Öncelik: aa, kalite: c
linksiz
resimsiz
kategorisiz
infobox'siz
navbox'siz
yönlendirmesiz
kaynaksız

"Hz. Zeynep (s.a)" sayfasının sürümleri arasındaki fark

WikiShia sitesinden
Şuraya atla: kullan, ara
 
26. satır: 26. satır:
 
  |imagestyle  =
 
  |imagestyle  =
 
  |captionstyle =
 
  |captionstyle =
  |  image      = [[Dosya:Hz. Zeynep selamullahi aleyha.jpg|220px|alt=Example alt text]]
+
  |  image      = [[Dosya:Hz. Zeynep (s.a).jpg|220px|alt=Example alt text]]
 
  |caption      =
 
  |caption      =
  
34. satır: 34. satır:
  
 
  | label5 = İsmi
 
  | label5 = İsmi
  |  data5 =  Zeynep bint Ali (a.s)
+
  |  data5 =  Zeynep binti Ali (a.s)
 
  | label6 = Künyesi
 
  | label6 = Künyesi
 
  |  data6 = Ümmü Gülsüm
 
  |  data6 = Ümmü Gülsüm
 
  | label9= Lakapları
 
  | label9= Lakapları
  |  data9 = [[Beni Haşim]]’in Akilesi<br /> Öğretmeni olmayan alime<br /> arife<br />Fazile<br /> Kamile<br /> Al-i Ali’nin Abidesi<br />Masume Suğra<br /> Eminetullah<br />Naibetu’z Zehra<br />Naibetu’l Hüseyin<br />Akiletu’n Nisa<br />Şeriketu’ş Şüheda<br />Baliğe<br />muvassaka<br /> Fasihe<br /> Şeriketu’l Hüseyin
+
  |  data9 = [[Ben-i Haşim]]’in Akilesi<br /> Öğretmeni olmayan alime<br /> arife<br />Fazile<br /> Kamile<br /> Âl-i Ali’nin Abidesi<br />Masume-i Suğra<br /> Eminetullah<br />Naibetu’z-Zehra<br />Naibetu’l Hüseyin<br />Akiletu’n-Nisa<br />Şeriketu’ş-Şüheda<br />Baliğe<br />muvassaka<br /> Fasihe<br /> Şeriketu’l Hüseyin
 
  | label10 = Doğum Tarihi
 
  | label10 = Doğum Tarihi
 
  |  data10 = h. 5 veya 6. yıl, 5 Cemaziyelevvel
 
  |  data10 = h. 5 veya 6. yıl, 5 Cemaziyelevvel
44. satır: 44. satır:
 
  |  data11 = [[Medine]]
 
  |  data11 = [[Medine]]
 
  | label12 = Ölüm Tarihi
 
  | label12 = Ölüm Tarihi
  |  data12 = H. 63, 15 [[Recep]]
+
  |  data12 = h. 63, 15 [[Recep]]
 
  | label13 = Baba Adı
 
  | label13 = Baba Adı
 
  |  data13 = [[Hz. Ali]] (a.s)
 
  |  data13 = [[Hz. Ali]] (a.s)
54. satır: 54. satır:
 
  |  data16 = [[Şam]], [[Suriye]]
 
  |  data16 = [[Şam]], [[Suriye]]
 
  | label17 = Eşi
 
  | label17 = Eşi
  |  data17 = [[Abdullah bin Cafer]]
+
  |  data17 = [[Abdullah b. Cafer]]
 
  | label18 = Çocukları
 
  | label18 = Çocukları
  |  data18 = [[Ali bin Abdullah bin Cafer|Ali]]<br /> [[Muhammed bin Abdullah bin Cafer|Muhammed]]<br /> [[Abbas bin Abdullah bin Cafer|Abbas]]<br /> [[Avn]]<br /> [[Ümmü Gülsüm bint Abdullah bin Cafer|Ümmü Gülsüm]]
+
  |  data18 = [[Ali b. Abdullah b. Cafer|Ali]]<br /> [[Muhammed b. Abdullah b. Cafer|Muhammed]]<br /> [[Abbas b. Abdullah b. Cafer|Abbas]]<br /> [[Avn]]<br /> [[Ümmü Gülsüm binti Abdullah b. Cafer|Ümmü Gülsüm]]
 
}}
 
}}
 
{{Muharrem Yas Merasimleri}}
 
{{Muharrem Yas Merasimleri}}
  
'''Hz. Zeynep''' (Arapça: '''حضرت زینب'''), [[Hz. Muhammed]]'in (s.a.a) ilk kız torunudur. [[İmam Ali]] ve [[Hz. Fatıma]]’nın kızıdır. Hz. Zeynep (s.a) sabır ve istikamet abidesidir. Kendisi [[İmam Hüseyin]] (a.s) ile birlikte [[Kerbela]]’da yer almıştır. [[Kerbela]] vakıası sonrasında [[Muharrem]]’in onunda ([[Aşura günü]]) bir grup [[Ehlibeyt]] ile birlikte esir düşerek [[Kufe]]’ye oradan da Şam’a götürülmüştür. Esareti boyunca öteki [[Kerbela Esirleri|esirler]]i koruyup kollamasının yanı sıra insanları irşat edici aydınlatıcı hutbeler de okumuştur. Hz. Zeyneb-i Kübra (s.a) şecaat, fesahat ve belagati ile Kerbela kıyamının kalıcı olmasına neden olmuştur. Tarihi kayıtlara göre hicretin altmış üçünde Şam’da hayatını kaybetmiş ve orada defnedilmiştir.
+
'''Hz. Zeynep''' (Arapça: '''حضرت زینب'''), [[Hz. Muhammed]]'in (s.a.a) ilk kız torunudur. [[İmam Ali]] (a.s) ve [[Hz. Fatıma]]’nın (s.a) kızıdır. Hz. Zeynep (s.a) sabır ve istikamet abidesidir. Kendisi [[İmam Hüseyin]] (a.s) ile birlikte [[Kerbela]]’da yer almıştır. [[Kerbela]] vakıası sonrasında [[Muharrem]]’in onunda ([[Aşura günü]]) bir grup [[Ehlibeyt]] ile birlikte esir düşerek, [[Kufe]]’ye ve oradan da Şam’a götürülmüştür. Esareti boyunca öteki [[Kerbela Esirleri|esirler]]i koruyup kollamasının yanı sıra, insanları irşat edici ve aydınlatıcı hutbeler de okumuştur. Hz. Zeyneb-i Kübra (s.a) şecaat, fesahat ve belagati ile Kerbela kıyamının kalıcı olmasına neden olmuştur. Tarihi kayıtlara göre hicretin altmış üçünde Şam’da hayatını kaybetmiş ve orada defnedilmiştir.
  
 
== Nesep, İsim, Lakap ve Künyeleri ==
 
== Nesep, İsim, Lakap ve Künyeleri ==
Hz. Zeyneb’in (s.a) babası [[İmam Ali]], annesi [[Hz. Fatıma]]’dır (s.a).<ref>İbn Asakir, İ’lamu’n Nisa, s. 189 ve 190.</ref>
+
Hz. Zeyneb’in (s.a) babası [[İmam Ali]] (a.s), annesi [[Hz. Fatıma]]’dır (s.a).<ref>İbn-i Asakir, İ’lamu’n-Nisa, s. 189 ve 190.</ref>
  
 
=== İsmi ===
 
=== İsmi ===
En meşhur ismi Zeynep’tir. Sözlükte güzel kokulu ve güzel manzaralı ağaç<ref>Cubran Mes’ud, Er-Raid, tercüme: Rıza İnzaci, ikinci baskı, Meşhed, Astan-ı Kudsi Razevi, c. 1, s. 924, 1376.</ref> ve zeyn- eb, yani babasının süs ve ziyneti anlamına gelmektedir.
+
En meşhur ismi "Zeynep"tir. Sözlükte güzel kokulu ve güzel manzaralı ağaç<ref>Cubran Mes’ud, Er-Raid, tercüme: Rıza İnzaci, ikinci baskı, Meşhed, Astan-ı Kuds-i Razevi, c. 1, s. 924, 1376.</ref> ve "Zeyn-eb", yani babasının süs ve ziyneti anlamına gelmektedir.
Çeşitli rivayetlere göre, Hz. Zeyneb’in (s.a) ismini bizzat [[Hz. Peygamber]] Efendimiz (s.a.a) koymuştur. Elbette Efendimiz de [[Allah]] tarafından [[Hz. Ali]] (a.s) ve [[Hz. Fatıma]]’nın (s.a) çocukları için belirlediği ismi koymuştur.<ref>3. Bakır Şerif Kureyşi, es-Seyyide Zeynep S. 39; Hasan İlahi, Zeyneb-i Kübra Akile-i Beni Haşim, Tahran, Aferine, s. 29, 1375; Seyyid Kazım Erfa, Hz. Zeynep (s.a), Siyrei Ameli Ehlibeyt, s. 7.</ref>
+
Çeşitli rivayetlere göre, Hz. Zeyneb’in (s.a) ismini bizzat [[Hz. Peygamber]] Efendimiz (s.a.a) koymuştur. Elbette Efendimiz de [[Allah]] tarafından [[Hz. Ali]] (a.s) ve [[Hz. Fatıma]]’nın (s.a) çocukları için belirlediği ismi koymuştur.<ref>3. Bakır Şerif Kureyşi, es-Seyyide Zeynep s. 39; Hasan İlahi, Zeyneb-i Kübra (s.a) Akile-i Ben-i Haşim, Tahran, Aferine, s. 29, 1375; Seyyid Kazım Erfa, Hz. Zeynep (s.a), Siyre-i Ameli Ehlibeyt, s. 7.</ref>
  
=== Hz. Zeyneb’in Hz. Hatice’ye Benzerlikleri ===
+
=== Hz. Zeyneb’in (s.a) Hz. Hatice’ye (s.a) Benzerlikleri ===
[[Hz. Resulü Kibriya Efendimiz]] (s.a.a) kundaktaki çocuğu kucağına alıp öptükten sonra şöyle buyurmuştur: “Hazırda ve gaipte olan ümmetime tavsiye ediyorum ki bu kızı koruyup saygı göstersinler. Hakikaten bu kız [[Hatice|Hatice Kübra]] (s.a) gibidir.” <ref>Ebu’l Kasım ed-Dibaci, Zeyneb-i Kübra Betalete’l Hurriyet, ikinci baskı, Beyrut, el-Belağ, s. 15, 1417; Seyyid Nurettin Cezairi, s. 44.</ref>
+
[[Hz. Resul-ü Kibriya Efendimiz]] (s.a.a) kundaktaki çocuğu kucağına alıp, öptükten sonra şöyle buyurmuştur: “Hazırda ve gaipte olan ümmetime tavsiye ediyorum ki bu kızı koruyup saygı göstersinler. Hakikaten bu kız [[Hatice|Hatice Kübra]] (s.a) gibidir.” <ref>Ebu’l Kasım ed-Dibaci, Zeyneb-i Kübra Betalete’l Hürriyet, ikinci baskı, Beyrut, el-Belağ, s. 15, 1417; Seyyid Nurettin Cezairi, s. 44.</ref>
 
{{Quote box
 
{{Quote box
  |quote  = '''Hz. Zeyneb'in Kufelilere Hitabından:'''{{çizgi}}
+
  |quote  = '''Hz. Zeyneb'in (s.a) Kufelilere Hitabından:'''{{çizgi}}
 
:“Bismilahirrahmanirrahim Ey Kûfeliler, dinleyin!”<br />
 
:“Bismilahirrahmanirrahim Ey Kûfeliler, dinleyin!”<br />
Bu ses ile beraber tüm nefeslersineye çekildi, develer ve atlar bile bir müddet hareket etmeden öylece kaldılar. Rüzgar, dahi Zeyneb’in sesine mikrofonluk yapmak için yavaş yavaş harakete geçti. Tüm insanlar, Ali kızı Zeyneb’i dinlemek için sabırsızlanmaya başladılar. Acaba bu esir hanım, ne konuşacak diye pür dikkat kesilmişlerdi.<br />
+
Bu ses ile beraber tüm nefesler sineye çekildi; develer ve atlar bile bir müddet hareket etmeden öylece kaldılar. Rüzgar dahi Zeyneb’in (s.a) sesine mikrofonluk yapmak için yavaş yavaş harakete geçti. Tüm insanlar, Ali (a.s) kızı Zeyneb’i (s.a) dinlemek için sabırsızlanmaya başladılar. "Acaba bu esir hanım ne konuşacak" diye pür dikkat kesilmişlerdi.<br />
  
:“Allah’a Hamd u Sena olsun. Salât ve selam benim babam Hz. Muhammed’e ve onun temiz soyuna olsun”<br />
+
:“Allah’a Hamd-u Sena olsun. Salât ve selam benim babam Hz. Muhammed’e ve onun temiz soyuna olsun”<br />
deyince, herkes şaşkınlık içerisinde birbirlerinin yüzlerine bakmaya başladılar. O’nun sesini duyan ama onu göremeyenler ise: “Hz. Ali mi gelmiş, bu ses Hz. Ali’nin sesine benziyor, zira bu fesahet ve belağat ile konuşuyor. Hz. Peygamber’den babam diye söz ediyor. Hani onları bize yabancılar ve Yezid’e karşı gelenler olarak tanıttılar; oysa bu hanım, Hz. Peygamber’den babam diye söz ediyor” diyerek, şaşkınlıklarını dile getiriyorlardı.<br />
+
deyince, herkes şaşkınlık içerisinde birbirlerinin yüzlerine bakmaya başladılar. Onun sesini duyan ama onu göremeyenler ise: “Hz. Ali mi gelmiş. Bu ses Hz. Ali’nin sesine benziyor. Zira bu fesahet ve belağat ile konuşuyor. Hz. Peygamber’den babam diye söz ediyor. Hani onları bize yabancılar ve Yezid’e karşı gelenler olarak tanıttılar. Oysa bu hanım, Hz. Peygamber’den babam diye söz ediyor” diyerek, şaşkınlıklarını dile getiriyorlardı.<br />
  
Hz. Zeynep, daha ilk cümlesiyle halk üzerinde şok etki yaratan hitabesine şöyle devam etti:<br />
+
Hz. Zeynep (s.a) daha ilk cümlesiyle halk üzerinde şok etkisi yaratan hitabesine şöyle devam etti:<br />
:“Ey Kûfe halkı! Ey aldatılmış zavallı halk, bize mi ağlıyorsunuz? Oysa ki bizim gözlerimiz hâlâ yaşlı, ıztıraplarımız dinmemiş, feryatlarımız yatışmamıştır. Sizler, gerdanlığını kaybedip sonra da toprak içerisinde onu arayan kadın gibisiniz. Sizler, Allah ve Resulüne iman getirdiniz, ama daha sonra işlediğiniz bu büyük günahla onun kökünü kazıyıp attınız. Sizden fesat, şer ve şarlatanlıktan başka bir şey de beklenemez. Sizler o güle benziyorsunuz ki ne yenilen ne de koklanandır."
+
:“Ey Kûfe halkı! Ey aldatılmış zavallı halk! Bize mi ağlıyorsunuz? Oysa ki bizim gözlerimiz hâlâ yaşlı, ıztıraplarımız dinmemiş ve feryatlarımız yatışmamıştır. Sizler, gerdanlığını kaybedip, sonra da toprak içerisinde onu arayan kadın gibisiniz. Sizler, Allah ve Resulüne iman getirdiniz ama daha sonra işlediğiniz bu büyük günahla onun kökünü kazıyıp attınız. Sizden fesat, şer ve şarlatanlıktan başka bir şey de beklenemez. Sizler o güle benziyorsunuz ki ne yenilen ne de koklanandır."
 
