Seyyidetu Nisai'l-Alemin

WikiShia sitesinden
Şuraya atla: kullan, ara

Seyyidetu Nisail’l-Alemin (Arapça:سيدة نساء العالمين); Hz. Fatıma’nın (s.a) lakaplarından biridir. Âlemlerin kadınlarının efendisi – iki cihan kadınlarının efendisi - manasına gelen bu lakap, Allah Resulü (s.a.a) tarafından Hz. Fatıma’ya (s.a) bahşedilmiştir. İmam Ali (a.s) de Hz. Zehra’ya bu lakabıyla hitap etmiştir.

Lakabın Hz. Resul (s.a.a) Tarafından Bahşedilmesi

Ehlisünnet kaynaklarında Hz. Resulü Ekrem’in (s.a.a) Hz. Fatıma’ya (s.a) hitap ederek şöyle buyurduğu nakledilmiştir:

Ey Fatıma! Âlemlerin kadınlarının, bu ümmetin ve mümin kadınların efendisi olmaktan hoşnut olmaz mısın?[1]

Aynı şekilde “Âlemlerin kadınlarının efendisi / Seyyidetu Nisai’l-Âlemin” tabiri İmam Ali (a.s) tarafından Hz. Zehra’nın (s.a) kabri başında yaptığı konuşmalarda da kullanılmıştır.[2]

Ayrıca Seyyidetu Nisai’l-Âlemin lakabı, Varis Ziyareti, Aşura Ziyareti, Hz. Zehra’nın (s.a) Ziyaretnamesi, İmam Rıza’nın (a.s) Ziyaretnamesi ve Hz. Masume’nin (s.a) ziyaretnamesi gibi ziyaretnamelerde de Hz. Fatıma Zehra’nın (s.a) lakabı olarak zikredilmiştir.

Ehlisünnetin Bakışında En Üstün Kadın

Sebeki (Halebiyat’da), Suyuti, Nesai, Ebi Davud, Gazi Kutbu’d-din ve … gibi bazı Ehlisünnet alimlerinden nakledildiğine göre, Hz. Zehra (s.a) birkaç delil esasınca alemdeki kadınların en üstünü ve efendisidir;

  • Hz. Resulü Ekrem’in (s.a.a) hadisi: “Onu tanıyan tanıyor; tanımayan ise bilsin ki bu, Muhammed (s.a.a) kızı Fatıma'dır (a.s). O, tenimin paresidir” (فاطمة بضعة منی)
  • Allah Resulünün (s.a.a) Hz. Fatıma’yla (s.a) yaptığı konuşması: “Ey Fatıma! Âlemlerin kadınlarının, bu ümmetin ve mümin kadınların efendisi olmaktan hoşnut olmaz mısın?” (أما ترضین أن تکونی سیدة نساء المؤمنین)
  • Sahabelerin en faziletlileri Peygamberin (s.a.a) eşleridir” rivayetinin geçersiz, zayıf ve senetsiz olması.[3]

Kaynakça

  1. El-Müstedrek ale’s-Sahiheyn, c. 3, s. 170, hadis: 4740; Sahihi Müslim, c. 5, s. 57, hadis: 99; Usdu’l-Gabe, c. 7, s. 223, rakam 7175. Muntahabu Fezailu’n-Nebi ve Ehli Beytihi aleyhimusselam, mine’s-Sihahi’s-Sitte ve gayrihima mine’l-Kutubi’l-Mutebere inde Ehlis’s-Sünne kitabından naklen, s. 265.
  2. Kuleyni, Kafi (Usul), c. 1, Babu Muvellidi’z-Zehra, Tahran, El-Mektebetu’l-İslamiyye, h.k 1388, s. 381 - 382.
  3. Bu konunun Ehlisünnet arasındaki konumu hakkında daha fazla bilgi için: Muhammed Raci Kinas (Kennas), Hayatu Nisai Ehlibeyt (a.s), s. 660 - 663.

Bibliyografi

  • Muhammed Raci Kinas (Kennas), Hayatu Nisai Ehli’l-Beyt, Beyrut, Daru’l-Marife, et-Tab’atu’l-Uvla, 1429 / 2008.
  • İkbal Lahuri, Kulliyatı Eş’ari Farsi, Gazaller; Esrarı Hudi, Remzi Biyhudi, Yeni Gulşen-i Raz, Bendeğiname (Kulluk name), Payamı Meşrik (Şarktan Haber), Efkar (Fikir ve Düşünceler), Nakşı Ferenğ, Cavidname, Pes Çi Bayed Kerd (O zaman ne yapmalı), Misafir, Armağanı Hicaz (Hicaz Armağanı), Mukaddime ve Haşiye: Mahmud İlmi, Sazmanı İntişaratı Cavidan, h.ş 1366.
  • Muntahabu Fezailu’n-Nebi ve Ehlibeytihi aleyhimusselam, mine’s-Sihahi’s-Sitte ve gayrihima mine’l-Kutubi’l-Mutebere inde Ehlis’s-Sünne, seçme ve tahkik: Merkezu’l-Gadir li’d-Dirasati’l-İslamiyye, Beyrut, el-Gadir, 1423 / 2002.
  • Kuleyni, Muhammed bin Yakub, Kafi (Usul), Beyrut, Daru’t-Taaruf li’l-Matbuat, h.k 1419.