Cevşen-i Kebir

WikiShia sitesinden
(Cevşeni Kebir sayfasından yönlendirildi)
Şuraya atla: kullan, ara
Yakarış
Hürremşehr Camisi.jpg

Cevşen-i Kebir Duası (Arapça: دعاء الجوشن الكبير); Peygamber Efendimizden (s.a.a) nakledilen ve yüz bölümde, Allah’ın 1001 isim ve sıfatını içeren duadır. Bu duayı Cebrail (a.s) Allah Resulüne (s.a.a) öğretmiştir. Günümüzde bu dua Şiaların, Kadir gecelerinde yaptıkları ihya merasimlerinin sabit bir parçasıdır. Bazıları rivayetlerin tavsiyesi üzerine Cevşeni Kebir duasını kefenlerin üzerine yazmaktadır.

Duanın Nazil Olma Hadisesi

İmam Seccad (a.s) babası İmam Hüseyin’den (a.s) ve O’da İmam Ali’den ve İmam Ali de (a.s) Allah Resulünden (s.a.a) şöyle nakletmiştir: Resulü Ekrem (s.a.a) savaşların birinde vücudunu rahatsız eden ağır bir zırh giymişti. O sırada Cebrail (a.s) nazil oldu ve Allah’ın selamını ilettikten sonra şöyle buyurdu: “Bu zırhı bedeninden çıkar ve onun yerine senin ve ümmetin için eman vesilesi olan şu duayı oku.”[1] Bu duanın Cevşeni Kebir (büyük zırh) duası olarak adlandırılması da bundan dolayıdır.
Cevşen-i Kebir Duasını Kef’em’i el-Misbah[2] ve el-Beledu’l Emin[3] kitaplarında nakletmiştir.

Duanın İçeriği

Cevşen-i Kebir Duası’nın Şerhi, Molla Hadi Sebzevari

Cevşen-i Kebir duası yüz bölümden oluşmaktadır ve içerisinde Allah’ın on bir isminin bulunduğu 55. bölümün haricinde, her bölümde Allah’ın isimlerinden on isim yer almaktadır. Dolayısıyla bu duada Allah’ın 1001 ismi bulunmaktadır.[4] Her bölümüm sonunda şu ibaret okunmaktadır: “Münezzehsin sen, ey kendisinden başka ilâh olmayan! İmdat! İmdat! Kurtar bizi ateşten ey Rabbim!” (سُبْحَانَک‏ یا لَا إِلَهَ‏ إِلَّا أَنْتَ‏ الْغَوْثَ‏ الْغَوْثَ‏ خَلِّصْنَا مِنَ‏ النَّارِ یا رَبِّ)

Beledu’l Emin kitabında ise her bölümün başında “Bismillah” ve sonunda da “Münezzehsin sen ey kendisinden başka ilâh olmayan! İmdat! İmdat! (Allah'ım) Muhammed ve Ehlibeyt'ine rahmet eyle ve bizi (cehennem) ateşinden kurtar, ey Rabbim! Ey celal ve ikram sahibi, ey merhametlilerin en merhametlisi!” (سُبْحَانَک‏ یا لَا إِلَهَ‏ إِلَّا أَنْتَ‏ الْغَوْثَ‏ الْغَوْثَ‏ صَلِّ عَلَی مُحَمَّدٍ وَ آلِهِ وَ خَلِّصْنَا مِنَ النَّارِ یا رَبِّ یا ذَا الْجَلَالِ وَ الْإِکرَامِ یا أَرْحَمَ الرَّاحِمِینَ) söylendiği zikredilmiştir. Zadu’l Mead kitabında her faslın başında o fasıl için bir özellik de beyan edilmiştir. Örneğin: Üçüncü ve yirmi dördüncü bölümlerin yardım ve rızkın artması için (لِطَلَبِ النُّصْرَةِ وَ سَعَةِ الرِّزْق‏) ve kırk yedinci faslın ise kalp ve gözün nuraniyeti (لِنُورَانِیةِ الْقَلْبِ وَ الْعَین‏) için olduğu belirtilmiştir.

Bu duada bulunan Allah’ın isimleri ve diğer tabirler Kur’an-ı Kerim’den alınmıştır ve onların kafiyeli bir şekilde yan yana getirilmelerinin yanı sıra son harfler noktasında da birbirine müşabih zikredilmişlerdir.[5]

Bazı Sıfatların Tekrarı

Cevşen-i Kebirde zikredilen Allah’ın sıfatlarından altısı birkaç kez tekrarlanmıştır:

  • “یا من لم یتخذ صاحبه و لا ولدا”/ “Ey kendisine eş ve evlat edinmeyen” 62. ve 84. bölümlerde.
  • “یا نافع”/ “Ey menfaat ve fayda veren” 9. ve 23. bölümlerde.
  • “یا من هو بمن رجاه کریم”/ “Ey kendisine ümit bağlayanlara karşı lütuf ve kerem sahibi olan” 18. ve 96. bölümlerde.
  • “یا من هو بمن عصاه حلیم”/ “Ey kendisine ümit bağlayanlara karşı halim olan”18 ve 96. bölümlerde.
  • “یا من فضله عمیم”/ “Ey fazl-u keremi (bütün yaratıklara) şamil olan” 48 ve 98. bölümlerde.
  • “یا انیس من لا انیس له”/ “Ey Arkadaşı olmayanların arkadaşı” 28 ve 59. bölümlerde.

Muhtemelen bu tekrarlar ilk nüshaları yazanların hata ve yanlışlarından kaynaklanmış ve sonraki alıntılarda da tekrarlanmıştır.

Cevşeni Kebir Duasını Okumanın Fazileti

Rivayetlere binaen bu duayı okumanın faziletleri şunlardır:

  • Her kim evden çıkarken bu duayı okursa, Allah Teala onu korur ve çok sevap verir.
  • Kim bu duayı kefenine yazarsa, kabir azabından korunur.
  • Her kim bu duayı Ramazan ayının başında halis niyetle okursa Allah Teala ona Kadir gecesini derk etmeyi nasip eder.
  • Her kim de bu duayı ramazan ayında üç defa okursa, Hak Teala cesedini cehennem ateşine haram kılar; cenneti ona vadeder; onu günahkârlardan koruyacak iki melek görevlendirir ve hayatı boyunca Allah'ın emanında olur.[6]

Cevşeni Kebir duası Şiaların Kadir gecelerinde ferdi ve toplu olarak okuduğu yaygın dualardandır.

Şerhleri

Şia alimleri Cevşen-i Kebir duasına şerhler yazmışlardır[7] ve o şerhlerden en meşhuru Molla Hadi Sebzevari’nin şerhidir. Bu şerh irfani ve felsefidir. Molla Hadi Sebzevari, duanın bölümleriyle uygun şekilde tanzim edilen bu kitapta, farsça ve Arapça şiirleri de sahit getirmiş ve lügat konularında da Firuz Abadi’nin Kamusu’l Lugat kitabına çok fazla müracaat etmiştir. O aynı şekilde farklı yerlerde, konuların iktiza etmesiyle irfani, felsefi ve kelami konuları da gündeme getirmiştir.

Cevşen-i Kebir Duası'nın Metni

Cevşen-i Kebir'in Türkçe Anlamı

1- Allah'ım, ben, ismin hakkına sana el açıyorum, (hacetlerimi) senden diliyorum; ey Allah, ey dünyada hem mümine hem kâfire merhamet eden (Rahman), ey ahirette sadece müminlere merhamet edecek (Rahîm), ey iyilik ve ikramı bol olan (Kerîm), ey her şeyi ayakta tutan (Mukîm), ey azamet ve yücelik sahibi (Azîm), ey varlığının evveli olmayan (Kadîm), ey her şeyi bilen (Alîm), ey kullarını cezalandırmada acele etmeyen hilim sahibi (Halîm), ey hikmet sahibi (Hekîm)!
Münezzehsin sen, ey kendisinden başka ilâh olmayan! İmdat! İmdat! Kurtar bizi ateşten ey Rabbim!

2- Ey efendilerin efendisi olan, ey duaları kabul eden, ey dereceleri yücelten, ey iyiliklerin sahibi olan, ey hataları bağışlayan, ey bütün istekleri veren, ey tövbeleri kabul eden, ey bütün sesleri işiten, ey bütün gizlilikleri / sırları bilen, ey belâları/felâketleri def eden!
Münezzehsin sen, ey kendisinden başka ilâh olmayan! İmdat! İmdat! Kurtar bizi ateşten ey Rabbim!

3- Ey bağışlayanların en iyisi, ey (müşkül meseleleri çözüp) açanların en iyisi, ey yardım edenlerin en iyisi, ey hükmedenlerin en iyisi, ey rızk verenlerin en iyisi, ey vârislerin en iyisi, ey övücülerin en iyisi, ey kendisini ananları en iyi anan, ey en iyi nazil eden, ey iyilik edenlerin en iyisi!
Münezzehsin sen, ey kendisinden başka ilâh olmayan! İmdat! İmdat! Kurtar bizi ateşten ey Rabbim!

4- Ey izzet ve güzelliğin gerçek sahibi, ey kudret ve kemalin sahibi, ey mülk ve celalin sahibi, ey büyük ve yüce olan, ey ağır (yağmur yüklü) bulutları icat eden, ey kudret ve intikamı şiddetli olan, ey (mahlûkatın) hesabını süratle gören, ey şiddetli cezaya çarptıran, ey kendi katında en iyi sevabı bulunan, ey (yüce) katında Ümm'ül-Kitap (Levh-i Mahfuz) bulunan!
Münezzehsin sen, ey kendisinden başka ilâh olmayan! İmdat! İmdat! Kurtar bizi ateşten ey Rabbim!

