Ebu Talip

WikiShia sitesinden
(Hz. Ebu Talib sayfasından yönlendirildi)
Şuraya atla: kullan, ara
Ebu Talib
Example alt text

Vehhabi-Selefilerce yıkılan Hz. Ebu Talip'in Kabri Şerifleri

Doğum Tarihi Hz. Resulü Ekrem'in (s.a.a) doğumundan 35 yıl önce
Vefat Tarihi 26 Recep / Hicrî 10
Kabri Hacun Kabristanlığı / Mekke
Soyu
Nesebi
Arap / Kureyş
Dini İslam
Konumu Mekke ve Beni Haşim Büyüklerinden
Akrabaları Ali b. Ebu Talib (Oğlu)
Muhammed b. Abdullah (Yeğeni)

Ebu Talip (Arapça: ابو طالب) olarak bilinen Abdümenâf b. Abdilmuttalip b. Hâşim el-Kureyşî el-Hâşimî Mekke büyüklerinden olup Beni Haşim kolundandır. Ali b. Ebu Talip’in (a.s) babası ve İslam Peygamberi Muhammed ibn Abdullah’ın (s.a.a) amcasıdır. Ebu Talip divanında, onun Müslüman olduğunu ve İslam Peygamberine (s.a.a) olan imanını gösteren birçok beyitler bulunmaktadır. Bu şiirlerin mecmuasının (şiirlerden oluşan derleme kitaplar) mana bakımından anlattığı mütevâtir bilinmekte; zira herkes Ebu Talip’in Peygamberin (s.a.a)nübüvvetini doğruladığı, onayladığı noktasında ortak görüşe sahiptirler.[1] Ebu Talip “Sekayetu’l Hac (hacılara su ulaştırma)” görevini üstlenmişti. O, babası Abdülmuttalip’in vefatından sonra kardeşinin oğlu Muhammed’i (s.a.a) kendi vekâleti altına aldı ve Peygamberlik risaletinde onu sonuna kadar destekledi. Peygamber Efendimizden (s.a.a) şöyle nakledilmektedir: Ebu Talip yaşadığı müddetçe Kureyşliler benden korkuyorlardı. Şeyh Müfid’in rivayetine göre Ebu Talip vefat edeceği zaman Cebrail (a.s) Peygamber efendimize (s.a.a) nazil olarak şöyle buyurdu: Mekke şehrinden çık; zira artık bu şehirde bir yardımcın kalmadı. Peygamber Efendimiz (s.a.a) Ebu Talip’in vefat ettiği gün çok hüzünlüydü ve ağlıyordu. İmam Ali’den (a.s) ona gusül verip kefenlemesini istedi ve onun için rahmet talep etti. Toprağa verileceği yere gelince de şöyle buyurdu: Sana öyle bir af ve mağfiret talep ediyorum ki cin ve insan hayrete düşsünler. Ebu Talip’in mübarek bedenini Mekke’de Hacûn mezarlığında (Cennetü'l-Muallâ) babası Abdülmuttalip’in yanında toprağa verdiler.

Doğumu ve Nesebi

Ebu Talip olarak bilinen Abdümenâf b. Abdilmuttalip b. Hâşim, Mekke büyüklerinden olup Benî Hâşim'dendir. Ali b. Ebu Talip’in (a.s) babası ve İslam Peygamberi Muhammed ibn Abdullah’ın (s.a.a) amcasıdır. Meşhur künyesi Ebu Talip ve ismi ise “Abdümenâf” idi.[2] İbn İnâbe şöyle der: Onun İmrân olarak adlandırılması zayıf bir rivayettir.[3] Ebu Talip Peygamber Efendimizden (s.a.a) 35 yıl önce dünyaya geldi. Babası, Peygamberimizin (s.a.a) büyükbabasıdır, bütün Arap kabileleri tarafından büyüklerden ve İbrahim’in (a.s) tevhit dininin tebliğcisi olarak bilinen Abdülmuttalip'tir. Annesi ise Amr b. Âiz el-Mahzûmiyye’nin kızı Fatıma’dır.[4]

Eşi ve Çocukları

Ebu Talip’in dört oğlu ve üç kızı vardı. Yaş sırasına göre oğullarının adı Talib, Akil, Cafer, Ali (a.s); kızlarının ise Ümmü Hani, Cümane ve Rebte'dir (Ehlisünnet kaynaklarında Ebu Talip’in Ümmü Hani, Cümane, Rayta ve Esma adında dört kızı olduğu geçmektedir). Onun bütün evlatları Fatıma bint Esed’dendir. “İlle” isimli eşinden de “Talik” adında bir çocuğunun olduğu da söylenmiştir.[5]

