Ashab-ı Kisa

Öncelik: a, kalite: c
linksiz
yönlendirmesiz
wikishia sitesinden
(Ehli Aba sayfasından yönlendirildi)

Ashab-ı Kisa (Arapça: أصحاب الكساء) terimi Hz. Muhammed (s.a.a), İmam Ali (a.s), Hz. Fatıma (s.a), İmam Hasan (a.s) ve İmam Hüseyin (a.s) için kullanılan bir lakap ve tabirdir. Rivayetlere göre Peygamber efendimiz (s.a.a) Tathir Ayetinin nüzulü esnasında özel bir amaç için (Ehlibeytin kimler olduğunu tanıtmak ve sınırlamak) kendi ve bu yüce insanların üstüne abasını (örtüsünü) çekmiştir. Abanın altındaki bu beş kişiye “Kisa Ashabı” dendiği gibi, “Al-i Aba”, “Beş Ten” ve Al-i Aba’nın Beş Kişisi” gibi ifadeler de kullanılmıştır.

Bu hadise, Ashabı Kisa’nın diğer fertler karşısındaki faziletine ve bu beş kişinin “halkın en iyi fertleri”[1] ve “mahlûkatın en kerimi ve Allah yanında en şerefli”[2] kullar olduğuna delalet etmektedir.

Ashabı Kisa Kaç Kişidir

Şia kaynaklarında ‘‘Kisa Hadisi’’ hakkında rivayet edilen hadislerin hepsi, Ashabı Kisa’nın; Hz. Muhammed (s.a.a), İmam Ali (a.s), Hz. Fatıma (s.a), İmam Hasan (a.s) ve İmam Hüseyin (a.s) olmak üzere, beş kişi olduğuna delalet etmektedir. Bu rivayetlere göre Ümmü Seleme de onların arasına katılmak için Peygamber’den (s.a.a) izin istemiş, ancak Allah Resulü (s.a.a) ona izin vermemiştir.

İmam Sadık (a.s) bir hadiste açıkça “Yaratılmışların (mahlûkatın) en kerimi ve en şereflisi olan ‘‘Ashabı Kisa’’ beş kişidir” diye buyurduktan sonra, Hz. Muhammed (s.a.a), İmam Ali (a.s), Hz. Fatıma (s.a), İmam Hasan (a.s) ve İmam Hüseyin’in (a.s) ismini zikretmiştir.[3]

Ziyaretnamelerde, İmam Hüseyin (a.s) Kisa Ashabı’nın beşincisi olarak adlandırılmıştır.[4] Resul-i Kibriya (s.a.a) Tathir Ayetinin nüzul sebebini, beş kişiye özgü kılmıştır.[5]

Allame Hilli Tathir Ayeti hakkında şöyle söylemektedir:

Tathir ayetinin, Kisa (Aba) Ashabı olan beş kişi hakkında nazil olduğu konusu mütevatirdir ve bu konu hakkında düşman, kötü niyetli ve taassup ehlinden başka kimse şüphe etmez.[6]

“Kisa Ashabı” terimi, müfessirler arasında meşhur olmuştur. Yani beş kişinin ismini zikretmenin yerine, "bu ayet-i kerime’nin ‘‘Kisa Ashabı’’ hakkında nazil olduğu" denmekteydi. Örneğin “وَيُطْعِمُونَ الطَّعَامَ عَلَىٰ حُبِّهِ مِسْكِينًا وَيَتِيمًا وَأَسِيرًا” (Kendi canları çektiği halde, yemeği yoksula, yetime ve esire yedirirler. İnsan Suresi; 8) ayeti hakkında Allame Meclisi şöyle demektedir:

Müfessir ve muhaddisler bu ayetin ‘‘Kisa Ashabı’’ hakkında nazil olduğuna icma etmişlerdir.[7]

Ayrıca Bakınız

Kaynakça

  1. Suleym b. Kays, Kitabı Suleym b. Kays-ı Hilali, c. 2, s. 604.
  2. İbn-i Babıveyh, İlelu’ş Şerai’, c. 1, s. 733.
  3. İbn-i Babıveyh, İlelu’ş Şerai’, c. 1, s. 733.
  4. İbn-i Tavus, İkbalu’l Amal, c. 2, s. 573.
  5. Şeyh Hürr’ü Amuli, İsbatu’l Hudat bi’n Nususi ve’l Mucizat, c. 2, s. 201.
  6. Allame Hilli, Nehcü’l Hak ve Keşfu’s Sıdk, s. 230.
  7. Biharu’l Envar, c. 35, s. 256.

Bibliyografi

  • Kur’an-ı Kerim.
  • Hilali, Suleym b. Kays, Kitabu Suleym b. Kays-ı Hilali, Musahhih: Ensari Zencani, Hueyni Muhammed, el-Hadi, Kum, 1405.
  • İbn-i Babıveyh, Muhammed b. Ali, İlelu’ş Şerai’, Tercüme: Zihni Tahrani, İntişârât-ı Müminin, Kum, 1380.
  • İbn-i Tavus, Ali b. Musa, İkbalu’l Amal, Darü'l-Kütübi'l-İslamiye, Tahran, 1409.
  • Allame Hilli, Hasan b. Yusuf b. Mutahhar, Nehcü’l Hak ve Keşfu’s Sıdk, Darü'l-Kütübi'l-Lübnani, Beyrut, 1982.
  • Meclisi, Muhammed Bakır b. Muhammed Taki, Biharu’l Envar, Dâru İhyâu't-Türâsu'l-Arabî, Beyrut, 1403.
  • Müslim b. Haccac, Sahih-i Müslim, Daru’l Marife, Beyrut, 1423 / 2003.
  • Hürr'ü Amuli|Şeyh Hürr’ü Amuli, Muhammed b. Hasan, İsbatu’l Hudat bi’n Nususi ve’l Mucizat, A’lemi, Beyrut, 1425.
  • İbn-i Hacer, Ahmed b. Muhammed ibn-i Ali ibn-i Hacer Heysemi, Savaiku’l Muharrika, Mektebetu’l Kahire, Mısır, 1385.