  |source =
 
  |source =
 
  |width  = 28%
 
  |width  = 28%
88. satır: 88. satır:
  
 
=== Lakapları ===
 
=== Lakapları ===
Hz. Zeyneb’in (s.a) çok sayıda lakabı vardır. Örneğin: [[Beni Haşim]]’in Akilesi, Öğretmeni olmayan alime, arife, muvassaka, Fazile, Kamile, Al-i Ali’nin Abidesi, Masume Suğra, Eminetullah, Naibetu’z Zehra, Naibetu’l Hüseyin, Akiletu’n Nisa, Şeriketu’ş Şüheda, Baliğe, Fasihe ve Şeriketu’l Hüseyin.<ref>Nurettin Cezairi, el-Hasaisetu’z Zeynebiye, s. 52 ve 53.</ref>
+
Hz. Zeyneb’in (s.a) çok sayıda lakabı vardır. Örneğin: [[Ben-i Haşim]]’in Akilesi, Öğretmeni olmayan alime, arife, muvassaka, Fazile, Kamile, Âl-i Ali’nin Abidesi, Masume-i Suğra, Eminetullah, Naibetu’z-Zehra, Naibetu’l Hüseyin, Akiletu’n-Nisa, Şeriketu’ş-Şüheda, Baliğe, Fasihe ve Şeriketu’l Hüseyin.<ref>Nurettin Cezairi, el-Hasaisetu’z-Zeynebiye, s. 52 ve 53.</ref>
  
 
=== Künyeleri ===
 
=== Künyeleri ===
Künyeleri olarak da Ümmü Gülsüm ve Ümmü’l Mesaib’i zikretmişlerdir.<ref>Nurettin Cezairi, el-Hasaisetu’z Zeynebiye, s. 48; Bakır Şerif Kureyşi, es-Seyyide Zeynep S. 39.</ref>
+
Künyeleri olarak da Ümmü Gülsüm ve Ümmü’l Mesaib’i zikretmişlerdir.<ref>Nurettin Cezairi, el-Hasaisetu’z-Zeynebiye, s. 48; Bakır Şerif Kureyşi, es-Seyyide Zeynep (s.a) s. 39.</ref>
  
 
== Doğumu ve Vefatı ==
 
== Doğumu ve Vefatı ==
Hz. Zeynep (s.a) [[Hicri Kameri 5. Yıl|hicretin beş]] veya [[Hicri Kameri 6. Yıl|altıncı yılında]] [[Cemaziyelahir]] ayının beşinde [[Medine]]’de gözlerini dünyaya açtı.<ref>Mehellati, Zebihullah, Reyahinu’ş Şeria, c. 3, s. 33; Muhammedi İştahardi, Hz. Zeynep Furuğ Taban Kevser, s. 17.</ref> Hz. Zeynep (s.a)hicretin altmış üçüncü yılında [[Recep]] ayının birinde eşi Abdullah b. Cafer ile Şam’a yaptığı bir yolculukta vefat etmiş ve orada da defnedilmiştir. Bazıları Medine veya Mısır’da defnedildiğini söylemiştir.<ref>Kazvini, Muhammed Kazım, Zeyneb-i Kübra mine’l mehdi ile’l lehd, s. 434.</ref>
+
Hz. Zeynep (s.a) [[Hicri Kameri 5. yıl|hicretin beş]] veya [[Hicri Kameri 6. yıl|altıncı yılında]] [[Cemaziyelahir]] ayının beşinde [[Medine]]’de gözlerini dünyaya açtı.<ref>Mehellati, Zebihullah, Reyahinu’ş-Şeria, c. 3, s. 33; Muhammedi İştihardi, Hz. Zeynep (s.a) Furuğ-u TabanKevser, s. 17.</ref> Hz. Zeynep (s.a) hicretin altmış üçüncü yılında [[Recep]] ayının birinde eşi Abdullah b. Cafer ile Şam’a yaptığı bir yolculukta vefat etmiş ve orada da defnedilmiştir. Bazıları Medine veya Mısır’da defnedildiğini söylemiştir.<ref>Kazvini, Muhammed Kazım, Zeyneb-i Kübra (s.a) mine’l Mehdi ile’l Lehd, s. 434.</ref>
  
 
== Çocukluk Dönemi ==
 
== Çocukluk Dönemi ==
Hz. Zeynep (s.a) küçük yaşında iken babası [[İmam Ali]]’ye şöyle sorar:<br />
+
Hz. Zeynep (s.a) küçük yaşında iken babası [[İmam Ali]]’ye (a.s) şöyle sorar:<br />
  
 
- “Babacığım! Bizi seviyor musun?”<br />
 
- “Babacığım! Bizi seviyor musun?”<br />
  
- İmam der ki: “Nasıl sizi sevmeyeyim, sizler benim kalbimin meyvesisiniz.” <br />
+
- İmam (a.s) der ki: “Nasıl sizi sevmeyeyim; sizler benim kalbimin meyvesisiniz.” <br />
  
- Hz. Zeynep cevaben şöyle der: “İki sevgi müminin kalbinde aynı anda olmaz; hem [[Allah]] sevgisi ve hem de evlat sevgisi. Eğer kaçınılmaz olursa sevgi [[Allah Teâlâ]]’ya, şefkat ve merhamet ise evlada mahsustur.”<ref>Menakibu Harezmî, c. 1, s. 122, Zeyneb-i Kübra, Allame Nakdi ve Reyahini Şeria, c. 3, s, 54.</ref>
+
- Hz. Zeynep (s.a) cevaben şöyle der: “İki sevgi müminin kalbinde aynı anda olmaz; hem [[Allah]] sevgisi ve hem de evlat sevgisi. Eğer kaçınılmaz olursa, sevgi [[Allah-u Teâlâ]]’ya, şefkat ve merhamet ise, evlada mahsustur.”<ref>Menakibu Harezmî, c. 1, s. 122, Zeyneb-i Kübra, Allame Nakdi ve Reyahini Şeria, c. 3, s, 54.</ref>
  
== İmam Hüseyin’e Olan İlgisi ==
+
== İmam Hüseyin’e (a.s) Olan İlgisi ==
Hz. Zeynep (s.a) küçüklüğünden itibaren [[Hz. İmam Hüseyin]]’e şiddetli ilgi duymaktaydı.Her ne zaman Şehitlerin Efendisi’ni görmezse, tahammülsüzlük gösterir ve abisinin güzel cemalini görünce mutlu olurdu.<ref>Reyahinu’ş Şeria, c. 3, s. 41.</ref> Beşikte ağladığında İmam Hüseyin’i (a.s) görmesi veya sesini duyması ile sakinleşirdi.<ref>Cafer Nakdi, a.g.e, 95.</ref><br />
+
Hz. Zeynep (s.a) küçüklüğünden itibaren [[Hz. İmam Hüseyin]]’e (a.s) şiddetli ilgi duymaktaydı. Şehitlerin Efendisi’ni görmediği zaman, tahammülsüzlük gösterir ve abisinin güzel cemalini görünce, mutlu olurdu.<ref>Reyahinu’ş-Şeria, c. 3, s. 41.</ref> Beşikte ağladığında İmam Hüseyin’i (a.s) görmesi veya sesini duyması ile sakinleşirdi.<ref>Cafer Nakdi, a.g.e, 95.</ref><br />
  
Bu şaşırtıcı aşırı sevgiyi gören [[Hz. Zehra]] (s.a) bir gün konuyu babası [[Hz. Resulullah]]’a (s.a.a) açar. [[Peygamber efendimiz]] şöyle buyurur: “Ey gözlerimin nuru! Bu kız, Hüseyin ile birlikte [[Kerbela]]’ya gidecek ve ağabeyinin dert ve musibetlerine ortak olacaktır.”<ref>Hasan İlahi, a.g.e, 81.</ref><br />
+
Bu şaşırtıcı olan aşırı sevgiyi gören [[Hz. Zehra]] (s.a) bir gün konuyu babası [[Hz. Resulullah]]’a (s.a.a) açar. [[Peygamber efendimiz]] (s.a.a) şöyle buyurur: “Ey gözlerimin nuru! Bu kız, Hüseyin ile birlikte [[Kerbela]]’ya gidecek ve ağabeyinin dert ve musibetlerine ortak olacaktır.”<ref>Hasan İlahi, a.g.e, 81.</ref><br />
  
[[Aşura günü]] Muhammed ve Avn adlı oğullarını alarak ağabeyi [[İmam Hüseyin]]’in yanına giderek şöyle arz eder:
+
[[Aşura günü]] "Muhammed" ve "Avn" adlı oğullarını alıp, ağabeyi [[İmam Hüseyin]]’in yanına giderek, şöyle arz eder:
“Ceddim Hz. İbrahim Halil (a.s) [[Allah]] katında kurbanlığı kabul etmiştir, sen de bu iki kurbanı benden taraf kabul et! Eğer kadınlara [[cihat]] caiz olsaydı, kesinlikle canımı canana feda ederdim.”<ref>Muhammedi İştahardi, Hz. Zeynep Furuğ Taban Kevser, s. 38-39.</ref>
+
“Ceddim Hz. İbrahim Halil (a.s) [[Allah]] katında kurbanlığı kabul etmiştir. Sen de bu iki kurbanı benden taraf kabul et! Eğer kadınlara [[cihat]] caiz olsaydı, kesinlikle canımı canana feda ederdim.”<ref>Muhammedi İştihardi, Hz. Zeynep (s.a) Furuğ-u TabanKevser, s. 38-39.</ref>
  
 
== Eş ve Çocukları ==
 
== Eş ve Çocukları ==
Abdullah b. Cafer’in hayâsı [[İmam Ali]]’nin (a.s) kızı ile evlenme konusunda bir girişimde bulunamamasına neden olmaktaydı. Sonunda bir kişi onun tarafından [[İmam Ali]]’nin yanına gider ve şöyle der: “Ey Müminlerin Emiri! Siz [[Allah Resulü]]'nün (s.a.a) Cafer’in evlatlarına karşı nasıl ilgi duyduğunu biliyorsunuz. Bir gün onlara bakarak şöyle demiştir: ‘Kızlarımız oğullarımız için ve oğullarımız kızlarımız içindir’, dolayısıyla kızınız Zeyneb’i (s.a) Abdullah b. Cafer’le evlendirmeniz münasip olacaktır ve mehrini annesi [[Fatıma]]’nın (s.a) [[Mehriye|mehr]]i miktarı olan, dört yüz seksen dirhem olarak belirleyiniz.”<br />
+
Abdullah b. Cafer’in hayâsı [[İmam Ali]]’nin (a.s) kızı ile evlenme konusunda bir girişimde bulunamamasına neden olmaktaydı. Sonunda bir kişi onun tarafından [[İmam Ali]]’nin (a.s) yanına gider ve şöyle der: “Ey Müminlerin Emiri! Siz [[Allah Resulü]]'nün (s.a.a) Cafer’in evlatlarına karşı nasıl ilgi duyduğunu biliyorsunuz. Bir gün onlara bakarak şöyle demiştir: ‘Kızlarımız oğullarımız için ve oğullarımız kızlarımız içindir’, dolayısıyla kızınız Zeyneb’i (s.a) Abdullah b. Cafer’le evlendirmeniz münasip olacaktır ve mehrini annesi [[Fatıma]]’nın (s.a) [[Mehriye|mehr]]i miktarı olan, dört yüz seksen dirhem olarak belirleyiniz.”<br />
  
İmam evliliği onaylamış ve [[hicretin on yedinci yılı]]nda [[evlilik]] gerçekleşmiştir. Kısa bir sürede İmamın duası sonucu Abdullah b. Cafer, büyük mal sahibi olmuş ve cömert ve bağışta bulunan diye ünlenmiştir.<br />
+
İmam (a.s) evliliği onaylamış ve [[hicretin on yedinci yılı]]nda [[evlilik]] gerçekleşmiştir. Kısa bir sürede İmam'ın (a.s) duası sonucu Abdullah b. Cafer, büyük mal sahibi olmuş, "cömert ve bağışta bulunan" diye ünlenmiştir.<br />
  
 
Hz. Zeynep (s.a) Abdullah'a, [[İmam Hüseyin]]’e olan şiddetli alakası yüzünden her gün onunla görüşme ve onunla sefere çıkma şartı koymuş, Abdullah da bu şartı kabul etmiştir.<br />
 
Hz. Zeynep (s.a) Abdullah'a, [[İmam Hüseyin]]’e olan şiddetli alakası yüzünden her gün onunla görüşme ve onunla sefere çıkma şartı koymuş, Abdullah da bu şartı kabul etmiştir.<br />
  
Bu evlilikten dört erkek (Ali, Avn, Abbas ve Muhammed) ve adı Ümmü Gülsüm olan bir kız çocuğu dünyaya gelmiştir.<ref>İbn Asakir, İ’lamu’n Nisa, s. 190; Reyahinu’ş Şeria, c. 3, s. 41 ve tercüme Zeynebi Kübra, s. 89.</ref>
+
Bu evlilikten dört erkek (Ali, Avn, Abbas ve Muhammed) ve adı Ümmü Gülsüm olan bir kız çocuğu dünyaya gelmiştir.<ref>İbn-i Asakir, İ’lamu’n-Nisa, s. 190; Reyahinu’ş-Şeria, c. 3, s. 41 ve tercüme Zeyneb-i Kübra (s.a), s. 89.</ref>
  
 
== Faziletleri, Menkıbeleri ve Özellikleri ==
 
== Faziletleri, Menkıbeleri ve Özellikleri ==
 
=== İlim ===
 
=== İlim ===
Hz. Zeyneb’in (s.a) [[Kufe]]’de [[Ubeydullah b. Ziyad]] ile ve aynı şekilde Yezid’in sarayında [[Kur’an]] ayetleriyle delil getirerek konuşması ve hutbelerinin her biri O’nun bilgi ve ilmini ortaya koymak açısından güzel kanıtlardır. Hz. Zeynep (s.a), babası [[Hz. Ali]] ve annesi [[Hz. Fatıma]]’dan hadisler nakletmiştir.<ref>İbn Asakir, İ’lamu’n Nisa, s. 189.</ref> Buna ek olarak, babası [[Hz. Ali]]’nin (a.s) hilafeti döneminde [[Kufe]] kadınlarına ders ve [[Kur’an]] tefsiri dersleri vermesi, yine onun bilgisini ortaya koymaktadır.<ref>Delailu’l İmamet Taberi, c. 3; Mehellati, Zebihullah, Reyahinu’ş Şeria, s. 57.</ref><br />
+
Hz. Zeyneb’in (s.a) [[Kufe]]’de [[Ubeydullah b. Ziyad]] ile ve aynı şekilde Yezid’in sarayında [[Kur’an]] ayetleriyle delil getirerek, konuşması ve hutbelerinin her biri onun bilgi ve ilmini ortaya koymak açısından güzel kanıtlardır. Hz. Zeynep (s.a), babası [[Hz. Ali]] (a.s) ve annesi [[Hz. Fatıma]]’dan (s.a) hadisler nakletmiştir.<ref>İbn-i Asakir, İ’lamu’n-Nisa, s. 189.</ref> Buna ek olarak, babası [[Hz. Ali]]’nin (a.s) hilafeti döneminde [[Kufe]] kadınlarına ders ve [[Kur’an]] tefsiri dersleri vermesi, yine onun bilgisini ortaya koymaktadır.<ref>Delailu’l İmamet Taberi, c. 3; Mehellati, Zebihullah, Reyahinu’ş-Şeria, s. 57.</ref><br />
  
