Öncelik: a, kalite: c
linksiz
resimsiz
kategorisiz
infobox'siz
navbox'siz
yönlendirmesiz
kaynaksız

Şeyh Murtaza Ensari

WikiShia sitesinden
(Murtaza Ensari Dizfuli sayfasından yönlendirildi)
Şuraya atla: kullan, ara
Şeyh Murtaza Ensari
Example alt text
Şeyh Ensari'ye atfedilen resim
Doğum Yeri ve Tarihi 18 zilhicce 1214 tarihinde (13 Mayıs 1800), Gadir Hum bayramı günü - Dezful / İran
Vefat Tarihi 18 Cemaziyülahir 1281 / 1864
Kabri Necef - İmam Ali'nin (a.s) Türbesi
Yaşadığı Yer Irak: Necef ve Kerbela - İran: İsfahan
Üstatları Şeyh Hüseyin Ensari Dezfuli
Seyyid Muhammed Mücahid
Şerifu’l-Ulema Mazenderani
Molla Ahmed Neraki
Şeyh Musa Kaşifu’l-Gıta
Şeyh Ali Kaşifu’l-Gıta
Şeyh Muhammed Hasan Necefi
Öğrencileri Seyyid Muhammed Hasan Şirazi
Cafer Şuşteri
Mirza Habibullah Reşti
Seyyid Hüseyin Kuhkemerei
Muhammed Hasan Mamgani
Ün ve Şöhreti Fakih - Usuli
Lakabı Şeyh Ensari
Eserleri Resail Kitabı (Feraidu’l-Usul) - El-Mekasibu’l-Muharreme
Akrabaları Cabir bin Abdullah Ensari

Murtaza Ensari Dezfuli diye meşhur olan Şeyh Ensari (Farsça: مرتضی انصاری دزفولی); hicri kameri on üçüncü asırda yaşayan (1214/1800 - 1281/1864) Şia’nın büyük fakihlerindedir. Şeyh Ensari, Muhammed Hasan Necefi’den sonra Şiilerin genel mercisi olmuştur.[1]

Şeyh Ensari’ye “Hatemu’l-Fukaha ve’l-Müctehidin” lakabı verilmiştir. Murtaza Ensari getirdiği yeniliklerle, Usul ilmini ve ardından da fıkıh ilmini yeni bir boyuta taşımıştır. Resail ve Mekasib kitapları onun en önemli eserlerindendir. Bu kitaplar Şii ilim havzalarında ders kitabı olarak okutulmaktadır. Ondan sonra gelen âlimler onun öğrencisi ve mektebinin takipçileridirler. Şeyh Ensari’nin eserleri, Muhakkıkı Hilli, Allame Hilli ve Şehid-i Evvel’in eserleri gibi her daim ilgi odağı olmuş ve çoğu araştırmacılar bu kitaplara açıklama veya haşiye yazmışlardır.[2]

Şeyh Ensari hicri 1281/1864 yılında Necef’te vefat etmiş ve orada da toprağa verilmiştir.[3]

Nesep, Veladeti ve Vefatı

Murtaza bin Muhammed Emin, hicri 1214 yılında Zilhicce ayının 18'inde (13 Mayıs 1800), Gadir-i Hum bayramı günü İran’ın Dezful şehrinde dünyaya gözlerini açmıştır. Ebeveynleri doğduğu günün münasebeti nedeniyle ona Murtaza ismini vermişlerdir. Soyu Allah Resulünün (s.a.a) sahabelerinden Cabir bin Abdullah Ensari’ye dayanmaktadır.[4]

Babası Muhammed Emin (h.k 1248/1832) takvalı, mümin ve İslam dininin mübelliğlerindendi. Annesi ise Şeyh Ahmed bin Şeyh Şemseddin Ensari’nin oğlu Şeyh Yakup’un kızıdır. Şeyh Ensari’nin annesi takva ehli ve abide hanımlardandı. Son nefesine kadar gece namazını bırakmamış ve ömrünün sonlarına doğru kör olduğundan dolayı oğlu Şeyh Ensari, annesinin namaz kılabilmesi için namaz için gerekli olan şeyleri hazırlamış, hatta ihtiyaç durumunda abdest suyunu bile ısıtmıştır.

Annesi, Şeyh Ensari’nin doğumundan önce bir gece rüyasında, İmam Sadık’ın (a.s) kendisine altın işlemeli bir Kur’an verdiğini görmüş, rüya tabircileri de rüyasını salih ve yüce makamlar elde edecek bir evlada yorumlamışlardır. Kendisinden, evladına süt vereceği zaman abdestli olmaya çalıştığı nakledilmiştir. Annesi h.k 1279/1862 yılında Necef’te vefat etmiştir.