Toplumsal Konumu, Meslek ve Nitelikleri

Ebu Talip’in Mekke’de sikaye (Mekke’de zemzemle ve su işleriyle ilgili görev) ve Rifade (Hac döneminde hacılara yemek dağıtma görevi) olmak üzere iki sorumluluğu üstlenmişti.[6] O, ticaret ve pazarlama işi yapar; koku ve arpa alıp satardı.[7] İmam Ali’den (a.s) nakledilen rivayete ve tarihçilerin Ebu Talip hakkındaki söylemleri esasınca: O, yoksul olmasına rağmen Kureyş’in azizi ve büyüklerindendi. Heybet, vakar ve hikmet sahibiydi.[8] Ebu Talip’in kerem ve cömertliği noktasında şöyle söylemişlerdir: Ebu Talip yemek vereceği zaman Kureyş’ten hiç kimse yemek vermezdi.[9] Cahiliye döneminde şahitlik etmede evliyaların kanı üzerine yemin etmeyi ilk olarak Ebu Talip başlattı ve İslam geldikten sonra onu onayladı.[10] Halebî şöyle demektedir: Babasının yolu üzerine şarabı kendisine haram etmişti.[11]

Peygamber’in (s.a.a) Bakımı ve Vekâleti

Ebu Talip babasının isteği üzerine sekiz yaşındaki kardeşinin oğlunun (yeğeninin) vekâletini üstlendi.[12] İbn Şehrâşûb şöyle demektedir: Abdülmuttalip vefat edeceği zaman Ebu Talip’i yanına çağırarak şöyle dedi: Ey oğlum! Sen benim Muhammed’e (s.a.a) olan şiddetli ilgi ve sevgimi bildiğine göre benim onun hakkındaki vasiyetimi nasıl yerine getireceksin. Ebu Talip cevabında şöyle dedi: Bana Muhammed'i (s.a.a) tembihlemene gerek yok; zira o benim ve kardeşimin oğludur. Sözlerinin devamında ise şöyle demektedir: Abdülmuttalip vefat edince Ebu Talip, yemede ve giymede Peygamber Efendimizi (s.a.a) kendisinden ve ailesinden önde tuttu.[13] İbn Hişâm da bu konu hakkında şöyle der: Ebu Talip Muhammed’e (s.a.a) özel ilgi gösterirdi, çocuklarından daha çok Muhammed’e (s.a.a) muhabbet ve sevgi beslerdi. Ebu Talip yemeğin en iyisini Muhammed (s.a.a) için saklar; yatağını kendi yatağının yanında hazırlatır ve her zaman onu yanında bulundurmaya gayret gösterirdi.[14] Ebu Talip çocuklarına öğle veya akşam yemeği vermek istediği zaman, Oğlum (Muhammed) (s.a.a) gelene kadar bekleyin derdi.[15]

Hz. Peygamber’in (s.a.a) Koruyucusu ve Destekçisi

Tarih kaynakları, Kureyş’in Hz. Muhammed’e (s.a.a) uyguladığı tehdit ve baskıları karşısında Ebu Talip’in Hz. Resulü Ekrem’i (s.a.a) tereddütsüzce sonuna kadar desteklediğini yazar. Ebu Talip, Allah Resulünün (s.a.a) bi’seti (peygamberlikle görevlendirilmesi) zamanı 75 yaşında olmasına rağmen, Hz. Muhammed'le (s.a.a) var olan birlikteliğini gösterdi. Ebu Talip, Kureyş’in ileri gelenleri ile yaptığı konuşma ve görüşmelerde Muhammed’e (s.a.a) olan desteğini resmen açıkladı.[16] Hatta Ebu Talip, Kureyşlilerin yakışıklı ve güçlü bir genci olan Ammar b. Velid Mahzûmî ile Hz. Muhammed’i (s.a.a) değiştirme önerisini kınayarak onları öldürmekle tehdit etti.[17] Bu koruma ve desteklemeler sonucu Ebu Talip ve hanımı Fâtıma bint Esed Peygamber Efendimizin (s.a.a) annesi ve babası gibi oldular.[18] Peygamber Efendimiz (s.a.a) Ebu Talip’in vefat ettiği gün şöyle buyurdu: Ebu Talip yaşadığı müddetçe Kureyşliler benden korkuyorlardı.[19] Şeyh Müfîd’in rivayetine göre Ebu Talip vefat edeceği zaman Cebrail (a.s) Peygamber efendimize (s.a.a) nazil olarak şöyle buyurdu: Mekke şehrinden çık; zira artık bu şehirde bir yardımcın kalmadı.[20]