5- Allah'ım, ben, ismin hakkına sana el açıyorum, (hacetlerimi) sen-den diliyorum; ey şefkatli (Hannân), ey çok iyilik ve ihsan sahibi (Mennân), ey (hiçbir ameli) karşılıksız bırakmayan (Deyyân), ey (yolunu kay-bedenler için delil) (Burhân), ey gerçek saltanat sahibi (Sultân), ey (sâlih kullarını) hoşnut eden (Rızvân), ey (günahları) bol bol bağışlayan (Gufrân), ey (bütün eksikliklerden kusurlardan) münezzeh olan (Sübhân), ey kendisinden yardım dilenen (Müsteân), ey ihsan ve beyan sahibi!
Münezzehsin sen, ey kendisinden başka ilâh olmayan! İmdat! İmdat! Kurtar bizi ateşten ey Rabbim!

6- Ey azametine her şeyin boyun eğdiği, ey kudretine her şeyin teslim olduğu, ey izzetine karşı her şeyin zelil olduğu, ey heybetine karşı her şeyin eğildiği, ey korkusundan her şeyin ram olduğu, ey korkusundan dağların yarılıp parçalandığı, ey emriyle göklerin ayakta durduğu, ey izniyle yerlerin karar kıldığı, ey gök gürültüsünün kendisini hamd ile tesbih ettiği, ey memleketinin ehline (yaratıklarına) zulmetmeyen!
Münezzehsin sen, ey kendisinden başka ilâh olmayan! İmdat! İmdat! Kurtar bizi ateşten ey Rabbim!

7- Ey hataları bağışlayan, ey belâları bertaraf eden, ey ümitlerin son noktası, ey bağışları bol bol veren, ey hediyeleri inâyet eden, ey yaratıklara rızk veren, ey arzuları yerine getiren, ey (kullarından gelen) şikâyetleri işiten, ey yaratıkları (Kıyamet günü yeniden diriltip) ayağa kaldıran, ey esirleri azat edip hürriyetine kavuşturan!
Münezzehsin sen, ey kendisinden başka ilâh olmayan! İmdat! İmdat! Kurtar bizi ateşten ey Rabbim!

8- Ey hamd ve senanın sahibi, ey iftihar ve değerin sahibi, ey şeref ve yüceliğin sahibi, ey ahd ve vefanın sahibi, ey af ve rızanın sahibi, ey ihsan ve bağışın sahibi, ey kesin söz ve hükmün sahibi, ey izzet ve bekânın (sonsuzluğun) sahibi, ey cömertlik ve eli açıklığın sahibi, ey gizli ve açık nimetlerin sahibi!
Münezzehsin sen, ey kendisinden başka ilâh olmayan! İmdat! İmdat! Kurtar bizi ateşten ey Rabbim!

9- Allah'ım, ben, ismin hakkına sana el açıyorum, (hacetlerimi) senden diliyorum; ey (istemediği şeye) engel olan, ey (zararlı şeyleri ve engelleri) defeden, ey yücelten, ey (her şeyi) sanatla yaratan, ey menfaat ve fayda veren, ey (bütün sesleri) işiten, ey (istediğini istediği şekilde) toplayan, ey (kullarına) şefaat eden (kulları hakkında şefaat izni veren ve yapılan şefaati kabul eden), ey (rahmeti) geniş olan, ey (başkalarına rahmet ve nimetini) genişletip bollaştıran!
Münezzehsin sen, ey kendisinden başka ilâh olmayan! İmdat! İmdat! Kurtar bizi ateşten ey Rabbim!

10- Ey her sanatın (icat edilenin) sanatkârı, ey her yaratılanın yaratıcısı, ey her rızıklananın rızk vereni, ey her sahip olunacak şeyin (gerçek) sahibi, ey her sıkıntıda olanın sıkıntısına son veren, ey bütün kederlilerin kederlerini gideren, ey bütün acınacak kimselerin (hâline) merhamet eden, ey bütün yalnız yardımsız kalanlara yardım eden, ey her kusur sahibinin kusurunu örten, ey bütün kovulmuşların sığınağı olan!
Münezzehsin sen, ey kendisinden başka ilâh olmayan! İmdat! İmdat! Kurtar bizi ateşten ey Rabbim!

11- Ey zor durumumda hazırlığım/sermayem, ey musibet zamanımda ümidim, ey korku zamanımda can yoldaşım, ey yalnızlık/gurbet zamanımda arkadaşım, ey nimetli zamanımda velinimetim, ey sıkıntılı zamanımda imdadım, ey şaşkın hâllerimde kılavuzum, ey fakirlik/ihtiyaç zamanımda zenginliğim, ey perişanlık durumumda sığınağım, ey korktuğum zamanlarda yardımcım!
Münezzehsin sen, ey kendisinden başka ilâh olmayan! İmdat! İmdat! Kurtar bizi ateşten ey Rabbim!

12- Ey "gayb" olanları bilen, ey günahları bağışlayan, ey ayıpları örten, ey sıkıntıları gideren, ey kalpleri değiştiren, ey kalplerin tabibi olan, ey kalpleri nurlandıran, ey kalplerin arkadaşı, ey hüzünlere son veren, ey gamları yok eden!
Münezzehsin sen, ey kendisinden başka ilâh olmayan! İmdat! İmdat! Kurtar bizi ateşten ey Rabbim!

13- Allah'ım, ben, ismin hakkına sana el açıyorum, (hacetlerimi) senden diliyorum; ey celâl/yücelik sahibi (Celîl), ey cemal/güzellik sahibi (Cemîl), ey (kullarının) işini yoluna koyan (Vekil), ey (kullarının gücü yetmeyen) işlerini kendi üzerine alan (Kefîl), ey (kullarına) yol gösteren (Delil), ey bütün istenilenlere kefil olan (Kabîl), ey çok (nimetleri ve...) elden ele dolaştıran (Mudîl), ey bağış ve lütuf sahibi (Munîl), ey (kullarının hata ve günahlarını) bağışlayan (Mukîl), ey (âlemde istediği her türlü) tasarrufu yapabilen (Muhîl)!
Münezzehsin sen, ey kendisinden başka ilâh olmayan! İmdat! İmdat! Kurtar bizi ateşten ey Rabbim!

14- Ey şaşırıp kalanların yol göstericisi, ey yardım dileyenlere yardım eden, ey medet isteyenlere imdat eden, ey sığınak dileyenleri sığındıran, ey korkanların güvencesi, ey müminlerin yardımcısı, ey fakirlere/düşkünlere merhamet eden, ey (dönüş yapan) asilerin / günahkârların sığınağı olan, ey günahkârları bağışlayan, ey darda kalan / perişan olanların duasını kabul eden!
Münezzehsin sen, ey kendisinden başka ilâh olmayan! İmdat! İmdat! Kurtar bizi ateşten ey Rabbim!

15- Ey cömertlik ve ihsan sahibi, ey fazl u kerem ve lütuf sahibi, ey emniyet ve güven sahibi, ey kudsiyet sahibi ve her noksanlıktan münezzeh olan, ey hikmet ve beyan sahibi, ey rahmet ve rızvan sahibi, ey kesin delil ve burhan sahibi, ey azamet ve saltanat sahibi, ey şefkat sahibi olan ve kendisinden yardım dilenen, ey af ve mağfiret sahibi olan!
Münezzehsin sen, ey kendisinden başka ilâh olmayan! İmdat! İmdat! Kurtar bizi ateşten ey Rabbim!

16- Ey her şeyin Rabbi, ey her şeyin ilâhı, ey her şeyin yaratıcısı, ey her şeyin icat edeni/sanatkârı, ey her şeyden önce olan, ey her şeyden sonra kalacak olan, ey her şeyden üstün olan, ey her şeyi bilen, ey her şeye gücü yeten, ey her şey yok olduktan sonra kendisi baki kalan!
Münezzehsin sen, ey kendisinden başka ilâh olmayan! İmdat! İmdat! Kurtar bizi ateşten ey Rabbim!
17- Allah'ım, ben, ismin hakkına sana el açıyorum, (hacetlerimi) senden diliyorum; ey emniyet ve güven veren (Mu'min), ey (her şeyi) hükmü altına alan/koruyup gözeten (Müheymin), ey varlıkları yoktan var eden (Mükevvin), ey (yaratıklarına gerekenleri) öğretip telkin eden (Mülakkın), ey (açıklanması gerekenleri) açıklayan (Mübeyyin), ey (zorlukları) kolaylaştıran (Mühevvin), ey (kullarına gereken) güç ve imkânı sağlayan (Mümekkin), ey (her şeyi uygun bir şekilde) süsleyen (Müzeyyin), ey (kullarına gerekenleri) ilân eden (Mu'lin), ey (yaratıklar arasında, rızk vb. bölüştürülmesi gereken şeyleri) taksim eden (Mukassim)!
Münezzehsin sen, ey kendisinden başka ilâh olmayan! İmdat! İmdat! Kurtar bizi ateşten ey Rabbim!