18 Cemaziyelahir 1281 yılında Necef'te gözlerini hayata yuman Şeyh Ensari, Hz. Ali’nin (a.s) türbesinde toprağa verilmiştir.

Eğitimi

Şeyh Ensari küçük yaşta Kur’an ve İslam ilimleri eğitimi almıştır. Kur’an ve Arap edebiyatını öğrendikten sonra, amcasının oğlu Şeyh Hüseyin Ensari'den usul-i fıkıh ve fıkıh dersleri almış ve bu iki alanda genç yaşta içtihat derecesine erişmiştir. Yirmi yaşlarında babasıyla birlikte Irak’taki kutsal mekanlara yolculuk yapmıştır. Allame Mucahid’in teveccühüne mazhar olan Şeyh, bu büyük âlimin isteğiyle de Kerbela’da kalmıştır.[5]

Şeyh Murtaza Kerbela'da dört yıl boyunca Allame Mücahid ve Şerifu'l-Ulema'nın derslerine katılarak onların engin bilgilerinden yararlanmıştır. Daha sonra Bağdat valisinin Kerbela’ya saldırması üzerine İran’a geri dönmüştür.[6] Ancak bir yıl sonra yeniden Kerbela’ya dönen Şeyh Ensari yaklaşık 2 yıl daha Şerifu’l-Ulema’nın derslerine katılmaya devam etmiştir. İki yılın ardından Necef'e gitmiş ve bir yıl da Kaşifu’l-Gıta’nın derslerinden istifade etmiştir. Ondan sonra da yeniden İran’a dönmüştür.

Şeyh Ensari üç veya dört yıl da Kaşan’da büyük Şii âlimlerinden Molla Ahmed Neraki’nin öğrenciliğini yapmıştır. Bu dönemde İsfahan’a da giden Şeyh, Hüccetu’l-İslam Şefti ile görüşmüştür. Sonunda Şeyh Ensari h.k 1249 yılında yeniden Necef’e gitmiş, birkaç yıl daha Şeyh Ali Kaşifu’l-Gıta’nın öğrenciliğini yapmış ve böylece ilmin en yüce makamlarına erişmiştir.[7]

Üstatları

Şeyh Ensari, döneminin seçkin âlimlerinden birçok şey öğrenmiştir. O büyük âlimlerden bazıları şunlardır:

  • Amcasının oğlu, Şeyh Hüseyin Ensari Dezfuli (Riyaz kitabının yazarının öğrencisi) – 17 yaşına kadar.[8]
  • (Vahid Behbehani’nin öğrencilerinden) Seyyid Muhammed Mücahid - Şeyh 18 yaşından itibaren iki yıl boyunca bu büyük âliminden yararlanmıştır.[9]
  • Şerifu’l-Ulema Mazenderani.[10]
  • (Müstenedu’ş-Şia kitabının yazarı) Molla Ahmed Neraki, Kaşan’da 4 yıl boyunca bu seçkin âlimin ders mahfilinden istifade etmiştir.[11]
  • Şeyh Musa Kaşifu’l-Gıta – 1 yıl.
  • Şeyh Ali Kaşifu’l-Gıta – 5 yıl.
  • Cevahiru’l-Kelam kitabının yazarı Şeyh Muhammed Hasan Necefi – (çok kısa bir süre).[12]

Öğrencileri

Şeyh Ensari'yi Anma Pulu

Şeyh Ensari’nin öğrencilerinin sayısı 500 ila 3000 kişi arasında olduğu kayıtlara geçmiştir. Onlardan en önemlilerinin isimleri şöyledir:

Mercilik

Hicri 1262 yılında genel mercilik makamı Cevahir kitabının sahibi, Ayetullah Şeyh Muhammed Hasan’a intikal etti. Şeyh Muhammed Hasan ömrünün son anlarında (h.k 1266 yılında), Şia âlimlerinin ileri gelenleri ve Şeyh Ensari’nin huzurunda, orada bulunan topluluğa şöyle hitap etmiştir:

Şeyh Murtaza benden sonra sizin mercinizdir.[14]

Şeyh Ensari, Şeyh Ali Kaşifu’l-Gıta ve kardeşi Şeyh Hasan Kaşifu’l-Gıta ve aynı şekilde Cevahir kitabının yazarı Şeyh Muhammed Hasan’dan sonra, 1266-1281 yılları arasında, 15 yıl boyunca Necef ilim Havzaları'nın idare ve riyasetini üstlenmiş ve tüm Şiilerin rehberi olmuştur. Aynı zamanda birçok konuda kendisinitaklit etmişlerdir.