Hz. Zeynep (s.a) rivayet ve hadisleri beyan makamında idi, Muhammed b. Amr, Ata b. Saib, Fatıma bintu’l Hüseyin ve başkaları Hz. Zeynep’ten hadisler nakletmişlerdir.<ref>Nehcü’l Belağa İbn Ebi’l Hadid, c. 16, s. 210; Vesailu’ş Şia, c. 1, s. 13 ve 14; Biharu’l Envar, c. 6, s. 107.</ref> Hz. Zeynep (s.a), [[Masumlar]]dan (a.s) [[Şia]]ların konumu, Al-i Muhammed sevgisi, [[Fedekiye|Fedek]] olayı, komşular, [[Bi'set]] ve başka farklı konularda hadisler nakletmiştir.<br />
+
Hz. Zeynep (s.a) rivayet ve hadisleri beyan makamında idi. Muhammed b. Amr, Ata b. Saib, Fatıma bintu’l Hüseyin ve başkaları Hz. Zeynep’ten (s.a) hadisler nakletmişlerdir.<ref>Nehcü’l Belağa İbn-i Ebi’l Hadid, c. 16, s. 210; Vesailu’ş-Şia, c. 1, s. 13 ve 14; Biharu’l Envar, c. 6, s. 107.</ref> Hz. Zeynep (s.a), [[Masumlar]]dan (a.s) [[Şia]]ların konumu, Âl-i Muhammed sevgisi, [[Fedekiye|Fedek]] olayı, komşular, [[Bi'set]] ve başka farklı konularda hadisler nakletmiştir.<br />
[[Beni Haşim]]’in Akilesi olan Hz. Zeynep (s.a), gelecekte yaşanacak olayların bilgisini bile değerli babasından öğrenmiştir.<ref>Mehellati, Zebihullah, Reyahinu’ş Şeria, c. 3, s. 56 ve 73.</ref>
+
[[Ben-i Haşim]]’in Akilesi olan Hz. Zeynep (s.a), gelecekte yaşanacak olayların bilgisini bile değerli babasından öğrenmiştir.<ref>Mehellati, Zebihullah, Reyahinu’ş-Şeria, c. 3, s. 56 ve 73.</ref>
  
 
=== İbadet ===
 
=== İbadet ===
Hz. Zeyneb-i Kübra (s.a) geceleri [[ibadet]]le geçirirdi. Yaşamı boyunca hiçbir zaman teheccüd ([[gece namazı]]nı) terk etmemiştir. İbadetlerle o kadar meşgul olurdu ki kendisine “Al-i Ali’nin abidesi” (ibadet edeni) diye lakap takmışlardı.<ref>Cafer Nakdi, a.g.e, 61.</ref> Gece ibadetlerini hatta [[10 Muharrem|Muharrem ayının onunda]] ve onbirinde bile terk etmemiştir. [[İmam Hüseyin]]’in (a.s) kızı Fatıma şöyle diyor:<br />
+
Hz. Zeyneb-i Kübra (s.a) geceleri [[ibadet]]le geçirirdi. Yaşamı boyunca hiçbir zaman teheccüd ([[gece namazı]]nı) terk etmemiştir. İbadetlerle o kadar meşgul olurdu ki kendisine “Âl-i Ali’nin abidesi” (ibadet edeni) diye lakap takmışlardı.<ref>Cafer Nakdi, a.g.e, 61.</ref> Gece ibadetlerini hatta [[10 Muharrem|Muharrem ayının onunda]] ve onbirinde bile terk etmemiştir. [[İmam Hüseyin]]’in (a.s) kızı Fatıma şöyle diyor:<br />
  
 
[[Aşura gecesi]], halam her an mihrapta ibadete duruyor, [[namaz]] kılıyor, [[dua]] ediyor ve gözlerinden yaşlar akıyordu.<ref>Ahmed Sadıki Erdestani, a.g.e, s. 106.</ref>
 
[[Aşura gecesi]], halam her an mihrapta ibadete duruyor, [[namaz]] kılıyor, [[dua]] ediyor ve gözlerinden yaşlar akıyordu.<ref>Ahmed Sadıki Erdestani, a.g.e, s. 106.</ref>
 
Hz. Zeyneb’in (s.a) [[Allah]]’la olan irtibatı öyle bir boyutta idi ki Aşura günü [[İmam Hüseyin]] (a.s) kız kardeşine veda ederken şöyle buyurmuştur:<br />
 
Hz. Zeyneb’in (s.a) [[Allah]]’la olan irtibatı öyle bir boyutta idi ki Aşura günü [[İmam Hüseyin]] (a.s) kız kardeşine veda ederken şöyle buyurmuştur:<br />
  
“Ey bacım! Beni gece namazlarında unutma.”<ref>Mehellati, Zebihullah, Reyahinu’ş Şeria, c. 3, s. 62; Cafer Nakdi, a.g.e.</ref>
+
“Ey bacım! Beni gece namazlarında unutma.”<ref>Mehellati, Zebihullah, Reyahinu’ş-Şeria, c. 3, s. 62; Cafer Nakdi, a.g.e.</ref>
  
 
=== Hicap ve İffeti ===
 
=== Hicap ve İffeti ===
Hz. Zeyneb’in (s.a) hicap ve iffeti hakkında tarihte şöyle yazılmıştır: Zeynep (s.a) Resulullah’ın kabrinin yanındaki Mescid-i Nebi’ye gitmek istediğinde, [[Hz. Ali]] (a.s) gece gitmesini emretmiş ve [[Hasan]](a.s) ve [[Hüseyin]]’den (a.s) kız kardeşleriyle birlikte gitmelerini istemiştir. Önde [[İmam Hasan]] (a.s), ortada Hz. Zeynep (s.a) ve arkasında da [[İmam Hüseyin]] (a.s) hareket etmekteydiler. Onlar, Muttakilerin Mevla’sı [[Hz. Ali]]’den aldıkları emir gereği Hz. Zeyneb’i bir namahrem görür diye hatta [[Hz. Resulü Kibriya]]’nın (s.a.a) kabri şeriflerinin üzerinde bile ışık yakmamaya memurlardı.<ref>Seyyid Abdul Hüseyin Destgayb, Zendegani Hz. Zeynep, Tahran, Kaveh, s. 19.</ref>
+
Hz. Zeyneb’in (s.a) hicap ve iffeti hakkında tarihte şöyle yazılmıştır: Zeynep (s.a) Resulullah’ın (s.a.a) kabrinin yanındaki Mescid-i Nebi’ye gitmek istediğinde, [[Hz. Ali]] (a.s) gece gitmesini emretmiş ve [[Hasan]] (a.s) ve [[Hüseyin]]’den (a.s) kız kardeşleriyle birlikte gitmelerini istemiştir. Önde [[İmam Hasan]] (a.s), ortada Hz. Zeynep (s.a) ve arkasında da [[İmam Hüseyin]] (a.s) hareket etmekteydiler. Onlar, Muttakilerin Mevla’sı [[Hz. Ali]]’den (a.s) aldıkları emir gereği, Hz. Zeyneb’i (s.a) bir namahrem görür diye, hatta [[Hz. Resul-ü Kibriya]]’nın (s.a.a) kabri şeriflerinin üzerinde bile ışık yakmamaya memurlardı.<ref>Seyyid Abdul Hüseyin Destğeyb, Zendigani Hz. Zeynep (s.a), Tahran, Kaveh, s. 19.</ref>
Yahya Mazeni şöyle diyor: Ben, Medine’de, uzun bir süre [[Hz. Ali]]’nin komşusu idim. [[Allah]]’a yemin ederim ki bu süre zarfında Hz. Zeyneb’i görmedim ve sesini duymadım.<ref>Muhammedi İştahardi, Hz. Zeynep Furuğ Taban Kevser, s. 99.</ref>
+
Yahya Mazeni şöyle diyor: Ben, Medine’de uzun bir süre [[Hz. Ali]]’nin (a.s) komşusu idim. [[Allah]]’a yemin ederim ki bu süre zarfında Hz. Zeyneb’i (s.a) görmedim ve sesini duymadım.<ref>Muhammedi İştihardi, Hz. Zeynep (s.a) Furuğ-u TabanKevser, s. 99.</ref>
  
 
=== Sabır ve İstikamet ===
 
=== Sabır ve İstikamet ===
[[Dosya:Hz. Zeynep Türbesinin Avlusu.jpg|küçükresim|Hz. Zeynep Türbesinin Avlusu]]
+
[[Dosya:Hz. Zeynep (s.a) Türbesinin Avlusu.jpg|küçükresim|Hz. Zeynep (s.a) Türbesinin Avlusu]]
 
Hz. Zeynep (s.a) sabır ve istikamet vadisinin öncülerindendir. Ağabeyi [[İmam Hüseyin]]’in (a.s) kanlı bedenini öylece yerde görünce, gökyüzüne doğru yüzünü çevirerek şöyle demiştir:
 
Hz. Zeynep (s.a) sabır ve istikamet vadisinin öncülerindendir. Ağabeyi [[İmam Hüseyin]]’in (a.s) kanlı bedenini öylece yerde görünce, gökyüzüne doğru yüzünü çevirerek şöyle demiştir:
 
“Allah’ım! Bu naçiz kurbanımızı ve senin yolunda öldürülmüş bu şehidi bizden (Peygamber Ailesinden) kabul buyur”<ref>Seyyid Ali Naki Feyzü’l İslam, Hatun Dusera, s. 185.</ref>
 
“Allah’ım! Bu naçiz kurbanımızı ve senin yolunda öldürülmüş bu şehidi bizden (Peygamber Ailesinden) kabul buyur”<ref>Seyyid Ali Naki Feyzü’l İslam, Hatun Dusera, s. 185.</ref>
Araştırmacı yazarlardan birisi şöyle diyor: Zeyneb’in (s.a) lakaplarından birisi de “er-Raziye bi’l Kader ve’l Kaza”dır (Kaza ve Kadere razı olan). Bu şerefli hanım, zorluk ve sıkıntılar karşısında ayakta durmuştur. Eğer o musibetlerin bir miktarı yüce dağlara verilseydi, dağlar erir ve yok olurdu, ancak o bir başına, yalnız, garip ve kimsesiz ve mazlum hanım, sağlam bir dağ gibi… her zorluğun karşısında ayakta durmayı başarmıştır.<ref>Seyyid Nurettin Cezairi, el-Hasaisetu’z Zeynebiye, s. 24.</ref>
+
Araştırmacı yazarlardan birisi şöyle diyor: Zeyneb’in (s.a) lakaplarından birisi de “er-Raziye bi’l Kader ve’l Kaza”dır (Kaza ve Kadere razı olan). Bu şerefli hanım, zorluk ve sıkıntılar karşısında ayakta durmuştur. Eğer o musibetlerin bir miktarı yüce dağlara verilseydi, dağlar erir ve yok olurdu. Ancak o bir başına, yalnız, garip, kimsesiz ve mazlum hanım, sağlam bir dağ gibi… her zorluğun karşısında ayakta durmayı başarmıştır.<ref>Seyyid Nurettin Cezairi, el-Hasaisetu’z-Zeynebiye, s. 24.</ref>
Hz. Zeynep (s.a) defalarca [[İmam Seccad]]’ın (a.s) canını kurtarmıştır; örneğin [[İbn Ziyad]]’ın meclisinde, İmam Seccad’ın (a.s) delil getirerek konuşmasının ardından, İbn Ziyad, İmam'ın (a.s) öldürülme emrini verdiğinde Hz. Zeynep (s.a) elini kardeşinin oğlu [[İmam Seccad]]'ın (as) boynuna atar ve ‘ben hayatta olduğum sürece, onu öldürmenize müsaade etmeyeceğim’ diye buyurur.<ref>Muhammed Bakır Meclisi, Biharu’l Envar, c. 45, s. 117.</ref>
+
Hz. Zeynep (s.a) defalarca [[İmam Seccad]]’ın (a.s) canını kurtarmıştır. Örneğin [[İbn-i Ziyad]]’ın meclisinde, İmam Seccad’ın (a.s) delil getirerek konuşmasının ardından, İbn-i Ziyad, İmam'ın (a.s) öldürülme emrini verdiğinde Hz. Zeynep (s.a) elini kardeşinin oğlu [[İmam Seccad]]'ın (a.s) boynuna atar ve "Ben hayatta olduğum sürece, onu öldürmenize müsaade etmeyeceğim" diye buyurur.<ref>Muhammed Bakır Meclisi, Biharu’l Envar, c. 45, s. 117.</ref>
  
 
=== Fesahat ve Belagat ===
 
=== Fesahat ve Belagat ===
Hz. Zeynep (s.a) fesahat ve belagati baba ve annesinden miras olarak almıştır. Konuştuğu sırada, sanki babasının dilinden konuşurdu.<ref>Ahmed Beheşti, s. 51.</ref> [[Kufe]]’de, [[Yezid]]’in meclisinde ve ayrıca Ubeydullah b. Ziyad’la yaptığı konuşmaları, babası [[İmam Ali]]’nin (a.s) hutbeleri ve annesi [[Hz. Fatıma Zehra]]’nın (s.a) Fedekiye hutbesiyle birebir benzerlikler taşımaktadır.<ref>Seyyid Kazım Erfa, Hz. Zeynep (s.a), Siyrei Ameli Ehlibeyt, s. 88.</ref>
+
Hz. Zeynep (s.a) fesahat ve belagati baba ve annesinden miras olarak almıştır. Konuştuğu sırada, sanki babasının dilinden konuşurdu.<ref>Ahmed Beheşti, s. 51.</ref> [[Kufe]]’de, [[Yezid]]’in meclisinde ve ayrıca Ubeydullah b. Ziyad’la yaptığı konuşmaları, babası [[İmam Ali]]’nin (a.s) hutbeleri ve annesi [[Hz. Fatıma Zehra]]’nın (s.a) Fedekiye hutbesiyle birebir benzerlikler taşımaktadır.<ref>Seyyid Kazım Erfa, Hz. Zeynep (s.a), Siyre-i Ameli Ehlibeyt, s. 88.</ref>
  