18- Ey mülkünde daim ve sabit olan, ey saltanatında kadîm ve ezelî olan, ey celâlinde azîm olan, ey kullarına karşı merhamet sahibi olan, ey her şeyi (en iyi) bilen, ey emirlerine uymayanlara karşı hilimli/sabırlı olan, ey kendisine ümit bağlayanlara karşı lütuf ve kerem sahibi olan; ey yaratılış sanatında hikmet sahibi olan, ey hikmetinde lütuf ve inâyet sahibi olan, ey lütfunda da kadîm ve ezelî olan!
Münezzehsin sen, ey kendisinden başka ilâh olmayan! İmdat! İmdat! Kurtar bizi ateşten ey Rabbim!

19- Ey ancak fazl u keremi ümit edilen, ey ancak affı dilenen, ey ancak iyiliği beklenen, ey ancak adaletinden korkulan, ey ancak kendi mülkü daim ve ebedi olan, ey (âlemde) kendi saltanatından başka hiçbir saltanat ve hâkimiyet bulunmayan, ey rahmeti her şeyi kaplayan, ey rahmeti gazabının önüne geçen, ey ilmi her şeyi kuşatan, ey hiçbir şey kendisi gibi olmayan!
Münezzehsin sen, ey kendisinden başka ilâh olmayan! İmdat! İmdat! Kurtar bizi ateşten ey Rabbim!

20- Ey sıkıntıyı gideren, ey gam ve kedere son veren, ey günahı bağışlayan, ey tövbeyi kabul eden, ey yaratıkları yaratan, ey verdiği söze sadık kalan, ey ahdine vefa eden, ey gizliyi bilen, ey tohum tanesini yarıp filizlendiren, ey yaratıkları rızıklandıran!
Münezzehsin sen, ey kendisinden başka ilâh olmayan! İmdat! İmdat! Kurtar bizi ateşten ey Rabbim!

21- Allah'ım, ben, ismin hakkına sana el açıyorum, (hacetlerimi) senden diliyorum; ey yüce, ey vefalı (ahdine sadık), ey (mutlak) zenginliğe sahip olan, ey (kullarına) şefkatli davranan; ey (kullarına) ikram ve iyilikte bulunan, ey (kullarını) kendisinden razı eden, ey (bütün kusurlardan, eksikliklerden) münezzeh ve temiz olan, ey (yaratılışı) başlatan; ey güçlü, ey (müminlerin) velisi!
Münezzehsin sen, ey kendisinden başka ilâh olmayan! İmdat! İmdat! Kurtar bizi ateşten ey Rabbim!

22- Ey güzel (şeyleri) açığa çıkaran, ey kötü ve çirkin (şeylerin) üzerini örten, ey (suçluyu) suçu sebebiyle (hemen) cezalandırmayan, ey (günahkârların ayıplarının/günahlarının üzerindeki) perdeyi yırtmayan, ey affı büyük olan, ey güzel bağışlayan, ey mağfireti geniş olan, ey rahmet ellerini (kullarına) sürekli açan, ey her sessiz yalvarışın sahibi (onu işiten, teveccüh eden), ey bütün şikâyetlerin ulaşacağı son nokta/son merci!
Münezzehsin sen, ey kendisinden başka ilâh olmayan! İmdat! İmdat! Kurtar bizi ateşten ey Rabbim!

23- Ey bol nimetin sahibi, ey geniş rahmetin sahibi, ey (insanlar var olmadan/onlar istemeden) önce (onlara yönelik) minnet/ihsan sahibi olan, ey eksiksiz hikmet sahibi, ey mükemmel kudret sahibi, ey kesin hüccet ve delil sahibi, ey (her şeyde, her yerde) açık lütuf sahibi, ey ebedî izzet sahibi; ey sarsılmaz kudret sahibi, ey yüce azamet sahibi!
Münezzehsin sen, ey kendisinden başka ilâh olmayan! İmdat! İmdat! Kurtar bizi ateşten ey Rabbim!

24- Ey gökleri benzersiz yaratan, ey karanlıkları (âlemin düzenine) yerleştiren, ey göz yaşlarına acıyan, ey sürçmeleri affeden, ey ayıpların (kötülüklerin) üzerini örten, ey ölüleri dirilten, ey âyetleri indiren, ey sevapları kat kat artıran, ey kötülükleri silip yok eden, ey intikam ve cezalandırması şiddetli olan!
Münezzehsin sen, ey kendisinden başka ilâh olmayan! İmdat! İmdat! Kurtar bizi ateşten ey Rabbim!

25- Allah'ım ben, ismin hürmetine sana el açıyorum, (hacetlerimi) senden diliyorum; ey (varlıklara) şekil veren, ey (âlemin her şeyine) belli bir ölçü ve nizamı yerleştiren, ey (bütün âlemleri) tedbir edip yöneten, ey (lâyık kullarını pisliklerden) temizleyen, ey (âlemi) nurlandıran, ey (zorlukları) kolaylaştıran, ey (iman ehlini) müjdeleyen, ey (günaha kapılanları) korkutan, ey (hak edenleri) öne geçiren, ey (hak etmeyenleri) geride bırakan!
Münezzehsin sen, ey kendisinden başka ilâh olmayan! İmdat! İmdat! Kurtar bizi ateşten ey Rabbim!

26- Ey hürmetli evin (Kâbe'nin) Rabbi, ey hürmetli ayın (haram ayların) Rabbi, ey hürmetli beldenin (Mekke'nin) Rabbi, ey (Kâbe'nin) rüknü-nün ve Makam-ı İbrâhim'in Rabbi, ey Meş'ar'ül-Harâm'ın Rabbi, ey Mescid'ül-Haram'ın Rabbi, ey Hill'in (Harem dışının) ve Harem'in Rabbi, ey nur ve karanlığın Rabbi, ey tahiyyât ve selâmın Rabbi, ey yaratıklardaki kudretin Rabbi (yaratanı, büyüteni)!
Münezzehsin sen, ey kendisinden başka ilâh olmayan! İmdat! İmdat! Kurtar bizi ateşten ey Rabbim!

27- Ey hükmedenlerin hükmedicisi, ey adillerin en adaletlisi, ey doğruların en doğrusu, ey temiz olanların en temizi, ey yaratıcıların en iyisi, ey hesaba çekenlerin en süratlisi, ey işitenlerin en iyi işiteni, ey bakanların en iyi göreni, ey şefaatçilerin en iyisi, ey kerem sahiplerinin en keremlisi!
Münezzehsin sen, ey kendisinden başka ilâh olmayan! İmdat! İmdat! Kurtar bizi ateşten ey Rabbim!

28- Ey desteği olmayanların desteği, ey dayanağı bulunmayanların dayanağı, ey birikimi olmayanların birikimi, ey sığınağı olmayanların sığınağı, ey imdada koşacak kimsesi olmayanların imdadı, ey iftihar edecek kimsesi olmayanların iftiharı, ey izzeti olmayanların izzeti, ey yardımcısı olmayanların yardımı, ey arkadaşı olmayanların arkadaşı, ey emniyeti olmayanların emânı!
Münezzehsin sen, ey kendisinden başka ilâh olmayan! İmdat! İmdat! Kurtar bizi ateşten ey Rabbim!

29- Allah'ım, ben, ismin hakkına sana el açıyorum, (hacetlerimi) senden diliyorum; ey (yaratılanları) koruyan, ey (başkasına muhtaç olmayan) zatıyla ayakta duran, ey ebedi ve daimî olan, ey merhamet eden, ey (her kusurdan noksanlıktan) münezzeh olan zat, ey (âleme) hükmeden, ey (her şeyi) bilen, ey (bölüştürülmesi gerekenleri yaratıkları arasında adaletle) taksim eden, ey (dilediğine rızkını, nimetlerini) kısan, ey (dilediğine) genişleten, bol veren!
Münezzehsin sen, ey kendisinden başka ilâh olmayan! İmdat! İmdat! Kurtar bizi ateşten ey Rabbim!

30- Ey kendisinden, (günahlardan) korunmayı dileyeni koruyan, ey merhamet dileyene merhamet eden, ey mağfiret dileyeni bağışlayan, ey yardım isteyenlere yardım eden; ey kerem ve lütuf dileyene ikramda bulunan, ey irşat olmak isteyeni irşat eden, ey feryat edip kendisinden (yardım) dileyenin yardımına koşan, ey kendisinden inayet isteyene inayet eden, ey kendisinden medet bekleyene imdat eden!
Münezzehsin sen, ey kendisinden başka ilâh olmayan! İmdat! İmdat! Kurtar bizi ateşten ey Rabbim!

31- Ey mağlup ve zelil edilmeyen, Azîz, ey hakikati idrak edilmeyen Latîf, ey (âlemleri) ayakta tutan ve hiçbir zaman uyumayan Kayyûm, ey yok olmayan ebedi, ey ölümsüz diri, ey saltanatı (hiçbir zaman) zevale uğramayacak Melik, ey asla fena bulmayacak Bâkî, ey kendisine (asla) cehalet arız olmayan Âlim, ey gıdaya muhtaç olmayan Samed, ey (hiçbir zaman) zaafa uğramayan Kavî!
Münezzehsin sen, ey kendisinden başka ilâh olmayan! İmdat! İmdat! Kurtar bizi ateşten ey Rabbim!