Ebu Talip’in Şiirleri

Ebu Talip’in bin beyitten fazla şiir ve edebi sözleri bulunmakta ve “Ebu Talip’in Divanı” adıyla bilinmektedir. Bu şiir ve kasidelerin içeriği Hz. Muhammed'in (s.a.a) nübüvvetini gerçekler ve doğrular. Ebu Talip’in en meşhur şiirleri “Kasîde-i Lâmiye” olarak ün kazanmıştır.[21]

Ebu Talip’in İmanı

Ana Madde: Ebu Talip'in İmanı

Ebu Talip’in Hz. Muhammed’in (s.a.a) risaletinin zor zamanlarında Peygamberi Ekrem’in (s.a.a) koruyucusu ve destekçisi olduğu noktasında bir şüphe bulunmamaktadır, ama Ebu Talip’in imanı konusunda Şîa ve Ehlisünnet arasında ihtilaf vardır. Şîa, Ebu Talip’in Müslüman olduğuna ve İslam’ı kabul ettiğine tam inanmaktadır ve Şîa alimleri Ebu Talip’in imanı noktasında Ehlibeyt’ten aktarılan rivayetlere binaen fikir birliği etmişlerdir. Ancak Ehlisünnet siyer ve tarihçileri Ebu Talip’in İslam’a girmediği ve müşrik olarak dünyadan göç ettiğine inanmaktadırlar.

Ebu Talip Mezarlığı - Ebu Talip'in Kabri

Ebu Talip’in Vefatı

Ebu Talip’in vefat ettiği ay ve gün konusunda farklı görüşler bulunmaktadır. Ama bazı Şia kaynaklarınca Ebu Talip hicretin ikinci yılı (bi’setin onuncu yılı) Recep ayının 26. günü ve Hz. Hatice’nin vefatından üç gün sonra 85 yaşında iken dünyadan göç etmiştir.[22] Bazıları ise Zilkade ve Şevval ayının ortası olarak zikretmiştir. Peygamber Efendimiz (s.a.a) Ebu Talip’in vefat ettiği yılı “Amu’l Hüzn” olarak adlandırmıştır.[23] Peygamber Efendimiz (s.a.a) Ebu Talip’in vefat ettiği gün çok hüzünlü ve ağlıyordu. İmam Ali’den (a.s) ona gusül verip kefenlemesini istedi ve onun için Allah’tan rahmet talep etti.[24] Toprağa verileceği yere gelince de şöyle buyurdu: Senin için öyle bir af ve mağfiret talep ediyorum ki cin ve insan hayrete düşsünler.[25] Ebu Talip’in mübarek bedenini Mekke’de bulunan Hacûn mezarlığında babası Abdülmuttalip’in yanında toprağa verdiler.[26]

Kaynakça

  1. İbn Ebü’l-Hadîd, Şerhi Nehcü’l Belâğa, c. 14, s. 78.
  2. Ensâbü'l-eşrâf, c. 2, s. 288; Tabakatu İbn Sa’d, c. 1, s. 121.
  3. İbn İnebe, Umdetü’t-Tâlib, s. 20.
  4. Tarih-i Taberî, c. 2, s. 2; Tarih-i Yakûbî, c. 2, s. 111.
  5. Tabakatu İbn Sa’d, c. 1, s. 121 ve 122.
  6. Tarih-i Yakûbî, c. 2, s. 13.
  7. el-Maârif, s. 575.
  8. Tarih-i Yakûbî, c. 2, s. 14; Kummî, el-Künâ ve'l-elkâb, c. 1, s. 108 ve 109.
  9. Ensâbü'l-eşrâf, c. 2, s. 288.
  10. es-Sünen'i-Nesâî, c. 8, s. 2 - 4.
  11. Sire-i Halebî, c. 1, s. 184.
  12. İbn Hişâm, es-Sîre, c. 1, s. 116; Delâilü'n- Nübüvve, c. 2, s. 22.
  13. Menâķıb, c. 1, s. 36.
  14. Tabakatu İbn Sa’d, c. 1, s. 119.
  15. Menâkıb, c. 1, s. 37.
  16. İbn Hişâm, es-Sîre, c. 1, s. 172 ve 173.
  17. Sire-i İbn Hişam, c. 1, s. 173; Ensâbü'l-Eşrâf, c. 1, s. 31.
  18. Tarih-i Yakûbî, c. 2, s. 14.
  19. Tarih-i Dımaşķ, c. 66, s. 339; el-Bidâye ve'n- nihâye, c. 3, s. 164.
  20. İmanı Ebî Tâlib, s. 24.
  21. İmanı Ebî Tâlib, s. 18.
  22. Cennetü'l-Huld, s. 16; Tarih-i Yakûbî, c. 2, s. 35.
  23. İmtaü'l-Esma, c. 1, s. 45.
  24. Bihârü'l-envâr, c. 35, s. 163; Tezkiretü Havâssı’l-Eimme, c. 1, s. 145.
  25. Şerh-i Nehcü'l-Belâğa, c. 7, s. 76.
  26. Ensâbü'l-Eşrâf, c. 1, s. 29.

