Öncelik: b, kalite: c
linksiz
kategorisiz
navbox'siz
yönlendirmesiz
kaynaksız

Tesbih

WikiShia sitesinden
(Hasbele sayfasından yönlendirildi)
Şuraya atla: kullan, ara
Yakarış
Hürremşehr Camisi.jpg

Tesbih (Arapça: تَسبیح) Allah’ı tenzih ederek vasfetmek ve O’nu her türlü noksan, kusur ve ayıptan uzak bilmektir. (Tenziye) Kur’an-ı Kerim’in yedi suresi tesbihle başlamıştır ve bu surelere Müsebbihat denmektedir. Tesbih müstahaptır. Tesbih için en ideal saat güneşin doğuş ve batış saatleridir. Tesbih için en üstün zikir ise Subhanallah (سبحان الله) zikridir. Hz. Fatıma’nın tesbihatı diye meşhur olan tesbihat zikri de (34 kere Allah-u Ekber, 33 kere Elhamdülillah ve 33 kere Subhanallah demek) rivayetlerde üstünde çokça durulan Şii zikirlerindendir.

Allah'ı tesbih ederken sayı saymak için kullanılan ve 33 veya katları kadar boncuk tanesinin ipe dizilmesiyle meydana gelen halkaya da tesbih denir. Tesbihin 11, 33 ve 99 taneli olanları vardır.

Tanımı

Tesbih kelimesi Arapça bir kelime olup “Tef’il” vezninden ve “Sebh” kökündendir. Sözcükte yüzmek, hızlı hareket etmek veya hızlıca koşmak anlamına gelir. Terminolojide ise Allah’ı selbi sıfatlardan ve her türlü noksan ve ihtiyaçtan beri ve münezzeh bilmek ve kutsal saymaktır.[1]

Kur’an’da Tesbih

Tesbih türevleriyle birlikte Kur’an’da 90 kere tekrarlanmıştır. Bunlardan en çok “Subhanallah” zikri geçmiştir. Bu sözcüklerin geneli Allah’ı kutsamak ve tenzih etmek anlamındadır.

Tesbih, Kur’an-ı Kerim’de bazen Allah’ı hamd etmekle birlikte geçmiştir. Örneğin Meleklerin tesbihi, gök gürültüsü vb. gibi.[2] Müfessirlere göre tesbihin hamdla birlikte zikredilmesinin nedeni bizlerin kendi başımıza Allah’ı tesbih edemeyeceğimiz bilakis Allah’ın hamd ve celaliyle ancak O’nu tesbih edebileceğimiz anlamındadır. Yahut eğer Allah’ın lütuf ve rahmeti olmasaydı bizler O’nu tesbih edemezdik.[3]

Dolayısıyla Kur’an, Allah’ı tesbih eden ilk tesbih edicidir.[4] Daha sonra Allah’ın yanında olanlardır.[5] Melekler de ya hamd[6] ile ya da onsuz[7] Allah’ı tesbih etmektedirler ki tefsirlerin çoğuna göre bundan maksat namazdır.[8] Kur’an açısından dağlar ve kuşlar[9] gibi varoluşun tüm bileşenleri[10] eflak, güneş, ay, yıldızlar, canlılar ve insanların çoğu Allah’ı tesbih etmektedirler.[11]

Tesbih Vakti

Bazı Kur’an ayetleri Allah’ı sabah ve akşam vakitlerinde tesbih etmeye emretmektedir.[12] Bu da her zaman ve saatte Allah’ın tesbih edilebileceğine delalet etmektedir.

Ancak bazı ayetler, bazı özel zamanlarda tesbih edilmesini emretmektedir. Örneğin, güneş doğmadan ve batmadan önce,[13] gece yarısı,[14] gece boyunca,(14) gündüz vakitlerinde[15] ve secdeden sonra.[16] Bunların arasında en çok güneşin doğuş ve batış saatlerine vurgu yapılmıştır. Yani tenzih ve tenziye ile uyumluluğu olan gece ve gündüzün yer değiştirdiği saatlerdir. Gerçi bazıları onu tesbihin en iyi şekli olan namaza yorumlamışlardır.[17]

Tesbih Çeşitleri

Subhanallah

Tesbihin en bariz mısdak ve örneği Subhanallah zikridir.

Rükûu ve Secde Zikirleri

Tesbihatın bir diğer örneği rükûu ve secde zikirleridir.