32- Allah'ım ben ismin hürmetine sana el açıyorum, (hacetlerimi) sen-den diliyorum; ey tek olan (Ehad), ey yegâne olan (Vâhid), ey (her yerde) hazır ve nazır olan (Şâhid), ey şan ve yücelik sahibi olan (Mâcid), ey (kendi zatı mukaddesine) hamd-ü sena eden (Hâmid), ey (yaratıklarına) yol gösteren (Râşid), ey (ölüleri diriltip kabirlerden) ayağa kaldıran (Bâis), ey (yaratıklardan sonra baki kalarak kâinatı) miras alacak (Vâris), ey (hak edeni veya imtihan için maslahat gördüğünü zarar ve ziyana uğratan (Zârr), ey (uygun gördüğüne de) menfaat veren (Nâfi')!
Münezzehsin sen, ey kendisinden başka ilâh olmayan! İmdat! İmdat! Kurtar bizi ateşten ey Rabbim!

33- Ey her büyükten daha büyük olan, ey bütün cömertlerden daha cömert olan, ey bütün merhametlilerden daha merhametli olan, ey bütün bilgililerden daha bilgili olan, ey bütün hikmet sahiplerinden daha çok hikmetli olan, ey her kadîmden daha Kadîm olan, ey her büyükten daha büyük olan, ey her lâtiften daha lâtif olan, ey her yüceden daha yüce olan, ey her azizden daha çok izzet sahibi olan!
Münezzehsin sen, ey kendisinden başka ilâh olmayan! İmdat! İmdat! Kurtar bizi ateşten ey Rabbim!

34- Ey bağışlamada kerem ve lütfu bol olan, ey büyük iyilik ve nimet sahibi olan, ey hayrı çok olan, ey fazlı/ ihsanı kadîm ve ezelî olan, ey lütfu ebedi olan, ey sanatı lâtif ve güzel olan, ey sıkıntıyı gideren, ey bela ve zorluklara son veren, ey (varlık) mülkünün sahibi, ey hak ve hakikat üzere hüküm veren!
Münezzehsin sen, ey kendisinden başka ilâh olmayan! İmdat! İmdat! Kurtar bizi ateşten ey Rabbim!

35- Ey ahdinde vefalı, ey vefakârlığı güçlü, ey kuvvetinde yüce, ey yüce olduğu hâlde yakın, ey yakın olduğu hâlde lâtif, ey lütfuyla birlikte şerif, ey şerefiyle birlikte aziz, ey izzetinde azim, ey azametinde yüce, ey yüceliğinde övgüye lâyık!
Münezzehsin sen, ey kendisinden başka ilâh olmayan! İmdat! İmdat! Kurtar bizi ateşten ey Rabbim!

36- Allah'ım ben (mübarek) ismin hürmetine (hacetlerimi) senden diliyorum; ey (kendisine güvenip yönelene) yeterli gelen, ey (bütün dertle-re) şifa veren, ey (verdiği ahde) vefa eden, ey sıhhat ve afiyet veren, ey (yaratıkları) hidayet eden, ey (kullarını iyiliğe ve cennete) davet eden, ey (hak üzere) hüküm veren, ey (salih ve itaatkâr) kullarından hoşnut olan, ey (her şeyiyle) yüce ve âli olan, ey (ebediyyen) baki kalan!
Münezzehsin sen, ey kendisinden başka ilâh olmayan! İmdat! İmdat! Kurtar bizi ateşten ey Rabbim!

37- Ey her şeyin kendisine boyun eğdiği, ey her şeyin kendisinden korkup huşu gösterdiği, ey her şeyin kendisi için var olduğu, ey her şeyin kendisiyle vücut bulduğu, ey her şeyin kendisine döndüğü, ey her şeyin kendisinden korktuğu, ey her şeyin kendisiyle ayakta durduğu, ey her şeyin kendisine yöneldiği, hareket ettiği, ey her şeyin kendisini medh-u senasıyla tesbih ettiği, ey (Mukaddes vechinin) dışında her şeyin helâk olduğu!
Münezzehsin sen, ey kendisinden başka ilâh olmayan! İmdat! İmdat! Kurtar bizi ateşten ey Rabbim!

38- Ey (suçlular için) kendi dergâhından başka kaçılacak yer bulunmayan, ey kendisinden başka sığınılacak yer olmayan, ey kendisinden başka varılacak hedef ve maksat bulunmayan, (kahr-u gazabından kurtulmak için) kendi dergâhından başka kurtuluş yeri olmayan, ey ancak kendisine rağbet edilen, ey kendisinden başka güç ve kuvvet kaynağı olabilecek kimse bulunmayan, ey kendisinden başka kimseden yardım dilenilmeyen, ey kendisinden başkasına tevekkül edilmeyen, ey kendisinden başkası ümit edilmeyen, ey kendisinden başkasına ibadet edilmeyen!
Münezzehsin sen, ey kendisinden başka ilâh olmayan! İmdat! İmdat! Kurtar bizi ateşten ey Rabbim!

39- Ey kendisinden korkulanların en iyisi, ey rağbet edilenlerin en iyisi, ey talep edilenlerin en iyisi, ey kendisinden istekte bulunulanların en iyisi, ey kendisine yönelinenlerin/maksûd olanların en iyisi, ey zikredilenlerin/anılanların en iyisi, ey şükredilenlerin en iyisi, ey sevilenlerin en iyisi, ey el açıp çağrılanların en iyisi, ey kendisine ünsiyet edilenlerin en iyisi!
Münezzehsin sen, ey kendisinden başka ilâh olmayan! İmdat! İmdat! Kurtar bizi ateşten ey Rabbim!

40- Allah'ım, ben, ismin hürmetine senden (hacetlerimi) diliyorum; ey (kullarının günahlarını) bağışlayan, ey (ayıpları, kötülükleri) örten, ey (her şeye) gücü yeten, ey (her şeye) galip gelen, ey (her şeyi yoktan var eden), ey (zalimlerin ihtişamını) kıran, ey (yaraları) saran, iyileştiren, ey (kendisini ananları) anan, ey (yaratıkların hâllerini) gören, ey (dostlarına) yardım eden!
Münezzehsin sen, ey kendisinden başka ilâh olmayan! İmdat! İmdat! Kurtar bizi ateşten ey Rabbim!

41- Ey yaratıp da her şeyi yerli yerine koyan düzelten, ey (her şeyi) belli ölçüler ve sınırlara tabi kılıp, varması gereken hedefi gösteren, ey belâyı kaldıran, ey gizli sırları, yakarışları işiten, ey (sapıklık girdabında) boğulanları kurtaran, ey helâk olanlara necat veren, ey hastalara şifa ve-ren, ey güldüren ve ağlatan, ey öldüren ve dirilten, ey erkek ve dişiden oluşan çiftler yaratan!
Münezzehsin sen, ey kendisinden başka ilâh olmayan! İmdat! İmdat! Kurtar bizi ateşten ey Rabbim!

42- Ey karada ve denizde yolu bulunan, ey dış âlemde ayet ve nişaneler sahibi olan, ey ayetler içinde delili olan, ey ölümde kudreti tecelli eden, ey kabirlerde alınacak ibret vesileleri bulunan, ey kıyamette saltanat sahibi olan, ey hesaba çekmede heybetli olan, ey mizanda hükmü geçerli olan, ey cennette sevabı/mükâfatı bulunan, ey (cehennem) ateşinde ceza ve azap sahibi olan!
Münezzehsin sen, ey kendisinden başka ilâh olmayan! İmdat! İmdat! Kurtar bizi ateşten ey Rabbim!

43- Ey korkanların kendisine kaçtığı, ey günahkârların kendisine sığındığı, ey dönüş yapıp (tövbe edenlerin) yalnız kendine yöneldiği, ey zahitlerin ancak kendisine rağbet ettiği, ey şaşkınların kendisine iltica ettiği, ey müştak olanların yalnız kendisiyle ünsiyet bulduğu, ey sevenlerin kendisiyle iftihar ettiği, ey hatakârların affını arzuladığı, ey yakin ehli olanların (kalplerinin) ancak kendisiyle yatışıp huzur bulduğu, ey tevekkül edenlerin ancak kendisine güvendiği!
Münezzehsin sen, ey kendisinden başka ilâh olmayan! İmdat! İmdat! Kurtar bizi ateşten ey Rabbim!

44- Allah'ım, ben, ismin hakkına sana el açıyorum, (hacetlerimi) senden diliyorum; ey (hakikat âşıklarının) sevgilisi, ey (bütün dertlerin) tabibi, ey (yarattıklarına) yakın, ey (kullarını) gözeten, ey (kulların amellerinin) hesabını gören, ey heybet ve vakar sahibi olan, ey (iyi amellere) sevap veren, ey (duaları) icabet eden, ey (her şeyden) haberdar olan, ey (her şeyi) gören!
Münezzehsin sen, ey kendisinden başka ilâh olmayan! İmdat! İmdat! Kurtar bizi ateşten ey Rabbim!

45- Ey her yakından daha yakın, ey her sevilenden daha çok sevilen, ey her görenden daha iyi gören, ey haberdar olanların hepsinden daha çok bilgisi bulunan, ey bütün şereflilerden daha çok şerefli olan, ey her yüceden daha yüce, ey bütün güçlülerden daha güçlü, ey bütün zenginlerden daha zengin, ey bütün cömertlerden daha cömert, ey şefkatlilerin hepsinden daha şefkatli olan!
Münezzehsin sen, ey kendisinden başka ilâh olmayan! İmdat! İmdat! Kurtar bizi ateşten ey Rabbim!

