Mechülü-l Malik

WikiShia sitesinden
Rezvani (mesaj | katkılar) tarafından oluşturulmuş 11.50, 15 Haziran 2022 tarihli sürüm
(fark) ← Önceki hâli | En güncel hâli (fark) | Sonraki hâli → (fark)
Şuraya atla: kullan, ara

Mechülü-l Malik (Arapça: مجهول المالک), Sahibi bilinmeyen veya sahibine ya da mirasçılarına teslimi mümkün olmayan maldır. Şii fakihlerin meşhur fetvasına göre sahibi meçhul olan mal Şer-i hakimlere sadaka olarak verilmeli ve şer-i hakim (kadı) izni ile dağıtılması gerekir. Söz konusu bu izin olmaksızın el konulması caiz değildir. Fıkıhta, sahibi meçhul hükmündeki bazı haller için örnekler verilir; Erişimi mümkün olmayan bir alacaklıya olan borç da bunlara dahildir.

Kelime Anlamı ve Şeriatın Hükmü

Mechülü-l Malik, sahibi bilinmeyen ya da sahibine veya mirasçılarına emanetin teslimi mümkün olmayan maldır. Mirasçısına teslim etmenin bir yolu olmayan maldır. [1]

Şii fakihlerin fetvalarına göre sahibi meçhul olan malın sahibini bulmak için araştırma yapılmalı ve en sonunda eğer sahibine ulaşma ümidi tükenirse sadaka olarak verilmelidir. Elbette Sahib Cevahir [2] ve İmam Humeyni [3] gibi bazı fıkıhçılar, Şer-i Hâkimden izin alınması gerektiğine inancındadırlar. Öte yandan Seyit Abu-l Kasım Hoyi gibi fıkıhçılar, Mechülü-l Malik durumunda olan malları sadaka vermek Şer-i Hâkimden izini gerekli görmemektedirler. [4] Taklit mercilerden biri olan Ayetullah Beşir Hüseyin Necefi de bu konuda ihtiyati bir önlem olarak Şer-i Hâkimden izin alınması gerektiğine inancındadır. [5] İran medeni hukukuna göre sahibi bilinmeyen bir mal Şer-i Hâkimden izin alınması suretiyle veya Şer-i Hâkimin yetkilendirdiği birinin izniyle fakirlere dağıtılmak üzere verilmesi gerektiği belirtilmektedir. [6]

Mechülü-l Malik durumunda olan malları dağıtma yetkisinin Şer-i Hakimde olduğu ve onu uygun gördüğü şekilde de dağıtabileceği rivayetler arasındadır. [7]

Örnekleri

Fıkıh kitaplarında, Mechülü-l Malik durumunda olan mallar için bazı hallerine örnekler verilmiştir. Bunlar şöyle sıralanmaktadır:

  • Lukte (لُقَطه): Bulunan malın fiyatı bir dirhemden (12.6 gümüş bezelye) fazla ise bulanın görevi bir yıl süreyle etrafına haber vermelidir ve eğer bu süreden sonra sahibi bulunamazsa şunları yapmalıdır: Temellük (kendisi için almak), sahibinin adına sadaka olarak vermek, emanet olarak yanında tutmak [8] ve Şer-i Hâkime emanet etmek. [9] Sahibinin meçhul olmasından dolayı Şer-i Hâkime emanet edilmesi gerektiği söylenmiştir. [10]
  • Tefecilik, gasp, hırsızlık ve kumar: Tefecilik, gasp, hırsızlık veya kumar yoluyla elde edilen mal, sahibi bilinmiyorsa ve bulunması için hiçbir ümit yoksa Mechülü-l Malik durumunda olan mallardan sayılır. [11]
  • Eski ve Tarihi Eserler: Bazı fıkıhçılara göre sahipsiz olarak bulunan bir arazide veya mülkün üzerinde bulunan eski eserler Müslüman'a ait olduğu bilinip de sahibi tanınmıyorsa Mechülü-l Malik durumunda olan mallardan sayılır. [12 ]
  • Ulaşılamayan Alacaklıdan Alınan Borç: Borcunu ödeme zamanı gelen ancak alacaklıya erişimi olmayan kimse borcunu Şer-i Hakimına ödemek zorundadır ve Şer-i Hakim bulunmuyorsa yaygın görüşe göre ödenmesi gereken borç sahibinin adına sadaka olarak verilmesi gerekir. [13]
  • Varisi Olmayan Miras Malları: Mirasçısı olmayan kimselerden kalan mallar Mechülü-l Malik durumunda olan mallardan sayılır. [14]
  • Ölü (Çorak) Arazi (Verimliliğini kaybetmiş bir köyün arazisi gibi): Sahibi bulunmayan çorak araziler Mechülü-l Malik durumunda olan mallardan sayılır. Çağımızın fıkıhçılarından ve zamanının hukukçularından olan Seyit Mustafa Muhakkık Damad'a göre söz konusu bu topraklar bazı fakihlerin görüşlerine göre Mechülü-l Malik olarak kabul edilirken, ünlü fıkıhçılar bu toprakları ele geçirilebilir (Temellük) olarak görmektedirler. [15]
  • Devlet Mülkiyeti: Bazı fıkıhçılara göre devlete ait olan mülk devletin mülke sahip olma yetkisine sahip olmadığı için Mechülü-l Malik durumunda olan mallardan sayılır. [16]

Kaynakça

Bibliyografya