj veya sürülen krem yağlı olursa ve abdest suyunun ulaşmasına engel olursa, temizlenmesi gerekir, ancak normal bir şekilde yağlı olursa bir sakıncası yoktur. Saçlara jöle, sprey, krem… sürülmesi durumunda abdest sırasında saçın açılarak dip tarafına mesh etmek yeterlidir, abdest sahih olur.

Mürekkep ve Dövme

Mürekkep veya dövme derinin üzerinde olur ve yığışım olursa bu durum abdeste mani olur, abdest için temizlemek gerekir.[30] Ancak kütle ve yığışım olmazsa ve yalnızca rengi olur ve deriye işlemişse, bu durumda abdest ve gusül almak sakıncasızdır ve sahihtir.[31]

Peruk ve Takma Saça Mesh

Abdest ve gusül için peruk ve takma saçın çıkarılması gerekir. Eğer saç ekilmişse ve yapışkan bir madde olmadan bedene yerleştirilmişse abdest ve gusül sahihtir, ancak eğer saç ekimi yapışkan bir madde ile olmuş ve suyun deriye ulaşmasına engel bir durum oluşmuşsa eğer başın mesh edilecek yerinde doğal saçları varsa oraya mesh edilebilir, ancak eğer başın tamamı ekme saç olursa bu durumda yukarıda da değinildiği gibi fetvalar farklılıklar arz etmektedir: o saçın meshedilmesi, cebireyi abdest, teyemmüm veya hem teyemmüm ve hem de cebireyi abdest alınması.[32]

Oje Ve Tırnak Ekleme

Oje eğer rahat bir şekilde temizlenebilirse, temizlenmeli ve sonra abdest alınmalıdır[33] ve eğer temizlenmesi mümkün olmaz veya çok zor olursa -bazı müçtehitler böyle bir durumu haram saymaktadırlar- cebireyi abdest ve teyemmüm almak gerekir (burada da farklı fetvalar bulunmaktadır.)[34]

Eğer suyun deriye ulaşmasına mani olursa, örneğin ayak tırnaklarının tamamı veya bazılarında oje olursa ayak tırnaklarından birisinden ojeyi temizlemek abdest için yeterlidir.[35] (Bazı müçtehitler küçük tırnağı yeterli bilmemekte ve üç kapalı parmağın mesh için gerekli olduğunu söylemektedirler.[36]

Abdest ve gusül için eğer (takma) tırnağın çıkarılması mümkün olmazsa bazı müçtehitlerin fetvasına göre bu durum haramdır ve tırnak ekleme durumunda da yukarıdaki farklı fetvalar karşımıza çıkar.[37]-[38]-[39]

Eğer tırnak uzun olursa suyun tırnağın tamamına ulaşması gerektiği gibi tırnak altının da tamamının temiz olması ve suyun ulaşmasına mani olacak bir durumun olmaması gerekir. Eğer tırnak kısa olursa –içeriden bakıldığında tırnak gözükmüyorsa- tırnak altlarının mani olmadığı sürece yıkanması gerekmemektedir.

Abdest Uzuvlarında Kabarcık Oluşması

Abdest uzuvlarında yanma veya başka nedenlerden ötürü kabarcıklar oluşmuşsa, üstünün yıkanması ve mesh edilmesi yeterlidir. Kabarcığın patlaması durumunda suyun derinin iç kısmına ulaştırılmasına gerek yoktur. Eğer derinin bir kısmı koparsa, kopmayan kısmının altına su ulaştırmaya gerek yoktur, ancak kopan deri bazen bedene yapışmakta bazen kalkmakta ise bu durumda suyun oraya da ulaştırılması gerekmektedir.[40]

Gusülden Sonra Abdest

Her kim cenabet guslü alırsa, her ne zaman o kişiden bir hades (idrar, gaz kaçırmak…) çıkmazsa o gusül ile namaz kılmalıdır ve abdest almamalıdır, ancak eğer cenabet guslü almasına ve her hangi bir hadesin olmamasına rağmen yine de abdest alırsa haram bir iş görmüş olur, ancak guslü ve namazı sahihtir.[41] Eğer bir hades oluşursa, namaz için abdest almalıdır.[42] Ama gusülden sonra abdesti bozan bir şeyin oluştuğuna ihtimal verirse abdest alması farz olmasa da iyidir.