46- Ey (asla) mağlup olmayan galip, ey yaratılmış olmayan sanatkâr, ey mahlûk olmayan yaratan, ey kendisine sahip olunmayacak malik, ey mağlup ve zelil olunamayan kahir, ey yüceltilmeye ihtiyacı olmayan yüce, ey korunmaya ihtiyacı olmayan koruyucu, ey yardıma ihtiyacı olmayan yardımcı, ey (bir an bile gaip olmayan) şahit, ey (asla) uzaklaşmayan yakın!
Münezzehsin sen, ey kendisinden başka ilâh olmayan! İmdat! İmdat! Kurtar bizi ateşten ey Rabbim!

47- Ey nurun nuru, ey nuru nurlandıran, ey nuru yaratan, ey nuru yöneten, ey nuru takdir edip ölçülendiren, ey her nurun nuru, ey her nurdan önce nur olan, ey her nurdan sonra nur olan, ey her nurun üstünde olan nur, ey hiçbir nurun kendisi gibi olmadığı nur!
Münezzehsin sen, ey kendisinden başka ilâh olmayan! İmdat! İmdat! Kurtar bizi ateşten ey Rabbim!

48- Ey bağışı şerefli değerli olan, ey fiili latif olan, ey lütfu daim ve ebedi olan, ey ihsanı kadîm ve ezelî olan, ey sözü hak olan, ey verdiği vaadi doğru olan, ey (kullarına) affı fazl-u kereminden kaynaklanan, ey azabı adalete dayanan, ey zikri tatlı olan, ey fazl-u keremi (bütün yaratıklara) şamil olan!
Münezzehsin sen, ey kendisinden başka ilâh olmayan! İmdat! İmdat! Kurtar bizi ateşten ey Rabbim!

49- Allah'ım, ben, ismin hürmetine sana el açıyorum, (hacetlerimi) senden diliyorum; ey (müşkülleri) kolaylaştıran, ey (hakkı batıldan, iyiyi kötüden, nuru zulmetten...) ayıran, ey (kötülüğü iyiliğe) çeviren, ey (serkeş ve asileri) ram eden, ey (rahmet ve nimetini) indiren, ey bol bol bağışta bulunan, ey fazl-u kerem sahibi olan, ey büyük (nimetler) veren, ey (günahkârlara tövbe ve dönüş için) mühlet veren, ey (kullara) güzel davranan!
Münezzehsin sen, ey kendisinden başka ilâh olmayan! İmdat! İmdat! Kurtar bizi ateşten ey Rabbim!

50- Ey gören ve görünmeyen, ey yaratan ve yaratılmayan, ey hidayet edip de hidayete muhtaç olmayan ve ey hayat verip de kendisi hayat verilmeye muhtaç olmayan, ey sorgulanan fakat (başkaları tarafından) sorgulanmayan, ey (her şeyi) doyuran, fakat kendisi doyurulmaktan münezzeh olan, ey başkalarını (rahmetine) sığdıran, fakat sığdırılmaya muhtaç olmayan, ey (her şey hakkında) karar veren, fakat kendisi hakkında karar verilmeyen, ey herkese hüküm süren, fakat (asla) başkalarının hâkimiyeti altına girmeyen, ey doğurmayan ve doğmayan ve asla eşi dengi bulunmayan!
Münezzehsin sen, ey kendisinden başka ilâh olmayan! İmdat! İmdat! Kurtar bizi ateşten ey Rabbim!

51- Ey güzel hesap gören, ey güzel Tabib, ey güzel gözetleyici, ey güzel yakın, ey güzel icabet eden, ey güzel sevgili, ey güzel Kefil, ey güzel Vekil, ey güzel Mevlâ, ey güzel yardımcı!
Münezzehsin sen, ey kendisinden başka ilâh olmayan! İmdat! İmdat! Kurtar bizi ateşten ey Rabbim!

52- Ey ariflerin sevinci, ey sevenlerin arzusu, ey kendisine müştak olanların arkadaşı, ey tövbekârların sevgilisi, ey muhtaçlara rızk veren, ey günahkârların ümidi, ey ibadet edenlerin göz nuru, ey sıkıntıda bulunanların sıkıntısını gideren, ey hüzünlülerin hüznüne son veren, ey evvellerin ve ahirlerin (bütün yaratıkların) ilâhı!
Münezzehsin sen, ey kendisinden başka ilâh olmayan! İmdat! İmdat! Kurtar bizi ateşten ey Rabbim!

53- Allah'ım, ben, ismin hakkına sana el açıyorum, (hacetlerimi) senden diliyorum; ey bizim Rabbimiz, ey bizim ilâhımız, ey bizim efendimiz, ey bizim mevlâmız, ey bizim (düşmana karşı) yardımcımız, ey bizim koruyucumuz, ey bize yol gösteren, ey bizim yardımcımız, ey bizim habibimiz/sevgilimiz, ey bizim tabibimiz!
Münezzehsin sen, ey kendisinden başka ilâh olmayan! İmdat! İmdat! Kurtar bizi ateşten ey Rabbim!

54- Ey peygamberlerin ve iyilerin Rabbi, ey sıddıkların ve seçkinlerin Rabbi, ey cennet ve cehennemin Rabbi, ey küçüklerin ve büyüklerin Rabbi, ey tanelerin ve meyvelerin Rabbi, ey nehirlerin ve ağaçların Rabbi, ey sahraların ve ıssız çöllerin Rabbi, ey karaların ve denizlerin Rabbi, ey gece ve gündüzün Rabbi, ey açıkların ve gizliliklerin Rabbi!
Münezzehsin sen, ey kendisinden başka ilâh olmayan! İmdat! İmdat! Kurtar bizi ateşten ey Rabbim!

55- Ey emri her şeyde geçerli olan, ey ilmi her şeyi kuşatan, ey gücü her şeye yeten, ey nimetlerini kulların sayamadığı, ey şükrünü yaratıkların (layıkıyla) yerine getiremediği, ey yüceliğini zihinlerin kavrayamadığı, ey idrak ve hayallerin künhüne varamadığı, ey örtüsü azamet ve kibriyâ olan, ey kesin olarak (takdir edip) hükme bağladığını kulların reddedemediği, ey kendi saltanat ve mülkünden başka (hakiki) bir saltanat bulunmayan, ey kendi bağışından başka (gerçek) bir bağış bulunmayan!
Münezzehsin sen, ey kendisinden başka ilâh olmayan! İmdat! İmdat! Kurtar bizi ateşten ey Rabbim!

56- Ey en güzel misalin sahibi, ey en yüce sıfatların sahibi, ey ahiret ve dünyanın sahibi, ey Cennet'ül Me'vâ'nın sahibi, ey en büyük ayetlerin sahibi, ey en güzel isimlerin sahibi, ey hüküm ve yargının sahibi, ey hava ve uzayın sahibi, ey Arş'ın ve yerin sahibi, ey yüce göklerin sahibi!
Münezzehsin sen, ey kendisinden başka ilâh olmayan! İmdat! İmdat! Kurtar bizi ateşten ey Rabbim!

57- Allah'ım, ben, ismin hürmetine sana el açıyorum, (hacetlerimi) senden diliyorum; ey çok affeden, ey çok bağışlayan, ey çok sabreden, ey (kullarının amellerini) karşılıksız bırakmayan, ey çok şefkatli olan, ey çok merhametli olan, ey kendisinden dilekte bulunulan, ey (sâlih kullarını) çok seven/çok sevilen, ey münezzeh, ey mukaddes!
Münezzehsin sen, ey kendisinden başka ilâh olmayan! İmdat! İmdat! Kurtar bizi ateşten ey Rabbim!

58- Ey gökyüzünde azameti görülen, ey yeryüzünde ayetleri tecelli eden, ey her şeyde delilleri bulunan, ey denizlerde hayret verici (yaratıkları, sanatları) bulunan, ey dağlarda hazineleri yer alan, ey yaratılışı ilk defa başlatan (öldükten) sonra da tekrar dirilten, ey bütün işler kendisine dönen, ey her şeyden lütfunu aşikâr eden, ey her şeyi en güzel şekilde yaratan, ey kudreti mahlûkatını kuşatıp onda tasarruf eden!
Münezzehsin sen, ey kendisinden başka ilâh olmayan! İmdat! İmdat! Kurtar bizi ateşten ey Rabbim!

59- Ey sevgilisi olmayanın (gerçek) sevgilisi, ey tabibi olmayanların tabibi, ey (isteklerine) icabet edeni olmayanın icabet edeni, ey şefkat gösterecek kimsesi olmayanın şefkat göstereni, ey arkadaşı olmayanın arkadaşı, ey imdat edeni olmayanın imdatçısı, ey kılavuzu olmayanın kılavuzu, ey ünsiyet kuracak kimsesi olmayanın enîsi /can yoldaşı, ey merhamet edecek kimsesi olmayanın merhamet edeni, ey dostu olmayanın (gerçek) dostu!
Münezzehsin sen, ey kendisinden başka ilâh olmayan! İmdat! İmdat! Kurtar bizi ateşten ey Rabbim!

60- Ey kendisine yetmesini isteyene yeterli olan, ey kendisinden hidayet dileyeni hidayet eden, ey kendisinden korunma dileyeni koruyan, ey hâlinin gözetilmesini isteyeni gözeten, ey şifa isteyene şifa veren, ey hükmetmesini isteyenler hakkında hükmünü veren, ey kendisinden zenginlik dileyenleri zenginleştiren, ey sözünü yerine getirmesini isteyenlere, verdiği sözü yerine getiren, ey kendisinden güç, kuvvet dileyenleri güçlendiren, ey kendisinden dostluk ve sahiplik isteyenlerin dostu ve sahibi olan!
Münezzehsin sen, ey kendisinden başka ilâh olmayan! İmdat! İmdat! Kurtar bizi ateşten ey Rabbim!

