Öncelik: b, kalite: c
linksiz
kategorisiz
navbox'siz
yönlendirmesiz
kaynaksız

Berzah

WikiShia sitesinden
Şuraya atla: kullan, ara
Ölümden Kıyamete
İhtizar
Ruhun Kabzedilmesi
Ölümden Kabre
Cenazeyi Teşyi Etmek
Cenaze Namazı • Meyyit Guslü
Tahnit • Kefen • Defin
Telkin • Kabirde ilk gece
Vahşet Namazı
Münker ve Nekir • Kabir Suali
Kabir azabı
Berzah
Sur üflenmesi
Kıyamet • Ahiret
Kıyamet Aşamaları
Tetayür-u Kutub • Amel Defteri
Mizan • Şefaat
Sırat Köprüsü
A'raf (Kıyamette)
Çocuklar (Kıyamette)
Cennet • Cehennem
İlgili Konular
Mead
Azrail
Berzah vücudu
Tecessüm-ü A'mal
Reenkarnasyon
Hulud/Ebedi kalış
Kabir ziyareti

Berzah âlemi (Arapça: البرزخ), adına “misal âlemi” veya “kabir âlemi” de denilen dünya ile ahiret arasındaki bir âlemdir. Bu âlem, hem müminler ve hem de mümin olmayanlar için kurulacaktır. Mümin olanlar için cennet ve kâfir olanlar için cehennem gibi olacaktır.

Berzah’ın Kelime Anlamı

"Berzah" sözlükte iki şey arasındaki engel, perde ve mesafe anlamındadır.[1] Terim olarak ise, dünya hayatının ölüm ile son bulup, ahiret hayatının başlayacağı gün arasındaki mesafeden ibarettir. Dünya ve ahiret arasında vasıta olduğu için “berzah” denilmiştir.[2] Bu âleme kabir âlemi ve misal âlemi de denilmiştir.[3]

Kur’an’da Berzah

"Berzah" kelimesi Kur’an’da 3 kere geçmiştir (Furkan, 53; Rahman, 20 ve Mü’minun, 100), ancak yalnızca Mü’minun suresinin 100. ayetinde kendi anlamında kullanılmıştır:

حَتَّى إِذَا جَاء أَحَدَهُمُ الْمَوْتُ قَالَ رَبِّ ارْجِعُونِ لَعَلِّی أَعْمَلُ صَالِحًا فِیمَا تَرَكْتُ كَلَّا إِنَّهَا كَلِمَةٌ هُوَ قَائِلُهَا وَمِن وَرَائِهِم بَرْزَخٌ إِلَى یوْمِ یبْعَثُونَ

“Nihayet onlardan birine ölüm gelince, “Rabbim! Beni dünyaya geri gönderiniz ki, terk ettiğim dünyada salih bir amel yapayım” der. Hayır! Bu, sadece onun söylediği (boş) bir sözden ibarettir. Onların arkasında, tekrar dirilecekleri güne kadar (devam edecek, dönmelerine engel) bir perde (berzah) vardır.” (99–100)

Bu ayette, bazı insanların ölüm anındaki (veya öldükten sonra) dünyaya yeniden dönme isteklerinin yersiz olduğu belirtilmekte ve tekrar dirilme gününe kadar onlarla dünya arasında bir berzah olduğu açıklanmaktadır. Buradaki berzahtan maksat, diriliş gününden önce herkesin karşılaşacağı dünya ve ahiret arasındaki bir yaşam aşamasıdır.

Kur’an Açısından Berzah’ın İspatı

Açık bir şekilde berzah alemini anlatan Mü’minun suresinin 100. ayetinin yanı sıra, bazı ayetlerde "berzah" kelimesi kullanılmadan ondan bahsetmektedir. Şehitlerle ilgili olan ayetler şunlardan ibarettir:

  • Allah yolunda öldürülenleri sakın 'ölüler' saymayın. Hayır, onlar Rableri katında diridirler, rızıklanmaktadırlar.” (Al-i İmran, 169)
  • “Ve sakın Allah yolunda öldürülenlere "ölüler" demeyin; hayır onlar diridirler. Lakin siz anlayamazsınız.” (Bakara, 154)

Buna ilave olarak berzah alemi, tıpkı Kur’an ayetlerine göre şehitlere mahsus değildir. Bilakis Firavun gibi kafir ve tuğyanda bulunan herkes için geçerlidir. Örneğin Mü’min suresi, 46. ayette şöyle geçmektedir: “Onlar sabah akşam o ateşe sokulurlar. Kıyametin kopacağı günde de: Firavun ailesini azabın en çetinine sokun (denilecek)!”[4] Nitekim ayette diriliş gününden” önceki azaptan bahsedildiği açıktır. Burada berzah alemindeki azap kastedilmiştir.