Bibliyografi

  • İbn Ebi'l-Hadîd, Şerh-i Nehcü'l-belâğa, tahkik: Muhammed Ebu’l Fazl İbrahim, Dâru İhyâu'l-Kütübü'l-Arabiyye, h.k. 1378.
  • Sıbt İbnü’l-Cevzî, Yusuf b. Kızoğlu, Tezkiretü Havâssı’l-Eimme, Kum, Mecme-i Cihani Ehlibeyt, h.k.1426.
  • İbn Sa'd, Muhammed, et-Tabakatü'l-kübrâ, Beyrut, Dâru Sâdır.
  • İbn Şehrâşûb, Muhammed b. Ali, Menâkıbü Ali b. Ebû Tâlib, Kum, Allame, h.k. 1379.
  • İbn Asâkir, Ali b. Hasan, Târîhu Medîneti Dımaşk, tahkik: Ali Şîrî, Beyrut, Dâru’l Fikr, h.k. 1415.
  • İbn İnebe, Ahmed b. Ali, Umdetü’t-Tâlib fî Ensâb-i Al-i b. Ebî Tâlib, Necef, el-Metbaatu’l Hayderiyye, h.k. 1380.
  • İbn Kuteybe, Muhammed, el-Maârif, Kahire, Dâru’l-Meârif.
  • İbn Kesîr, Ebü'l-Fidâ İsmail, el-Bidâye ve'n-Nihâye, Beyrut, Dâru İhyâi Türâsi'l-Arabî, h.k. 1408.
  • İbn Hişâm, Muhammed b. Abdülmelik,es-Sîretü'n-Nebeviyye, tahkik: Muhyiddin Abdülhamid, Kahire, Mektebetü Sabîh, h.k. 1383.
  • Belâzürî, Ahmed b. Yahyâ, Ensâbü'l-eşrâf, Beyrut, Dâru’l-Fikr, h.k. 1420.
  • Beyhakî, Ebubekir, Delâilü'n-Nübüvve, Beyrut, Dârü'l-Kütübü'l-ilmiyye, h.k. 1405.
  • Tirmizî, Muhammed b. İsa, Sünen-i Tirmizî, tashih: Abdülvehhâb Abdüllatif, Beyrut, Dâru’l Fikr, h.k. 1403.
  • Hatun Âbâdî, Cennatu’l-Hulud, Mustafevi, Kum, h.ş. 1363.
  • Kummî, Abbas, el-Künâ ve'l-Elkâb, Tahran, Mektebetu’s-Sadr.
  • Meclisî, Muhammed Bâkır, Biharu’l-Envar, Beyrut, Müessesetu el-Vefa, h.k. 1403.
  • Mufîd, Muhammed b. Numan, İmanı Ebî Talib, Beyrut, Dâru’l-Mufîd, h.k.1414.
  • Makrîzî, Ahmed b. Ali, İmtâü'l-Esmâ, tahkik: Abdülhamid en-Nemisî, Beyrut, Dâru’l-Kutub, h.k. 1420.
  • Nesaî, Ahmed b. Şuayb, Sünen-i Nesâî, Beyrut, Dâru’l-Fikr, h.k. 1348.
  • Yâkûbî, İbn Vâzıh, Tarih-i Yâkûbî, Necef, el-Mektebetu’l Hayderiyye, h.k. 1384.