Öncelik: b, kalite: c
linksiz
kategorisiz
infobox'siz
navbox'siz
yönlendirmesiz
kaynaksız

Hz. Fatıma Tesbihat’ı

WikiShia sitesinden
(Hz. Fatıma'ın Tesbihatı sayfasından yönlendirildi)
Şuraya atla: kullan, ara
Yakarış
Hürremşehr Camisi.jpg


Hz. Fatıma’nın tesbihat’ı (Arapça: تسبيح الزهراء عليها السلام), "Allah-u Ekber” zikrinin 34 kere, “el-Hamdulillah” ve “Subhanallah” zikrinin 33 kere söylendiği zikirlerinin bütününe denir. Nakledilen rivayetlere göre bu zikri, Hz. Fahri Kâinat Efendimiz (s.a.a) Hz. Fatıma’ya (s.a) öğretmiştir. Hadis kaynaklarında günlük farz namazların ardından söylenmesi önemle vurgulanmıştır.

Hz. Peygamberin Tesbihatı Öğretmesi

Şeyh Saduk, Hz. Zehra (s.a) tesbihatı hakkında şöyle nakletmektedir: “Hz. Ali (a.s) “Beni Sa’d” kabilesinden birine “kendimle Fatıma (s.a) hakkında sana bir şeyler anlatmamı ister misin? Diyerek şöyle buyurdu: “Fatıma o kadar evime su getirdi ki, kırba bedeninde iz bıraktı; o kadar el değirmeniyle un öğüttü ki elleri nasır bağladı; o kadar evde temizlik yaptı, evi süpürdü ve kazanın altında ateş yaktı ki elbisesi eskiyip bozararak karardı. Bu yüzden Fatıma’ya dedim ki: “Peygamber’in huzuruna gidip durumu O’na anlatacak olursan, sana ev işlerinde yardımcı olacak bir hizmetçi verir.”

Fatıma (s.a) bu tavsiyeleri kabul edip Resulullah’ın (s.a.a) yanına gitti. Ama Resulullah’ın bir grup sahabeyle sohbet ettiğini görünce, ihtiyacını izhar etmekten utanıp bir şey söylemeden geri döndü.

Resulullah (s.a.a) Fatıma’nın onunla bir işi olduğunu anlayınca o günün sabahı evimize geldi. Selam verdi biz de cevap verdik. Eve girdi ve yanımızda oturup şöyle buyurdu:

“Fatımacığım! Dün ne maksatla yanıma gelmiştin?”

Fatıma utandığından bir şey demedi. O sırada ben şöyle dedim: “o kadar su getirdi ki, kırba bedeninde iz bıraktı; o kadar el değirmeniyle un öğüttü ki elleri nasır bağladı; o kadar evde temizlik yaptı, evi süpürdü ve kazanın altında ateş yaktı ki elbisesi eskiyip bozararak karardı. Bu yüzden Fatıma’ya dedim ki: “Peygamber’in huzuruna gidip durumu O’na anlatacak olursan, sana ev işlerinde yardımcı olacak bir hizmetçi verir.”

Peygamber (s.a.a) şöyle buyurdu:

“Fatımacığım! Hizmetçiden daha hayırlı bir şeyi sana öğreteyim mi? Her gün otuz dört defa “Allah-u Ekber” otuz üç defa “Elhamdulillah” otuz üç defa da “Süphanallah” zikrini söyle; bu zikir yüz defadan fazla değildir; fakat bunun amel defterinde bin sevabı vardır. Fatımacığım! Eğer bu zikri her sabah söylersen, Allah dünya ve ahret işlerinde sana kifayet eder.”

Fatıma (s.a) babasına cevap olarak üç defa şöyle dedi: “Allah ve Resulünden razı oldum.[1]

Tesbihatı Söylemenin Şartları

Hz. Zehra (s.a) tesbihatını söylemenin şartları vardır:

İlk olarak sayısında eksiltme ve artırma yapılmamalıdır. Şöyle ki sıralama ve sayı şu şekilde olmalıdır: ilk olarak Allah-u Ekber 34 kere söylenmeli, sonra el-Hamdulillah 33 kere ve son olarak 33 kere Subhanallah denmelidir. Dolayısıyla müstahap bir amel olsa bile sayısında eksiltme ve azaltma olmadan olduğu gibi söylenmelidir.

İkinci olarak: zikir söylendiğinde huzuru kalple bir seyir izlenmelidir. Önce Allah-u Ekber ile manevi bir seyir takınılmalı ve ardından el-Hamdulillah ve Subhanallah’la başka bir manevi seyir.

Üçüncü olarak: tesbih namazdan hemen sonra olmalıdır, şöyle ki namaz bittikten sonra insan duruşunu değiştirmeden ve farklı bir hale geçmeden söylemelidir. Başka bir ifadeyle teşehhüt ve selamla namaz bitirilmeli ve başka bir şeye geçmeden Hz. Zehra (s.a) tesbihini söylemelidir. Sayıların sırrı ve tesbih zikrinin niteliği, namaz bittikten hemen sonra olmasının başka bir anda olmayan bir hesabı vardır. Bunun delili İmam Sadık’tan (a.s) nakledilen bir rivayette geçmektedir. İmam (a.s) şöyle buyurmaktadır: “Kim farz namazlarda selam verdikten sonra ve yerinden hareket etmeden Allah’ı Fatıma tesbihi ile tesbih ederse, Allah o kimseyi bağışlar ve tesbihe Allah-u Ekber’le başlamak gerekir.”