Rivayetlerde Berzah

Berzah’ın Tanımı

Bazı rivayetlerde "berzah" kelimesi, dünya ve ahiret aşaması arasındaki vasıta olarak kullanılmıştır. Örneğin: İmam Cafer Sadık (a.s) tüm (hakiki) Şiilerin ahirette cennete gideceklerini açıkladıktan sonra şöyle buyurmaktadır: واللهِ اَتَخَوفُ علیكم فی‌البرزخ ; “Allah’a andolsun ki sizler için berzahtan korkuyorum.”[5] Daha sonra berzahı soran raviye şöyle buyurmuştur: القبرُ منذُ حین موته الی یوم القیامة ; “(Berzah) kıyamet gününe kadar olan kabirdir.” İmam Cafer Sadık’ın (a.s) ikinci cümlesinden kabir âleminden maksadın berzah âlemi olduğu ve gerçekte bu tür rivayetlerdeki kabirden maksat toprağın derinliklerindeki çukur değil, bilakis berzah âleminin bir başka ifadesi olduğu anlaşılmaktadır.

Cennet ve Cehennem Berzahı

Bazı hadis ve rivayetlerden berzah aleminin, kendisine has cennet ve cehennemi olduğu ve insanların dünyada yaptıkları amellerinin karşılığında oranın cennet veya cehennemine gidecekleri anlaşılmaktadır. Hz. Fahri Kainat Efendimiz (s.a.a) şöyle buyurmaktadır: “Kabir (berzah), cennet bahçelerinden bir bahçe veya ateş çukurlarından bir çukurdur.”[6]

Kabir Sorusu

Bazı hadis ve rivayetlerden anlaşıldığı kadarıyla, insanlar öldükten hemen sonra berzah âleminde hesaba çekilecek ve orada inanç ve amelleri sorgulanacaktır. Bu hesaba çekilme olayı, hadislerde “kabir suali veya soruları” diye bilinmektedir.

Berzah Vücudu

İnsan ruhu, öldükten sonra misal-i veya berzah-i vücudunda olacaktır. Misal-i vücut, madde türünden olmayan bir vücuttur. Ancak maddeye mahsus şekil ve boyut gibi bazı özelliklere sahip olacaktır. Bu vücuttaki durumu dünyadaki doğal şekline benzeyecektir.[7] Misal-i veya berzah-î vücudun daha iyi anlaşılması için uyku sırasında insanın rüyasında gördüğü farklı şekiller düşünülebilir. Hiç kuşkusuz bu şekiller maddi değildir ve her hangi bir yer ve mekânı da kaplamıyorlar. Kütle ve ağırlıkları yoktur; buna rağmen maddi şekiller gibi bir şekle ve boyuta sahiptirler.

Ayrıca Bakınız

Kaynakça

  1. El-Müfredat fi Garibi’l Kur’an, berzah maddesi; el-Nihayet fi Garibi’l Hadis, c. 1, s. 118.
  2. Tefsir-i Numune, c. 14, s. 315.
  3. Bkz. Şerh-i Fususu’l Hikem, s. 97 -102.
  4. Tercüme, Tefsir-i el-Mizan, c. 14, s. 315.
  5. El-Kafi, c. 3, s. 242.
  6. İrşadu’l Kulub, c. 1, s. 75.
  7. 180 soru ve cevap, s. 361 -362.

Bibliyografi

  • Rağıb İsfahani, Hüseyin bin Muhammed, El-Müfredat fi garibi’l Kur’an, tahkik: Safvan Adnan Davudi, Dimeşk, Daru’l ilmu’d daru’ş Şamiye, k. 1412.
  • Cezri, İbn-i Esir, en-Nihayet fi Garibi’l Hadis, Kum, İsmailiyan, ş. 1367.
  • Kayseri, Şerh-i Fususu’l Hikem, Tahran, İntişarat-ı İlmi ve Ferhengi, ş. 1375.
  • Tabatabai, Muhammed Hüseyin, Tefsir-i el-Mizan, tercüme: Seyyid Muhammed Bakır Musevi Hamedani, Kum, Defter-i İntişar İslami Camiu Müderrisin, Havza İlmiye, ş. 1365.
  • Mekarim Şirazi, Nasır, Tefsir-i Numune, Tahran, İntişar-ı Daru’l Kutubu İslamiye, Haydariye baskısı, ş. 1372.
  • Kuleyni, Muhammed bin Yakup, el-Kafi, Tahran, Daru’l Kutubu İslamiye, ş. 1365.
  • Deylemi, Hasan bin Ebu’l Hasan, İrşadu’l Kulub, Kum, Şerif Razi, k. 1412.
  • Mekarim Şirazi, Nasır, 180 soru ve cevap, Daru’l Kutubu’l İslamiye.