İlmî Yenilikleri

Şeyh Ensari’nin şöhreti Fıkıh Usulü ve Fıkıh alanındaki yeniliklerinden kaynaklanmaktadır; zira bu ilimler Şeyh’in eser, analiz ve dikkatleri sonucunda yeni bir aşamaya girmiştir. Şeyh Murtaza’nın fıkıh ve usul alanındaki yeniliklerinden bazıları şunlardır: 'insidad-ı bab-ı ilim' (İlim babının tıkanışı) teorisinin reddi, 'maslahat-ı sulukiyye' teorisi, 'hükümet nazariyesi' ve usul-i fıkıh alanında 'hücec' ile ilgili konularda değişiklik yaparak güçlendirmesi.[15][16]

Ahlaki Erdem ve Faziletleri

Feraidu'l-Usul Kitabı

Şeyh-i Azam Şeyh Ensari, özellikle fıkıh ve usul alanındaki ilmî boyutunun yanı sıra diğer birçok alanda da yüce makam ve derecelere erişmiştir. O, takva, irfan ve ahlak noktasında yüce makamlarda yer almaktaydı, ihtiyat ve tevazusu herkesin diline destan olmuştu.

Merciliği Kabul Etmemesi

Şeyh Ensari’nin, Cevahir kitabının yazarının kendisini halefi tayin etmesine ve herkesin de onun merciliğini kabul etmesine rağmen, bu görevi üstlenmeyi reddederek: “Şu anda Mazenderan’da yaşayan Saidu’l-Ulema Mazenderani benden daha âlim ve bilgilidir”, dediği nakledilmiştir. Bunun üzerine Şeyh Murtaza Ensari,Saidu’l-Ulema’ya mektup yazarak, Şerifu’l-Ulema’dan ders almaya gittiklerinde Saidu’l-Ulema’nın dersleri anlama ve üstattan istifade etmede kendisinden daha ileride olduğunu hatırlatmış ve bundan dolayı da merciliği kabul edecek kişinin o olması gerektiğini belirtmiştir. Saidu’l-Ulema da Seyh Ensari’nin mektubuna şöyle yanıt vermiştir: 'Her ne kadar o zamanlar benim anlama ve istifade etmem güçlü olsa da uzun bir süredir ilmî mübahaselerden uzağım, siz ise benim aksime ilmî araştırmalar içindesiniz. Bundan dolayı siz tercih edilmelisiniz.' Şeyh sadece böyle bir cevap üzerine merciliği kabul etmeye razı olmuştur.[17]

Annesine Saygısı ve Şeyh Ensari’nin Annesinin İstiharesi

Şeyh Ensari Irak’tan İran’a döndükten bir müddet sonra, İran’daki âlimlerin derslerinden istifade etmek üzere diğer şehirlere yolculuk yapma kararı almıştır. Ancak uzun yıllar oğlundan ayrı kalan annesi oğluna yolculuğa çıkma izni vermemiştir. Şeyh Ensari de annesine olan saygısından dolayı, annesinin rızasını kazanabilmek için bir süreliğine seferini ertelemiştir. Aralarında geçen birçok konuşmadan sonra Şeyh’in annesi istihare açma kararı almış ve Kur’an’la açtığı istihare de şu ayeti kerime ile karşılaşmıştır:

وَأَوْحَینَا إِلَی أُمِّ مُوسَی أَنْ أَرْضِعِیهِ فَإِذَا خِفْتِ عَلَیهِ فَأَلْقِیهِ فِی الْیمِّ وَلَا تَخَافِی وَلَا تَحْزَنِی إِنَّا رَادُّوهُ إِلَیکِ وَجَاعِلُوهُ مِنَ الْمُرْسَلِینَ‌

Musa'nın annesine, "Onu emzir ve ondan dolayı korkuya kapılınca onu denize (Nil nehrine) bırakıver. Korkma ve üzülme, kuşkusuz biz onu sana geri vereceğiz ve onu peygamberlerden (elçilerden) kılacağız." diye vahyettik.[18]

Bunun üzerine içi rahatlayan Şeyh Ensari'nin annesi, oğlunun ilmî yolculuğa çıkmasına izin vermiştir.

Şeyh Ensari’nin Zühtü

Şeyh Ensari, Şiaların genel mercisi olmasına, o zamanın istatistiklerine göre yaklaşık 40 milyon Şia’nın kendisini taklit etmesine ve dünyanın her yerinden humus, zekât ve diğer fonların ona gönderilmesine rağmen, sade bir yaşantıyla en aza kanaat ederek hayatını sürdürmekteydi. Şeyh kendisine gönderilenleri ilim havzalarının idaresi ve fakirlere yardım için kullanırdı. Her zaman bir fakir gibi yaşamaya gayret gösterirdi; öyle ki doğduğu günden ölümüne kadar hayatı değişmemiş ve züht ve sadelik içerisinde hayatını devam ettirmiştir. Şeyh Ensari’nin züht ve sade yaşantısı hakkında çok sayıda hikaye yazılmıştır.