61- Allah'ım, ben, ismin hakkına sana el açıyorum, (hacetlerimi) senden diliyorum; ey yaratan, ey rızk veren, ey konuşan (sözleri, sesleri icat eden), ey (her şeyinde) doğru olan, ey (tohum ve taneyi) yarıp filizlendiren, ey (birbirinden ayrılması gerekenleri) ayıran, ey (kapıları) açan, ey (açıkları) kapatan, ey (her şeyden) önce var olan, ey her şeyden yüce!
Münezzehsin sen, ey kendisinden başka ilâh olmayan! İmdat! İmdat! Kurtar bizi ateşten ey Rabbim!

62- Ey gece ve gündüzü değiştiren, ey karanlıkları ve ışıkları (âlemin düzenine) yerleştiren, ey gölgeyi ve (güneşin) hararetini yaratan, ey güneş ve ayı emri altına alan, ey hayır ve şerri mukadder kılan, ey ölüm ve hayatı yaratan, ey yaratmak ve emretmek kendisine mahsus olan, ey kendisine eş ve evlat edinmeyen, ey mülkünde ortağı bulunmayan, ey zillet (ve eksiklikten) kaynaklanan bir veli ve yardımcıya ihtiyacı olmayan!
Münezzehsin sen, ey kendisinden başka ilâh olmayan! İmdat! İmdat! Kurtar bizi ateşten ey Rabbim!

63- Ey müştak olanların maksadından haberdar olan, ey susanların içini bilen, ey (üzüntüsünden) kendinden geçenlerin inlemesini işiten, ey (kendisinden) korkanların ağlayışını gören, ey (kendisinden) dilekte bulunanların ihtiyaç duyduklarına sahip olan, ey tövbe edenlerin mazeretini kabul buyuran, ey fitne ve fesatçıların işlerini düzeltmeyen, ey iyilikte bulunanların ecrini zayi etmeyen, ey ariflerin kalplerinden uzaklaşmayan, ey cömertlerin cömerdi!
Münezzehsin sen, ey kendisinden başka ilâh olmayan! İmdat! İmdat! Kurtar bizi ateşten ey Rabbim!

64- Ey ebediyen baki kalacak olan, ey duayı işitip (icabet eden), ey bağış ve ihsanı geniş olan, ey hatayı bağışlayan, ey gökyüzünü güzel/emsalsiz yaratan, ey iyi imtihan eden, ey medh-u senası güzel olan, ey (varlığının) parıltısı kadîm olan, ey vefası bol olan, ey mükâfatı şanlı, şerefli olan!
Münezzehsin sen, ey kendisinden başka ilâh olmayan! İmdat! İmdat! Kurtar bizi ateşten ey Rabbim!

65- Allah'ım, ben, ismin hakkına sana el açıyorum, (hacetlerimi) senden diliyorum; ey (ayıpları) örten, ey çok bağışlayan, ey (her şeye) galip gelen/(düşmanlarını) kahreden, ey (istediği her şeyi) zorla da olsa yaptırabilen, ey çok sabırlı olan, ey çok iyilik eden, ey mutlak irade ve serbestliğe sahip olan (hiçbir şeyin ve hiçbir kimsenin etkisi ve baskısı altında olmayan), ey (zorlukları, düğümleri, kapalı kapıları) açan, ey çok bağışta bulunan, ey rahatlatan ve dinlendiren!
Münezzehsin sen, ey kendisinden başka ilâh olmayan! İmdat! İmdat! Kurtar bizi ateşten ey Rabbim!

66- Ey beni yaratıp (her şeyimi en güzel şekilde) düzene koyan, ey beni rızıklandırıp terbiye eden, ey beni yedirip içiren, ey beni (kendisine) yakınlaştırıp yakınlardan kılan, ey beni koruyan ve bana (her şeyde) kâfi gelen, ey beni koruyan ve gözeten, ey beni aziz kılan ve ihtiyaçlarımı gideren, ey beni muvaffak kılan ve hidâyet eden, ey benimle ünsiyet kuran ve beni (rahmetine) sığındıran, ey beni öldüren ve dirilten!
Münezzehsin sen, ey kendisinden başka ilâh olmayan! İmdat! İmdat! Kurtar bizi ateşten ey Rabbim!

67- Ey kelimeleriyle hakkın hak olduğunu ispat eden, ey kullarından tövbeyi kabul buyuran, ey kişi ile kalbi arasına giren, ey izni olmadan hiç bir şefaat fayda vermeyen, ey yolundan sapanları en iyi bilen, ey hükmünü geciktirecek kimse bulunmayan, ey kazasını geri çevirecek kimse olmayan, ey her şeyin emrine boyun eğdiği, ey kudretiyle gökler dürülmüş olan, rüzgârları rahmet (yağmurundan) önce müjdeci olarak gönderen!
Münezzehsin sen, ey kendisinden başka ilâh olmayan! İmdat! İmdat! Kurtar bizi ateşten ey Rabbim!

68- Ey yeryüzünü (insanlar için istirahat) beşiği yapan, ey dağları (yeryüzünün) kazıkları olarak karar kılan, ey güneşi kandil yapan, ey ayı aydınlık (vesilesi) kılan, ey geceyi örtü yapan, ey gündüzü iaşe için çalı-şıp çabalama zamanı kılan, ey uykuyu rahatlık ve huzur vasıtası yapan, ey göğü bina kılan, ey her şeyi çiftler halinde yaratan, ey (cehennem) ateşini (kâfirler-fâsıklar için kurulan) bir pusu yeri karar kılan!
Münezzehsin sen, ey kendisinden başka ilâh olmayan! İmdat! İmdat! Kurtar bizi ateşten ey Rabbim!

69- Allah'ım, ben, ismin hakkına sana el açıyorum, (hacetlerimi) senden diliyorum; ey (her şeyi) duyan, ey (günahkârların) şefaatçisi (şefaatçilere onlar hakkında şefaat izni veren), ey (makamı yüce, ey mertebesi üstün, ey sür'atle (icabet eden/hesaba çeken), ey emsalsiz yaratan, ey büyük, ey (her şeye) gücü yeten, ey (her şeyden) haberdar olan, ey (sığınak dileyenleri) sığındıran!
Münezzehsin sen, ey kendisinden başka ilâh olmayan! İmdat! İmdat! Kurtar bizi ateşten ey Rabbim!

70- Ey her diriden önce hayat sahibi olan, ey her diriden sonra hayat sahibi bulunan, ey hiçbir şey kendisine benzemeyen gerçek hayat sahibi, ey hiçbir dirinin (hiçbir şeyine) ortak olmadığı diri, ey hiçbir diriye muhtaç olmayan diri, ey her diriyi öldüren diri, ey her diriye rızk veren diri, ey hayatı hiçbir diriden miras almayan (kendi zatıyla) diri, ey ölüleri dirilten diri, ey hayat sahibi, ey (varlıkları) ayakta tutan, kendisini (hiçbir zaman) uyku basmayan ve uyumayan!
Münezzehsin sen, ey kendisinden başka ilâh olmayan! İmdat! İmdat! Kurtar bizi ateşten ey Rabbim!

71- Ey unutulmayan, unutturulmayan zikrin sahibi, ey söndürülemez nurun sahibi, ey sayılamaz nimetlerin sahibi, ey zeval bulmayan mülkün, saltanatın sahibi, ey hadde hesaba gelmez medh-u senanın sahibi, ey belli bir keyfiyete sığdırılamaz celalin sahibi, ey idrak edilemez kemalin sahibi, ey reddedilemez kazâ ve hükmün sahibi, ey alternatifsiz sıfatların sahibi, ey değiştirilemez vasıfların sahibi!
Münezzehsin sen, ey kendisinden başka ilâh olmayan! İmdat! İmdat! Kurtar bizi ateşten ey Rabbim!

72- Ey âlemlerin Rabbi, ey amellerin karşılığının verildiği (Kıyamet) gününün sahibi, ey arayanların son maksadı, ey sığınanların destekçisi, ey kaçanları bulup yardımda bulunan, ey sabredenleri seven, ey tövbe edenleri seven, ey (maddi ve manevi pisliklerden) temizlenenleri seven, ey iyilikte bulunanları seven, ey hidayet olanları (herkesten) daha iyi bilen!
Münezzehsin sen, ey kendisinden başka ilâh olmayan! İmdat! İmdat! Kurtar bizi ateşten ey Rabbim!

73- Allah'ım, ben, ismin hakkına sana el açıyorum, (hacetlerimi) senden diliyorum; ey şefkatli, ey (kullarıyla) arkadaş olan, ey (yaratıklarını) koruyan, ey (âlemi) kuşatan, ey (canlılara) yiyecek/rızk veren, ey imdat eden, ey izzet veren, ey zelil kılan, ey (her şeyin) yaratılışını başlatan, ey (her şeyi ölümden sonra) tekrar kendine döndüren!
Münezzehsin sen, ey kendisinden başka ilâh olmayan! İmdat! İmdat! Kurtar bizi ateşten ey Rabbim!