Rükûu zikri: “Subhane Rabbiye’l Azimi ve Bihamdihi” (سُبحانَ رَبی العَظیمِ وَ بِحَمدِهِ) (Büyük olan rabbim her türlü kusurdan münezzehtir ve O'na hamdediyorum)

Secde zikri: “Subhane Rabbiye’l A’la ve Bihamdihi” (سُبْحانَ رَبی الأعلی وَ بِحَمْدِهِ) (En yüce olan rabbim her türlü kusurdan münezzehtir ve O'na hamdediyorum)

Tesbihat-ı Erbaa

İslam literatüründe genellikle tesbihten maksat “Subhanallah”tır, ancak bu kavram geniş kullanımında Allah-u Ekber (tekbir), la ilahe illallah (tahlil) ve el-Hamdulillah (tahmid) zikirlerini de kapsamına almaktadır. Namazın farz zikirlerinden olan tesbihat-ı erbaa bu dört zikri kapsamaktadır.[18]

Hz. Fatıma’nın Tesbihatı

Rivayetlerde çokça vurgu yapılan ve oldukça fazla fazileti bulunan meşhur Şii zikirlerinden biri de “Tesbihat-ı Hz. Zehra”dır. Namazın en önemli takibatlarından ve yatmadan önce okunması gereken zikirlerdendir. Bu tesbih: 34 kere Allah-u Ekber, 33 kere El-Hamdulillah ve 33 kere Subhanallah demekten ibarettir.[19] Bazı rivayetler tesbih kavramının kapsam alanını genişletmiş ve Peygamber Ehlibeytine karşı yapılan zulümleri içeren ilmi müzakereleri de tesbihten saymıştır.[20]

Tespih

Tespih

Allah'ı tesbih ederken sayı saymak için kullanılan ve toprak, ağaç, taş, plastik ve benzeri şeylerden yapılan 33 veya katları kadar boncuk tanesinin ipe dizilmesiyle meydana gelen halkaya denir. Pek çok dinde kullanılır. Tespih 11, 33 ve 99 taneli olmaktadır.[21]

Tespih genellikle 101 parçadan oluşmakta ve üç bölüme ayrılmaktadır. Her bölümde 33 tane boncuk bulunmaktadır. Tespihin ucundaki parçaya imame denir ve her bölümü birbirinden ayıran farklı şekillerde olan iki halka daha bulunmaktadır. Bu tür tespihler daha çok Hz. Zehra tesbihatı ile uyumlu bir şekilde hazırlanmıştır.

Müsebbihat

Hadid, Haşr, Saf, Cuma, Tegabun, A’la ve İsra sureleri tesbihle başlamıştır. Bu surelere “Müsebbihat” denmektedir.[22]

Allah'ı Tesbih Etme Hakkında Hadisler

  • es-Sekunî, rivayet eder: "Ebu Abdullah (Cafer Sadık aleyhisselâm) şöyle buyurdu: «Emîr'ül-Müminîn (Ali bin Ebu Talib aleyhisselâm) buyurmuştur ki: Tesbih (subhanallah) Mizanın yarısıdır. "El-hamdulillah" demek, Mîzanı doldurur. "Allah-u Ekber" demek de gökle yer arasını doldurur.»[23]
  • Hz. İmam Muhammed Bâkır (aleyhisselâm) şöyle buyurmuştur:

«Resûlullah (sallallahu aleyhi ve âlihi), bahçesine bir fidan dikmekte olan bir adamın yanından geçti. Adamı görünce durdu ve şöyle dedi: Kökü daha sağlam, daha çabuk meyve veren ve meyvesi daha tatlı ve daha kalıcı olan bir fidan göstereyim mi sana?
-Adam: "Evet, göster, ya Resûlullah!" dedi.
-Buyurdu ki: Sabah uyandığında ve gece olduğunda: "Subhanallah ve'l hamdulillah ve lâ ilâhe illallah vellahu ekber / Allah'ı tenzih ederim. Allah'a hamd olsun. Allah'tan başka ilâh yoktur ve Allah en büyüktür" de.
Eğer bunu söylersen, bu cümlenin her bir tesbihine karşılık cennette sana türlü meyvelerden on ağaç verilir. Bunlar, bakiyat-ı salihattir."[24]-[25]

  • Hz. İmam Cafer Sadık (aleyhisselâm) şöyle buyurmuştur:

«Fakirler Resûlullah (sallallahu aleyhi ve âlihi)’ye geldiler ve dediler ki: Ya Resûlullah! Zenginlerin azat edecekleri köleleri var, bizim yok. Onlar hacca gidebiliyorlar, biz gidemiyoruz. Onların sadaka olarak verecekleri malları var, bizim yok. Onların cihad etme imkânları var, bizim yok.
Bunun üzerine Resûlullah şöyle buyurdu: Kim Allah Azze ve Celle için yüz kere tekbir (Allah-u Ekber) getirse, bu, yüz köleyi azat etmekten daha üstündür. Kim yüz kere Allah'ı tesbih (subhanallah) etse, bu, Kâbe'ye yüz kurbanlık göndermekten daha üstündür. Kim yüz kere Allah'a hamd (el-Hamdulillah) etse, bu, eğeri, üzengisi ve binicisiyle yüz atı Allah yolunda (cihad için) donatmaktan daha üstündür. Kim yüz kere "Lâ ilâhe illallah" dese, o gün insanlar içinde en faziletli ameli işleyen kimse olur. Bundan daha fazla lâ ilâhe illallah diyen hariç.
Bu haber zenginlere de ulaştı ve onlar da bunları yerine getirmeye başladılar. Bunun üzerine fakirler bir kez daha Resûlullahın yanına geldiler ve dediler ki: Ya Resûllullah! Söylediklerini zenginler de duydu ve onlar da bunları yerine getirmeye başladılar. Resûlullah buyurdu ki: Bu Allah'ın lütfudur, onu dilediğine verir.»[26]