Şeyh Ensari miras olarak kendisinden geriye bir şey bırakmamıştır. Vefat ettiğinde bütün mal varlığı 17 tümen olan Şeyh’in, o miktar kadar da borcu vardı. Geride kalan yakınlarının, kendisi için düzenlenen taziye meclisi masraflarını karşılama gücü olmadığından bu masrafları imkanı olanlardan biri üstlenmiştir.

Eserleri

Mekasib Kitabı
  • Resail Kitabı (Feraidu’l-Usul)
  • El-Mekasibu’l-Muharreme
  • Kitabu’s-Salat
  • Kitabu’t-Taharet
  • Takiyye hakkındaki risalesi
  • Süt kardeşliği hakkındaki risale
  • Ölünün kazası hakkında risale
  • Muvasia ve Muzayika konulu risalesi
  • Adalet konulu risalesi
  • Musahire (Evlilikten doğan akrabalıkla) ilgili risalesi
  • İkrara dayalı mülkiyet risalesi
  • La Zarar ve la zirar kaidesinin beyanı hakkında risale
  • Humus
  • Zekat
  • Namazı bozan şeyler hakkındaki risalesi
  • Miras
  • Teyemmüm
  • Tesamuh Kaidesi
  • Haberin hücciyyeti
  • Kura konulu risalesi
  • Taklit konulu risalesi
  • Yakin ve Kat risalesi
  • Zan konulu risale
  • Esaletu’l-Beraa
  • Hac Amalleri
  • İstishab konusuna haşiyesi
  • Necatu’l-İbad kitabına haşiyesi (ilmihal)
  • Molla Ahmed Neraki’nin Avaidu’l-Eyyam kitabına haşiyesi
  • Bugyetu’t-Talib kitabına haşiyesi
  • İsbatu’t-Tesamuh fi Edilleti’s-Sünen
  • Et-Teadul ve’t-Teracih

Kaynakça

  1. Mutahhari, Mecmuayı Asar, c. 14, s. 437.
  2. Mutahhari, Mecmuayı Asar, c. 14, s. 437.
  3. Mutahhari, Mecmuayı Asar, c. 14, s. 437.
  4. Gülşeni Ebrar, s. 332.
  5. Gülşeni Ebrar, s. 332.
  6. Şeyh Murtaza Ensari, Zindigani ve Şahsiyeti Şeyh Ensari, s. 84 - 86.
  7. A’yanu’ş-Şia, s. 455 - 456.
  8. Zindigi ve Şahsiyet-i Şeyh Ensari, s. 179.
  9. Zindigi ve Şahsiyet-i Şeyh Ensari, s. 190.
  10. Zindigi ve Şahsiyet-i Şeyh Ensari, s. 182.
  11. Zindigi ve Şahsiyet-i Şeyh Ensari, s. 197.
  12. Zindigi ve Şahsiyet-i Şeyh Ensari, s. 188.
  13. Aga Bozork, Tabakat, c. 1, s. 805; Emin, A’yanu’ş-Şia, c. 7, s. 167.
  14. Fukaha-yı Namdar-ı Şia, s. 341 ve 342.
  15. Ali Pur, Mehdi, Der Amedi ber Tarih-i İlm-i Usul, s. 365’den sonrası.
  16. Resail, c. 3, s. 233 – 245 ve s. 394 - 396.
  17. A’yanu’ş-Şia, s. 455 - 456.
  18. Kasas Suresi, 7. ayet.

Bibliyografi

  • Emin, Muhsin, A’yanu’ş-Şia, Daru’t-Taaruf, Beyrut.
  • Ensari, Murtaza, Zindiği ve Şahsiyeti Şeyh Ensari, Uluslararası Şeyh Ensari’nin 200. Yıldönümünü anma kongresi.
  • Refii Pur Alevi Alevice, Seyyid Abbas, Şeyh Ensari, Gülşeni Ebrar, 3. Baskı, neşri Maruf, h.ş 1385.
  • Şeyh Murtaza Ensari, Tahur kütüphanesi.
  • Akiki Bahşayişi, Fukahayı Namdarı Şia, Kum, Kitabhane-i Ayetullah Mer’aşi Necefi.
  • Ali Pur, Mehdi, Der Amedi ber Tarihi İlm-i Usul, Merkezi Cihaniyi Ulumu İslami defteri tedvini mutunu dersi, Kum, h.ş 1382.
  • Mutahhari, Murtaza, Mecmuayı Asar, c. 14 (Hadematı Mutakabili İslam ve İran), Tahran, Sadra, h.ş 1377.