Faruk

WikiShia sitesinden
Şuraya atla: kullan, ara

Hz. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur:

یا علی: أَنْتَ الْفَارُوقُ الَّذِی یفَرِّقُ بَینَ الْحَقِّ وَ الْبَاطِل

“Ya Ali! Sen hakla batılın arasını ayıran Faruk’sun.”

Biharu’l-Envar, c. 38, s. 227; el-Gadir, c. 4, s. 195.

Faruk (Arapça: الفاروق), hakkı batıldan ayıran anlamına gelen bir kelimedir. Hz. Peygamber Efendimiz (s.a.a) bu lakabı Hz. Ali’ye (a.s) takmıştır.[1] Bazı tarihi kaynaklara göre, Yahudiler, faruk lakabını ikinci halife Ömer’e takmışlardır.

Taberi ve diğer bazı tarihçilerin, İbni Şahab Zöhri’den naklettiklerine göre “Bu lakabı ilk olarak Ömer’e, Ehli kitap (Yahudi ve Hıristiyanlar) takmış ve Müslümanlar da bunun etkisinde kalmıştır. Hz. Peygamberin bu konuda bir şey dediği bize ulaşmamıştır.”[2]

Dış Bağlantılar

Kaynakça

  1. Şeyh Tusi, Emali, s. 148; Yenabiu’l-Meveddet, c. 2, s. 234; Harezmi, s. 105.
  2. El-Bidayetu ve’n-Nihayet, c. 7, s. 133; Taberi, c. 4, s. 195, c. 11, s. 504.

Bibliyografi

  • Taberi, Muhammed b. Cerir, Tarihu’l-Umem ve’l-Muluk, tahkik, Muhammed Ebu’l-Fazl İbrahim, Beyrut, Daru’t-Turas, ikinci baskı, 1967.
  • Şeyh Tusi, el-Emali, tahkik: müessese el-Bi’set, Daru’s-Sikafet lil-Tabaet ve’n-Neşr ve’t-Tevzi, Kum, 1414.
  • Kunduzi, Yenabiu’l-Meveddet li-Zevil-Kurba, tahkik: Seyyid Ali Cemal Eşref el-Hüseyni, Daru’l-Usve lil-Tabaet ve’n-Neşr, 1416.
  • Harezmi, el-Menakib, tahkik: Şeyh Malik el-Mahmudi, Müessese en-Neşr İslami, et-Tabi li-Cemaetu’l-Müderrisin, Kum, 1414.
  • İbn Kesir, Dımeşki, İsmail bin Ömer, el-Bidayet ve’n-Nihayet, Beyrut, Darur’l-Fikr, 1986.
  • Allame Meclisi, Biharu’l-Envar, müessese-yi el-Vefa, Beyrut, Lübnan, k. 1404, c. 38, s. 227.
  • Hüseyni Firuzabadi, Seyyid Murtaza, Fezailu’l-Hamse mine’s-Sihahi Sitte, müessese el-Alemi lil-Matbuat, Beyrut, 1973.
  • Allame Emini, el-Gadir, tahkik ve tercüme: Ali Şeyhu’l-İslami, kitabhane, bozork İslami, ş. 1368.