Dördüncü olarak: Hz. Zehra (s.a) tesbihinde muvalat (peş peşe gelmesi) şarttır. Şöyle ki zikirler ara verilmeden, kesintisiz olarak söylenmeli ve tesbih sırasında farklı şeylerin söylenmesi veya başka işlerle meşgul olunması, tesbihin arasına fasıla girmesine neden olur, dolayısıyla bundan uzak durulmalı ve kaçınılmalıdır. Tesbihi birleşik ve ara vermeden söylemenin kendisine özgü sır ve şifresi vardır ki bu işin ehli onu bilmektedir. Nitekim Merhum Kuleyni (r.a), Füru-u Kafi kitabında Muhammed bin Cafer’den şöyle rivayet etmektedir: “İmam Sadık (a.s) Hz. Fatıma tesbihini muttasıl ve aralıksız söylemekte ve onu başka bir şeyle bölmemekteydi.”[2]

Hadislerdeki Yeri

  1. Ebu Harun El-Mekfuf diyor ki İmam Cafer Sadık (a.s) bana şöyle dedi: “Ey Ebu Harun! Biz çocuklarımıza namaz kılmalarını nasıl emrediyorsak, Hz. Fatıma tesbihatını da aynı şekilde onlara emrediyoruz. Sen de bu tesbihatı sürekli yerine getir; zira kim bu tesbihatı yerine getirirse bedbaht ve pespaye olmaz.[3]
  2. İmam Muhammed Bakır (a.s) şöyle buyurmuştur: “Her kim Hz. Zehra tesbihatını söyler ve bağışlanma dilerse (günahları) bağışlanır. Bu tesbih, dildeki sayısı itibariyle yüzdür, ama (ilahî) amel terazisinde miktar olarak bin olarak hesap edilir, şeytanı kovar ve Rahman Allah'ı hoşnut eder.[4]
  3. İmam Muhammed Bakır (a.s) şöyle buyurmuştur: “Allah Teâlâ, hamd ve zikir yönünden, Hz. Zehra tesbihatından daha üstün bir ibadetle ibadet edilmemiştir. Eğer ondan daha üstün bir ibadet olsaydı, Resulullah (s.a.a), onu Fatıma’ya öğretirdi.”[5]
  4. Başka bir rivayette İmam Bakır Efendimiz (a.s) şöyle buyurmuştur: “Her kim Hz. Fatıma Zehra (s.a) tesbihatını söyler ve ondan sonra istiğfar ederse, bağışlanır. Bu zikir dille 100 olsa da mizanda 1000 olarak hesap edilir. Şeytanı kovar, Allah’ı razı eder.”[6]
  5. İmam Sadık Efendimizden (a.s) şöyle nakledilmiştir: “Her kim farz namazdan sonra, Allah’ı Fatıma (s.a) tesbihatı ile 100 kere (34 kere Allah-u Ekber, 33 kere el-Hamdulillah ve 33 kere Subhanallah) tesbih eder ve ardından bir kere “la ilahe illallah” derse, bağışlanır.”[7]
  6. İmam Cafer Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: “Günlük her farz namazdan sonra Fatıma Zehra tesbihatını yerine getirmek, Allah katında her gün kılınan bin rekâtlı (müstehap) namazdan daha sevimlidir.”[8]
  7. İmam Cafer Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: “Her kim farz namazın ardından, adımlarını çiftleştirmeden (teşehhüt ve selamdaki hâletini bozmadan) önce Fatıma tesbihatını söylerse, Allah onu bağışlar.”[9]

Ayrıca Bakınız

Kaynakça

  1. Men la yahzuruhu’l-Fakih, c. 1, s. 320.
  2. Şiyve Sahih (Tesbihat-ı Hz. Zehra).
  3. Sevabu’l-A’mal ve İkabu’l-A’mal, s. 315.
  4. Sevabu’l-A’mal ve İkabu’l-A’mal, s. 315.
  5. Vesailu’ş-Şia, c. 4, s. 1024, h. 1.
  6. Vesailu’ş-Şia, c. 4, s. 1023, h. 3.
  7. Vesailu’ş-Şia, c. 4, s. 1021, h. 3.
  8. Vesailu’ş-Şia, c. 4, s. 1024, h. 2.
  9. Vesailu’ş-Şia, c. 4, s. 1022, h. 4.

Bibliyografi

  • Vesailu’ş-Şia, el-Hurr Amuli, tahkik ve tashih: Şeyh Abdurrahim er-Rabbani Şirazi, Beyrut, Daru ihya et-Turas el-Arabi, beşinci baskı, m. 1983.
  • Men la Yahzuruhu’l-Fakih, İbn Babaveyh, Muhammed bin Ali, muhakkik ve musahhih, Ali Ekber Gaffari, Kum, Kum Havza ilimlerine bağlı Camiu Müderrisin, ikinci baskı, k. 1413.
  • Şeyh Saduk, Sevabu’l-A’mal ve İkabu’l-A’mal, tercüme Ensari Mehallati, Muhammed Rıza, Nesim Kevser neşri, Kum, birinci baskı, ş. 1382.
  • Akik baskısı.