Hz. Zeynep (s.a) [[Kufe]]’de o eşsiz fasih hutbesini okuduktan sonra, insanlar ellerini ağızlarına götürmüş ve şaşkın bir şekilde bir birlerinin yüzüne bakmışlardır. O esnada yaşlı bir adam ağlar bir halde şöyle demiştir:
+
Hz. Zeynep (s.a) [[Kufe]]’de o eşsiz fasih hutbesini okuduktan sonra, insanlar ellerini ağızlarına götürmüş ve şaşkın bir şekilde birbirlerinin yüzüne bakmışlardır. O esnada yaşlı bir adam ağlar bir halde şöyle demiştir:
Anam ve babam, yaşlıları en üstün olanların yaşlıları, çocukları en üstün olanların çocukları, kadınları en üstün olanların kadınları, nesil ve soyları en yüce ve üstün olan bu aileye feda olsun.<ref>Seyyid İbn Tavus, el-Luhuf, s. 179; Muhammed Bakır Meclisi, Biharu’l Envar, c. 45, s. 110.</ref>
+
Anam ve babam, yaşlıları en üstün olanların yaşlıları, çocukları en üstün olanların çocukları, kadınları en üstün olanların kadınları, nesil ve soyları en yüce ve üstün olan bu aileye feda olsun.<ref>Seyyid İbn-i Tavus, el-Luhuf, s. 179; Muhammed Bakır Meclisi, Biharu’l Envar, c. 45, s. 110.</ref>
  
 
== Hz. Zeynep Kerbela Faciasında ==
 
== Hz. Zeynep Kerbela Faciasında ==
[[Aşura]] kıyamı, [[İmam Hüseyin]]’in (a.s) [[şehadet]]i ile son amacına ulaşmamıştır, bilakis onun hidayet ve rehberliği [[Hz. Ali]]’nin (a.s) kızı ve [[İmam Hüseyin]]’in (a.s) kız kardeşi Hz. Zeynep (s.a) eliyle gerçekleşmiştir. Hz. Zeynep (s.a) kardeşi tarafından bu görevi üstlenmiştir. İmam Hüseyin (a.s) çeşitli vasiyetleri ile kız kardeşini bu işe hazırlamıştır.<br />
+
[[Aşura]] kıyamı, [[İmam Hüseyin]]’in (a.s) [[şehadet]]i ile son amacına ulaşmamıştır. Bilakis onun hidayet ve rehberliği [[Hz. Ali]]’nin (a.s) kızı ve [[İmam Hüseyin]]’in (a.s) kız kardeşi Hz. Zeynep (s.a) eliyle gerçekleşmiştir. Hz. Zeynep (s.a) kardeşi tarafından bu görevi üstlenmiştir. İmam Hüseyin (a.s) çeşitli vasiyetleri ile kız kardeşini bu işe hazırlamıştır.<br />
  
Aşura günü ikindi vakti, İmam Hüseyin’in (a.s) yere düştüğünü ve düşmanların onu öldürmek için etrafını sardığını gören Hz. Zeynep çadırdan dışarı çıkmış ve Saad b. Vakkas’ın oğlu Ömer b. Saad’a hitaben şöyle demiştir:<br />
+
Aşura günü ikindi vakti, İmam Hüseyin’in (a.s) yere düştüğünü ve düşmanların onu öldürmek için etrafını sardığını gören Hz. Zeynep (s.a) çadırdan dışarı çıkmış ve Saad b. Vakkas’ın oğlu Ömer b. Saad’a hitaben şöyle demiştir:<br />
  
 
“Ey Sa’d’ın oğlu! Ebu Abdullah (Hüseyin) öldürülecek ve sen öylece seyirci kalacaksın öyle mi?!” {{enot|«یابن سَعد! اَیقتَلُ اَبُو عبداللّه وَ انتَ تَنظُرُ اِلَیهِ؟»}} <ref>Ali Nezeri Münferit, Kıssa Kerbela, s. 371.</ref><br />
 
“Ey Sa’d’ın oğlu! Ebu Abdullah (Hüseyin) öldürülecek ve sen öylece seyirci kalacaksın öyle mi?!” {{enot|«یابن سَعد! اَیقتَلُ اَبُو عبداللّه وَ انتَ تَنظُرُ اِلَیهِ؟»}} <ref>Ali Nezeri Münferit, Kıssa Kerbela, s. 371.</ref><br />
163. satır: 163. satır:
 
Sa'd oğlunun sustuğunu ve bir cevap vermediğini gören Hz. Zeynep (s.a) şöyle feryat etmiştir:<br />
 
Sa'd oğlunun sustuğunu ve bir cevap vermediğini gören Hz. Zeynep (s.a) şöyle feryat etmiştir:<br />
  
“Vay kardeşim, va Efendim, vay Ehlibeytim! Keşke gökyüzü yerde parçalansaydı! Keşke dağlar paramparça olup yere serilseydi!” {{enot|« وا اخاه! واسیداه! وا اهل بیتاه! لیت السماء انطبقت علی الارض و لیت الجبال تدكدكت علی السهل»}}<ref>Seyyid İbn Tavus, el-Luhuf, s. 159 ve 161; Seyyid Abdurrezzak Musevi, Mektelu Mukrim, tercüme: Azizullahi Kirmani, s. 192.</ref><br />
+
“Vay kardeşim, va Efendim, vay Ehlibeytim! Keşke gökyüzü yerde parçalansaydı! Keşke dağlar paramparça olup yere serilseydi!” {{enot|« وا اخاه! واسیداه! وا اهل بیتاه! لیت السماء انطبقت علی الارض و لیت الجبال تدكدكت علی السهل»}}<ref>Seyyid İbn-i Tavus, el-Luhuf, s. 159 ve 161; Seyyid Abdurrezzak Musevi, Mektelu Mukrim, tercüme: Azizullahi Kirmani, s. 192.</ref><br />
  
Hz. Zeynep (s.a), bu cümleleri ile kıyamın ikinci aşamasını başlatıyordu. Hz. Zeynep (s.a) kendisini kardeşine ulaştırdı, göğe bakarak şöyle buyurdu: “Allah’ım! Bu kurbanı bizden kabul buyur.”<ref>Seyyid Ali Naki Feyzü’l İslam, Hatun Dusera, s. 185.</ref> Hz. Zeynep (s.a) daha sonra [[şehit]]leri acıklı ağıtlarla, gözyaşı dökerek anmış ve geride kalan yetimlerin bakımını üstlenerek, [[gece namazı]] ve [[Allah]]’a yakarışla sabahlamıştır.
+
Hz. Zeynep (s.a), bu cümleleri ile kıyamın ikinci aşamasını başlatıyordu. Hz. Zeynep (s.a) kendisini kardeşine ulaştırdı ve gökyüzüne bakarak şöyle buyurdu: “Allah’ım! Bu kurbanı bizden kabul buyur.”<ref>Seyyid Ali Naki Feyzü’l İslam, Hatun Dusera, s. 185.</ref> Hz. Zeynep (s.a) daha sonra [[şehit]]leri acıklı ağıtlarla, gözyaşı dökerek anmış ve geride kalan yetimlerin bakımını üstlenerek, [[gece namazı]] ve [[Allah]]’a yakarışla sabahlamıştır.
  
== Hz. Zeyneb’in İmam Hüseyin (a.s.)'ın bedeninin başına geldiği an ==
+
== Hz. Zeyneb’in (s.a) İmam Hüseyin (a.s.)'ın bedeninin başına geldiği an ==
 
Hz. Zeynep (s.a), [[İmam Hüseyin]]’in (a.s) naaşının yanında, [[Medine]]’ye doğru dönerek durmuş ve kalpleri parçalayan şu şekilde ağıtlar yakmıştır:<br />
 
Hz. Zeynep (s.a), [[İmam Hüseyin]]’in (a.s) naaşının yanında, [[Medine]]’ye doğru dönerek durmuş ve kalpleri parçalayan şu şekilde ağıtlar yakmıştır:<br />
  
:"Ey [[Muhammed]] (s.a.a)! Bu Hüseyin'dir (a.s); kanına boyanmış ve doğranmış! Bunlar da senin kızlarındır; esir edilmiş. Bu zalimeri [[Allah]]'a, Muhammed Mustafa'ya (s.a.a), Ali Murtaza'ya (a.s), Fatımat'üz-Zehra'ya (a.s) ve [[şehit]]ler Efendisi Hamza'ya şikâyet ediyorum. Ey Muhammed! Bu senin Hüseyin'indir; Kerbela'da üryan bırakılmış ve seher yeli toprak serpiyor üzerine. Bu senin Hüseyin'indir; zinazâdelerin zulmüyle öldürülmüş. Aman bu hüzünden, aman bu beladan! Bu gün ceddim Resulullah'ın (s.a.a) dünyadan göçtüğü gündür. Ey Muhammed'in (s.a.a) yarenleri, bu esir götürülenler sizin Peygamberinizin (s.a.a) evlatlarıdır!"
+
:"Ey [[Muhammed]] (s.a.a)! Bu Hüseyin'dir (a.s); kanına boyanmış ve doğranmış! Bunlar da senin kızlarındır; esir edilmiş. Bu zalimeri [[Allah]]'a, Muhammed Mustafa'ya (s.a.a), Ali Murtaza'ya (a.s), Fatımat'üz-Zehra'ya (a.s) ve [[şehit]]ler Efendisi Hamza'ya şikâyet ediyorum. Ey Muhammed! Bu senin Hüseyin'indir; Kerbela'da üryan bırakılmış ve seher yeli toprak serpiyor üzerine. Bu senin Hüseyin'indir; zinazâdelerin zulmüyle öldürülmüş. Aman bu hüzünden, aman bu beladan! Bu gün ceddim Resulullah'ın (s.a.a) dünyadan göçtüğü gündür. Ey Muhammed'in (s.a.a) yarenleri! Bu esir götürülenler sizin Peygamberinizin (s.a.a) evlatlarıdır."
  
:Ey Muhammed! Kızların esir edildi ve oğulların öldürüldü. Seher yeli o bedenlerin üzerine toprak savurmaktadır şimdi. Bu senin Hüseyin'indir; başı boynundan arkadan kesilmiş, sarık ve hırkası yağmalanmış. Babam feda olsun O'na ki, ordusu  katledildi ve yağmalandı.<ref>Ebu Muhannef, s. 259; Muhammed Bakır Meclisi, Biharu’l Envar, c. 45, s. 159.</ref><br />
+
:Ey Muhammed! Kızların esir edildi ve oğulların öldürüldü. Seher yeli o bedenlerin üzerine toprak savurmaktadır şimdi. Bu senin Hüseyin'indir; başı boynundan arkadan kesilmiş, sarık ve hırkası yağmalanmış. Babam feda olsun ona ki ordusu  katledildi ve yağmalandı.<ref>Ebu Mihnef, s. 259; Muhammed Bakır Meclisi, Biharu’l Envar, c. 45, s. 159.</ref><br />
  
:Babam feda olsun O'na ki, çadırları yakıldı/yıkıldı. Babam feda olsun O'na ki, gittiği yolculuktan dönmeyecek ve yaralarına merhem konmayacak.<ref>Muhammed Bakır Meclisi, Biharu’l Envar, c. 45, s. 59.</ref><br />
+
:Babam feda olsun ona ki çadırları yakıldı/yıkıldı. Babam feda olsun ona ki gittiği yolculuktan dönmeyecek ve yaralarına merhem konmayacak.<ref>Muhammed Bakır Meclisi, Biharu’l Envar, c. 45, s. 59.</ref><br />
  
Hz. Zeyneb’in (s.a) ah figanları dost ve düşmanları etkisi altına almış ve herkesi gözyaşlarına boğmuştu.<ref>Ebu Muhannef, s. 295; Muhammed Cerir Taberi, Tarihu’l Umem ve’l Muluk, Kahire, matbaatu’l İstikamet, c. 5, s. 348 ve 349, 1358; Muhammed Bakır Meclisi, Biharu’l Envar, c. 45, s. 59.</ref>
+
Hz. Zeyneb’in (s.a) ah ve figanları, dost ve düşmanları etkisi altına almış ve herkesi gözyaşlarına boğmuştu.<ref>Ebu Mihnef, s. 295; Muhammed Cerir-i Taberi, Tarihu’l Umem ve’l Muluk, Kahire, Matbaatu’l İstikamet, c. 5, s. 348 ve 349, 1358; Muhammed Bakır Meclisi, Biharu’l Envar, c. 45, s. 59.</ref>
  
 
{{Quote box
 
{{Quote box
  |quote  = '''Hz. Zeyneb'in Yezid'e hitabından:'''
+
  |quote  = '''Hz. Zeyneb'in (s.a) Yezid'e hitabından:'''
 
{{çizgi}}
 
{{çizgi}}
 
"Ey Yezid! <br />
 
"Ey Yezid! <br />
185. satır: 185. satır:
 
Bizi aç ve sefil bıraktığına, bizim varlığımızı tehlikeye soktuğuna mı inanıyorsun gerçekten? Bağlanmış ve zincire vurulmuş halimizle, huzurunda bizi el pençe divan durdurmakla bizi zavallı tutsaklar durumuna düşürdüğüne ya da bu yolla bizim üstümüzde egemenlik kurduğuna mı inanıyorsun?<br />
 
Bizi aç ve sefil bıraktığına, bizim varlığımızı tehlikeye soktuğuna mı inanıyorsun gerçekten? Bağlanmış ve zincire vurulmuş halimizle, huzurunda bizi el pençe divan durdurmakla bizi zavallı tutsaklar durumuna düşürdüğüne ya da bu yolla bizim üstümüzde egemenlik kurduğuna mı inanıyorsun?<br />
  
Allah katında bizim itibarımızı yitirdiğimizi, gözden düştüğümüzü, buna karşılık sizin de yüceldiğinizi, şereflendirildiğinizi mi düşünüyorsun? Sizin dış görünüşteki başarınızın yüce şerefinizden ya da üstün konumunuzdan ileri geldiğini mi sanıyorsun? Kibirli ve basiretsiz kılığına bakmadan buna mı dikmişsin gözünü? Dünya âlemini elde ettiğine, bütün cihan üstünde nüfuz sahibi olduğuna mı inanşehri yıllarca (Muaviye tarafından) [[Hz. Ali]] (a.s) nefreti ile yaşatılmıştı. Yıllarca Ebu Sufyan ve oğlu Muaviye’nin Hz. Ali’ye (a.s) karşı propaganda ve tebliği bu şehirde doruk noktasına ulaştırılmıştı. Dolayısıyla Peygamber [[Ehlibeyt]]i (a.s) Şam’a girdiğinde, halkın yeni elbiseler giymesi, şehrin her yerinin süslenmesi, şarkıcıların her yerde şarkılar söylemesi ve Şam şehrinin toptan sevince bürünmesi şaşırtıcı bir durum değildi.<ref>Muhammed Muhammedi İştahardi, Hz. Zeynep Furuğ Taban Kevser, s. 327-328.</ref>
+
Allah katında bizim itibarımızı yitirdiğimizi, gözden düştüğümüzü, buna karşılık sizin de yüceldiğinizi, şereflendirildiğinizi mi düşünüyorsun? Sizin dış görünüşteki başarınızın yüce şerefinizden ya da üstün konumunuzdan ileri geldiğini mi sanıyorsun? Kibirli ve basiretsiz kılığına bakmadan buna mı dikmişsin gözünü? Dünya âlemini elde ettiğine, bütün cihan üstünde nüfuz sahibi olduğuna mı inanıyorsun? Şam şehri yıllarca (Muaviye tarafından) [[Hz. Ali]] (a.s) nefreti ile yaşatılmıştı. Yıllarca Ebu Sufyan ve oğlu Muaviye’nin Hz. Ali’ye (a.s) karşı propaganda ve tebliği bu şehirde doruk noktasına ulaştırılmıştı. Dolayısıyla Peygamber [[Ehlibeyt]]i (a.s) Şam’a girdiğinde, halkın yeni elbiseler giymesi, şehrin her yerinin süslenmesi, şarkıcıların her yerde şarkılar söylemesi ve Şam şehrinin toptan sevince bürünmesi şaşırtıcı bir durum değildi.<ref>Muhammed Muhammedi İştihardi, Hz. Zeynep (s.a) Furuğ-u TabanKevser, s. 327-328.</ref>
  
Ancak Hz. [[İmam Zeynel Abidin]] (a.s) ve Hz. Zeynep (s.a) tarafından Şam’da yapılan konuşmalar ve Ümeyye Oğullarının işledikleri cinayetleri ortaya koymaları neticesinde Şamlıların Ehlibeyt'e (aleyhimu’s selam) olan düşmanlıkları bir anda sevgi ve muhabbete dönüşmüş ve öte yandan halkın öfkesi bir anda Yezid’e yönelmişti. İmam Hüseyin’i öldürerek hükumetinin temellerini sağlamlaştıracağını düşünen Yezid, hükumetinin temellerinin sarsıldığını görmeye başlamıştır.
+
Ancak Hz. [[İmam Zeynel Abidin]] (a.s) ve Hz. Zeynep (s.a) tarafından Şam’da yapılan konuşmalar ve Ümeyye Oğullarının işledikleri cinayetleri ortaya koymaları neticesinde, Şamlıların Ehlibeyt'e (a.s) olan düşmanlıkları bir anda sevgi ve muhabbete dönüşmüş; öte yandan halkın öfkesi bir anda Yezid’e yönelmişti. İmam Hüseyin’i (a.s) öldürerek, hükümetinin temellerini sağlamlaştıracağını düşünen Yezid, hükümetinin temellerinin sarsıldığını görmeye başlamıştır.
  