Ayrıca Bakınız

Kaynakça

  1. Halil bin Ahmed, el-Ayn, c. 3, s. 151- 152; Tusi, et-Tibyan, c. 6, s. 444; Rağıb, el-Müfredat, s. 221; Fahrettin Razi, Tefsiri Kebir, c. 2, s. 188; İbn Manzur, Lisanu’l Arab, Subh maddesi.
  2. “Gök gürültüsü Allah'ı hamd ile tesbih eder. Melekler de O'nun heybetinden dolayı tesbih ederler. Onlar, Allah hakkında mücâdele edip dururken O, yıldırımlar gönderip onlarla dilediğini çarpar. Ve O, azabı pek şiddetli olandır.” Ra’d, 13.
  3. Fahreddin Razi, Tefsiri Kebir, c. 2, s. 188; Tabatabai, el-Mizan, c. 15, s. 111.
  4. İsra, 93.
  5. A’raf, 206.
  6. Bakara, 30.
  7. Bakara, 32.
  8. Taberi, Camiu’l Beyan, c. 1, s. 166- 167; Fahreddin Razi, Tefsiri Kebir, c. 2, s. 189.
  9. Enbiya, 79; Nur, 18, 19, 38, 41.
  10. İsra, 44.
  11. Hac, 18; Tabatabai, el-Mizan, c. 13, s. 110-112.
  12. Al-i İmran, 41; Meryem, 11; Ahzab, 43; Gafir, 50.
  13. Taha, 13; Kaf, 39.
  14. Tur, 48.
  15. Taha, 130; İnsan, 26; Tur, 49.
  16. Kaf, 40.
  17. Mubeyyidi, Keşfu’l Esrar, c. 1, s. 134.
  18. Nevevi, el-Ezkar, s. 282- 285; Meclisi, Biharu’l Envar, c. 87, s. 251, 254, 287 ve c. 88, s. 122.
  19. Saduk, Sevabu’l A’mal, s. 196- 197; Hilli (Allame), c. 1, s. 511- 512; Şehid Sani, er-Ravzatu’l Beyyine, c. 1, s. 285; Meclisi, Biharu’l Envar, c. 76, s. 206; c. 86, s. 6 ve c. 102, s. 89, 240 ve 260.
  20. Meclisi, Biharu’l Envar, c. 1, s. 171 ve c. 2, s. 147.
  21. Ferheng Bozorg Suhen, Tesbih maddesi.
  22. Garib, Tebyinu’l Lügat, c. 1, s. 524.
  23. Usul-u Kafi, c. 2, hadis: 3216.
  24. Bakiyat-ı salihat: İnsanın ölmesinden sonra devam eden hayırlı ameller. [Mustafavî, Usul-u Kâfi, terc. ve şerhi]
  25. Usul-u Kafi, c. 2, hadis: 3221.
  26. Usul-u Kafi, c. 2, hadis: 3214.

Bibliyografi

  • Kur’an-ı Kerim.
  • İbn Manzur, Lisanu’l Arab.
  • Halil b. Ahmed, el-Ayn, Mehdi Mahzumi ve İbrahim Samurai’nin katkılarıyla, Bağdat, m. 1981-1982.
  • Saduk, Muhammed bin Ali bin Babaveyh, Sevabu’l A’mal, Hüseyin A’lemi’nin katkılarıyla, Beyrut, k. 1410.
  • Şehid Sani, Zeynuddin, er-Ravzatu’l Behiyye, Beyrut, k. 1403.
  • Tabatabai, Seyyid Muhammed Hüseyin, el-Mizan, Beyrut, k. 1417.
  • Taberi Muhammed bin Cerir, Camiu’l Beyan fi Tefsiri’l Kur’an, Bulak, el-Emir, k. 1323.
  • Tusi, Muhammed, et-Tibyan, Kusayr Amuli’nin katkılarıyla, Necef, k. 1383.
  • Hilli, Hasan (Allame), Nihayetu’l Ahkam, Mehdi Recai’nin katkılarıyla, Kum, k. 1410.
  • Rahrettin Razi, Tefsiri Kebir, Beyrut, k. 1405.
  • Ferheng Bozorg Suhen, Hasan Enveri’nin katkılarıyla, Tahran, Suhen, ş. 1381.
  • Garib, Muhammed, Tebyinu’l Lügat li-Tibyanu’l Ayat, Tahran, ş. 1366.
  • Meclisi, Muhammed Bakır, Biharu’l Envar, Beyrut, k. 1403.
  • Mubeyyidi, Ebu’l Fazl, Keşfu’l Esrar ve İddetu’l Ebrar, Ali Asker Hikmet’in katkılarıyla, Tahran, ş. 1361.
  • Nevevi, Yahya, el-Ezkar, Ahmed Ratib Hamuş’un katkılarıyla, Dimeşk, m. 1983.
  • Nevevi, Yahya, Tehzibu’l Esma ve’l Lügat, Beyrut, Daru’l Kutubu’l İlmiye.

Dış Bağlantılar