74- Ey zıddı olmayan Ehed, ey benzeri bulunmayan Ferd, ey herhangi bir kusur ve ihtiyacı bulunmayan Samed, ey niteliği olmayan tek, ey zulüm ve haksızlığı olmayan Kâdı, ey yardımcısı olmayan Rabb, ey zilleti bulunmayan Azîz, ey fakirliği olmayan Ganî, ey (kimsenin) azledemeyeceği Sultan, ey benzeri olmadan vasfedilen!
Münezzehsin sen, ey kendisinden başka ilâh olmayan! İmdat! İmdat! Kurtar bizi ateşten ey Rabbim!

75- Ey zikri, zikredenler için şeref olan, ey şükrü, şükredenler için kurtuluş ve saadet vesilesi olan, ey hamdı, kendisini hamd edenler için izzet vesilesi olan, ey itaati, itaat edenler için kurtuluş vesilesi olan, ey kapısı, (kendisini) arayanlar için açık olan, ey yolu, dönüş yapıp (tövbe edenler) için aşikâr olan, ey ayetleri, (basiret gözüyle) bakanlar için delil olan, ey kitabı, takva sahipleri için öğüt ve ibret vesilesi olan, ey rızkı, itaatkâr veya âsî olan herkesi kapsayan, ey rahmeti, iyilik yapanlar için yakın olan!
Münezzehsin sen, ey kendisinden başka ilâh olmayan! İmdat! İmdat! Kurtar bizi ateşten ey Rabbim!

76- Ey ismi mübarek olan, ey şanı, makamı yüce olan, ey kendisinden başka ilâh bulunmayan, ey medh-u senâsı yüce olan, ey isimleri mukaddes olan, ey bekâsı devam eden, ey yücelik onun cemâl ve cilvesi olan, ey kibriyâ ve büyüklük libasına bürünen, ey gizli nimetlerinin haddi hesabı olmayan, ey zahiri nimetleri sayılmayan!
Münezzehsin sen, ey kendisinden başka ilâh olmayan! İmdat! İmdat! Kurtar bizi ateşten ey Rabbim!

77- Allah'ım, ben, ismin hakkına sana el açıyorum, (hacetlerimi) senden diliyorum; ey yardım eden, ey emin olan/emân veren, ey (açıklanması gerekenleri) açıklayan, ey (hiçbir şeyden) sarsılmayan, ey (her şeye) muktedir olan, ey (her şeyi) doğru ve kâmil olan, ey övgüye layık olan, ey azamet ve yücelik sahibi olan, (ey azap ve kahrı) şiddetli olan, ey âlemde (olup biten her şeye) şâhit olan!
Münezzehsin sen, ey kendisinden başka ilâh olmayan! İmdat! İmdat! Kurtar bizi ateşten ey Rabbim!

78- Ey yüce Arş'ın sahibi, ey sağlam sözün sahibi, ey dosdoğru ve eksiksiz fiilin sahibi, ey kıskıvrak yakalayan, şiddetli intikam sahibi olan, ey sevap vaat eden ve azap tehdidinde bulunan, ey övgüye layık veli, ey istediği her şeyi yapan, ey uzaklığı olmayan yakın, ey her şeye şahit ve nazır olan, ey kullarına hiçbir şekilde zulmetmeyen!
Münezzehsin sen, ey kendisinden başka ilâh olmayan! İmdat! İmdat! Kurtar bizi ateşten ey Rabbim!

79- Ey hiçbir ortağı ve yardımcısı olmayan, ey hiçbir benzeri ve dengi bulunmayan, ey güneşin ve nurlu ayın yaratıcısı, ey perişan hâlli fakirin ihtiyacını gideren, ey küçük yavrunun rızkını veren, ey yaşlı ihtiyara merhamet eden, ey kırılmış kemiği saran/iyileştiren (mağdur olanlara yardımcı olan), ey korku içinde sığınak dileyenleri koruyan, ey kullarının (her şeyinden) haberdar olan/gören, ey her şeye gücü yeten!
Münezzehsin sen, ey kendisinden başka ilâh olmayan! İmdat! İmdat! Kurtar bizi ateşten ey Rabbim!

80- Ey cömertlik ve nimetler sahibi olan, ey fazl-u kerem sahibi olan, ey Levh'i ve Kalem'i yaratan, ey küçük zerreyi/karıncayı ve insanları yoktan var eden, ey azap ve intikam sahibi olan, ey (iyilikleri) Arap ve aceme (bütün insanlara) ilham eden, ey zorluk ve acılara son veren, ey sırları ve niyetleri bilen, ey (Kâbe) evinin ve Harem'in Rabbi olan, ey her şeyi yok-tan var eden!
Münezzehsin sen, ey kendisinden başka ilâh olmayan! İmdat! İmdat! Kurtar bizi ateşten ey Rabbim!

81- Allah'ım, ben, ismin hakkına sana el açıyorum, (hacetlerimi) senden diliyorum; ey (âlemdeki her hayrın) faili olan, ey (her şeyi) yerli yerinde karar kılan, ey (kulların mazeretini) kabul eden, ey her bakımdan eksiksiz ve kâmil olan, ey (hakkı batıldan) ayıran, ey kavuşturan, ey adalet sahibi olan, ey (istediğine) galip gelen, ey (sâlih kullarına) talip olan/(dergâhına) isteyen, ey karşılıksız bağışta bulunan!
Münezzehsin sen, ey kendisinden başka ilâh olmayan! İmdat! İmdat! Kurtar bizi ateşten ey Rabbim!

82- Ey ihsanıyla nimet veren, ey cömertliğiyle keremde bulunan, ey lütfuyla cömertlik eden, ey kudretiyle izzet bulan, ey hikmetiyle her şeyi takdir eden (ölçüp biçen), ey tedbiriyle hükmeden, ey ilmiyle tedbir eden/yürüten, ey hilmiyle (kulların günahlarından) vazgeçen, ey yüce olduğu hâlde yakın olan, ey yakın olduğu hâlde yüce olan!
Münezzehsin sen, ey kendisinden başka ilâh olmayan! İmdat! İmdat! Kurtar bizi ateşten ey Rabbim!

83- Ey dilediğini yaratan, ey dilediğini yapan, ey dilediğini hidayet eden, ey dilediğini saptıran/sapıklıkta bırakan, ey dilediğini azap eden, ey dilediğini bağışlayan, ey dilediğine izzet veren, ey dilediğini zelil kılan, ey dileğini rahîmlerde şekillendiren, ey rahmetini dilediğine tahsis eden.
Münezzehsin sen, ey kendisinden başka ilâh olmayan! İmdat! İmdat! Kurtar bizi ateşten ey Rabbim!

84- Ey hiçbir eş ve evlat edinmeyen, ey her şey için belli bir ölçü ve hudut belirleyen, ey kimseyi hükmüne ortak kılmayan, ey melekleri elçi yapan, ey gökyüzünde burçlar meydana getiren, ey yeryüzünü salim ve barınmaya müsait kılan, ey (bir damla) sudan (nütfeden) insan yaratan, ey her şey için (sona erecek) belli bir zaman tayin eden, ey her şeyi ilmiyle kuşatan, ey her şeyin hesabını, sayısını bilen!
Münezzehsin sen, ey kendisinden başka ilâh olmayan! İmdat! İmdat! Kurtar bizi ateşten ey Rabbim!

85- Allah'ım, ben, ismin hakkına sana el açıyorum, (hacetlerimi) senden diliyorum; ey evvel, ey ahir, ey zahir, ey batın, ey iyi olan/iyiliği seven, ey hak, ey yegâne, ey tek, ey ihtiyaçsız/eksiksiz, ey sonsuz/ebedi.
Münezzehsin sen, ey kendisinden başka ilâh olmayan! İmdat! İmdat! Kurtar bizi ateşten ey Rabbim!

86- Ey tanınanların en iyisi, ey ibadet edilen en üstün mabut, ey şükredilenlerin en yücesi, ey anılanların en izzetlisi/azizi, ey övülenlerin en ulusu, ey aranan en kadîm varlık, ey vasfedilen en yüce mevsûf, ey kast edilen/hedeflenen en büyük maksut, ey kendisinden dilenilenlerin en keremlisi, ey bilinen en şerefli sevgili!
Münezzehsin sen, ey kendisinden başka ilâh olmayan! İmdat! İmdat! Kurtar bizi ateşten ey Rabbim!

87- Ey ağlayanların sevgilisi, ey tevekkül edenlerin efendisi, ey (doğru yoldan) sapanları hidayet eden, ey müminlerin velisi, ey kendisini zikredenlerin can yoldaşı, ey perişan ve zor durumda olanların sığınağı, ey doğruların kurtarıcısı, ey bütün güçlülerden daha güçlü olan, ey bütün ilim sahiplerinden daha bilgili olan, ey bütün yaratıkların ilâhı olan!
Münezzehsin sen, ey kendisinden başka ilâh olmayan! İmdat! İmdat! Kurtar bizi ateşten ey Rabbim!

88- Ey üstün olup da kahreden, ey sahip olup da güç yetiren, ey gizli olup da haberdar olan, ey ibadet edildiğinde karşılık veren, ey emrine itaatsizlik edildiğinde bağışlayan, ey fikirlere, düşüncelere sığmayan, ey hiçbir gözle görünmeyen, ey hiçbir (şeyin) eseri kendisine gizli kalmayan, ey bütün insanları rızıklandıran, ey bütün kaderleri takdir eden!
Münezzehsin sen, ey kendisinden başka ilâh olmayan! İmdat! İmdat! Kurtar bizi ateşten ey Rabbim!