 
== Yezid’in Sarayında ==
 
== Yezid’in Sarayında ==
[[Yezid]], sarayında görülmemiş büyüklükte bir toplantı yaptı ve ülkenin en önemli askeri ve siyasi adamlarını davet etti.<ref>Seyyid Abdul Kerim Haşimi Nejad, s. 330.</ref> Esirlerin önünde küfür ve inkar içerikli [[şii]]rler okudu ve kendince zaferini kutlayarak, [[Kur’an]] ayetlerini tevil ederek kendi lehine yorumladı.<ref>Muhammed Muhammedi İştahardi, Hz. Zeynep Furuğ Taban Kevser, s. 330.</ref>
+
[[Yezid]], sarayında görülmemiş büyüklükte bir toplantı yaptı ve ülkenin en önemli askeri ve siyasi adamlarını davet etti.<ref>Seyyid Abdul Kerim Haşimi Nejad, s. 330.</ref> Esirlerin önünde küfür ve inkar içerikli [[şii]]rler okudu ve kendince zaferini kutlayarak, [[Kur’an]] ayetlerini tevil ederek, kendi lehine yorumladı.<ref>Muhammed Muhammedi İştihardi, Hz. Zeynep (s.a) Furuğ-u TabanKevser, s. 330.</ref>
  
Yezid elindeki çubukla, Peygamber evladı [[İmam Hüseyin]]’in (a.s) mübarek kesik başına vurarak edepsizlikte bulundu.<ref>Hasan İlahi, a.g.e, 208.</ref> Peygamber Efendimiz (s.a.a) ve İslam dinine olan kinini aleni ederek inkâr içerikli bir şiir okudu:<br />
+
Yezid elindeki çubukla, Peygamber (s.a.a) evladı [[İmam Hüseyin]]’in (a.s) mübarek kesik başına vurarak, edepsizlikte bulundu.<ref>Hasan İlahi, a.g.e, 208.</ref> Peygamber Efendimiz (s.a.a) ve İslam dinine olan kinini aleni ederek, inkâr içerikli bir şiir okudu:<br />
  
"Ah nerede, Bedir'de öldürülen atalarım, olsalardı da görselerdi nasıl da Hazrec kabilesi, kılıçlarımızın darbesiyle inliyor. Görselerdi de bunun sevinciyle çığlık atarak `Ey Yezid, ellerine sağlık’ deselerdi. Bizler [[Beni Haşim]] büyüklerini öldürerek, bunu [[Bedir savaşı]]nın yerine hesap ettik ve oradaki yenilgiye karşılık bu zaferi kazandık. Beni Haşim hükumetle oynadı, yoksa ne göklerden bir haber vardı ne de ona [[vahiy]] nazil oldu!<ref>Ebu Mihnef, s. 306 ve 307; Seyyid İbn Tavus, el-Luhuf, s. 213.</ref> Ben eğer Ahmed’in (s.a.a) (Hz. Muhammed Mustafa) çocuklarından intikam almazsam Hunduk’un soyundan değilim.” <ref> Hunduk, Yezid’in baba tarafından ceddidir ve Yezid’le onun arasında onüç vasıta vardır.</ref> <br />
+
"Ah nerede, Bedir'de öldürülen atalarım, olsalardı da görselerdi nasıl da Hazrec kabilesi, kılıçlarımızın darbesiyle inliyor. Görselerdi de bunun sevinciyle çığlık atarak `Ey Yezid, ellerine sağlık’ deselerdi. Bizler [[Ben-i Haşim]] büyüklerini öldürerek, bunu [[Bedir savaşı]]nın yerine hesap ettik ve oradaki yenilgiye karşılık bu zaferi kazandık. Ben-i Haşim hükümetle oynadı, yoksa ne göklerden bir haber vardı ne de ona [[vahiy]] nazil oldu!<ref>Ebu Mihnef, s. 306 ve 307; Seyyid İbn-i Tavus, el-Luhuf, s. 213.</ref> Ben eğer Ahmed’in (s.a.a) (Hz. Muhammed Mustafa) çocuklarından intikam almazsam Hunduk’un soyundan değilim.” <ref> Hunduk, Yezid’in baba tarafından ceddidir ve Yezid’le onun arasında onüç vasıta vardır.</ref> <br />
  
Bir anda Hz. Zeyneb-i Kübra (s.a) meclisin köşesinden kalkarak Yezid’in sözünü kesti ve açık bir tonla bir konuşma yaptı. Hz. Zeyneb’in (s.a), Yezid’in yeşil sarayında yaptığı konuşma İmam Hüseyin’in (a.s) hakkaniyetini ve Yezid’in batıllığını apaçık ortaya koydu. Hz. Zeyneb’in (s.a) mantık dolu hutbesi, oradakileri ciddi bir şekilde etkisi altına aldı. Öyle ki Yezid esirlere karşı biraz da olsa yumuşadı, esneklik göstermeye başladı ve her türlü şiddetten sakındı.<ref>Muhammed Bakır Meclisi, Biharu’l Envar, c. 45, s. 135; Seyyid İbn Tavus, el-Luhuf, s. 221.</ref>
+
Bir anda Hz. Zeyneb-i Kübra (s.a) meclisin köşesinden kalkarak, Yezid’in sözünü kesti ve açık bir tonla bir konuşma yaptı. Hz. Zeyneb’in (s.a), Yezid’in yeşil sarayında yaptığı konuşma İmam Hüseyin’in (a.s) hakkaniyetini ve Yezid’in batıllığını apaçık ortaya koydu. Hz. Zeyneb’in (s.a) mantık dolu hutbesi, oradakileri ciddi bir şekilde etkisi altına aldı. Öyle ki Yezid esirlere karşı biraz da olsa yumuşadı, esneklik göstermeye başladı ve her türlü şiddetten sakındı.<ref>Muhammed Bakır Meclisi, Biharu’l Envar, c. 45, s. 135; Seyyid İbn-i Tavus, el-Luhuf, s. 221.</ref>
  
Yezid, kendi adamlarına esirlere ne yapması gerektiğini danıştı. Bazıları onlara da (İmam Hüseyin ve adamlarına yaptıkları gibi) aynı şekilde davranması gerektiğini söyledi, ancak Numan b. Beşir, ona esirlere yumuşak davranma tavsiyesinde bulundu.<ref>Muhammed Bakır Meclisi, Biharu’l Envar, c. 45, s. 135; Seyyid İbn Tavus, el-Luhuf, s. 221.</ref>
+
Yezid, kendi adamlarına esirlere ne yapması gerektiğini danıştı. Bazıları onlara da (İmam Hüseyin ve adamlarına yaptıkları gibi) aynı şekilde davranması gerektiğini söyledi. Ancak Numan b. Beşir, ona esirlere yumuşak davranma tavsiyesinde bulundu.<ref>Muhammed Bakır Meclisi, Biharu’l Envar, c. 45, s. 135; Seyyid İbn-i Tavus, el-Luhuf, s. 221.</ref>
Hz. Zeyneb’in (a.s) aydınlatıcı konuşmaları sonucunda Yezid, İmam Hüseyin’in (a.s) [[şehadet]]ini İbn Ziyad’ın üzerine atmak zorunda kalmış ve ona lanet etmiştir.<ref>Şeyh Müfid, el-İrşat, s. 358;  Hasan İlahi, a.g.e, 244.</ref><br />
+
Hz. Zeyneb’in (a.s) aydınlatıcı konuşmaları sonucunda Yezid, İmam Hüseyin’in (a.s) [[şehadet]]ini İbn-i Ziyad’ın üzerine atmak zorunda kalmış ve ona lanet etmiştir.<ref>Şeyh Müfid, el-İrşat, s. 358;  Hasan İlahi, a.g.e, 244.</ref><br />
  
Yezid, esirlere birkaç gün Şam’da ölülerine ağıt yakmalarına izin verdi. Ebu Süfyan hanedanına mensup kadınlar, örneğin [[Yezid]]’in eşi Hind, (harabede) Ehlibeytin (a.s) yanına giderek [[Allah Resulü]]'nün kızının el ve ayaklarına kapanarak öptü. Ağlayarak ağıt yaktı ve üç gün matem meclisi düzenledi.<ref>Ebu Muhannef, s. 311; Şeyh Abbas Kummi, s. 265.</ref><br />
+
Yezid, esirlere birkaç gün Şam’da ölülerine ağıt yakmalarına izin verdi. Ebu Süfyan hanedanına mensup kadınlar, örneğin [[Yezid]]’in eşi Hind, (harabede) Ehlibeytin (a.s) yanına giderek, [[Allah Resulü]]'nün (s.a.a) kızının el ve ayaklarına kapanarak öptü. Ağlayarak ağıt yaktı ve üç gün matem meclisi düzenledi.<ref>Ebu Mihnef, s. 311; Şeyh Abbas Kummi, s. 265.</ref><br />
  
Sonunda, Hz. Fahri Kâinat Efendimizin ev halkı olan esirler, saygı ve hürmetle [[Medine]]’ye döndüler.<ref>İbn Asakir, İ’lamu’n Nisa, s. 191.</ref>
+
Sonunda, Hz. Fahr-i Kâinat Efendimizin (s.a.a) ev halkı olan esirler, saygı ve hürmetle [[Medine]]’ye döndüler.<ref>İbn-i Asakir, İ’lamu’n-Nisa, s. 191.</ref>
 
{{Hz. Peygamberin (s.a.a) Hanedanı}}
 
{{Hz. Peygamberin (s.a.a) Hanedanı}}
  
213. satır: 213. satır:
 
<div class="reflist4" style="height: 250px; background:#fffdfa; overflow: auto; padding: 3px" >
 
<div class="reflist4" style="height: 250px; background:#fffdfa; overflow: auto; padding: 3px" >
 