Gusüllerin Abdestten Kifayet Etmesi

  1. Ayetullah İmam Humeyni, Hamaney, Behçeti ve Safi: Yalnızca cenabet guslü ile namaz kılınabilir, öteki gusüllerle birlikte namaz kılmak için abdest de almak gerekir.[43]
  2. Ayetullah Mekarim: Müstahap ve Farz tüm gusüllerle namaz kılınabilir ve abdest almak farz değildir, ancak müstahap ihtiyat gereği cenabet guslü dışındaki gusüllerle birlikte abdestte alınmalıdır.[44]
  3. Ayetullah Fazıl: Tüm gusüllerle (istihaze-i mütevessite guslü dışında) namaz kılınabilir, ancak müstahap ihtiyat gereği (cenabet guslü dışında) abdest de alınmalıdır.[45]
  4. Ayetullah Tebrizi, Sistani, Nuri ve Horasani: Müstahap ve Farz tüm gusüllerle namaz kılınabilir (istihaze-i mütevessite guslü dışında), ancak müstahap ihtiyat gereği (cenabet guslü dışında) abdest de alınmalıdır.[46]

Abdesti Bozan Şeyler

Birkaç şey abdesti bozar:
  • Vücuttan çıkan idrar, dışkı ve mide gazı.
  • Gözün görmediği, kulağın duymadığı kadar uyku, ancak eğer kulak duyarsa abdest batıl olmaz.
  • Aklı ortadan kaldıran şeyler; örneğin, delilik, sarhoşluk ve baygınlık.
  • Kadınların istihazesi.
  • Guslü gerektiren her şey, örneğin: cenabet, meyyite kendisine has şartlarıyla dokunmak.[47] (meni ve idrar dışındaki vücuttan çıkan sıvılar abdesti bozmaz)

Abdestin Müstahapları

Kıbleye doğru abdest almak[48], diş fırçalamak[49](namazın sevabını 70 katına çıkarmaktadır[50], abdestten önce mezmeze[51], istinşak[52], 750 gram sudan (üç su bardağı) çok su tüketmemek[53] ve abdest sonrası abdest suyunu kurulamamak.[54] Abdest sırasında Kadir suresinin okunması da tavsiye edilmiştir.[55]

Abdest Esnasında Dua

Abdest esnasında Müminlerin Emiri Hz. Ali’den aleyhi selam nakledilen duanın okunması. İmam Ali (a.s) bu duada abdestin bazı esrar ve batınını da açıklamıştır:

Suyu gördüğünde اَلْحَمْدُ لِلَّهِ الَّذی جَعَلَ الْمآءَ طَهُورا وَلَمْ یجْعَلْهُ نَجِساً Hamd suyu necis kılmayıp temiz kılan Allah'a mahsustur.
Eller yıkanırken بِسْمِ اللَّهِ وَبِاللَّهِ اَللّهُمَّ اجْعَلْنی مِنَ التَّوّابینَ وَاجْعَلْنی مِنَ الْمُتَطَهِّرینَ Allah'ın ve Hak zatının adıyla, Allah'ım! beni tövbe edenlerden ve temizlerden eyle.
Mezmeze esnasında اَللّهُمَّ لَقِّنی حُجَّتی یوْمَ اَلْقاک وَاَطْلِقْ لِسانی بِذِکراک Allah'ım! mülakat ettiğim gün, sağlam bir delil bana telkin et ve dilimi zikrinle aç.
İstinşak esnasında اَللّهُمَّ لا تُحَرِّمْ عَلَی ریحَ الْجَنَّةِ وَاجْعَلْنی مِمَّنْ یشَمُّ ریحَها وَرَوْحَها وَطیبَها Allah'ım! cennet kokusunu bana haram kılma, beni cennetin kokusunu, esintisini ve ıtrını alanlardan eyle.
Yüz yıkanırken اَللّهُمَّ بَیضْ وَجْهی یوْمَ تَسْوَدُّ فیهِ الْوُجُوهُ وَلا تُسَوِّدْ وَجْهی یوْمَ تَبْیضُّ فیهِ الْوُجُوهُ Allah'ım! Yüzlerin siyah olduğu günde yüzümü ak et. Ve yüzlerin ak olduğu günde yüzümü siyah etme.
Sağ el yıkanırken اَللّهُمَّ اَعْطِنی کتابی بِیمینی وَالْخُلْدَ فِی الْجِنانِ بِیساری وَحاسِبْنی حِساباً یسیراً Allah'ım! Kitabımı sağ elime ver. Ve cennetlerde ebedilik belgesini sol elime ver. Ve beni kolay hesaba çek.
Sol el yıkanırken اَللّهُمَّ لا تُعْطِنی کتابی بِشِمالی وَلا مِنْ وَرآءِ ظَهْری وَلا تَجْعَلْها مَغْلُولَةً اِلی عُنُقی وَاَعُوذُ بِک مِنْ مُقَطَّعاتِ النّیرانِ Allah'ım! Benim kitabımı sol elime verme ve onu boynuma bağlı kılma; ateşin kıvılcımlarından sana sığınırım.
Başı meshederken اَللّهُمَّ غَشِّنی رَحْمَتَک وَبَرَکاتِک Allah'ım! Rahmetin, bereketlerin ve affını bana bürü.
Ayakları meshederken اَللّهُمَّ ثَبِّتْنی عَلَی الصِّراطِ یوْمَ تَزِلُّ فیهِ الاَقْدامُ وَاجْعَلْ سَعْیی فیما یرْضیک عنّی یا ذَاالْجَلالِ وَالاِکرامِ Allah'ım! Beni, ayakların kaydığı günde sırat üzerinde sabit kıl. Çabamı seni benden razı kılacak şeyde kıl.
Abdest bittikten sonra اَللّهُمَّ اِنّی اَسْئَلُک تَمامَ الْوُضُوءِ وَتَمامَ الصَّلوةِ وَتَمامَ رِضْوانِک وَالْجَنَّةَ. اَلْحَمْدُ لِلَّهِ رَبِّ الْعالَمینَ Allah'ım! senden abdestin, namazın, rızanın ve cennetinin kemalini istiyorum. Hamd alemlerin Rabbi Allah'a mahsustur.