89- Allah'ım, ben, ismin hakkına sana el açıyorum, (hacetlerimi) senden diliyorum; ey koruyan, ey yaratan, ey icat eden, ey yüce makama/mertebeye sahip olan, ey (üzüntüleri) gideren, ey (müşküllerin kapısını) açan-halleden, ey (sıkıntılara) son veren, ey (kullarının) kefili olan, ey (iyiliklere) emreden, ey (kötülüklerden) nehyeden!
Münezzehsin sen, ey kendisinden başka ilâh olmayan! İmdat! İmdat! Kurtar bizi ateşten ey Rabbim!

90- Ey gaybı ancak kendisi bilen, ey kötülüğü (kullarından) ancak kendisi defeden, ey yaratıkları ancak kendisi yaratan, ey günahı ancak kendisi bağışlayan, ey nimeti ancak kendisi tamamlayan, ey kalpleri ancak kendisi değiştiren, ey işleri ancak kendisi tedbir eden-yöneten, ey yağmuru ancak kendisi yağdıran, ey rızkı ancak kendisi genişletip yayan, ey ölüleri ancak kendisi dirilten.
Münezzehsin sen, ey kendisinden başka ilâh olmayan! İmdat! İmdat! Kurtar bizi ateşten ey Rabbim!

91- Ey zayıfların yardımcısı, ey gariplerin arkadaşı, ey dostlara yardımcı olan, ey düşmanlara galip gelip kahreden, ey göğü yükselten, ey seçilmiş (kulların) can yoldaşı, ey takva sahiplerinin sevgilisi, ey fakirlerin hazinesi, ey zenginlerin ilâhı, ey kerim olanların en keremlisi!
Münezzehsin sen, ey kendisinden başka ilâh olmayan! İmdat! İmdat! Kurtar bizi ateşten ey Rabbim!

92- Ey her şeyden taraf yeterli olan, ey her şeyi ayakta tutan, ey kendisine hiçbir şey benzemeyen, ey mülkünü hiçbir şey artırmayan, ey hiçbir şey kendisine saklı kalmayan, ey hazinelerinden hiçbir şey eksilmeyen, ey hiçbir şey kendisi gibi olmayan, ey hiçbir şey bilgisi dışında kalmayan, ey her şeyden haberdar olan, ey rahmeti her şeyi kaplayan!
Münezzehsin sen, ey kendisinden başka ilâh olmayan! İmdat! İmdat! Kurtar bizi ateşten ey Rabbim!

93- Allah'ım, ben, ismin hakkına sana el açıyorum, (hacetlerimi) senden diliyorum; ey ikram eden, ey gıda veren, ey nimet veren, ey bağışta bulunan, ey ihtiyaçları gideren, ey kazandıran, ey fânî kılan, ey dirilten, ey hoşnut eden, ey kurtuluşa erdiren!
Münezzehsin sen, ey kendisinden başka ilâh olmayan! İmdat! İmdat! Kurtar bizi ateşten ey Rabbim!

94- Ey her şeyin evveli ve sonu, ey her şeyin ilâhı ve sahibi, ey her şeyin Rabbi ve sanatkârı, ey her şeyi icat eden ve yaratan, ey her şeyi daraltan ve genişleten, ey her şeyi ilk defa yaratan ve (özelliklerini) takdir edip belirleyen, ey her şeye vücut veren ve (öldükten sonra) tekrar kendi-sine döndüren, ey her şeyi dirilten ve öldüren, ey her şeyi yaratan ve (öldükten sonra) ona vâris olan!
Münezzehsin sen, ey kendisinden başka ilâh olmayan! İmdat! İmdat! Kurtar bizi ateşten ey Rabbim!

95- Ey en iyi anan ve anılan, ey en iyi şükreden (karşılık veren) ve şükredilen, ey en iyi öven ve övülen, ey en iyi şahit olan ve hakkında en iyi şahadet edilen, ey en iyi çağıran ve çağrılan, ey en iyi icabet eden ve icabet edilen, ey (insanla) en iyi ünsiyet kuran ve kendisiyle en iyi ünsiyet kurulan, ey en iyi arkadaş olan ve kendisiyle en iyi arkadaş olunan, ey en iyi maksut olan ve en iyi aranan, ey en iyi seven ve en iyi sevilen!
Münezzehsin sen, ey kendisinden başka ilâh olmayan! İmdat! İmdat! Kurtar bizi ateşten ey Rabbim!

96- Ey kendisine dua edene icabet eden, ey kendisine itaat edeni seven, ey sevdiğine yakın olan, ey kendisinden korunma dileyenleri gözeten, ey kendisine ümit bağlayanlara kerim olan, ey emrine itaatsizlik edene hilim ve sabırla davranan, ey azametiyle birlikte merhametli olan, ey hikmetiyle birlikte azametli olan, ey ihsanında kadîm olan, ey kendisine müştak olanlardan haberdar olan!
Münezzehsin sen, ey kendisinden başka ilâh olmayan! İmdat! İmdat! Kurtar bizi ateşten ey Rabbim!

97- Allah'ım, ben, ismin hakkına sana el açıyorum, (hacetlerimi) senden diliyorum; ey sebepleri takdir buyuran, ey (kullarını iyiliğe) teşvik eden, ey (kalpleri) hâlden hâle değiştiren, ey (âlemdeki işleri) takip eden, ey (âlemdeki işleri) düzene koyan, ey (kullarını) korkutan, ey (kullarını) sakındıran, ey (unutulanları) hatırlatan, ey (âlemdeki güçleri) ram eden/elinde tutan, ey (durumları) değiştiren!
Münezzehsin sen, ey kendisinden başka ilâh olmayan! İmdat! İmdat! Kurtar bizi ateşten ey Rabbim!

98- Ey (her şeyi icat etmeden) bilen, ey verdiği söze sadık kalan, ey lütuf ve merhameti aşikâr olan, ey emri (her zaman) galip gelen, ey ki-tabı sağlam olan, ey kazâ ve hükmü kesin olan, ey Kur'ân'ı yüce olan, ey saltanatı kadîm ve ezelî olan, ey fazl-u keremi (bütün mahlûkatı) kapsayan, ey Arş'ı azametli olan!
Münezzehsin sen, ey kendisinden başka ilâh olmayan! İmdat! İmdat! Kurtar bizi ateşten ey Rabbim!

99- Ey bir (şeye) kulak vermesi, kendisini diğer bir işitmeden alıkoy-mayan, ey bir fiili yapması, başka bir fiili yapmasına engel olmayan, ey bir söz, kendisini başka bir sözden gafil kılmayan, ey (kullarından) birisinin isteği, onu başka (birisinin) isteğiyle karıştırmasına vesile olmayan, ey hiçbir şeyin, O'nun başka bir şeyi (görmesine, bilmesine) engel olmayan, ey ısrarla istekte bulunanların ısrarı, kendisini usandırmayan, ey kendisini arzulayanların son ve en büyük arzusu, ey ariflerin himmet ve gayretlerinin son noktası, ey talep edenlerin talebinin nihayeti, ey âlemlerde bir zerre dahi kendisine gizli kalmayan!
Münezzehsin sen, ey kendisinden başka ilâh olmayan! İmdat! İmdat! Kurtar bizi ateşten ey Rabbim!

100- Ey (günahkârlara ceza vermede) acele etmeyen hilim ve sabır sahibi, ey cimrilik yapmayan cömert, ey verdiği vaade hilaf etmeyen Sadık, ey bağıştan bıkmayan, usanmayan karşılıksız bağış ve ihsan sahibi, ey (hiçbir zaman) mağlup olmayan Kahir, ey (hakkıyla) vasfedilmeyecek azametli, ey haksızlık yapmayan Âdil, ey (hiçbir zaman) fakirleşmeyen Ganî, ey (asla) küçülmeyen büyük, ey gaflete düşmeyen koruyucu!
Münezzehsin sen, ey kendisinden başka ilâh olmayan! İmdat! İmdat! Kurtar bizi ateşten ey Rabbim!

Cevşen-i Kebir'i Online Dinlemek İçin

↓ Cevşen-i Kebir Duasını indirip dinlemek için tıklayınız: ↓

Cevşen-i Kebir Duası (Mirdamad)

Kaynakça

  1. El-Misbah, s. 246, haşiye; Mefatihu’l Cinan, Şeyh Abbas Kummi.
  2. s. 247 - 260.
  3. s. 544 - 558.
  4. El-Misbah, 247 - 260.
  5. Bakınız: El-Misbah, s. 247 - 260.
  6. El-Misbah, 246 – 247, Haşiye.
  7. Aga Bozork Tahrani, c. 2, s. 66 – 67; c. 5, s. 287; c. 13, s. 247 - 248.

Bibliyografi

  • Tahrani, Aga Bozork, İbn Tavus, Mehcu’d Daevat ve Menhecu’l İbadat, Beyrut, 1399.
  • Hadi b. Mehdi Sebzevari, Şerhu’l Esma (Şerhu Duau’l Cevşenu’l Kebir), Tahran, çapı Necef Ali Habibi, 1375.
  • Kef’em’i, İbrahim b. Ali, el-Beledu’l Emin ve’d Der’ul Hasin, Beyrut, çapı Alauddin A’lemi, 1418.
  • Kef’em’i, İbrahim b. Ali, el-Misbah, çapı sengi, Tahran, 1321, baskı ofset, Kum, 1405.

"http://tr.wikishia.net/index.php?title=Cevşen-i_Kebir&oldid=92027" adresinden alındı.