<div style="{{column-count|3}}">
 
<div style="{{column-count|3}}">
* Danişnamei İmam Hüseyin (a.s), Muhammedi Rey Şehri ve… c. 10, tercüme: Muhammed Muradi, Kum, Daru’l Hadis, k. 1430/ ş. 1388.
+
* Danişname-i İmam Hüseyin (a.s), Muhammedi Rey Şehri ve… c. 10, tercüme: Muhammed Muradi, Kum, Daru’l Hadis, 1430 h.k / 1388 h.ş.
* İbn Asakir, İ’lamu’n Nisa, tahkik: Muhammed Abdurrahim, Beyrut, Daru’l Fikr, 1424/2004.
+
* İbn-i Asakir, İ’lamu’n-Nisa, tahkik: Muhammed Abdurrahim, Beyrut, Daru’l Fikr, 1424/2004.
* Cubran Mes’ud, Er-Raid, tercüme: Rıza İnzicabi, ikinci baskı, Meşhed, Astanı Kutsi Razevi, 1376.
+
* Cubran Mes’ud, Er-Raid, tercüme: Rıza İnzicabi, ikinci baskı, Meşhed, Astan-ı Kuts-i Razevi, 1376.
* Muhammed Muhammed İştihardi, Hz. Zeynep Furuğu Taban Kevser.
+
* Muhammed Muhammed İştihardi, Hz. Zeynep (s.a) Furuğ-u TabanKevser.
* Kazvini, Muhammed Kazım, Zeyneb-i Kübra mine’l Mehdi ile’l Lehd, Beyrut, daru’l Kari, es-saniye, 1427/2006.
+
* Kazvini, Muhammed Kazım, Zeyneb-i Kübra (s.a) mine’l Mehdi ile’l Lehd, Beyrut, Daru’l Kari, es-Saniye, 1427/2006.
* Bakır Şerif el-Kureyşi, es-Seyyidetu Zeynep, Beyrut, daru’t Taarif, 1419.
+
* Bakır Şerif el-Kureyşi, es-Seyyidetu Zeynep, Beyrut, Daru’t-Taarif, 1419.
* Ahmed Beheşti, Zenan Namdar der Kur’an ve Hadis, Tahran, Sazman Tebligatı İslami, 1368.
+
* Ahmed Beheşti, ZenanNamdar der Kur’an ve Hadis, Tahran, Sazman-ı Tebligat-ı İslami, 1368.
* Mehallati, Zebuhullah, Reyahinu’ş Şeriat, Tahran, daru’l Kutubu’l İslami.
+
* Mehallati, Zebuhullah, Reyahinu’ş-Şeriat, Tahran, Daru’l Kutubu’l İslami.
* Muhammed Muhammed İştihardi, Hz. Zeynep Furuğu Taban Kevser, üçüncü baskı, Tahran, Burhan, 1379.
+
* Muhammed Muhammed İştihardi, Hz. Zeynep (s.a) Furuğ-u TabanKevser, üçüncü baskı, Tahran, Burhan, 1379.
* Seyyid Kazım Erfa, Hz. Zeynep (selamullahi aleyha) siyrei ameli Ehlibeyt, Tahran, neşri Kadir, 1377.
+
* Seyyid Kazım Erfa, Hz. Zeynep (s.a) Siyre-i Ameli Ehlibeyt, Tahran, Neşr-i Kadir, 1377.
* Şehidi, Seyyid Cafer, Zendegani Fatıma Zehra (s.a), Tahran, defteri neşri Ferhengi İslami, ş. 1363.
+
* Şehidi, Seyyid Cafer, Zendigani Fatıma Zehra (s.a), Tahran, Defter-i Neşr-i Ferhengi İslami, 1363 h.ş.
* Bakır Şerif el-Kureyşi, es-Seyyidetu Zeynep, Beyrut, daru’l Muhaccebetu’l Beyza el-Ula, k. 1422/ m. 2001.
+
* Bakır Şerif el-Kureyşi, es-Seyyidetu Zeynep, Beyrut, Daru’l Muhaccebetu’l Beyza el-Ula, 1422 h.k / 2001 m.
* Hasan İlahi, Zeyneb-i Kübra akilei Beni Haşim, Tahran, Aferine, 1375.
+
* Hasan İlahi, Zeyneb-i Kübra (s.a) Akilei Ben-i Haşim, Tahran, Aferine, 1375.
* Cafer Nakdi, Zeyneb-i Kübra bintu’l İmam, en-Necefu’l Eşref, el-Mektebetu’l Haydariye, 1361.
+
* Cafer Nakdi, Zeyneb-i Kübra (s.a) Bintu’l İmam, en-Necefu’l Eşref, el-Mektebetu’l Haydariye, 1361.
* el-Cezairi, Seyyid Nurettin, el-Hasaisetu’l Zeynebiye, Kum, İntişarat el-Mektebetu’l Haydariye el-Ula, 1425/1383.
+
* el-Cezairi, Seyyid Nurettin, el-Hasaisetu’l Zeynebiye, Kum, İntişaratel-Mektebetu’l Haydariye el-Ula, 1425/1383.
* Nasır Mekarim Şirazi ve başkaları, Tefsiri Numune, Tahran, daru’l kutubu’l İslamiye, 1361.
+
* Nasır Mekarim Şirazi ve başkaları, Tefsir-i Numune, Tahran, Daru’l Kutubu’l İslamiye, 1361.
* İbn Cumatu’l Arusi el-Huveyzi, Tefsiri Nuru’s Sakaleyn, Haşim Resuli Mehallati’nin çabaları ile, Kum, İsmailiyan, 1373.
+
* İbn-i Cumatu’l Arusi el-Huveyzi, Tefsir-i Nuru’s-Sakaleyn, Haşim Resuli Mehallati’nin çabaları ile, Kum, İsmailiyan, 1373.
* Ebu’l Kasım el-Dibaci, Zeyneb-u Kübra Betalatu’l Hurriyet, ikinci baskı, Beyrut, el-Belağ, 1417.
+
* Ebu’l Kasım el-Dibaci, Zeyneb-u Kübra (s.a) Betalatu’l Hürriyet, ikinci baskı, Beyrut, el-Belağ, 1417.
* Muhaddis Nuri, Müstedreku’l Vesail, Kum, Alulbeyt, 1407.
+
* Muhaddis-i Nuri, Müstedreku’l Vesail, Kum, Alulbeyt, 1407.
* Hasan İlahi, Zeyneb-i Kübra akilei Beni Haşim, Tahran, Aferine, 1375.
+
* Hasan İlahi, Zeyneb-i Kübra (s.a) Akile-i Ben-i Haşim, Tahran, Aferine, 1375.
* Seyyid Abdul Hüseyin Destgayb, Zendegani Hz. Zeynep, Tahran, Kaveh.
+
* Seyyid Abdul Hüseyin Destğeyb, Zendigani Hz. Zeynep (s.a), Tahran, Kaveh.
* Seyyid Ali Naki Feyzu’l İslam, Hatun Dusera (Şerhi Hal Hz. Zeynep), ikinci baskı, Tahran, neşri Asar Feyzu’l İslam, 1366.
+
* Seyyid Ali Naki Feyzu’l İslam, Hatun Dusera (Şerh-i Hal Hz. Zeynep (s.a)), ikinci baskı, Tahran, Neşr-i AsarFeyzu’l İslam, 1366.
* Muhammed Bakır Meclisi, Biharu’l Envar, Beyrut, müessese evl-Vefa, es-salise, 1403/1983.
+
* Muhammed Bakır Meclisi, Biharu’l Envar, Beyrut, Müessese-i Evl-Vefa, es-Salise, 1403/1983.
* İbn Ebu’l Hadid, Şerhi Nehcü’l Belaga, Beyrut, daru’l kutubu’l ilmiye, 1418.
+
* İbn-i Ebu’l Hadid, Şerh-i Nehcü’l Belaga, Beyrut, Daru’l Kutubu’l İlmiye, 1418.
* Seyyid İbn Tavus, el-Luhuf, tercüme: Akiki Bahşayişi, Kum, defteri neşri nevidu’l İslam, beşinci baskı, 1378.
+
* Seyyid İbn-i Tavus, el-Luhuf, tercüme: Akiki Behşayişi, Kum, Defter-i Neşr-i Nevidu’l İslam, beşinci baskı, 1378.
* Ebu Muhannef, Vaketu’t Taf, tahkik, Muhammed Hadi Yusufi Garavi, Kum, Mecmeu’l Alemi li-Ehli beyt, es-saniye, k. 1427.
+
* Ebu Muhannef, Vaketu’t-Taf, tahkik, Muhammed Hadi Yusufi Garavi, Kum, Mecmeu’l Alemi li-Ehli beyt, es-Saniye, 1427 h.k.
 
* Ali Nezeri Münferid, Kıssa Kerbela, on üçüncü baskı, Kum, server, 1384.
 
* Ali Nezeri Münferid, Kıssa Kerbela, on üçüncü baskı, Kum, server, 1384.
* Abdurrezzak Musevi, mektelu mükrim, tercüme: Azizullahi Kirmani, Kum, Nevid, 1381, s. 192.
+
* Abdurrezzak Musevi, Mektelu Mükrim, tercüme: Azizullahi Kirmani, Kum, Nevid, 1381, s. 192.
* Muhammed b. Cerir Taberi, tarihu’l Umem ve’l Muluk, Kahire, matbaatu’l İstikamet, 1358.
+
* Muhammed b. Cerir-i Taberi, Tarihu’l Umem ve’l Muluk, Kahire, Matbaatu’l İstikamet, 1358.
* Abbas Kummi, Nefsu’l Mehmum, kitabfuruşi İslami, 1368.
+
* Abbas Kummi, Nefesu’l Mehmum, Kitabfuruşi İslami, 1368.
* Seyyid Abdul Kerim Haşimi Nejad, dersi ki Hüseyin be insanha amuğt, on birinci baskı, Meşhed, Haşimi Nejad, 1369.
+
* Seyyid Abdul Kerim Haşimi Nejad, Ders-i ki Hüseyin be İnsanha Amuğt, on birinci baskı, Meşhed, Haşimi Nejad, 1369.
* Şeyh Müfid, el-İrşat, Kum, en-Naşir Sait b. Cubeyr, el-Ula, k. 1428.
+
* Şeyh Müfid, el-İrşat, Kum, en-Naşir Sait b. Cubeyr, el-Ula, 1428 h.k.
 
</div>
 
</div>
 
</div><br />
 
</div><br />
257. satır: 257. satır:
 
[[en:Lady Zaynab (a)]]
 
[[en:Lady Zaynab (a)]]
 
[[ur:حضرت زینب سلام اللہ علیہا]]
 
[[ur:حضرت زینب سلام اللہ علیہا]]
[[fr:Zaynab bint 'Ali b. Abi Taleb (a)]]
+
[[fr:Zaynab binti 'Ali b. Abi Taleb (a)]]
 
[[es:Zainab hija de Alí (La paz sea con ella)]]
 
[[es:Zainab hija de Alí (La paz sea con ella)]]
 
[[id:Zainab binti Ali as]]
 
[[id:Zainab binti Ali as]]

07:22, 11 Temmuz 2019 itibarı ile sayfanın şu anki hâli

Hz. Zeynep (s.a)
220px
İsmi Zeynep binti Ali (a.s)
Künyesi Ümmü Gülsüm
Lakapları Ben-i Haşim’in Akilesi
Öğretmeni olmayan alime
arife
Fazile
Kamile
Âl-i Ali’nin Abidesi
Masume-i Suğra
Eminetullah
Naibetu’z-Zehra
Naibetu’l Hüseyin
Akiletu’n-Nisa
Şeriketu’ş-Şüheda
Baliğe
muvassaka
Fasihe
Şeriketu’l Hüseyin
Doğum Tarihi h. 5 veya 6. yıl, 5 Cemaziyelevvel
Doğum Yeri Medine
Ölüm Tarihi h. 63, 15 Recep
Baba Adı Hz. Ali (a.s)
Anne Adı Hz. Fatıma (s.a)
Ömrü 57 yıl
Türbesi Şam, Suriye
Eşi Abdullah b. Cafer
Çocukları Ali
Muhammed
Abbas
Avn
Ümmü Gülsüm


Hz. Zeynep (Arapça: حضرت زینب), Hz. Muhammed'in (s.a.a) ilk kız torunudur. İmam Ali (a.s) ve Hz. Fatıma’nın (s.a) kızıdır. Hz. Zeynep (s.a) sabır ve istikamet abidesidir. Kendisi İmam Hüseyin (a.s) ile birlikte Kerbela’da yer almıştır. Kerbela vakıası sonrasında Muharrem’in onunda (Aşura günü) bir grup Ehlibeyt ile birlikte esir düşerek, Kufe’ye ve oradan da Şam’a götürülmüştür. Esareti boyunca öteki esirleri koruyup kollamasının yanı sıra, insanları irşat edici ve aydınlatıcı hutbeler de okumuştur. Hz. Zeyneb-i Kübra (s.a) şecaat, fesahat ve belagati ile Kerbela kıyamının kalıcı olmasına neden olmuştur. Tarihi kayıtlara göre hicretin altmış üçünde Şam’da hayatını kaybetmiş ve orada defnedilmiştir.

Nesep, İsim, Lakap ve Künyeleri

Hz. Zeyneb’in (s.a) babası İmam Ali (a.s), annesi Hz. Fatıma’dır (s.a).[1]

İsmi

En meşhur ismi "Zeynep"tir. Sözlükte güzel kokulu ve güzel manzaralı ağaç[2] ve "Zeyn-eb", yani babasının süs ve ziyneti anlamına gelmektedir. Çeşitli rivayetlere göre, Hz. Zeyneb’in (s.a) ismini bizzat Hz. Peygamber Efendimiz (s.a.a) koymuştur. Elbette Efendimiz de Allah tarafından Hz. Ali (a.s) ve Hz. Fatıma’nın (s.a) çocukları için belirlediği ismi koymuştur.[3]

Hz. Zeyneb’in (s.a) Hz. Hatice’ye (s.a) Benzerlikleri

Hz. Resul-ü Kibriya Efendimiz (s.a.a) kundaktaki çocuğu kucağına alıp, öptükten sonra şöyle buyurmuştur: “Hazırda ve gaipte olan ümmetime tavsiye ediyorum ki bu kızı koruyup saygı göstersinler. Hakikaten bu kız Hatice Kübra (s.a) gibidir.” [4]

Hz. Zeyneb'in (s.a) Kufelilere Hitabından:
“Bismilahirrahmanirrahim Ey Kûfeliler, dinleyin!”

Bu ses ile beraber tüm nefesler sineye çekildi; develer ve atlar bile bir müddet hareket etmeden öylece kaldılar. Rüzgar dahi Zeyneb’in (s.a) sesine mikrofonluk yapmak için yavaş yavaş harakete geçti. Tüm insanlar, Ali (a.s) kızı Zeyneb’i (s.a) dinlemek için sabırsızlanmaya başladılar. "Acaba bu esir hanım ne konuşacak" diye pür dikkat kesilmişlerdi.

“Allah’a Hamd-u Sena olsun. Salât ve selam benim babam Hz. Muhammed’e ve onun temiz soyuna olsun”

deyince, herkes şaşkınlık içerisinde birbirlerinin yüzlerine bakmaya başladılar. Onun sesini duyan ama onu göremeyenler ise: “Hz. Ali mi gelmiş. Bu ses Hz. Ali’nin sesine benziyor. Zira bu fesahet ve belağat ile konuşuyor. Hz. Peygamber’den babam diye söz ediyor. Hani onları bize yabancılar ve Yezid’e karşı gelenler olarak tanıttılar. Oysa bu hanım, Hz. Peygamber’den babam diye söz ediyor” diyerek, şaşkınlıklarını dile getiriyorlardı.

Hz. Zeynep (s.a) daha ilk cümlesiyle halk üzerinde şok etkisi yaratan hitabesine şöyle devam etti:

“Ey Kûfe halkı! Ey aldatılmış zavallı halk! Bize mi ağlıyorsunuz? Oysa ki bizim gözlerimiz hâlâ yaşlı, ıztıraplarımız dinmemiş ve feryatlarımız yatışmamıştır. Sizler, gerdanlığını kaybedip, sonra da toprak içerisinde onu arayan kadın gibisiniz. Sizler, Allah ve Resulüne iman getirdiniz ama daha sonra işlediğiniz bu büyük günahla onun kökünü kazıyıp attınız. Sizden fesat, şer ve şarlatanlıktan başka bir şey de beklenemez. Sizler o güle benziyorsunuz ki ne yenilen ne de koklanandır."

Lakapları

Hz. Zeyneb’in (s.a) çok sayıda lakabı vardır. Örneğin: Ben-i Haşim’in Akilesi, Öğretmeni olmayan alime, arife, muvassaka, Fazile, Kamile, Âl-i Ali’nin Abidesi, Masume-i Suğra, Eminetullah, Naibetu’z-Zehra, Naibetu’l Hüseyin, Akiletu’n-Nisa, Şeriketu’ş-Şüheda, Baliğe, Fasihe ve Şeriketu’l Hüseyin.[5]

Künyeleri

Künyeleri olarak da Ümmü Gülsüm ve Ümmü’l Mesaib’i zikretmişlerdir.[6]

Doğumu ve Vefatı

Hz. Zeynep (s.a) hicretin beş veya altıncı yılında Cemaziyelahir ayının beşinde Medine’de gözlerini dünyaya açtı.[7] Hz. Zeynep (s.a) hicretin altmış üçüncü yılında Recep ayının birinde eşi Abdullah b. Cafer ile Şam’a yaptığı bir yolculukta vefat etmiş ve orada da defnedilmiştir. Bazıları Medine veya Mısır’da defnedildiğini söylemiştir.[8]

Çocukluk Dönemi

Hz. Zeynep (s.a) küçük yaşında iken babası İmam Ali’ye (a.s) şöyle sorar:

- “Babacığım! Bizi seviyor musun?”

- İmam (a.s) der ki: “Nasıl sizi sevmeyeyim; sizler benim kalbimin meyvesisiniz.”