Kaynakça

  1. Maide, 36.
  2. Hz. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “Abdest çokça al ki Allah ömrünü uzatsın.” Emali, Müfid, s. 60, h. 5.
  3. Hz. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “Öfke şeytandan, şeytan ise ateşten yaratılmıştır ve ateş suyla söndürülür. Dolayısıyla sizlerden her kim öfkelenirse abdest alsın.” Nehcü’l Fesahet, s. 286, h. 660.
  4. İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: “Her ne zaman sizden birinize dünyadan gam ve keder dokunursa abdest almasına, secdegâhına yönelmesine ve iki rekat namaz kılarak dua etmesine ne engel olmaktadır? Meğer Allah’ın böyle buyurduğunu duymadın mı? “Sabır ve namazla yardım dileyin.” Tefsiri Ayyaşi, c. 1, s. 43, h. 39.
  5. İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: “Abdest üstüne abdest almak, nur üstüne nurdur.” Vesailu’ş Şia, c. 1, s. 377.
  6. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Abdest üstüne abdest almak, iki abdest arasındaki günahlara kefaret olur.” Men La Yahduruhu’l Fakih, c. 1, s. 50.
  7. İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: “Her kim taharetli yatağına yatarsa, o yatağı ona mescit gibi olur, eğer abdest almadığı aklına gelirse örtüsüne teyemmüm etsin –her ne olursa olsun- eğer böyle yaparsa her an namaz ve zikirdeymiş gibi olur.” Tehzibu’l Ahkam, c. 2, s. 116.
  8. Hz. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Yemekten önce abdest yoksulluğu, sonrasında vesveseyi giderir ve göze ışık verir.” Nehcü’l Fesahet, s. 797.
  9. Diliyle söylemesine gerek yoktur, [[niyet |niyet]] etmesi ve Allah rızası için yaptığını zihninden geçirmesi yeterlidir.
  10. Tevzihu’l Mesail, (İmam Humeyni) c. 1, s. 155, m. 245.
  11. Tevzihu’l Mesail, (İmam Humeyni) c. 1, s. 155, m. 245; Ahkamı Vudu, (Ayetullah Hamaney), s. 146.
  12. Tevzihu’l Mesail, (İmam Humeyni) c. 1, s. 157.
  13. Tevzihu’l Mesail, (İmam Humeyni) c. 1, s. 159, m. 255.
  14. Tevzihu’l Mesail, (İmam Humeyni) c. 1, s. 158, m. 256: Secde edilen yer kuru olmalıdır.
  15. Tevzihu’l Mesail meraci, mesele: 261.
  16. Tevzihu’l Mesail, Ayetullah Safi, mesele: 267.
  17. Tevzihu’l Mesail, (İmam Humeyni) m. 198.
  18. Tevzihu’l Mesail, (İmam Humeyni) m. 305.
  19. Tevzihu’l Mesail meraci, abdestin şartları.
  20. Konu hakkında farklı fetvalar bulunmaktadır.
  21. Tevzihu’l Mesail, (İmam Humeyni) c. 1, s. 177, m. 293.
  22. Tevzihu’l Mesail, meraci, m. 297; Nuri, Tevzihu’l Mesail, m. 298; Defter: Hamaney/ Horasani, Tevzihu’l Mesail, m. 303 ve Mekarim Şirazi, Tevzihu’l Mesail, m. 321.
  23. Tevzihu’l Mesail meraci, 297.