- Hz. Zeynep (s.a) cevaben şöyle der: “İki sevgi müminin kalbinde aynı anda olmaz; hem Allah sevgisi ve hem de evlat sevgisi. Eğer kaçınılmaz olursa, sevgi Allah-u Teâlâ’ya, şefkat ve merhamet ise, evlada mahsustur.”[9]

İmam Hüseyin’e (a.s) Olan İlgisi

Hz. Zeynep (s.a) küçüklüğünden itibaren Hz. İmam Hüseyin’e (a.s) şiddetli ilgi duymaktaydı. Şehitlerin Efendisi’ni görmediği zaman, tahammülsüzlük gösterir ve abisinin güzel cemalini görünce, mutlu olurdu.[10] Beşikte ağladığında İmam Hüseyin’i (a.s) görmesi veya sesini duyması ile sakinleşirdi.[11]

Bu şaşırtıcı olan aşırı sevgiyi gören Hz. Zehra (s.a) bir gün konuyu babası Hz. Resulullah’a (s.a.a) açar. Peygamber efendimiz (s.a.a) şöyle buyurur: “Ey gözlerimin nuru! Bu kız, Hüseyin ile birlikte Kerbela’ya gidecek ve ağabeyinin dert ve musibetlerine ortak olacaktır.”[12]

Aşura günü "Muhammed" ve "Avn" adlı oğullarını alıp, ağabeyi İmam Hüseyin’in yanına giderek, şöyle arz eder: “Ceddim Hz. İbrahim Halil (a.s) Allah katında kurbanlığı kabul etmiştir. Sen de bu iki kurbanı benden taraf kabul et! Eğer kadınlara cihat caiz olsaydı, kesinlikle canımı canana feda ederdim.”[13]

Eş ve Çocukları

Abdullah b. Cafer’in hayâsı İmam Ali’nin (a.s) kızı ile evlenme konusunda bir girişimde bulunamamasına neden olmaktaydı. Sonunda bir kişi onun tarafından İmam Ali’nin (a.s) yanına gider ve şöyle der: “Ey Müminlerin Emiri! Siz Allah Resulü'nün (s.a.a) Cafer’in evlatlarına karşı nasıl ilgi duyduğunu biliyorsunuz. Bir gün onlara bakarak şöyle demiştir: ‘Kızlarımız oğullarımız için ve oğullarımız kızlarımız içindir’, dolayısıyla kızınız Zeyneb’i (s.a) Abdullah b. Cafer’le evlendirmeniz münasip olacaktır ve mehrini annesi Fatıma’nın (s.a) mehri miktarı olan, dört yüz seksen dirhem olarak belirleyiniz.”

İmam (a.s) evliliği onaylamış ve hicretin on yedinci yılında evlilik gerçekleşmiştir. Kısa bir sürede İmam'ın (a.s) duası sonucu Abdullah b. Cafer, büyük mal sahibi olmuş, "cömert ve bağışta bulunan" diye ünlenmiştir.

Hz. Zeynep (s.a) Abdullah'a, İmam Hüseyin’e olan şiddetli alakası yüzünden her gün onunla görüşme ve onunla sefere çıkma şartı koymuş, Abdullah da bu şartı kabul etmiştir.

Bu evlilikten dört erkek (Ali, Avn, Abbas ve Muhammed) ve adı Ümmü Gülsüm olan bir kız çocuğu dünyaya gelmiştir.[14]

Faziletleri, Menkıbeleri ve Özellikleri

İlim

Hz. Zeyneb’in (s.a) Kufe’de Ubeydullah b. Ziyad ile ve aynı şekilde Yezid’in sarayında Kur’an ayetleriyle delil getirerek, konuşması ve hutbelerinin her biri onun bilgi ve ilmini ortaya koymak açısından güzel kanıtlardır. Hz. Zeynep (s.a), babası Hz. Ali (a.s) ve annesi Hz. Fatıma’dan (s.a) hadisler nakletmiştir.[15] Buna ek olarak, babası Hz. Ali’nin (a.s) hilafeti döneminde Kufe kadınlarına ders ve Kur’an tefsiri dersleri vermesi, yine onun bilgisini ortaya koymaktadır.[16]

Hz. Zeynep (s.a) rivayet ve hadisleri beyan makamında idi. Muhammed b. Amr, Ata b. Saib, Fatıma bintu’l Hüseyin ve başkaları Hz. Zeynep’ten (s.a) hadisler nakletmişlerdir.[17] Hz. Zeynep (s.a), Masumlardan (a.s) Şiaların konumu, Âl-i Muhammed sevgisi, Fedek olayı, komşular, Bi'set ve başka farklı konularda hadisler nakletmiştir.
Ben-i Haşim’in Akilesi olan Hz. Zeynep (s.a), gelecekte yaşanacak olayların bilgisini bile değerli babasından öğrenmiştir.[18]

İbadet

Hz. Zeyneb-i Kübra (s.a) geceleri ibadetle geçirirdi. Yaşamı boyunca hiçbir zaman teheccüd (gece namazını) terk etmemiştir. İbadetlerle o kadar meşgul olurdu ki kendisine “Âl-i Ali’nin abidesi” (ibadet edeni) diye lakap takmışlardı.[19] Gece ibadetlerini hatta Muharrem ayının onunda ve onbirinde bile terk etmemiştir. İmam Hüseyin’in (a.s) kızı Fatıma şöyle diyor:

Aşura gecesi, halam her an mihrapta ibadete duruyor, namaz kılıyor, dua ediyor ve gözlerinden yaşlar akıyordu.[20] Hz. Zeyneb’in (s.a) Allah’la olan irtibatı öyle bir boyutta idi ki Aşura günü İmam Hüseyin (a.s) kız kardeşine veda ederken şöyle buyurmuştur:

“Ey bacım! Beni gece namazlarında unutma.”[21]

Hicap ve İffeti

Hz. Zeyneb’in (s.a) hicap ve iffeti hakkında tarihte şöyle yazılmıştır: Zeynep (s.a) Resulullah’ın (s.a.a) kabrinin yanındaki Mescid-i Nebi’ye gitmek istediğinde, Hz. Ali (a.s) gece gitmesini emretmiş ve Hasan (a.s) ve Hüseyin’den (a.s) kız kardeşleriyle birlikte gitmelerini istemiştir. Önde İmam Hasan (a.s), ortada Hz. Zeynep (s.a) ve arkasında da İmam Hüseyin (a.s) hareket etmekteydiler. Onlar, Muttakilerin Mevla’sı Hz. Ali’den (a.s) aldıkları emir gereği, Hz. Zeyneb’i (s.a) bir namahrem görür diye, hatta Hz. Resul-ü Kibriya’nın (s.a.a) kabri şeriflerinin üzerinde bile ışık yakmamaya memurlardı.[22] Yahya Mazeni şöyle diyor: Ben, Medine’de uzun bir süre Hz. Ali’nin (a.s) komşusu idim. Allah’a yemin ederim ki bu süre zarfında Hz. Zeyneb’i (s.a) görmedim ve sesini duymadım.[23]

Sabır ve İstikamet

Dosya:Hz. Zeynep (s.a) Türbesinin Avlusu.jpg
Hz. Zeynep (s.a) Türbesinin Avlusu

Hz. Zeynep (s.a) sabır ve istikamet vadisinin öncülerindendir. Ağabeyi İmam Hüseyin’in (a.s) kanlı bedenini öylece yerde görünce, gökyüzüne doğru yüzünü çevirerek şöyle demiştir: “Allah’ım! Bu naçiz kurbanımızı ve senin yolunda öldürülmüş bu şehidi bizden (Peygamber Ailesinden) kabul buyur”[24] Araştırmacı yazarlardan birisi şöyle diyor: Zeyneb’in (s.a) lakaplarından birisi de “er-Raziye bi’l Kader ve’l Kaza”dır (Kaza ve Kadere razı olan). Bu şerefli hanım, zorluk ve sıkıntılar karşısında ayakta durmuştur. Eğer o musibetlerin bir miktarı yüce dağlara verilseydi, dağlar erir ve yok olurdu. Ancak o bir başına, yalnız, garip, kimsesiz ve mazlum hanım, sağlam bir dağ gibi… her zorluğun karşısında ayakta durmayı başarmıştır.[25] Hz. Zeynep (s.a) defalarca İmam Seccad’ın (a.s) canını kurtarmıştır. Örneğin İbn-i Ziyad’ın meclisinde, İmam Seccad’ın (a.s) delil getirerek konuşmasının ardından, İbn-i Ziyad, İmam'ın (a.s) öldürülme emrini verdiğinde Hz. Zeynep (s.a) elini kardeşinin oğlu İmam Seccad'ın (a.s) boynuna atar ve "Ben hayatta olduğum sürece, onu öldürmenize müsaade etmeyeceğim" diye buyurur.[26]

Fesahat ve Belagat

Hz. Zeynep (s.a) fesahat ve belagati baba ve annesinden miras olarak almıştır. Konuştuğu sırada, sanki babasının dilinden konuşurdu.[27] Kufe’de, Yezid’in meclisinde ve ayrıca Ubeydullah b. Ziyad’la yaptığı konuşmaları, babası İmam Ali’nin (a.s) hutbeleri ve annesi Hz. Fatıma Zehra’nın (s.a) Fedekiye hutbesiyle birebir benzerlikler taşımaktadır.[28]

Hz. Zeynep (s.a) Kufe’de o eşsiz fasih hutbesini okuduktan sonra, insanlar ellerini ağızlarına götürmüş ve şaşkın bir şekilde birbirlerinin yüzüne bakmışlardır. O esnada yaşlı bir adam ağlar bir halde şöyle demiştir: Anam ve babam, yaşlıları en üstün olanların yaşlıları, çocukları en üstün olanların çocukları, kadınları en üstün olanların kadınları, nesil ve soyları en yüce ve üstün olan bu aileye feda olsun.[29]

Hz. Zeynep Kerbela Faciasında

Aşura kıyamı, İmam Hüseyin’in (a.s) şehadeti ile son amacına ulaşmamıştır. Bilakis onun hidayet ve rehberliği Hz. Ali’nin (a.s) kızı ve İmam Hüseyin’in (a.s) kız kardeşi Hz. Zeynep (s.a) eliyle gerçekleşmiştir. Hz. Zeynep (s.a) kardeşi tarafından bu görevi üstlenmiştir. İmam Hüseyin (a.s) çeşitli vasiyetleri ile kız kardeşini bu işe hazırlamıştır.

Aşura günü ikindi vakti, İmam Hüseyin’in (a.s) yere düştüğünü ve düşmanların onu öldürmek için etrafını sardığını gören Hz. Zeynep (s.a) çadırdan dışarı çıkmış ve Saad b. Vakkas’ın oğlu Ömer b. Saad’a hitaben şöyle demiştir:

“Ey Sa’d’ın oğlu! Ebu Abdullah (Hüseyin) öldürülecek ve sen öylece seyirci kalacaksın öyle mi?!” [Not 1] [30]

Sa'd oğlunun sustuğunu ve bir cevap vermediğini gören Hz. Zeynep (s.a) şöyle feryat etmiştir:

“Vay kardeşim, va Efendim, vay Ehlibeytim! Keşke gökyüzü yerde parçalansaydı! Keşke dağlar paramparça olup yere serilseydi!” [Not 2][31]

Hz. Zeynep (s.a), bu cümleleri ile kıyamın ikinci aşamasını başlatıyordu. Hz. Zeynep (s.a) kendisini kardeşine ulaştırdı ve gökyüzüne bakarak şöyle buyurdu: “Allah’ım! Bu kurbanı bizden kabul buyur.”[32] Hz. Zeynep (s.a) daha sonra şehitleri acıklı ağıtlarla, gözyaşı dökerek anmış ve geride kalan yetimlerin bakımını üstlenerek, gece namazı ve Allah’a yakarışla sabahlamıştır.

Hz. Zeyneb’in (s.a) İmam Hüseyin (a.s.)'ın bedeninin başına geldiği an

Hz. Zeynep (s.a), İmam Hüseyin’in (a.s) naaşının yanında, Medine’ye doğru dönerek durmuş ve kalpleri parçalayan şu şekilde ağıtlar yakmıştır:

"Ey Muhammed (s.a.a)! Bu Hüseyin'dir (a.s); kanına boyanmış ve doğranmış! Bunlar da senin kızlarındır; esir edilmiş. Bu zalimeri Allah'a, Muhammed Mustafa'ya (s.a.a), Ali Murtaza'ya (a.s), Fatımat'üz-Zehra'ya (a.s) ve şehitler Efendisi Hamza'ya şikâyet ediyorum. Ey Muhammed! Bu senin Hüseyin'indir; Kerbela'da üryan bırakılmış ve seher yeli toprak serpiyor üzerine. Bu senin Hüseyin'indir; zinazâdelerin zulmüyle öldürülmüş. Aman bu hüzünden, aman bu beladan! Bu gün ceddim Resulullah'ın (s.a.a) dünyadan göçtüğü gündür. Ey Muhammed'in (s.a.a) yarenleri! Bu esir götürülenler sizin Peygamberinizin (s.a.a) evlatlarıdır."
Ey Muhammed! Kızların esir edildi ve oğulların öldürüldü. Seher yeli o bedenlerin üzerine toprak savurmaktadır şimdi. Bu senin Hüseyin'indir; başı boynundan arkadan kesilmiş, sarık ve hırkası yağmalanmış. Babam feda olsun ona ki ordusu katledildi ve yağmalandı.[33]
Babam feda olsun ona ki çadırları yakıldı/yıkıldı. Babam feda olsun ona ki gittiği yolculuktan dönmeyecek ve yaralarına merhem konmayacak.[34]

Hz. Zeyneb’in (s.a) ah ve figanları, dost ve düşmanları etkisi altına almış ve herkesi gözyaşlarına boğmuştu.[35]

{{Quote box

|quote  = Hz. Zeyneb'in (s.a) Yezid'e hitabından:

"Ey Yezid!

Bizi aç ve sefil bıraktığına, bizim varlığımızı tehlikeye soktuğuna mı inanıyorsun gerçekten? Bağlanmış ve zincire vurulmuş halimizle, huzurunda bizi el pençe divan durdurmakla bizi zavallı tutsaklar durumuna düşürdüğüne ya da bu yolla bizim üstümüzde egemenlik kurduğuna mı inanıyorsun?

Allah katında bizim itibarımızı yitirdiğimizi, gözden düştüğümüzü, buna karşılık sizin de yüceldiğinizi, şereflendirildiğinizi mi düşünüyorsun? Sizin dış görünüşteki başarınızın yüce şerefinizden ya da üstün konumunuzdan ileri geldiğini mi sanıyorsun? Kibirli ve basiretsiz kılığına bakmadan buna mı dikmişsin gözünü? Dünya âlemini elde ettiğine, bütün cihan üstünde nüfuz sahibi olduğuna mı inanıyorsun? Şam şehri yıllarca (Muaviye tarafından) Hz. Ali (a.s) nefreti ile yaşatılmıştı. Yıllarca Ebu Sufyan ve oğlu Muaviye’nin Hz. Ali’ye (a.s) karşı propaganda ve tebliği bu şehirde doruk noktasına ulaştırılmıştı. Dolayısıyla Peygamber Ehlibeyti (a.s) Şam’a girdiğinde, halkın yeni elbiseler giymesi, şehrin her yerinin süslenmesi, şarkıcıların her yerde şarkılar söylemesi ve Şam şehrinin toptan sevince bürünmesi şaşırtıcı bir durum değildi.[36]

Ancak Hz. İmam Zeynel Abidin (a.s) ve Hz. Zeynep (s.a) tarafından Şam’da yapılan konuşmalar ve Ümeyye Oğullarının işledikleri cinayetleri ortaya koymaları neticesinde, Şamlıların Ehlibeyt'e (a.s) olan düşmanlıkları bir anda sevgi ve muhabbete dönüşmüş; öte yandan halkın öfkesi bir anda Yezid’e yönelmişti. İmam Hüseyin’i (a.s) öldürerek, hükümetinin temellerini sağlamlaştıracağını düşünen Yezid, hükümetinin temellerinin sarsıldığını görmeye başlamıştır.

Yezid’in Sarayında

Yezid, sarayında görülmemiş büyüklükte bir toplantı yaptı ve ülkenin en önemli askeri ve siyasi adamlarını davet etti.[37] Esirlerin önünde küfür ve inkar içerikli şiirler okudu ve kendince zaferini kutlayarak, Kur’an ayetlerini tevil ederek, kendi lehine yorumladı.[38]

Yezid elindeki çubukla, Peygamber (s.a.a) evladı İmam Hüseyin’in (a.s) mübarek kesik başına vurarak, edepsizlikte bulundu.[39] Peygamber Efendimiz (s.a.a) ve İslam dinine olan kinini aleni ederek, inkâr içerikli bir şiir okudu:

"Ah nerede, Bedir'de öldürülen atalarım, olsalardı da görselerdi nasıl da Hazrec kabilesi, kılıçlarımızın darbesiyle inliyor. Görselerdi de bunun sevinciyle çığlık atarak `Ey Yezid, ellerine sağlık’ deselerdi. Bizler Ben-i Haşim büyüklerini öldürerek, bunu Bedir savaşının yerine hesap ettik ve oradaki yenilgiye karşılık bu zaferi kazandık. Ben-i Haşim hükümetle oynadı, yoksa ne göklerden bir haber vardı ne de ona vahiy nazil oldu![40] Ben eğer Ahmed’in (s.a.a) (Hz. Muhammed Mustafa) çocuklarından intikam almazsam Hunduk’un soyundan değilim.” [41]

Bir anda Hz. Zeyneb-i Kübra (s.a) meclisin köşesinden kalkarak, Yezid’in sözünü kesti ve açık bir tonla bir konuşma yaptı. Hz. Zeyneb’in (s.a), Yezid’in yeşil sarayında yaptığı konuşma İmam Hüseyin’in (a.s) hakkaniyetini ve Yezid’in batıllığını apaçık ortaya koydu. Hz. Zeyneb’in (s.a) mantık dolu hutbesi, oradakileri ciddi bir şekilde etkisi altına aldı. Öyle ki Yezid esirlere karşı biraz da olsa yumuşadı, esneklik göstermeye başladı ve her türlü şiddetten sakındı.[42]

Yezid, kendi adamlarına esirlere ne yapması gerektiğini danıştı. Bazıları onlara da (İmam Hüseyin ve adamlarına yaptıkları gibi) aynı şekilde davranması gerektiğini söyledi. Ancak Numan b. Beşir, ona esirlere yumuşak davranma tavsiyesinde bulundu.[43] Hz. Zeyneb’in (a.s) aydınlatıcı konuşmaları sonucunda Yezid, İmam Hüseyin’in (a.s) şehadetini İbn-i Ziyad’ın üzerine atmak zorunda kalmış ve ona lanet etmiştir.[44]

Yezid, esirlere birkaç gün Şam’da ölülerine ağıt yakmalarına izin verdi. Ebu Süfyan hanedanına mensup kadınlar, örneğin Yezid’in eşi Hind, (harabede) Ehlibeytin (a.s) yanına giderek, Allah Resulü'nün (s.a.a) kızının el ve ayaklarına kapanarak öptü. Ağlayarak ağıt yaktı ve üç gün matem meclisi düzenledi.[45]

Sonunda, Hz. Fahr-i Kâinat Efendimizin (s.a.a) ev halkı olan esirler, saygı ve hürmetle Medine’ye döndüler.[46]


Kaynakça

  1. İbn-i Asakir, İ’lamu’n-Nisa, s. 189 ve 190.
  2. Cubran Mes’ud, Er-Raid, tercüme: Rıza İnzaci, ikinci baskı, Meşhed, Astan-ı Kuds-i Razevi, c. 1, s. 924, 1376.
  3. 3. Bakır Şerif Kureyşi, es-Seyyide Zeynep s. 39; Hasan İlahi, Zeyneb-i Kübra (s.a) Akile-i Ben-i Haşim, Tahran, Aferine, s. 29, 1375; Seyyid Kazım Erfa, Hz. Zeynep (s.a), Siyre-i Ameli Ehlibeyt, s. 7.
  4. Ebu’l Kasım ed-Dibaci, Zeyneb-i Kübra Betalete’l Hürriyet, ikinci baskı, Beyrut, el-Belağ, s. 15, 1417; Seyyid Nurettin Cezairi, s. 44.
  5. Nurettin Cezairi, el-Hasaisetu’z-Zeynebiye, s. 52 ve 53.
  6. Nurettin Cezairi, el-Hasaisetu’z-Zeynebiye, s. 48; Bakır Şerif Kureyşi, es-Seyyide Zeynep (s.a) s. 39.
  7. Mehellati, Zebihullah, Reyahinu’ş-Şeria, c. 3, s. 33; Muhammedi İştihardi, Hz. Zeynep (s.a) Furuğ-u Taban-ı Kevser, s. 17.
  8. Kazvini, Muhammed Kazım, Zeyneb-i Kübra (s.a) mine’l Mehdi ile’l Lehd, s. 434.
  9. Menakibu Harezmî, c. 1, s. 122, Zeyneb-i Kübra, Allame Nakdi ve Reyahini Şeria, c. 3, s, 54.
  10. Reyahinu’ş-Şeria, c. 3, s. 41.
  11. Cafer Nakdi, a.g.e, 95.
  12. Hasan İlahi, a.g.e, 81.
  13. Muhammedi İştihardi, Hz. Zeynep (s.a) Furuğ-u Taban-ı Kevser, s. 38-39.
  14. İbn-i Asakir, İ’lamu’n-Nisa, s. 190; Reyahinu’ş-Şeria, c. 3, s. 41 ve tercüme Zeyneb-i Kübra (s.a), s. 89.
  15. İbn-i Asakir, İ’lamu’n-Nisa, s. 189.
  16. Delailu’l İmamet Taberi, c. 3; Mehellati, Zebihullah, Reyahinu’ş-Şeria, s. 57.
  17. Nehcü’l Belağa İbn-i Ebi’l Hadid, c. 16, s. 210; Vesailu’ş-Şia, c. 1, s. 13 ve 14; Biharu’l Envar, c. 6, s. 107.
  18. Mehellati, Zebihullah, Reyahinu’ş-Şeria, c. 3, s. 56 ve 73.
  19. Cafer Nakdi, a.g.e, 61.
  20. Ahmed Sadıki Erdestani, a.g.e, s. 106.
  21. Mehellati, Zebihullah, Reyahinu’ş-Şeria, c. 3, s. 62; Cafer Nakdi, a.g.e.
  22. Seyyid Abdul Hüseyin Destğeyb, Zendigani Hz. Zeynep (s.a), Tahran, Kaveh, s. 19.
  23. Muhammedi İştihardi, Hz. Zeynep (s.a) Furuğ-u Taban-ı Kevser, s. 99.
  24. Seyyid Ali Naki Feyzü’l İslam, Hatun Dusera, s. 185.
  25. Seyyid Nurettin Cezairi, el-Hasaisetu’z-Zeynebiye, s. 24.
  26. Muhammed Bakır Meclisi, Biharu’l Envar, c. 45, s. 117.
  27. Ahmed Beheşti, s. 51.
  28. Seyyid Kazım Erfa, Hz. Zeynep (s.a), Siyre-i Ameli Ehlibeyt, s. 88.
  29. Seyyid İbn-i Tavus, el-Luhuf, s. 179; Muhammed Bakır Meclisi, Biharu’l Envar, c. 45, s. 110.
  30. Ali Nezeri Münferit, Kıssa Kerbela, s. 371.
  31. Seyyid İbn-i Tavus, el-Luhuf, s. 159 ve 161; Seyyid Abdurrezzak Musevi, Mektelu Mukrim, tercüme: Azizullahi Kirmani, s. 192.
  32. Seyyid Ali Naki Feyzü’l İslam, Hatun Dusera, s. 185.
  33. Ebu Mihnef, s. 259; Muhammed Bakır Meclisi, Biharu’l Envar, c. 45, s. 159.
  34. Muhammed Bakır Meclisi, Biharu’l Envar, c. 45, s. 59.
  35. Ebu Mihnef, s. 295; Muhammed Cerir-i Taberi, Tarihu’l Umem ve’l Muluk, Kahire, Matbaatu’l İstikamet, c. 5, s. 348 ve 349, 1358; Muhammed Bakır Meclisi, Biharu’l Envar, c. 45, s. 59.
  36. Muhammed Muhammedi İştihardi, Hz. Zeynep (s.a) Furuğ-u Taban-ı Kevser, s. 327-328.
  37. Seyyid Abdul Kerim Haşimi Nejad, s. 330.
  38. Muhammed Muhammedi İştihardi, Hz. Zeynep (s.a) Furuğ-u Taban-ı Kevser, s. 330.
  39. Hasan İlahi, a.g.e, 208.
  40. Ebu Mihnef, s. 306 ve 307; Seyyid İbn-i Tavus, el-Luhuf, s. 213.
  41. Hunduk, Yezid’in baba tarafından ceddidir ve Yezid’le onun arasında onüç vasıta vardır.
  42. Muhammed Bakır Meclisi, Biharu’l Envar, c. 45, s. 135; Seyyid İbn-i Tavus, el-Luhuf, s. 221.
  43. Muhammed Bakır Meclisi, Biharu’l Envar, c. 45, s. 135; Seyyid İbn-i Tavus, el-Luhuf, s. 221.
  44. Şeyh Müfid, el-İrşat, s. 358; Hasan İlahi, a.g.e, 244.
  45. Ebu Mihnef, s. 311; Şeyh Abbas Kummi, s. 265.
  46. İbn-i Asakir, İ’lamu’n-Nisa, s. 191.
  1. «یابن سَعد! اَیقتَلُ اَبُو عبداللّه وَ انتَ تَنظُرُ اِلَیهِ؟»
  2. « وا اخاه! واسیداه! وا اهل بیتاه! لیت السماء انطبقت علی الارض و لیت الجبال تدكدكت علی السهل»

Bibliyografi

  • Danişname-i İmam Hüseyin (a.s), Muhammedi Rey Şehri ve… c. 10, tercüme: Muhammed Muradi, Kum, Daru’l Hadis, 1430 h.k / 1388 h.ş.
  • İbn-i Asakir, İ’lamu’n-Nisa, tahkik: Muhammed Abdurrahim, Beyrut, Daru’l Fikr, 1424/2004.
  • Cubran Mes’ud, Er-Raid, tercüme: Rıza İnzicabi, ikinci baskı, Meşhed, Astan-ı Kuts-i Razevi, 1376.
  • Muhammed Muhammed İştihardi, Hz. Zeynep (s.a) Furuğ-u Taban-ı Kevser.
  • Kazvini, Muhammed Kazım, Zeyneb-i Kübra (s.a) mine’l Mehdi ile’l Lehd, Beyrut, Daru’l Kari, es-Saniye, 1427/2006.
  • Bakır Şerif el-Kureyşi, es-Seyyidetu Zeynep, Beyrut, Daru’t-Taarif, 1419.
  • Ahmed Beheşti, Zenan-ı Namdar der Kur’an ve Hadis, Tahran, Sazman-ı Tebligat-ı İslami, 1368.
  • Mehallati, Zebuhullah, Reyahinu’ş-Şeriat, Tahran, Daru’l Kutubu’l İslami.
  • Muhammed Muhammed İştihardi, Hz. Zeynep (s.a) Furuğ-u Taban-ı Kevser, üçüncü baskı, Tahran, Burhan, 1379.
  • Seyyid Kazım Erfa, Hz. Zeynep (s.a) Siyre-i Ameli Ehlibeyt, Tahran, Neşr-i Kadir, 1377.
  • Şehidi, Seyyid Cafer, Zendigani Fatıma Zehra (s.a), Tahran, Defter-i Neşr-i Ferhengi İslami, 1363 h.ş.
  • Bakır Şerif el-Kureyşi, es-Seyyidetu Zeynep, Beyrut, Daru’l Muhaccebetu’l Beyza el-Ula, 1422 h.k / 2001 m.
  • Hasan İlahi, Zeyneb-i Kübra (s.a) Akilei Ben-i Haşim, Tahran, Aferine, 1375.
  • Cafer Nakdi, Zeyneb-i Kübra (s.a) Bintu’l İmam, en-Necefu’l Eşref, el-Mektebetu’l Haydariye, 1361.
  • el-Cezairi, Seyyid Nurettin, el-Hasaisetu’l Zeynebiye, Kum, İntişarat-ı el-Mektebetu’l Haydariye el-Ula, 1425/1383.
  • Nasır Mekarim Şirazi ve başkaları, Tefsir-i Numune, Tahran, Daru’l Kutubu’l İslamiye, 1361.
  • İbn-i Cumatu’l Arusi el-Huveyzi, Tefsir-i Nuru’s-Sakaleyn, Haşim Resuli Mehallati’nin çabaları ile, Kum, İsmailiyan, 1373.
  • Ebu’l Kasım el-Dibaci, Zeyneb-u Kübra (s.a) Betalatu’l Hürriyet, ikinci baskı, Beyrut, el-Belağ, 1417.
  • Muhaddis-i Nuri, Müstedreku’l Vesail, Kum, Alulbeyt, 1407.
  • Hasan İlahi, Zeyneb-i Kübra (s.a) Akile-i Ben-i Haşim, Tahran, Aferine, 1375.
  • Seyyid Abdul Hüseyin Destğeyb, Zendigani Hz. Zeynep (s.a), Tahran, Kaveh.
  • Seyyid Ali Naki Feyzu’l İslam, Hatun Dusera (Şerh-i Hal Hz. Zeynep (s.a)), ikinci baskı, Tahran, Neşr-i Asar-ı Feyzu’l İslam, 1366.
  • Muhammed Bakır Meclisi, Biharu’l Envar, Beyrut, Müessese-i Evl-Vefa, es-Salise, 1403/1983.
  • İbn-i Ebu’l Hadid, Şerh-i Nehcü’l Belaga, Beyrut, Daru’l Kutubu’l İlmiye, 1418.
  • Seyyid İbn-i Tavus, el-Luhuf, tercüme: Akiki Behşayişi, Kum, Defter-i Neşr-i Nevidu’l İslam, beşinci baskı, 1378.
  • Ebu Muhannef, Vaketu’t-Taf, tahkik, Muhammed Hadi Yusufi Garavi, Kum, Mecmeu’l Alemi li-Ehli beyt, es-Saniye, 1427 h.k.
  • Ali Nezeri Münferid, Kıssa Kerbela, on üçüncü baskı, Kum, server, 1384.
  • Abdurrezzak Musevi, Mektelu Mükrim, tercüme: Azizullahi Kirmani, Kum, Nevid, 1381, s. 192.
  • Muhammed b. Cerir-i Taberi, Tarihu’l Umem ve’l Muluk, Kahire, Matbaatu’l İstikamet, 1358.
  • Abbas Kummi, Nefesu’l Mehmum, Kitabfuruşi İslami, 1368.
  • Seyyid Abdul Kerim Haşimi Nejad, Ders-i ki Hüseyin be İnsanha Amuğt, on birinci baskı, Meşhed, Haşimi Nejad, 1369.
  • Şeyh Müfid, el-İrşat, Kum, en-Naşir Sait b. Cubeyr, el-Ula, 1428 h.k.