  24. Ayetullah İmam Humeyni, Hamaney, Fazıl, Behçeti, Mekarim, Nuri.
  25. Ayetullah Gulpeygani ve Safi.
  26. Ayetullah Hoi, Tebrizi ve Sistani.
  27. Ayetullah Zencani.
  28. Ayetullah Hoi ve Tebrizi.
  29. Ayetullah Sistani, Tevzihu’l Mesail, c. 1, s. 196, m. 1338.
  30. İmam Humeyni, İstiftaat, c. 1, s. 36.
  31. Tevzihu’l Mesail, (İmam Humeyni) c. 1, s. 205.
  32. Porseşkede.
  33. Tevzihu’l Mesail, (İmam Humeyni) c. 1, s. 201.
  34. Aynı şekilde Ayetullah Sistani ve Zencani; Behçeti: yalnızca cebireyi yapmalı ve ihtiyat hem teyemmüm ve hem de cebireyi abdest almaktır.
  35. Tevzihu’l Mesail meraci, m. 250, 252.
  36. Mekarim ve Subhani, m. 249.
  37. Tebyan.
  38. Merkezi Milli Pasahkuyi be sualat dini.
  39. Enhar.
  40. Tevzihu’l Mesail, İmam Humeyni, c. 1, s. 176, m. 292.
  41. Gusülden sonra her hangi bir sebep olmadan abdest almak haramdır, ancak gusül ve namaz sahihtir.
  42. Tevzihu’l Mesail, İmam Humeyni, c. 1, s. 227, m. 391.
  43. Tevzihu’l Mesail, Meraci, 391, m. 646.
  44. Aynı, m. 391 ve 646.
  45. Aynı.
  46. Ayetullah Vahit, Tevzihu’l Mesail, m. 397; Ayetullah Nuri, Tevzihu’l Mesail, m. 392 ve 647.
  47. Tevzihu’l Mesail, İmam Humeyni, c. 1, s. 188.
  48. Hz. Peygamber Ekrem (s.a.a): Her kim abdestini kıbleye doğru alırsa, amel defterine iki rekatlı namaz olarak yazılır.” Miftahu’l Felah, s. 25.
  49. Hz. Peygamber Ekrem (s.a.a): “Ey Ali! Abdest aldığında dişlerini fırçala.” Men la yahduruhu’l Fakih, c. 1, s. 125.
  50. Hz. Peygamber Ekrem (s.a.a): “Misvaklı iki rekatlı namaz 70 rekatlı misvaksız namazdan daha üstündür.” Nehcü’l Fesahet, s. 349.
  51. Suyu ağza alıp çalkalayıp dökmek.
  52. Suyu buruna alıp daha sonra dışarı dökmek.
  53. Miftahu’l Felah, s. 27 ve 28.
  54. Men la yahduruhu’l Fakih, c. 1, s. 122.
  55. Fıkhu’r Rıza, s. 70.

Bibliyografi

  • Vesailu’ş Şia, Şeyh Hürrü Amuli, Muhammed bin Hasan, Müessese Al-i Beyt aleyhimu’s Selam, Kum, k. 1409.
  • Allame Meclisi, Muhammed Bakır, Biharu’l Envar, Daru’l Kutub İslamiye, Tahran, ş. 1362.
  • Payende Ebu’l Kasım, Nehcü’l Fesahet, Daru’l İlm, ş. 1387.
  • Şeyh Saduk, Muhammed bin Ali, Men la yahduruhu’l Fakih, Neşri Saduk, ş. 1367.
  • Tevzihu’l Mesail Meraci, defteri intişarat İslami.
  • Tevzihu’l Mesail, İmam Humeyni, defteri intişarat İslami.
  • Miftahu’l Felah, Şeyh Behai, inştişarat Hikmet, Tahran, ş. 1384.
  • Fıkhu’r Rıza, el-Mensub Lil-İmam Rıza (a.s) el-Mu’temir el-Alemi lil-İmam Rıza, Meşhed, k. 1406.
  • el-Emali, Şeyh Mufid, Müessese en-Neşri İslami, Kum, k. 1412.
  • Tefsiru’l Ayyaşi, Muhammed bin Mesud Ayyaşi, Tefsiri Ayyaşi, Tahran, el-Mektebetu’l İlmiye İslamiye, k. 1380.